Sağlıkta Şiddetin Önlenmesi ve Sağlık Çalışanlarının Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Sağlıkta Şiddetin Önlenmesi ve Sağlık Çalışanlarının Hakları

Anayasa'nın 49. maddesi uyarınca devlet; çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek, çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu çerçevede kamu ve özel sağlık kurumlarında görev yapan personelin çalışma ortamının güvenliği ve mesleki bütünlüğü anayasal koruma altındadır.

Sağlık Kurumlarında Kurumsal ve Mekânsal Güvenlik Tedbirleri

Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmelik hükümleri doğrultusunda acil durumların yönetilmesi amacıyla mavi kod, pembe kod ve beyaz kod renkli kod uygulamalarının hayata geçirilmesi ile sağlık kurumlarında hasta güvenliği komitesi ve çalışan güvenliği komitelerinin kurulması zorunlu kılınmıştır.

Hastaneler ile ağız ve diş sağlığı merkezlerinde çalışan hakları ve güvenliğine dair iş ve işlemlerin takibi amacıyla halk sağlığı ve il sağlık müdürlükleri bünyesinde Çalışan Hakları ve Güvenliği Birimleri teşkil edilir.

Acil servislerde güvenlik, resmi kolluk görevlileri ya da özel güvenlik personeli ile yeterli sayıda güvenlik kamerasının desteğiyle temin edilir. Güvenlik kameralarının hastaların muayeneleri veya girişimsel müdahaleleri sırasında hasta mahremiyetini ihlal edecek tarzda konumlandırılması yasaktır. Mahremiyet gözetildikten sonra acil servis alanlarında kamerayla izlenemeyen kör nokta bırakılamaz. Bu izleme sistemi ses kaydı özelliğini de kapsamakta olup elde edilen kayıtlar en az 2 ay süreyle muhafaza edilir.

Acil servislerde cerrahi müdahale, ameliyathane ve yoğun bakım birimleri gibi kritik alanlara ilgisiz kişilerin girişi niteliğine uygun açılma özelliği bulunan kapılarla engellenir. Görevli personel, hasta, hasta yakını, ziyaretçi, nakil aracı veya sedyeyle getirilen acil hastaların giriş yaptığı alanlar idari ve teknik tedbirlerle denetim altında tutulur.

Çalışmaktan Kaçınma ve Hizmetten Çekilme Hakkı

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 13. maddesi gereğince, ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaşan çalışanlar işyerinde kurulu bulunan iş sağlığı ve güvenliği kuruluna, kurul bulunmayan yerlerde ise işverene müracaat ederek durumun tespitini ve gerekli önlemlerin kararlaştırılmasını isteyebilir. Kurulun veya işverenin çalışanın talebi istikametinde karar vermesi halinde gerekli tedbirler hayata geçirilinceye kadar çalışmaktan kaçınma hakkı doğar.

Ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez nitelikte bulunması halinde çalışanlar kurula veya işverene başvuru usulüne uymaksızın işyerini ya da tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenmiş güvenli alana intikal edebilir. Çalışanların bu tasarruflarından ötürü yasal hakları kısıtlanamaz.

Sağlık hizmeti sunumu esnasında personelin şiddete maruz kalması durumunda acil verilmesi zorunlu müdahaleler hariç tutulmak şartıyla hizmetten çekilme hakkı mevcuttur. Bu talep sözlü veya yazılı olarak yetkili yöneticiye bildirilir. Talebin uygun bulunması halinde idareci hastanın sağlık hizmeti almasına, tedavisinin devamına ve güvenlik tedbirlerinin sağlanmasına yönelik idari işlemleri gecikmeksizin yürütür.

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 12. maddesi gereğince şiddet olayının yaşandığı sağlık kurum ve kuruluşunda faile veya failin yakınına mağdur personelin sunduğu hizmeti yerine getirebilecek başka bir sağlık veya yardımcı sağlık personeli mevcutsa hizmet bu diğer personel tarafından üstlenilir.

3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek Madde 12Kaynağı aç
Ek Madde 12 – (Ek: 2/1/2014-6514/47 md.)
(Mülga birinci
fıkra:12/5/2022-7406/13 md.)
(Ek
fıkra:15/4/2020-7243/28 md.) Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan
sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle
işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan kasten yaralama (madde 86),
tehdit (madde 106), hakaret (madde 125) ve görevi yaptırmamak için direnme
(madde 265) suçlarında;
a) İlgili maddelere göre
tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır.
b) Türk Ceza Kanununun 51
inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz.
Özel sağlık kurum ve
kuruluşlarında görev yapan personel, bu görevleriyle bağlantılı olarak
kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun
uygulanmasında kamu görevlisi sayılır.
(Ek
fıkra:15/11/2018-7151/21 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı
görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince
yakalanır ve gerekli işlemleri yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir.
Cumhuriyet savcısı adli işlemleri tekemmül ettirir. Bu suçların
soruşturmasında, kolluk tarafından müşteki, mağdur veya tanık olan sağlık
personelinin ifadeleri işyerlerinde alınır. Bu fıkra hükmü, özel sağlık kurum
ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten
işlenen suçlar hakkında da uygulanır.
(Ek
fıkra:15/4/2020-7243/28 md.) Şiddetin vuku bulduğu sağlık kurum ve kuruluşunda, faile veya
yakınına mağdurun verdiği hizmeti verebilecek başka sağlık personeli ve
yardımcı sağlık personeli bulunması halinde hizmet ilgili diğer personel
tarafından verilir.

Aile Hekimliğinde Şiddet Failinin Kaydının Silinmesi

Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aile hekimine veya aile sağlığı elemanına yönelik şiddet vakasının adli yahut mülki idare makamlarınca tanzim edilen resmi belgeyle tespiti durumunda saldırıda bulunan kişinin mevcut aile hekiminden kaydı il sağlık müdürlüğünce silinir. Kaydı silinen şahsın aynı iş günü içinde yeni bir hekim tercihi yapmaması halinde ikamet alanı dikkate alınarak kayıtlı nüfusu en düşük aile hekimine resen kaydı gerçekleştirilir.

Özel Soruşturma Usulleri ve Tutuklama Tedbiri

Kamu görevi sebebiyle sağlık çalışanlarına yönelik gerçekleştirilen yaralama, tehdit ve hakaret eylemlerinde mağdurun kişisel şikâyeti aranmaksızın hastane polisleri ve genel kolluk kuvvetlerince resen doğrudan işlem tesis edilerek soruşturma başlatılır ve durum yetkili Cumhuriyet savcılığına intikal ettirilir.

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 12. maddesi uyarınca sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten suç işleyen şüpheliler, kolluk görevlilerince yakalanarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir ve adli işlemler savcılıkça tamamlanır. Bu suçların soruşturmasında müşteki, mağdur veya tanık durumundaki sağlık personelinin ifadeleri çalıştıkları işyerlerinde alınır; bu usul özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel bakımından da tatbik olunur.

Özel sağlık kurumlarında görev icra eden personel, bu faaliyetleriyle bağlantılı biçimde kendilerine karşı işlenen suçlar yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu tatbikatında kamu görevlisi statüsünde kabul edilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması hâlinde şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. Kaçma, saklanma şüphesi veya delilleri yok etme, tanık ve mağdur üzerinde baskı kurma ihtimali tutuklama nedeni sayılabilir. Aynı maddenin 3. fıkrasının (j) bendi gereğince sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu kanunda açıkça tutuklama nedeninin var sayılabileceği katalog suçlar arasında düzenlenmiştir. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen fiiller iki yıldan az süreli hapis cezalarında öngörülen tutuklama yasağı kapsamı dışındadır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı

Cezaların Artırılması ve Erteleme Yasağı

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 12. maddesi uyarınca kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında ilgili maddelere göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesine göre başkasının vücuduna kasten acı veren, sağlığını ya da algılama yeteneğini bozan fail bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eylemin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte kalması halinde temel ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kasten yaralama fiilinin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle işlenmesi durumunda şikâyet koşulu aranmaksızın tayin olunacak ceza yarı oranında artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 86Kaynağı aç
Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin
kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde
hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan
bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına
karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan
az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[38]
b) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında,
(f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.[39]
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama[40]

Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bir kimsenin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına saldırı yapılacağından bahisle tehdit edilmesi fiiline altı aydan iki yıla kadar hapis cezası bağlanmıştır. Görevleri sebebiyle sağlık personeline yönelen tehdit fiillerinde sağlık mevzuatındaki yarı oranında artırım tatbik olunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 106Kaynağı aç
Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun
kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük
edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak
bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,
d) Var olan
veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında
iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme,
kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj

Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden ötürü işlenmesi halinde cezanın alt sınırı bir yıldan az tayin edilemez. Hakaretin alenen gerçekleşmesi cezayı altıda bir oranında artırır; kurul halinde görev yapan kamu görevlilerine yönelik hakaretlerde zincirleme suç hükümleri uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi

Türk Ceza Kanunu'nun 265. maddesi doğrultusunda kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan fail altı aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. Bu suçun vücut bulabilmesi için cebir veya tehdit vasıtasıyla icrai bir eylemin varlığı aranır; cebir ya da tehdit içermeyen pasif direnme hali suçu oluşturmaz. Direnme fiilinin kişinin kendisini tanınmayacak hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi cezayı üçte bir; silahla veya suç örgütlerinin korkutucu gücünden istifadeyle işlenmesi yarı oranında artırır. Eylem esnasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama neticesi meydana gelirse fail hakkında kasten yaralama hükümleri ayrıca tatbik edilir.

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 12. maddesi uyarınca sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz. Buna karşılık Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde aranan yasal şartların bulunması durumunda iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezaları yönünden mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 12. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilmektedir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

Sağlık Personeline Yönelik Kurumsal Hukuki Yardım

663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 54. maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında sağlık hizmetinin yürütülmesi sırasında veya görev sebebiyle personele karşı işlenen suçlar nedeniyle yürütülen ceza soruşturma ve kovuşturmalarında personelin talebiyle kurumsal hukuki yardım temin edilir. Hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar ayrıca vekâletname sunulmasına gerek kalmaksızın personeli vekil sıfatıyla temsil eder.

Hukuki yardımın sağlanabilmesi için personele karşı görevi dolayısıyla kanunen suç sayılan bir eylemin gerçekleştirilmiş olması, personelin veya kanuni mirasçılarının talepte bulunması ve personelin soruşturmada şüpheli, kovuşturmada sanık durumunda bulunmaması şarttır. Personelin aynı olay kapsamında hem mağdur hem de şüpheli veya sanık sıfatını haiz bulunması durumunda ise münhasıran mağdur sıfatıyla kurumsal hukuki yardım yapılır.

Sağlık personeline şiddet uygulayan şüpheli hakkında tutuklama kararı verilebilir mi?

Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin 3. fıkrasının (j) bendi uyarınca kanunen tutuklama nedeni varsayılan katalog suçlar arasında yer almaktadır.

Sağlık personeline karşı işlenen suçlarda hapis cezası ertelenebilir mi?

Sağlık ve yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanamaz.

Şiddete maruz kalan sağlık çalışanı hizmet vermekten çekilebilir mi?

Acil müdahale gerektiren durumlar hariç olmak üzere, şiddete maruz kalan personel yetkili yöneticinin uygun bulması şartıyla hizmetten çekilme hakkını kullanabilir; kurumda başka personel varsa hizmet faile bu personel tarafından sunulur.

Özel sağlık kuruluşlarında görev yapanlar kamu görevlisi sayılır mı?

Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, görevleriyle bağlantılı biçimde kendilerine karşı işlenen suçlar yönünden Türk Ceza Kanunu tatbikatında kamu görevlisi olarak kabul edilir.

Acil servis güvenlik kamerası kayıtları ne kadar süre saklanır?

Acil servislerde hasta mahremiyeti zedelenmeksizin ses kaydını da içerecek şekilde oluşturulan güvenlik kamerası görüntülerinin en az 2 ay süre ile saklanması mevzuat gereği zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu