Sahte ve Naylon Fatura: Ceza ve Vergi Hukuku

by Avukat Erdal Ersoy
Sahte ve Naylon Fatura: Ceza ve Vergi Hukuku

Sahte veya naylon fatura düzenlemek ya da kullanmak, Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde kaçakçılık suçu olarak tanımlanmış ve ağır yaptırımlara bağlanmıştır. Bu fiiller hem özgürlüğü bağlayıcı ceza hem de idari para cezası doğurur; VUK m.359'un son fıkrası iki tür yaptırımın birbirini dışlamadığını açıkça hüküm altına almıştır.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 359Kaynağı aç
Madde 359 – (Değişik: 23/1/2008-5728/276 md.) a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; 1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler, 2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.[138] b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ç) (Ek:29/4/2021-7318/4 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. d) (Ek:30/11/2022-7423/1 md.) 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile düzenlenen piyasalarda, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetki verilip verilmediğine bakılmaksızın, mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılmasına zorunluluk getirilen özel etiket ve işaretlerle ürünlerin etiketlenmesi veya işaretlenmesi ve etiketlenen veya işaretlenen ürün bilgilerinin kurulan veri merkezine aktarılmasını sağlayan sisteme fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek Hazine ve Maliye Bakanlığına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyenler veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 13/9/2023 tarihli ve E.: 2022/81, K.: 2023/153 sayılı Kararı ile.) (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır. Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. Cezadan indirim[139]

Sahte Belge ile Yanıltıcı Belge Arasındaki Fark

VUK m.359/b uyarınca gerçek bir muamele veya durum olmadığı hâlde bunlar varmış gibi düzenlenen belge sahte belgedir. VUK m.359/a-2 ise farklı bir kategoriyi düzenler: gerçek bir muameleye ya da duruma dayanan, ancak bu muameleyi mahiyet veya miktar bakımından gerçeğe aykırı biçimde yansıtan belge muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgedir. İki kategori özünde birbirinden ayrılır: sahte belgede altta yatan işlem hiç gerçekleşmemiştir; yanıltıcı belgede ise işlem gerçek olmakla birlikte belgeye yanlış yansıtılmıştır.

Hapis Cezası Aralıkları

Sahte belge düzenleyenler veya kullananlar VUK m.359/b kapsamında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır. Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemek veya kullanmak ise VUK m.359/a-2 uyarınca on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren ayrı bir kaçakçılık suçu oluşturur. Her iki hâlde de hapis cezası ile vergi ziyaı cezası eş zamanlı olarak uygulanır; VUK m.359'un son fıkrası bunu açıkça hüküm altına almıştır.

Suçun temel cezası belirlenirken hâkim TCK m.61/1 uyarınca suçun işleniş biçimini, kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, konunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kastının ağırlığını ve failin güttüğü amaç ile saiki göz önünde bulundurarak kanuni cezanın alt ve üst sınırları arasında temel cezayı belirler.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 61Kaynağı aç
MADDE 61. – (1) Hakim, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. (2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır. (3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz. (4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır. (5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir. (6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez. (7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan fazla olamaz. (8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.) Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur. (9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz. (10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.[18][19] Takdiri indirim nedenleri

Suçun Oluşması: Düzenleme ve Kullanma Fiilleri

Kaçakçılık suçu yalnızca belgeyi bizzat düzenleyenlerle sınırlı değildir; sahte faturanın beyannameye eklenerek vergi dairesine sunulması da suçun kullanma biçimini oluşturur. Dolayısıyla belgeyi hazırlamayan ancak kullanan kişi de aynı suç kapsamında değerlendirilir.

Suç kasıtla işlenebilir; ihmal veya dikkatsizlikle düzenlenen hatalı faturalar sahte fatura kapsamında değerlendirilemez.

Vergi Ziyaı Cezası ve İki Yaptırımın Birlikte Uygulanması

VUK m.341, vergi ziyaını şöyle tanımlar: mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi ya da eksik tahakkuk ettirilmesi. VUK m.344/1 uyarınca vergi ziyaına sebebiyet verilmesi hâlinde mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. VUK m.344/2 ise VUK m.359'da yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi hâlinde bu cezanın üç kat; söz konusu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağını öngörür.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 344Kaynağı aç
Madde 344 – (Değişik: 22/7/1998-4369/11 md.) (Değişik, birleştirilen birinci ve ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/275 md.) 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır. (Mülga fıkra: 11/8/1999-4444/14 md.) (Ek fıkra:28/7/2024-7524/9 md.) Vergi kanunlarına göre mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği halde bu zorunluluğa uyulmaksızın vergi dairesinin ıttılaı dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda, birinci, ikinci ve üçüncü fıkralara göre kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli artırılarak uygulanır. Aynı vergi türü ve dönemine ilişkin daha sonra yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı artırım hükmü tatbik edilir. Kaçakçılıkta ceza:

VUK m.359'un son fıkrası ile VUK m.367/6, hapis cezasına hükmedilmesinin vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmediğini açıkça düzenler. Bu düzenleme gereğince kaçakçılık fiilinden mahkûm edilen kişi hakkında vergi ziyaı cezası da ayrıca uygulanır.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 367Kaynağı aç
Madde 367 – (Değişik: 23/1/2008-5728/280 md.) (Değişik birinci fıkra: 23/7/2010-6009/13 md.) Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.[141] 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder. Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik olunur. (Ek dördüncü fıkra:29/4/2021-7318/5 md.) 359 uncu maddenin (ç) ve (d) fıkralarında yazılı suçların işlendiğinin inceleme sırasında tespiti halinde incelemenin tamamlanması beklenmeksizin, sair suretlerle öğrenilmesi halinde ise incelemeye başlanmaksızın Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından bu tespitlere ilişkin rapor düzenlenir ve rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla birlikte keyfiyet Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Kamu davasının açılması için incelemenin tamamlanması şartı aranmaz.[142] (Ek beşinci fıkra:8/4/2022-7394/5 md.) 359 uncu maddede yazılı suçlara ilişkin yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmalarda mütalaaya konu fiilin, başka bir kişi tarafından veya başka bir kişiyle birlikte gerçekleştirildiğinin ortaya çıkması durumunda, bu kişi bakımından kamu davası açılması için rapor düzenlenmesi ve mütalaa verilmesi şartı aranmaz. 359 uncu maddede yazılı suçlardan dolayı cezaya hükmedilmesi, vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 4/11/2021 tarihli ve E.: 2019/4, K.: 2021/78 sayılı Kararı ile.) İKİNCİ BÖLÜM Cezaların Ödenmesi ve Kalkması Vergi cezalarının ödenme zamanı:

Zincirleme Suç ve Aynı Dönemde Birden Fazla Fatura

VUK m.359'a 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle eklenen fıkra, kaçakçılık suçunun birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi hâlinde TCK m.43'ün uygulanacağını öngörür. TCK m.43/1 uyarınca zincirleme suçta tek bir cezaya hükmedilir; ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Aynı hüküm, mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da geçerlidir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 43Kaynağı aç
Madde 43- (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.[5] Fikri içtima

Aynı beyanname dönemi içinde birden fazla sahte fatura kullanılması durumunda söz konusu fiillerin tek bir döneme ait olduğu gerekçesiyle tek suç sayılabileceği değerlendirmesi ileri sürülmektedir. Zincirleme suç hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı bakımından belirleyici olan, fiilin aynı suç işleme kararı çerçevesinde birden fazla vergilendirme dönemini kapsayıp kapsamadığıdır.

Dava Zamanaşımı

Yanıltıcı belge fiilinde üst ceza sınırı beş yıl olduğundan TCK m.66/1-e uyarınca bu suç için dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Sahte belge fiilinde ise üst sınır sekiz yıla çıktığından farklı bir bent uygulanır: TCK m.66/1-d, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımını on beş yıl olarak belirler. Dolayısıyla sahte belge suçunda dava zamanaşımı süresi on beş yıl olup süre, sahte faturanın düzenlendiği veya kullanıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz. Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi

Kovuşturma Süreci: Vergi İncelemesinden Savcılığa

VUK m.134 uyarınca vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. İnceleme gerekli görüldüğünde işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikine de genişletilebilir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (Değişik birinci fıkra: 30/12/1980-2365/22 md.) Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır. İncelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikına da teşmil edilebilir. Fiili envanterin yapılmasının gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler Hazinece mükellefe ödenir. İncelemeye yetkililer:

VUK m.367/1 uyarınca vergi müfettişleri ve vergi müfettiş yardımcıları, inceleme sırasında VUK m.359'da yazılı suçların işlendiğini tespit ettiklerinde ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirimde bulunur. Vergi incelemesine yetkili diğer memurlar bakımından ise bildirim vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık aracılığıyla yapılır.

VUK m.367/3 uyarınca kamu davasının açılması, inceleme sonucunun Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirilmesine bağlıdır. Cumhuriyet Başsavcılığı kaçakçılık suçunu başka yollarla öğrendiğinde ise ilgili vergi dairesini derhal haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder. Yürütülen soruşturma veya kovuşturmada fiilin başka bir kişi tarafından ya da birlikte gerçekleştirildiği ortaya çıkarsa, bu kişi için ayrıca rapor düzenlenmesi ve mütalaa alınması şartı aranmaz.

Uzlaşma Yasağı

Kaçakçılık fiillerine dayanan tarhiyat ve ceza işlemlerinde idari uzlaşma yoluna kural olarak gidilemez; bu durum hem tarhiyat öncesi hem de tarhiyat sonrası uzlaşmayı kapsar. Aynı anlatımda istisnai olarak bu durumlarda da uzlaşma yapılan idari uygulamalara rastlandığı belirtilmekle birlikte bu gözlem mevzuat düzeyinde bir istisna niteliği taşımamaktadır. Ceza hukuku bakımından da sahte fatura suçu uzlaşma kapsamı dışındadır; failin zararı gidermesi veya ödeme yapması ceza davasının düşmesini sağlamaz.

İspat, Delil ve Beraat Kararının Vergi Yargısına Etkisi

VUK m.3/B uyarınca vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır; gerçek mahiyet yemin dışında her türlü delille ispatlanabilir. Aynı madde, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan tanık ifadesinin ispat aracı olarak kullanılamayacağını da hüküm altına almıştır. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ya da olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia edilmesi hâlinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – (Değişik: 30/12/1980-2365/1 md.) A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" tabiri işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder. Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygulanır. B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir. BİRİNCİ KİTAP Vergilendirme BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar BİRİNCİ BÖLÜM Vergi Uygulanmasında Yetki Vergi dairesi:

Ceza yargılamasında beraat kararı verilmesinin vergi yargısına etkisi doğrudan ve otomatik değildir; özellikle delil yetersizliği gerekçesine dayanan beraat kararları vergi yargısında belirleyici sayılmayabilir. Vergi hukuku, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetini esas alarak bağımsız bir değerlendirme yapar.

Etkin Pişmanlık ve Ceza İndirimi

VUK m.371'deki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenlere VUK m.359 kapsamındaki kaçakçılık hükümleri uygulanmaz.

VUK m.359'a 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle eklenen fıkra ayrı bir indirim mekanizması öngörmektedir. Bu indirimden yararlanabilmek için tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının ödenmesi gerekir. Ödeme soruşturma evresinde yapılırsa verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar yapılırsa üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı cezanın bulunmadığı durumlarda da verilecek ceza yarı oranında indirilebilir.

VUK m.359'un bir fıkrası Anayasa Mahkemesi'nin 13 Eylül 2023 tarih, E.:2022/81, K.:2023/153 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu iptal, yukarıda açıklanan ödeme indirimine ilişkin fıkradan ayrı bir fıkrayı kapsamaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Sahte fatura kullanmak kaç yıl hapis cezası gerektirir?

VUK m.359/b uyarınca sahte belge kullananlar üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır. Gerçek bir işleme dayanan ancak miktar veya nitelik bakımından yanıltıcı olan belge kullananlar ise VUK m.359/a-2 kapsamında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir. Her iki hâlde de hapis cezasının yanı sıra vergi ziyaı cezası ayrıca uygulanır.

Sahte fatura suçunda zamanaşımı süresi ne kadardır?

Yanıltıcı belge fiilinde üst sınır beş yıl olduğundan TCK m.66/1-e uyarınca zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Sahte belge fiilinde ise üst sınır sekiz yıla çıkmakta ve TCK m.66/1-d uyarınca dava zamanaşımı süresi on beş yıl olarak uygulanmaktadır.

Sahte fatura suçunda uzlaşma mümkün müdür?

Kaçakçılık fiillerine dayanan tarhiyat işlemlerinde tarhiyat öncesi ve sonrası idari uzlaşma yoluna kural olarak gidilemez. Ceza hukuku bakımından da sahte fatura suçu uzlaşma kapsamı dışındadır; failin zararı gidermesi veya ödeme yapması davanın düşmesini sağlamaz.

Aynı dönemde birden fazla sahte fatura kullanıldığında ne olur?

Aynı beyanname dönemi içinde birden fazla sahte fatura kullanılması tek suç olarak değerlendirilebilir. Ancak farklı takvim yılları veya vergilendirme dönemlerini kapsayan ve aynı suç işleme kararı çerçevesinde gerçekleştirilen fiillerde VUK m.359 uyarınca TCK m.43 (zincirleme suç) uygulanır; bu durumda ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.

Ceza mahkemesinde beraat edilirse vergi cezası da kalkar mı?

Bu sonuç otomatik değildir. Ceza yargılamasında verilen beraat kararları, özellikle delil yetersizliği gerekçesine dayananlar, vergi yargısında belirleyici sayılmayabilir. Vergi hukuku, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetini esas alarak bağımsız bir değerlendirme yapar.

Pişmanlıkla başvurulursa kaçakçılık cezasından kurtulmak mümkün mü?

VUK m.371'deki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenlere VUK m.359 kapsamındaki kaçakçılık hükümleri uygulanmaz. Pişmanlık yoluna başvurulmaksızın tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısını ve buna isabet eden gecikme zammını ödeyen kişiler, soruşturma aşamasında yarı, kovuşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar üçte bir oranında ceza indiriminden yararlanabilir.

Sahte fatura düzenleyen ile kullanan aynı kişiyse ne olur?

Aynı kişinin hem düzenleyip hem de kullandığı hâllerde tek suç oluşabileceği değerlendirmesi ileri sürülmektedir; ceza belirlenirken TCK m.61 uyarınca suçun işleniş biçimi ve ağırlık ölçütleri esas alınır. Bu konuda doğrulanmış bir karar künyesi bulunmadığından kesin bir genelleme yapılamamaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu