Savcılığa Suç Duyurusu: İhbar, Şikâyet ve Süre

by Avukat Erdal Ersoy
Savcılığa Suç Duyurusu: İhbar, Şikâyet ve Süre

Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158. maddesine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. Başvuru yazılı olabileceği gibi, tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158 – (1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet
Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
(2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet,
ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
(3) Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında
Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.
(4) Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia
edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya
şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
(5) İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak
yapılabilir.
(6) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/145 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/140 md.)[60] İhbar ve şikâyet konusu
fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin
açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması
durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda
şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer
olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu
karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü
hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra
uyarınca yapılan işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme
kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme
tarafından görülebilir.
(7) Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra
suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten
vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.
Şüpheli ölümün ihbarı

İhbar ve şikâyet ayrımı

İhbar, bir suç işlendiğini bilen kişinin yetkili mercilere bilgi vermesidir. Kişisel bir hak talebi içermez ve genellikle suçtan doğrudan etkilenmeyen kişiler tarafından yapılır. Şikâyet ise suçun mağdurunun uğradığı zararı bildirerek hukuki sürecin başlatılmasını istemesidir. Bazı suçlarda şikâyet soruşturma için ön koşuldur; bu hakkı kullanmayan mağdur bakımından ceza soruşturması başlatılamaz.

Şikâyete bağlı olmayan suçlarda ihbar herkes tarafından yapılabilir. Suç duyurusu için her başvuruda mağdur olunması aranmaz; üçüncü kişi de suçu yetkili makama ihbar ederek adli sürecin başlatılmasını isteyebilir. Buna karşılık şikâyet, suçun mağduru veya suçtan zarar gören tarafından yapılır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde, malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratmaktan veya sair bir kötülük etmekten bahisle tehditte cezanın mağdurun şikâyeti üzerine verileceği düzenlenir. Bu şikâyet koşulu maddede yalnızca bu tehdit biçimine bağlanmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 106Kaynağı aç
Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun
kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük
edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak
bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,
d) Var olan
veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında
iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme,
kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj

Başvurunun yapılacağı yer ve biçimi

Cumhuriyet başsavcılığı ile kolluk makamları ihbar ve şikâyet başvurusunu kabul eder. Valiliğe, kaymakamlığa veya mahkemeye yapılan ihbar ya da şikâyet ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olduğu ileri sürülen bir suç nedeniyle ilgili kurum veya kuruluş idaresine yapılan bildirim de gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet başsavcılığına yollanır.

Yurt dışında işlenip Türkiye’de takibi gereken suçlar, Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyet edilebilir. Yanlış makama yapılan başvuru çoğu zaman geçersiz hale gelmez; fakat sürecin uzamasına yol açabilir.

Başvuruda bulunacak bilgiler

Suç duyurusu için suçun işlendiğine ilişkin kesin delil değil, makul şüphe yeterlidir. Failin araştırılması savcılığın görevidir. Fail bilinmiyorsa başvuruda faili meçhul denmesi başvurunun geçerliliğini etkilemez.

Dilekçede şikâyetçinin kimliği, biliniyorsa şüphelinin kimliği, suç, tarih, yer, deliller, talepler ve imza bulunabilir. Şüpheli bilinmiyorsa ilgili kısım faili meçhul olarak doldurulabilir. Bunlar kanun metninde ayrı bir şekil listesi olarak sayılmaz.

İsimsiz bir ihbarın dikkate alınabilmesi, verilen bilgilerin somut, açık ve suç oluşturacak nitelikte olmasına bağlıdır. Hakaret gibi şikâyete bağlı bir suçta ise mağdurun bizzat şikâyetçi olması şarttır. İsimsiz başvurunun sonucu bu nedenle suçun türüne göre değişir.

Şikâyet süresi

Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesine göre, soruşturması ve kovuşturması şikâyete bağlı suçta yetkili kişi altı ay içinde şikâyet etmezse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi

Hakaret suçunda şikâyet süresi, hangi nedenle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Birden fazla şikâyet hakkı sahibinden birinin altı aylık süreyi geçirmesi, diğerlerinin hakkını düşürmez.

Dava zamanaşımı

Kanunda başka süre öngörülmeyen hâllerde kamu davası, Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesindeki sürelerin geçmesiyle düşer. Bu süre ağırlaştırılmış müebbet hapiste otuz, müebbet hapiste yirmibeş, yirmi yıldan aşağı olmayan hapiste yirmi, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapiste onbeş, beş yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezasında sekiz yıldır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi

Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup onbeş yaşını doldurmamış kişilerde bu sürelerin yarısının, onbeş yaşını doldurmuş olup onsekiz yaşını doldurmamış kişilerde üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.

Zamanaşımı tamamlanmış suçta suçun işlendiği günden, teşebbüste son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçta kesintinin gerçekleştiği günden, zincirleme suçta ise son suçun işlendiği günden işlemeye başlar. Çocuklara karşı üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu bulunan kimselerce işlenen suçlarda başlangıç, çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği gündür.

Soruşturmanın açılmaması veya sonuçlanması

Fiilin herhangi bir araştırma gerekmeksizin açıkça suç oluşturmadığı veya ihbar ya da şikâyetin soyut ve genel nitelikte olduğu anlaşılırsa soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu kararda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Karar, varsa ihbar edene veya şikâyetçiye bildirilir ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173. maddesindeki usulle itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır.

İhbar veya şikâyetten sonra soruşturmayı savcı yürütür. Yeterli delil bulunmazsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir; yeni deliller ortaya çıkarsa süreç yeniden açılabilir. Yeterli delil bulunursa iddianame düzenleyerek ceza mahkemesine başvurur.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz

Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığı kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. İtiraz, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır. Dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 173Kaynağı aç
Madde 173 – (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına
dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu
kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza
mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.[69]
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek
olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.)
Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine
gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet
başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli
nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere
mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı,
kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi
yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir
yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10
md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası
açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.
İddianamenin iadesi

Sulh ceza hâkimliği, karar vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bunu açıkça belirterek o yer Cumhuriyet başsavcılığından isteyebilir. İstemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

Kamu davasının açılması için yeterli neden bulunmazsa istem gerekçeli olarak reddedilir, itiraz eden giderlere mahkûm edilir ve dosya Cumhuriyet savcısına gönderilir. Cumhuriyet savcısı kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

Cumhuriyet savcısının kamu davasını açmama konusunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde 173. madde uygulanmaz. İtiraz reddedilirse aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi, 172. maddenin ikinci fıkrasına bağlıdır.

Şikâyetten vazgeçme

Kanunda aksi yazılmadıkça, kovuşturması şikâyete bağlı suçta suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme, cezanın infazına engel olmaz. Şikâyete bağlı suçlarda vazgeçme hakkı kullanılabilir; re’sen soruşturulan suçlarda vazgeçme davanın düşmesini sağlamaz.

Kamu davası şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmüşse ve zarar gören vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa, artık hukuk mahkemesinde dava açamaz. İştirak hâlinde işlenen suçta sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar. Kanunda aksi yoksa vazgeçme, bunu kabul etmeyen sanığı etkilemez.

Kovuşturma başladıktan sonra suçun şikâyete bağlı olduğu anlaşılırsa, mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde yargılamaya devam olunur.

Gerçeğe aykırı bildirim

Bir kimsenin işlemediğini bildiği hâlde ona hukuka aykırı bir fiil isnat ederek yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunmak, Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesindeki iftira suçunun cezai sonucunu doğurabilir. Suçun diğer unsurları ve artırım hâlleri aynı maddede düzenlenmiştir. Her gerçeğe aykırı başvurunun kendiliğinden bu suçu oluşturduğu sonucu çıkarılamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 267Kaynağı aç
Madde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya
da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve
kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için
bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması
halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu
fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle
gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)[103]
hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise,
beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(7) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı ile.)
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin
sabit olduğu tarihten başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen
iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve
yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Suç duyurusu için mağdur olmak gerekir mi?

Her suç duyurusunda mağdur olmak gerekmez. Şikâyete bağlı olmayan suçlarda üçüncü kişi de ihbarda bulunabilir. Şikâyet ise suçun mağduru veya suçtan zarar gören tarafından yapılır.

Suç duyurusu sözlü yapılabilir mi?

Evet. İhbar veya şikâyet yazılı yapılabileceği gibi, tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir.

Fail bilinmeden başvuru yapılabilir mi?

Evet. Fail bilinmiyorsa faili meçhul ifadesi kullanılabilir ve bu, başvurunun geçerliliğini etkilemez. Kesin delil sunulması da gerekmez; makul şüphe yeterlidir.

Şikâyet süresi ne zaman biter?

Şikâyete bağlı suçta süre, fiilin ve failin kimliğinin bilinmesi veya öğrenilmesinden itibaren altı aydır ve zamanaşımını geçemez. Şikâyete bağlı hakarette bu süre, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her hâlde iki yılı aşamaz.

Kovuşturmama kararına nereye itiraz edilir?

Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığı kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. Dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması konusunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu itiraz yolu uygulanmaz.

Şikâyetten vazgeçmek davayı düşürür mü?

Kanunda aksi yazılmadıkça, kovuşturması şikâyete bağlı suçta zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür. Re’sen soruşturulan suçlarda vazgeçme davanın düşmesi sonucunu doğurmaz.

Başvuru için avukat zorunlu mudur?

Hayır. Suç duyurusu için avukat bulundurmak şart değildir. Kişi başvuruyu kendisi yapabilir; hukuki destek de alabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu