Rüşvete Aracılık Etme Suçu ve Cezai Sorumluluk

by Avukat Erdal Ersoy
Rüşvete Aracılık Etme Suçu ve Cezai Sorumluluk

Rüşvete Aracılık Etme Fiilinin Hukuki Niteliği ve Faillik

Rüşvet ilişkisinde aracılık faaliyetinde bulunan kimselerin cezai sorumluluğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile özel olarak düzenlenmiştir. Kanunun 252. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca; rüşvet teklif veya talebinin diğer tarafa iletilmesi, rüşvet anlaşmasının kurulması ya da menfaatin temini konularında aracılık eden kimseler, kamu görevlisi unvanı taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın müşterek fail olarak cezalandırılır. Bu yasal belirleme gereğince aracı şahıslar suça yardım eden sıfatıyla değil, fiili bizzat gerçekleştiren asli fail konumunda ceza sorumluluğu üstlenir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 252Kaynağı aç
Madde 252- (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kamu görevlisi de birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır. (3) Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. (4) Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması ve fakat bunun kişi tarafından kabul edilmemesi ya da kişinin kamu görevlisine menfaat temini konusunda teklif veya vaatte bulunması ve fakat bunun kamu görevlisi tarafından kabul edilmemesi hâllerinde fail hakkında, birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir. (5) Rüşvet teklif veya talebinin karşı tarafa iletilmesi, rüşvet anlaşmasının sağlanması veya rüşvetin temini hususlarında aracılık eden kişi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak cezalandırılır. (6) Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilisi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak cezalandırılır. (7) Rüşvet alan veya talebinde bulunan ya da bu konuda anlaşmaya varan kişinin; yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması halinde, verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. (8) Bu madde hükümleri; a) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, b) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, c) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, d) Kamu yararına çalışan dernekler, e) Kooperatifler, f) Halka açık anonim şirketler, adına hareket eden kişilere, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın, görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması amacıyla doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi; bu kişiler tarafından talep veya kabul edilmesi; bunlara aracılık edilmesi; bu ilişki dolayısıyla bir başkasına menfaat temin edilmesi halinde de uygulanır. (9) Bu madde hükümleri; a) Yabancı bir devlette seçilmiş veya atanmış olan kamu görevlilerine, b) Uluslararası veya uluslarüstü mahkemelerde ya da yabancı devlet mahkemelerinde görev yapan hâkimlere, jüri üyelerine veya diğer görevlilere, c) Uluslararası veya uluslarüstü parlamento üyelerine, d) Kamu kurumu ya da kamu işletmeleri de dahil olmak üzere, yabancı bir ülke için kamusal bir faaliyet yürüten kişilere, e) Bir hukuki uyuşmazlığın çözümü amacıyla başvurulan tahkim usulü çerçevesinde görevlendirilen vatandaş veya yabancı hakemlere, f) Uluslararası bir anlaşmaya dayalı olarak kurulan uluslararası veya uluslarüstüörgütlerin görevlilerine veya temsilcilerine, görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması ya da uluslararası ticari işlemler nedeniyle bir işin veya haksız bir yararın elde edilmesi yahut muhafazası amacıyla; doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi ya da bunlar tarafından talep veya kabul edilmesi halinde de uygulanır. (10) Dokuzuncu fıkra kapsamına giren rüşvet suçunun yurt dışında yabancı tarafından işlenmekle birlikte; a) Türkiye’nin, b) Türkiye’deki bir kamu kurumunun, c) Türk kanunlarına göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisinin, d) Türk vatandaşının, tarafı olduğu bir uyuşmazlık ya da bu kurum veya kişilerle ilgili bir işlemin yapılması veya yapılmaması için işlenmesi halinde, rüşvet veren, teklif veya vaat eden; rüşvet alan, talep eden, teklif veya vaadini kabul eden; bunlara aracılık eden; rüşvet ilişkisi dolayısıyla kendisine menfaat temin edilen kişiler hakkında, Türkiye’de bulundukları takdirde, resen soruşturma ve kovuşturma yapılır. Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinin birinci fıkrasına göre; görevinin ifasıyla bağlantılı bir işlemin yapılması yahut yapılmaması maksadıyla, doğrudan doğruya veya aracılar vasıtasıyla bir kamu görevlisine ya da işaret edeceği üçüncü bir kişiye menfaat temin edenler hakkında dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Müşterek fail kabul edilen aracılar da bu temel yaptırım aralığı çerçevesinde yargılanır.

Suçun Tamamlanma Anı ve Girişimin Sonuçsuz Kalması

Rüşvet suçunun oluşumu bakımından menfaatin fiilen el değiştirmesi şart koşulmamıştır. Kanunun 252. maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda, menfaatin temini konusunda taraflar arasında mutabakat kurulduğu takdirde suç tamamlanmış sayılarak cezaya hükmolunur. Dolayısıyla aracının taraflar arasındaki anlaşmayı temin etmesiyle birlikte suç tamamlanmış kabul edilmektedir.

Buna mukabil rüşvet sürecinin mutabakata ulaşamadığı durumlarda ceza indirimi gündeme gelir. TCK m. 252/4 hükmü gereğince, kamu görevlisinin menfaat talebinde bulunup bunun muhatap tarafından reddedilmesi veya kamu görevlisine menfaat sağlama yönündeki teklif ve vaadin kamu görevlisince geri çevrilmesi hallerinde fail hakkında verilecek ceza yarı oranında indirilir. Aracının aktardığı teklif veya taleplerin reddedilmesi bu fıkra kapsamında cezada indirim yapılmasını gerektirir.

Cezayı Artıran Nitelikli Haller ve Kapsam Alanları

Rüşvet ilişkisinin muhatabı olan kamu görevlisinin yürüttüğü görevin niteliği yaptırımın miktarını etkilemektedir. Kanunun 252. maddesinin yedinci fıkrasına göre, menfaati alan, talep eden ya da bu hususta mutabakata varan şahsın yargı görevi ifa eden, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması halinde hükmolunacak ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Bu konumdaki kişilere yönelik menfaat süreçlerine aracılık edenler hakkında da ceza artırımı uygulanır.

Rüşvet düzenlemeleri yalnızca klasik kamu idareleriyle sınırlı kalmamaktadır. TCK m. 252/8 uyarınca; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurumlarının veya bu meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulan şirketler, bunların bünyesinde etkinlik gösteren vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler, kooperatifler ve halka açık anonim şirketler adına hareket eden kişilerin görevleriyle ilgili işlerde menfaat sağlanması, vaat edilmesi, talep edilmesi veya kabul edilmesine aracılık eden kişiler hakkında da rüşvet hükümleri tatbik edilir.

Sınır ötesi rüşvet fiillerinde ise özel takip usulleri mevcuttur. Kanunun 252. maddesinin onuncu fıkrasına göre; yabancı kamu görevlileri, uluslararası mahkeme üyeleri veya tahkim hakemlerinin dahil olduğu rüşvet suçunun yurt dışında yabancılar tarafından işlenmesi halinde, Türkiye'nin, kamu kurumlarının, Türk kanunlarına tabi özel hukuk tüzel kişilerinin ya da Türk vatandaşlarının taraf olduğu bir işlem veya uyuşmazlığa yönelik bu eylemlere aracılık eden kişiler Türkiye'de bulundukları takdirde haklarında resen soruşturma ve kovuşturma açılır.

Soruşturma Usulü, Dava Zamanaşımı ve Deliller

Rüşvet suçları kamu düzenini doğrudan ilgilendirdiğinden takibi şikâyete bağlı kılınmamıştır. Cumhuriyet savcılığı suç isnadına dair şüpheyi öğrendiğinde soruşturma işlemlerini resen başlatır ve yürütür. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda kamu davası on beş yıllık sürenin geçmesiyle düşer. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre dava zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda fiilin işlendiği günden, teşebbüs aşamasında kalan suçlarda ise son icra hareketinin gerçekleştirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz. Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi

Aracılık isnatlarının aydınlatılmasında taraflar arasındaki telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar, para transferleri, toplantı tutanakları ve tanık anlatımları delil olarak dosyada değerlendirilir. Aracı şahsın taraflar arasında irtibat sağladığını ortaya koyan somut veriler ispat aşamasında belirleyicidir. Yargılamada yetkili mahkeme kural gereği suçun işlendiği yer mahkemesidir ve isnadın niteliği ağır ceza yargılaması kapsamındaysa süreç bu doğrultuda ilerler. Kaçma şüphesi, delillerin karartılması tehlikesi yahut kuvvetli suç şüphesine işaret eden somut olguların varlığı halinde tutuklama veya adli kontrol gibi koruma tedbirlerine başvurulabilir.

Etkin Pişmanlık ve Cezasızlık Şartları

Rüşvet suçunda resmi makamlar haberdar olmadan önce gösterilen pişmanlık kanunda cezasızlık sebebi olarak düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 254. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, rüşvet suçuna iştirak eden şahısların durum yetkili makamlarca öğrenilmeden önce pişmanlık göstererek vaziyeti haber vermeleri durumunda haklarında bu fiilden dolayı cezaya hükmolunmaz. Maddenin diğer fıkralarında rüşvet alan veya verme hususunda anlaşan şahısların yetkili merciler öğrenmeden önce durumu ihbar etmesi ya da menfaat konusunu teslim etmesi hali de cezasızlık sebebi sayılmıştır. Ancak TCK m. 254/4 uyarınca yabancı kamu görevlilerine menfaat sağlayanlar etkin pişmanlıktan yararlanamaz. Yetkili organlar suçtan haberdar olduktan veya soruşturma başladıktan sonra aracıların bu imkândan faydalanması mümkün değildir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 254Kaynağı aç
Madde 254- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu görevlisinin durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce durumu yetkili makamlara haber vermesi halinde de hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz. (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet veren veya bu konuda kamu görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili makamları haberdar etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. (3) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet suçuna iştirak eden diğer kişilerin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili makamları haberdar etmesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz. (4) (Ek: 26/6/2009 – 5918/4 md.) Bu madde hükümleri, yabancı kamu görevlilerine rüşvet veren kişilere uygulanmaz. Nüfuz ticareti[101]
Rüşvete aracılık eden kimse suça yardım eden olarak mı yargılanır?

Hayır, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca rüşvete aracılık eden kişi, kamu görevlisi olup olmadığına bakılmaksızın müşterek fail olarak cezalandırılır.

Menfaat teslim edilmeden anlaşmaya varılması halinde suç tamamlanır mı?

Evet, menfaatin fiilen el değiştirmesine gerek duyulmaksızın rüşvet konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığı anda suç tamamlanmış gibi cezaya hükmedilir.

Rüşvete aracılık eden şahıs etkin pişmanlıktan nasıl yararlanabilir?

TCK m. 254/3 uyarınca, yetkili resmi makamlar suçtan haberdar olmadan önce pişmanlık duyarak vaziyeti ihbar eden aracı hakkında cezaya hükmolunmaz; makamlar öğrendikten sonra yapılan bildirimler cezasızlık sağlamaz.

Rüşvete aracılık etme suçunda dava zamanaşımı süresi ne kadardır?

5237 sayılı TCK m. 66/1-d uyarınca dava zamanaşımı süresi on beş yıldır; zamanaşımı tamamlanan suçlarda suçun işlendiği tarihten, teşebbüste kalan suçlarda ise son hareketin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu