Sağlık Çalışanına Şiddet Suçu ve Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Sağlık Çalışanına Şiddet Suçu ve Hukuki Sonuçları

Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle işlenen şiddet eylemleri, Türk Ceza Kanunu ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında özel yaptırımlara ve usul kurallarına bağlanmıştır. Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılmaktadır. Ayrıca özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar açısından Türk Ceza Kanunu uygulamasında kamu görevlisi sayılmaktadır.

3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek Madde 12Kaynağı aç
Ek Madde 12 – (Ek: 2/1/2014-6514/47 md.)
(Mülga birinci
fıkra:12/5/2022-7406/13 md.)
(Ek
fıkra:15/4/2020-7243/28 md.) Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan
sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle
işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan kasten yaralama (madde 86),
tehdit (madde 106), hakaret (madde 125) ve görevi yaptırmamak için direnme
(madde 265) suçlarında;
a) İlgili maddelere göre
tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır.
b) Türk Ceza Kanununun 51
inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz.
Özel sağlık kurum ve
kuruluşlarında görev yapan personel, bu görevleriyle bağlantılı olarak
kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun
uygulanmasında kamu görevlisi sayılır.
(Ek
fıkra:15/11/2018-7151/21 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı
görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince
yakalanır ve gerekli işlemleri yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir.
Cumhuriyet savcısı adli işlemleri tekemmül ettirir. Bu suçların
soruşturmasında, kolluk tarafından müşteki, mağdur veya tanık olan sağlık
personelinin ifadeleri işyerlerinde alınır. Bu fıkra hükmü, özel sağlık kurum
ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten
işlenen suçlar hakkında da uygulanır.
(Ek
fıkra:15/4/2020-7243/28 md.) Şiddetin vuku bulduğu sağlık kurum ve kuruluşunda, faile veya
yakınına mağdurun verdiği hizmeti verebilecek başka sağlık personeli ve
yardımcı sağlık personeli bulunması halinde hizmet ilgili diğer personel
tarafından verilir.

Sağlık Personeline Yönelik Kasten Yaralama Suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrası gereğince, kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına yol açan fail hakkında bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Kasten yaralama fiilinin kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi durumunda, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca şikâyet şartı aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 86Kaynağı aç
Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin
kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde
hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan
bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına
karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan
az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[38]
b) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında,
(f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.[39]
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama[40]

Tehdit, Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçları

Sağlık personelinin mesleğini icra ettiği sırada karşılaştığı fiiller farklı suç tipleri kapsamında değerlendirilir. Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinin birinci fıkrasına göre bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişiye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Fiilin silahla, failin kendisini tanınmayacak hale koymasıyla, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte ya da suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi halinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapis olarak belirlenir. Görevini yapmasını engellemek amacıyla kamu görevlisine karşı cebir veya tehdit kullanan fail ise Kanun'un 265. maddesi uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 106Kaynağı aç
Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun
kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük
edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak
bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,
d) Var olan
veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında
iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme,
kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 265Kaynağı aç
Madde 265- (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını
engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan
dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya
birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte
biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin
oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma

Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca verilecek hapis cezasının alt sınırı bir yıldan az olamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi

Cezaların Artırılması ve Hapis Cezasının Ertelenmesi Yasağı

Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinde, iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm edilen kişilerin cezalarının belirli koşulların varlığı durumunda ertelenebileceği öngörülmüştür. Buna karşın, sağlık alanında görev üstlenen personele yönelik görev bağlantılı olarak gerçekleştirilen kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme fiillerinde cezaların yarı oranında artırılması emredilmiş; mahkûmiyet halinde hapis cezasının ertelenmesi müessesesinin uygulanmayacağı 3359 sayılı Kanun'un Ek 12. maddesinde hükme bağlanmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle
hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst
sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını
bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi
için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına
mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık
dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen
iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi
koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın
infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi
halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9]
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla
olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm
olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi
olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi
hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra
eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat
edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir
eğitim kurumuna devam etmesine,
mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman
kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve
sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte
bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle
görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve
sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor
düzenleyerek infaz hâkimine verir.9
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde
bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman
kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde
kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz
hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın
kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar
verilir.[10]
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği
takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Adlî para cezası

Soruşturma Usulü ve Beyaz Kod Sistemi

Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlarda özel soruşturma kuralları öngörülmüştür. 3359 sayılı Kanun'un Ek 12. maddesine göre bu suçlardan şüpheli olanlar kolluk görevlilerince yakalanarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir ve adli işlemler Cumhuriyet savcısı tarafından tekemmül ettirilir. Soruşturma aşamasında müşteki, mağdur veya tanık konumundaki sağlık personelinin ifadeleri kolluk tarafından işyerlerinde alınır; bu usul kuralı özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan personel hakkında da uygulanır.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının bildirilmesi, olay yerine güvenlik desteği sağlanması ve adli mercilere intikalin takibi amacıyla Beyaz Kod sistemi kurulmuştur. Sağlık personeli, maruz kaldığı şiddet vakalarını 24 saat hizmet sunan 113 numaralı telefon hattı veya Beyaz Kod internet bildirim formu aracılığıyla bildirebilir. Beyaz Kod bildirimi, olaya ilişkin yürütülecek adli ceza soruşturmasının yerine geçmez.

Kasten Yaralamada Tutuklama Tedbiri ve Ölçülülük İlkesi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin üçüncü fıkrasının (j) bendi uyarınca, sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu, tutuklama nedeninin varsayılabileceği katalog suçlar arasında yer alır. Ancak bu durum fail hakkında zorunlu veya otomatik bir tutuklama kararı verileceği anlamına gelmez. Kanun'un 100. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ve tedbirin işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olması zorunludur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı

Hizmet Sunumunun Devamı ve Alternatif Personel Kuralı

Şiddetin gerçekleştiği sağlık kurum ve kuruluşunda faile veya yakınına mağdur personelin verdiği hizmeti sunabilecek başka sağlık personeli veya yardımcı sağlık personeli bulunması halinde ilgili hizmet diğer personel tarafından verilir. Bu uygulama kurumda aynı nitelikte başka bir personelin bulunması koşuluna bağlı olup ilgilinin sağlık hizmetinden bütünüyle yoksun bırakılması sonucunu doğurmaz.

Maddi ve Manevi Tazminat Sorumluluğu

Sağlık personeline yönelen şiddet eylemleri, ceza hukuku yaptırımlarının yanı sıra hukuki tazminat sorumluluğu da doğurabilir. Fiziksel saldırıya uğrayan sağlık personeli; tedavi ve ilaç masraflarını, geçici iş göremezlik ve gelir kaybı zararlarını ve psikolojik tedavi giderlerini failden talep edebilir. Bunun yanı sıra maruz kalınan saldırı sebebiyle duyulan elem, korku ve itibar kaybı gibi manevi zararların tazmini için de fail aleyhine manevi tazminat davası açılabilir.

Özel sağlık kuruluşlarında çalışanlar kamu görevlisi sayılır mı?

Evet, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 12. maddesi uyarınca özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından Türk Ceza Kanunu uygulamasında kamu görevlisi sayılır.

Sağlık çalışanına hakaret suçunda ceza nasıl uygulanır?

Hakaretin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırı bir yıldan az olamaz; sağlık personeline karşı görev sebebiyle işlenen bu suçta ceza yarı oranında artırılır ve hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz.

Sağlık çalışanına kasten yaralamada tutuklama kararı otomatik midir?

Hayır, sağlık personeline karşı görev dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu tutuklama sebebi varsayılabilen katalog suçlardan olmakla birlikte, tutuklama için somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesi ve tedbirin ölçülü olması şartı aranır.

Beyaz Kod bildirimi adli şikâyet veya soruşturmanın yerine geçer mi?

Hayır, Beyaz Kod bildirimi acil durum yönetimi ve kurumsal kayıt niteliğindedir; ceza soruşturmasının ve adli işlemlerin yerine geçmez.

Şiddete uğrayan sağlık çalışanı hizmet vermeyi bırakabilir mi?

Şiddetin meydana geldiği sağlık kurum ve kuruluşunda, mağdur personelin sunduğu hizmeti faile veya yakınına verebilecek başka bir sağlık personeli veya yardımcı sağlık personeli bulunması durumunda hizmet ilgili diğer personel tarafından yerine getirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu