İç Güvenlik Mevzuatında Yakalama, Gözaltı ve Ceza Hükümleri

by Avukat Erdal Ersoy
İç Güvenlik Mevzuatında Yakalama, Gözaltı ve Ceza Hükümleri

Kolluk Görevlilerinin Yakalama Yetkisi

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Cumhuriyet savcısına ya da amirlerine derhal başvurma olanağı bulunmadığı takdirde yakalama yetkisini kullanabilirler. Bu yetki kullanıldığında, yakalanan kişi ve olay hakkında vakit geçirilmeksizin Cumhuriyet savcısına bilgi verilmesi ve savcının talimatı doğrultusunda hareket edilmesi zorunludur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 90Kaynağı aç
Madde 90 – (1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından
geçici olarak yakalama yapılabilir:
a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.
b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının
bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.
(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri
düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet
savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde,
yakalama yetkisine sahiptirler.
(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte,
çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle
kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin
yakalanması şikâyete bağlı değildir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Kolluk, yakalandığı sırada
kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri
aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.
(5) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Birinci fıkraya göre
yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce
yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek,
emri doğrultusunda işlem yapılır.
(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama
emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya
Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.
Gözaltı

Gözaltı Kararının Koşulları ve Süre Uzatımı

CMK m. 91/2 uyarınca gözaltı tedbirinin uygulanabilmesi iki koşula bağlıdır: tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olması ve kişinin suç işlediği şüphesini gösteren somut delillerin var olması. Toplu olarak işlenen suçlarda delil toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının fazlalığı nedeniyle Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresinin her seferinde bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilmektedir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 91Kaynağı aç
Madde 91 – (1) Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet
Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına
karar verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Gözaltı
süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu
süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.(Ek cümle:
25/5/2005 – 5353/8 md.) Yakalama yerine
en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten
fazla olamaz.
(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve
kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına
bağlıdır.[11]
(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya
şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her
defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak
emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl
tebliğ edilir.
(4) (Ek: 27/3/2015-6638/13 md.)[12]
Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla; kişi hakkında aşağıdaki
bentlerde belirtilen suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri
tarafından yirmi dört saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu
düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında
ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltına alınma kararı
verilebilir. Gözaltına alma nedeninin ortadan kalkması hâlinde veya işlemlerin
tamamlanması üzerine derhâl ve her hâlde en geç yukarıda belirtilen sürelerin
sonunda Cumhuriyet savcısına, yapılan işlemler hakkında bilgi verilerek
talimatı doğrultusunda hareket edilir. Kişi serbest bırakılmazsa yukarıdaki
fıkralara göre işlem yapılır. Ancak kişi en geç kırk sekiz saat, toplu olarak
işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Bu fıkra kapsamında
kolluk tarafından gözaltına alınan kişiler hakkında da gözaltına ilişkin
hükümler uygulanır.
a) Toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet içeren suçlar.
b) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82), taksirle öldürme (madde 85),
2. Kasten yaralama (madde 86, 87),
3. Cinsel saldırı (madde 102),
4. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
5. Hırsızlık (madde 141, 142),
6. Yağma (madde 148, 149),
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
8. Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma (madde 195),
9. Fuhuş (madde 227),
10. Kötü muamele (madde 232),
c) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan
suçlar.
d) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri
Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlar.
e) 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa dayanılarak ilan
edilen sokağa çıkma yasağını ihlal etme.
f) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3
üncü maddesinde belirtilen suçlar.
(5) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına
ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya
kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen
serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza
hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat
dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı
süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da
yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır
bulundurulmasına karar verilir.
(6) Gözaltı süresinin dolması veya
sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya
neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet
savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.
(7) Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh
ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.
Gözaltı işlemlerinin denetimi

Kolluk Amirinin Gözaltı Kararı Verebileceği Hâller

CMK m. 91/4, gözaltı kararını suçüstü hâlleriyle sınırlar. Mülki amirin görevlendirdiği kolluk amiri, bentte gösterilen suçlarda bu kararı yirmi dört saate kadar verebilir. Şiddetin yayılarak kamu düzenini ciddi biçimde bozabilecek toplumsal olaylarda ve suçun toplu işlenmesinde süre kırk sekiz saate kadar çıkabilir. Fıkra 6638 sayılı Kanun ile eklenmiştir.

Kolluk amirinin kararıyla gözaltına alınan kişi en geç kırksekiz saat, toplu olarak işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılmak zorundadır. Bunun yanı sıra, gözaltına alma nedeninin ortadan kalkması ya da işlemlerin tamamlanması üzerine derhal ve her hâlde belirtilen sürelerin sonunda Cumhuriyet savcısına yapılan işlemler hakkında bilgi verilerek talimatı doğrultusunda hareket edilir; kişi serbest bırakılmazsa CMK m. 91'in diğer fıkralarına göre işlem yapılır.

Gözaltı İşlemine İtiraz ve Yeniden Yakalama Yasağı

CMK m. 91/5 uyarınca yakalama işlemine, gözaltına almaya ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı itiraz yolu açıktır. Yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı serbest bırakılmayı sağlamak amacıyla sulh ceza hâkimine başvurabilir.

CMK m. 91/6, aynı fiil nedeniyle yeniden yakalamayı iki şarta bağlar. Süre dolmuş veya sulh ceza hâkimi serbest bırakmışsa, o fiile ilişkin yeni ve yeterli delil bulunmalı ve Cumhuriyet savcısı ayrıca karar vermelidir. İkisi birlikte yoksa aynı nedenle yeniden yakalama uygulanamaz.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu

TCK m. 265/1, kamu görevlisinin görevini engellemek için cebir veya tehdit kullanan kişiyi altı aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırır. Fiil yargı görevi yapan kişiye karşı işlenirse TCK m. 265/2 uygulanır ve ceza iki yıldan dört yıla kadar hapis olarak belirlenir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 265Kaynağı aç
Madde 265- (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını
engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan
dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya
birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte
biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin
oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma

Suçun failin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. Suçun silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi durumunda ise artırım oranı yarıya yükselmekte, bu artırım ilgili fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden uygulanmaktadır.

TCK m. 265/5 uyarınca bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda fail hakkında ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler de uygulanır.

Tehlikeli Maddelere İlişkin Suçlar

TCK m. 174/1 uyarınca yetkili makamlardan gerekli izin alınmaksızın patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal veya biyolojik maddeleri imal eden, ithal ya da ihraç eden, ülke içinde nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan veya işleyen kişiler dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Aynı tehlikeli maddeleri imal etmek, işlemek veya kullanmak amacıyla gereken malzeme ve teçhizatı izinsiz ithal eden, ihraç eden, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden ya da bulunduranlar da bu cezai yaptırıma tabidir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 174Kaynağı aç
Madde 174- (1) Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın,
patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli
hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal,
ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza
eden, satan, satın alan veya işleyen kişi, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Yetkili makamların izni
olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren maddeleri imal etmek, işlemek veya
kullanmak amacıyla, gerekli olan malzeme ve teçhizatı ithal eden, ihraç eden,
satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden
veya bulunduran kişi de aynı ceza ile cezalandırılır.
(2) Bu fiillerin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(3) Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya
bulunduran kişi hakkında, kullanılış amacı gözetilerek, bir yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali

Bu fiillerin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde TCK m. 174/2 uyarınca verilecek ceza bir kat artırılır. Buna karşılık, önemsiz tür ve miktardaki patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişiler hakkında m. 174/3 kapsamında kullanım amacı gözetilerek bir yıla kadar hapis cezasına hükmedilmektedir.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşlerindeki Yasaklar ve Cezalar

2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 33. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 6638 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra ateşli silahları, patlayıcı maddeleri, kesici ve delici aletleri, yaralayıcı veya boğucu araçları, yakıcı ya da zehirli maddeleri ve sis ile gaz gibi maddeleri taşıyarak katılmayı; ya da kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü tamamen veya kısmen bez ve benzeri unsurlarla örterek toplantıya iştirak etmeyi aynı bent kapsamında ele almakta ve bu eylemler için iki yıl altı aydan dört yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Yüz örtme fiilinde amaç unsuru, yani kimliği gizleme kastı, suçun oluşması bakımından zorunludur.

2911 sayılı TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde
33 – (Değişik: 22/7/2010 – 6008/2 md.)
(Değişik
birinci fıkra: 27/3/2015-6638/8 md.) Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine;
a)
Ateşli silahlar veya havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı olanlar dâhil patlayıcı
maddeler veya her türlü kesici, delici aletler veya taş, sopa, demir ve lastik çubuklar,
boğma teli veya zincir, demir bilye ve sapan gibi bereleyici ve boğucu araçlar veya
yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler veya her türlü
sis, gaz ve benzeri maddeler taşıyarak veya kimliklerini gizlemek amacıyla yüzlerini
tamamen veya kısmen bez vesair unsurlarla örterek katılanlar iki yıl altı aydan
dört yıla kadar,
b)
Yasadışı örgüt ve topluluklara ait amblem ve işaret taşıyarak veya bu işaret ve
amblemleri üzerinde bulunduran üniformayı andırır giysiler giyerek katılanlar ile
kanunların suç saydığı nitelik taşıyan afiş, pankart, döviz, resim, levha, araç
ve gereçler taşıyarak veya bu nitelikte sloganlar söyleyerek veya ses cihazları
ile yayınlayarak katılanlar altı aydan üç yıla kadar,
hapis
cezası ile cezalandırılırlar.
Toplantı
ve gösteri yürüyüşünün kanuna aykırı olması halinde ve dağılmamak için direnildiği
takdirde, ayrıca 32 nci madde hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
Tahrikçiler
ve suç ortakları

Kanunların suç saydığı nitelikteki afiş, pankart, döviz, resim, levha, araç ve gereçleri taşıyarak ya da bu mahiyetteki sloganları seslendirerek veya ses cihazlarıyla yayarak toplantıya katılan kişiler ise m. 33/1-b kapsamında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla yaptırıma bağlanmaktadır. Bu bent de aynı değişiklikle güncel hâlini almıştır.

2911 sayılı Kanun m. 33/2 uyarınca toplantı ve gösteri yürüyüşünün kanuna aykırı olması ve katılımcıların dağılmamak için direnmesi hâlinde, birinci fıkra kapsamındaki cezaya ek olarak ayrıca aynı Kanun'un 32. maddesi uyarınca da ceza verilmektedir. Bu ek yaptırımın uygulanabilmesi için hem kanuna aykırılık hem de dağılmama koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği madde metninden anlaşılmaktadır.

Kolluk amiri hangi hâllerde ve ne kadar süreyle gözaltı kararı verebilir?

CMK m. 91/4, suçüstüyle sınırlı olarak bentlerde gösterilen suçlarda mülki amirin belirlediği kolluk amirine yirmi dört saate kadar gözaltı kararı verir. Şiddetin yayılarak kamu düzenini ciddi biçimde bozabileceği toplumsal olaylarda ve toplu işlenen suçlarda süre kırk sekiz saate kadar çıkabilir. Gözaltı nedeni kalkınca veya işlemler bitince derhâl, her hâlde en geç bu sürelerin sonunda Cumhuriyet savcısına bilgi verilir ve talimatı uygulanır. Kişi serbest bırakılmazsa maddenin diğer fıkralarına göre işlem yapılır.

Gözaltı süresinin uzatılmasına itiraz için nereye başvurulabilir?

CMK m. 91/5 uyarınca yakalama işlemine, gözaltına almaya ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı serbest bırakılmayı sağlamak amacıyla sulh ceza hâkimine başvurabilir.

Toplantıda yüz örtmenin cezası nedir?

2911 sayılı Kanun m. 33/1-a uyarınca kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü tamamen veya kısmen bez ya da benzeri unsurlarla örterek toplantıya katılan kişilere iki yıl altı aydan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Yüz örtme bu bentte silah ve patlayıcı taşımayla birlikte aynı ceza çerçevesinde ele alınmaktadır; kimlik gizleme kastı suçun oluşması için gereklidir.

Kamu görevlisine direnme suçunda ceza hangi hâllerde artırılır?

TCK m. 265 uyarınca suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi hâlinde temel ceza aralığı yükselmektedir. Bunun yanı sıra failin kendisini tanınmayacak hâle koyması veya suçun birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi üçte bir oranında artırım; silahla işlenmesi ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılması ise yarı oranında artırım nedeni oluşturmaktadır.

Tehlikeli madde imal veya nakletmenin cezası nedir?

TCK m. 174/1 uyarınca yetkili makamlardan izin alınmaksızın patlayıcı, yakıcı, zehirleyici veya benzeri tehlikeli maddeleri imal eden, nakleden, satan ya da bu amaçla gerekli malzemeyi bulunduran kişiler dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıyla karşılaşabilir. Suçun bir örgütün faaliyeti kapsamında işlenmesi cezayı bir kat artırır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu