Karşılıklı Cinsel Konuşma Suç Mudur? TCK ve Yasal Sınırlar

by Avukat Erdal Ersoy
Karşılıklı Cinsel Konuşma Suç Mudur? TCK ve Yasal Sınırlar

Yetişkinler Arasında Rızaya Dayalı Cinsel İletişim

Yetişkin bireylerin karşılıklı açık ve özgür iradeleriyle özel iletişim kanalları üzerinden cinsel içerikli sohbet etmeleri veya yazışmaları Türk Ceza Kanunu kapsamında doğrudan bir suç olarak tanımlanmamıştır. Tarafların karşılıklı rızası devam ettiği ve üçüncü kişilere alenileştirme yapılmadığı sürece bu tür özel iletişimler ceza hukuku yaptırımına tabi tutulmaz.

İki yetişkinin özel yazışma yoluyla birbirine görsel göndermesi; satma, kamuya yayma veya alenileştirme unsurları bulunmadığı sürece Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinde yer alan müstehcenlik suçunu meydana getirmez. Ancak müstehcen ürünlerin içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa arz edilmesi, özel satış yerleri dışında satılması, başka mal veya hizmetlerin yanında bedelsiz dağıtılması veya reklamının yapılması cezalandırılır. Bu tür müstehcen içeriklerin basın ve yayın vasıtasıyla yayınlanması ya da yayınlanmasına aracılık edilmesi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasını gerektirir; bilimsel eserlerle, çocuklara ulaşması engellenen sanatsal ve edebi eserler ise bu kapsamın dışında tutulmuştur. Öte yandan şiddet, hayvanlar, ölü insan bedeni veya doğal olmayan yollarla yapılan cinsel davranışlara ait ürünlerin üretilmesi, taşınması, depolanması veya başkalarının kullanımına sunulması bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla yaptırıma bağlanmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 226Kaynağı aç
Madde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri
içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya
dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği
yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan,
okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya
arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında,
satışa arz eden, satan veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz
olarak veren veya dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile
yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi
görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan,
çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi,
iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.[93]
(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya
doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya
görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört
yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki
ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına
aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan
kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve
çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler
hakkında uygulanmaz.
Fuhuş

Rızanın Geri Alınması ve Cinsel Taciz Suçu

Karşılıklı ve rıza dahilinde başlayan bir iletişimde taraflardan birinin konuşmayı sürdürmek istemediğini açıkça belirtmesi, fiilin hukuki niteliğini değiştirir. Muhatabın durma talebine, istemediğini veya yazılmamasını bildirmesine karşın cinsel içerikli arama, mesaj ya da imalarla ısrar edilmesi eylemi cinsel taciz suçuna çevirir.

Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi, mağdurun şikayeti üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılır. Fiil neticesinde mağdurun işini bırakmak, okulundan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalması halinde tayin edilecek hapis cezası bir yıldan az olamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 105Kaynağı aç
Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı
olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla
kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi
hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[50]
(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61
md.) Suçun;
a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı
kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti
veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan
faydalanmak suretiyle,
e) Teşhir suretiyle,
işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden
ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.
YEDİNCİ BÖLÜM
Hürriyete Karşı Suçlar
Tehdit[51]

Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu

Cinsel bir amaç taşımaksızın yalnızca muhatabın huzurunu hedef alan ısrarlı davranışlar da müstakil bir suç tipi oluşturur. Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesi uyarınca, sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranış sergilenmesi halinde mağdurun şikayeti üzerine fail üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 123Kaynağı aç
Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir
kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka
aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine
faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Israrlı takip

Haberleşmenin Gizliliği ve İletişim İçeriklerinin İfşası

Bireylerin özel iletişim kanallarındaki haberleşme içeriklerinin izinsiz kaydedilmesi veya üçüncü kişilere aktarılması kanuni güvence altındadır. Türk Ceza Kanunu'nun 132. maddesinin birinci fıkrasına göre kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılır; gizlilik ihlalinin haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle icrası cezanın bir kat artırılmasını gerektirir. Söz konusu haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden fail ise iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 132Kaynağı aç
Madde 132- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal
eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse,
verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa
eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası
olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/79 md.) İfşa
edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya
hükmolunur.
(4) (Mülga: 2/7/2012-6352/79 md.)
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması[58]

Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Konuşmanın tarafı olunması, kişiye bu içeriği serbestçe ifşa etme hakkı tanımaz.

Konuşmaların Dinlenmesi, Kaydı ve Özel Hayatın Gizliliği

Aleni olmayan konuşmaların gizlice dinlenmesi veya kayda alınması Türk Ceza Kanunu'nun 133. maddesi kapsamında yaptırıma tabidir. Taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın aleni olmayan konuşmaları aletle dinleyen veya ses alma cihazıyla kaydeden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası alır. Katıldığı aleni olmayan söyleşiyi diğer katılımcıların izni olmaksızın ses alma cihazıyla kayda alan kişi ise altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına çarptırılır; bu yolla elde edilen verilerin hukuka aykırı ifşası iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adli para cezası gerektirir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 133Kaynağı aç
Madde 133- (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları,
taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları
bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Katıldığı aleni olmayan bir
söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/80 md.) Kişiler arasındaki aleni
olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı
olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın
yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Özel hayatın gizliliğini ihlal

Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal edenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; ihlalin ses veya görüntülerin kayda alınmasıyla gerçekleşmesi durumunda ceza bir kat artırılır. Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Bir görselin veya videonun çekilmesine vaktiyle rıza gösterilmiş olması, bu kayıtların sonradan başkalarına yayılmasına ya da ifşa edilmesine izin verildiği sonucunu doğurmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden
kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin
görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır.[59]
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına
ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın
ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Kişisel verilerin kaydedilmesi

İfşa Tehdidi ile Menfaat Sağlama ve Şantaj

Cinsel konuşmalar sırasında iletilen fotoğraf, video veya yazışmaların başkalarına duyurulacağı tehdidiyle menfaat talep edilmesi şantaj suçunu oluşturur. Türk Ceza Kanunu'nun 107. maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda, kendisine veya başkasına menfaat sağlamak amacıyla bir kişinin şeref ve saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı tehdidinde bulunulması durumunda faile bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 107Kaynağı aç
Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu
bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar
sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14
md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref
veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat
edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya
hükmolunur.
Cebir

Çocuklarla Yapılan Cinsel İletişimlerde Taciz ve İstismar Ayrımı

Muhatabın çocuk olması durumunda ceza hukuku himayesi en üst seviyeye çıkar. Bedensel temas içermeyen cinsel amaçlı iletilerin çocuğa yöneltilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinin birinci fıkrası uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis cezası tayin edilir.

Çocuğu cinsel yönden istismar eden fail Türk Ceza Kanunu'nun 103. maddesinin birinci fıkrası gereğince sekiz yıldan on beş yıla kadar hapisle cezalandırılır; eylemin sarkıntılık düzeyinde kalması durumunda verilecek ceza üç yıldan sekiz yıla kadardır. On beş yaşını tamamlamış çocuklara yönelik cinsel istismar suçunun oluşumu için ise fiilin cebir, tehdit, hile veya iradeyi zedeleyen bir nedene dayalı olarak icra edilmesi şarttır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 103Kaynağı aç
Madde 103- (Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)
(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13
md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde
kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması
hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş
yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması
hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin
şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden; [48]
a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin
hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı
gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen
başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
anlaşılır.
(2) (Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/13 md.) Cinsel istismarın
vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi
durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz
yıldan az olamaz.
(3) Suçun;
a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu
ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan
bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen
tarafından,
d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti
veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
e) Kamu görevinin veya hizmet
ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı
cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak
suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarı oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama
suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Reşit olmayanla cinsel ilişki

Müstehcen ürünlerin üretiminde çocukların, temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk gibi görünen kimselerin kullanılması beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasını gerektirir. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satan, nakleden, depolayan, bulunduran veya başkalarının kullanımına sunan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası alır; bu içeriklerin basın ve yayın vasıtasıyla yayınlanması veya çocuklara iletilmesi halinde ceza altı yıldan on yıla kadar hapistir.

Evlilik Birliği Devam Ederken Yapılan Cinsel Mesajlaşmalar

Evli bir kişiyle rızaya dayalı olarak cinsel içerikli mesajlaşmak Türk Ceza Kanunu anlamında müstakil bir suç oluşturmaz. Ceza mevzuatında zina suç sayılmamaktadır. Bununla birlikte söz konusu fiiller Türk Medeni Kanunu bakımından evlilik birliğinin sarsılmasına dayalı boşanma sebebi teşkil eder ve diğer eş lehine maddi ve manevi tazminat yükümlülüğü doğurabilir.

Karşılıklı cinsel mesajlaşma suç mudur?

Yetişkin bireylerin kendi özgür iradeleriyle özel iletişim vasıtaları üzerinden rızai olarak gerçekleştirdikleri cinsel konuşmalar ve yazışmalar doğrudan suç teşkil etmez.

Karşı taraf istemediğini bildirdiğinde yazmayı sürdürmek suç sayılır mı?

Muhatabın iletişimi sonlandırma talebine rağmen cinsel içerikli arama veya mesajlarla ısrar edilmesi Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesi uyarınca cinsel taciz suçunu oluşturur.

Cinsel içerikli özel konuşmaların başkalarıyla paylaşılması suç mudur?

Konuşmanın tarafı olunması kişiye bu içeriği serbestçe ifşa etme hakkı tanımaz; haberleşme içeriklerinin ya da özel hayata ilişkin ses ve görüntülerin hukuka aykırı ifşası Türk Ceza Kanunu'nun 132. ve 134. maddeleri gereğince cezalandırılır.

Cinsel yazışmaları yayma tehdidiyle para istemenin cezası nedir?

Şeref veya saygınlığa zarar verecek kayıtların açıklanacağı tehdidiyle menfaat teminine çalışılması Türk Ceza Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülen şantaj suçunu oluşturur.

On sekiz yaşından küçüklerle cinsel içerikli mesajlaşmanın yaptırımı nedir?

Bedensel temas içermeyen cinsel içerikli iletiler çocuğa karşı cinsel taciz kapsamında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasını gerektirirken, cinsel istismar hallerinde üç yıldan sekiz yıla veya sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası uygulanır; on beş yaşını tamamlamış çocuklarda istismar suçunun sübutu için fiilin cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen bir sebebe dayanması zorunludur.

Evli biriyle cinsel içerikli yazışmak ceza davasına konu olur mu?

Rızai sınırlar içinde kaldığı sürece ceza davası açılmasına dayanak oluşturmaz; ancak Türk Medeni Kanunu gereğince boşanma davasında kusur ve tazminat sebebi sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu