Rüşvete Aracılık Etme Fiilinin Hukuki Niteliği ve Faillik
Rüşvet ilişkisinde aracılık faaliyetinde bulunan kimselerin cezai sorumluluğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile özel olarak düzenlenmiştir. Kanunun 252. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca; rüşvet teklif veya talebinin diğer tarafa iletilmesi, rüşvet anlaşmasının kurulması ya da menfaatin temini konularında aracılık eden kimseler, kamu görevlisi unvanı taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın müşterek fail olarak cezalandırılır. Bu yasal belirleme gereğince aracı şahıslar suça yardım eden sıfatıyla değil, fiili bizzat gerçekleştiren asli fail konumunda ceza sorumluluğu üstlenir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 252Kaynağı aç
Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinin birinci fıkrasına göre; görevinin ifasıyla bağlantılı bir işlemin yapılması yahut yapılmaması maksadıyla, doğrudan doğruya veya aracılar vasıtasıyla bir kamu görevlisine ya da işaret edeceği üçüncü bir kişiye menfaat temin edenler hakkında dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Müşterek fail kabul edilen aracılar da bu temel yaptırım aralığı çerçevesinde yargılanır.
Suçun Tamamlanma Anı ve Girişimin Sonuçsuz Kalması
Rüşvet suçunun oluşumu bakımından menfaatin fiilen el değiştirmesi şart koşulmamıştır. Kanunun 252. maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda, menfaatin temini konusunda taraflar arasında mutabakat kurulduğu takdirde suç tamamlanmış sayılarak cezaya hükmolunur. Dolayısıyla aracının taraflar arasındaki anlaşmayı temin etmesiyle birlikte suç tamamlanmış kabul edilmektedir.
Buna mukabil rüşvet sürecinin mutabakata ulaşamadığı durumlarda ceza indirimi gündeme gelir. TCK m. 252/4 hükmü gereğince, kamu görevlisinin menfaat talebinde bulunup bunun muhatap tarafından reddedilmesi veya kamu görevlisine menfaat sağlama yönündeki teklif ve vaadin kamu görevlisince geri çevrilmesi hallerinde fail hakkında verilecek ceza yarı oranında indirilir. Aracının aktardığı teklif veya taleplerin reddedilmesi bu fıkra kapsamında cezada indirim yapılmasını gerektirir.
Cezayı Artıran Nitelikli Haller ve Kapsam Alanları
Rüşvet ilişkisinin muhatabı olan kamu görevlisinin yürüttüğü görevin niteliği yaptırımın miktarını etkilemektedir. Kanunun 252. maddesinin yedinci fıkrasına göre, menfaati alan, talep eden ya da bu hususta mutabakata varan şahsın yargı görevi ifa eden, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması halinde hükmolunacak ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Bu konumdaki kişilere yönelik menfaat süreçlerine aracılık edenler hakkında da ceza artırımı uygulanır.
Rüşvet düzenlemeleri yalnızca klasik kamu idareleriyle sınırlı kalmamaktadır. TCK m. 252/8 uyarınca; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurumlarının veya bu meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulan şirketler, bunların bünyesinde etkinlik gösteren vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler, kooperatifler ve halka açık anonim şirketler adına hareket eden kişilerin görevleriyle ilgili işlerde menfaat sağlanması, vaat edilmesi, talep edilmesi veya kabul edilmesine aracılık eden kişiler hakkında da rüşvet hükümleri tatbik edilir.
Sınır ötesi rüşvet fiillerinde ise özel takip usulleri mevcuttur. Kanunun 252. maddesinin onuncu fıkrasına göre; yabancı kamu görevlileri, uluslararası mahkeme üyeleri veya tahkim hakemlerinin dahil olduğu rüşvet suçunun yurt dışında yabancılar tarafından işlenmesi halinde, Türkiye'nin, kamu kurumlarının, Türk kanunlarına tabi özel hukuk tüzel kişilerinin ya da Türk vatandaşlarının taraf olduğu bir işlem veya uyuşmazlığa yönelik bu eylemlere aracılık eden kişiler Türkiye'de bulundukları takdirde haklarında resen soruşturma ve kovuşturma açılır.
Soruşturma Usulü, Dava Zamanaşımı ve Deliller
Rüşvet suçları kamu düzenini doğrudan ilgilendirdiğinden takibi şikâyete bağlı kılınmamıştır. Cumhuriyet savcılığı suç isnadına dair şüpheyi öğrendiğinde soruşturma işlemlerini resen başlatır ve yürütür. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda kamu davası on beş yıllık sürenin geçmesiyle düşer. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre dava zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda fiilin işlendiği günden, teşebbüs aşamasında kalan suçlarda ise son icra hareketinin gerçekleştirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Aracılık isnatlarının aydınlatılmasında taraflar arasındaki telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar, para transferleri, toplantı tutanakları ve tanık anlatımları delil olarak dosyada değerlendirilir. Aracı şahsın taraflar arasında irtibat sağladığını ortaya koyan somut veriler ispat aşamasında belirleyicidir. Yargılamada yetkili mahkeme kural gereği suçun işlendiği yer mahkemesidir ve isnadın niteliği ağır ceza yargılaması kapsamındaysa süreç bu doğrultuda ilerler. Kaçma şüphesi, delillerin karartılması tehlikesi yahut kuvvetli suç şüphesine işaret eden somut olguların varlığı halinde tutuklama veya adli kontrol gibi koruma tedbirlerine başvurulabilir.
Etkin Pişmanlık ve Cezasızlık Şartları
Rüşvet suçunda resmi makamlar haberdar olmadan önce gösterilen pişmanlık kanunda cezasızlık sebebi olarak düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 254. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, rüşvet suçuna iştirak eden şahısların durum yetkili makamlarca öğrenilmeden önce pişmanlık göstererek vaziyeti haber vermeleri durumunda haklarında bu fiilden dolayı cezaya hükmolunmaz. Maddenin diğer fıkralarında rüşvet alan veya verme hususunda anlaşan şahısların yetkili merciler öğrenmeden önce durumu ihbar etmesi ya da menfaat konusunu teslim etmesi hali de cezasızlık sebebi sayılmıştır. Ancak TCK m. 254/4 uyarınca yabancı kamu görevlilerine menfaat sağlayanlar etkin pişmanlıktan yararlanamaz. Yetkili organlar suçtan haberdar olduktan veya soruşturma başladıktan sonra aracıların bu imkândan faydalanması mümkün değildir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 254Kaynağı aç
Rüşvete aracılık eden kimse suça yardım eden olarak mı yargılanır?
Hayır, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca rüşvete aracılık eden kişi, kamu görevlisi olup olmadığına bakılmaksızın müşterek fail olarak cezalandırılır.
Menfaat teslim edilmeden anlaşmaya varılması halinde suç tamamlanır mı?
Evet, menfaatin fiilen el değiştirmesine gerek duyulmaksızın rüşvet konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığı anda suç tamamlanmış gibi cezaya hükmedilir.
Rüşvete aracılık eden şahıs etkin pişmanlıktan nasıl yararlanabilir?
TCK m. 254/3 uyarınca, yetkili resmi makamlar suçtan haberdar olmadan önce pişmanlık duyarak vaziyeti ihbar eden aracı hakkında cezaya hükmolunmaz; makamlar öğrendikten sonra yapılan bildirimler cezasızlık sağlamaz.
Rüşvete aracılık etme suçunda dava zamanaşımı süresi ne kadardır?
5237 sayılı TCK m. 66/1-d uyarınca dava zamanaşımı süresi on beş yıldır; zamanaşımı tamamlanan suçlarda suçun işlendiği tarihten, teşebbüste kalan suçlarda ise son hareketin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

