KOSGEB Desteklerinde Sahte Belge Kullanımı ve Cezai Yaptırımlar

by Avukat Erdal Ersoy
KOSGEB Desteklerinde Sahte Belge Kullanımı ve Cezai Yaptırımlar

KOSGEB Başvurularında Dolandırıcılık Suçunun Oluşumu ve Cezası

KOSGEB destek süreçlerinde işletmelerin fiilen gerçekleştirmedikleri harcama veya alımları gerçeğe aykırı evrakla yapılmış gibi göstererek haksız kamu kaynağı tahsil etmeleri, Türk Ceza Kanunu kapsamında dolandırıcılık suçunu gündeme getirir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 157/1 uyarınca, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine ya da bir başkasına yarar sağlayan failler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. İlgili eylemin cezalandırılabilmesi için yalnızca mevzuat kurallarına aykırılık yeterli olmayıp, eylemin aldatmaya elverişli hileli davranışlar içermesi, kamu zararı doğurması ve kastın bulunması şarttır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir. Nitelikli dolandırıcılık
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 21Kaynağı aç
Madde 21- (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. (2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir. Taksir

Destek programlarının kamu kurumu bünyesinde yürütülmesi nedeniyle haksız kaynak aktarımı, 5237 sayılı Kanun m. 158/1-e bendi uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işlenen nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilir. Bu nitelikli hâlin varlığında hükmedilecek hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının tutarı ise suç neticesinde sağlanan haksız menfaatin iki katından az olamaz. Ayrıca 5237 sayılı Kanun m. 158/3 uyarınca dolandırıcılık fiillerinin üç veya daha fazla kişi tarafından el birliğiyle işlenmesi durumunda ceza yarı oranında, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılarak belirlenir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun; a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle, j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, k) Sigorta bedelini almak maksadıyla, l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71] (2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Daha az cezayı gerektiren hal

Resmi ve Özel Belgede Sahtecilik Suçları Bakımından Sorumluluk

KOSGEB birimlerine sunulan sahte evrakın özel belge niteliğinde olması durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 207 tatbik edilir. Bir özel belgeyi sahte biçimde düzenleyen, var olan gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan veya düzenlenmiş sahte özel belgeyi bilerek kullanan kişilere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 207Kaynağı aç
Madde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek

İbraz edilen belgenin resmi belge mahiyetinde bulunması hâlinde ise 5237 sayılı Kanun m. 204/1 uyarınca sahte resmi belge düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi aldatıcı şekilde değiştiren ya da bu belgeyi kullanan kişiler iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılır. Düzenlemenin kamu görevlisi tarafından görevi kapsamındaki yetkiye dayanılarak yapılması, gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi veya sahte belgenin kullanılması durumunda 5237 sayılı Kanun m. 204/2 gereğince üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Belgenin sahteliği kanunen sabit oluncaya kadar geçerli sayılan belgelerden olması durumunda 5237 sayılı Kanun m. 204/3 uyarınca ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca resmi belge düzenleme yetkisi taşıyan kamu görevlisine yalan beyanda bulunulması hâlinde 5237 sayılı Kanun m. 206/1 uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gündeme gelir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 204Kaynağı aç
Madde 204- (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır. Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Özel belgede sahtecilik

Gerçek İçtima Kuralı ve Teşebbüs Hükümlerinin Uygulanması

Sahte evrak hazırlanarak KOSGEB nezdinde haksız menfaat sağlanması eyleminde, belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları arasında fikri içtima uygulanmaz. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 212/1 hükmü gereğince, sahte resmi ya da özel belgenin bir diğer suçun icrası sırasında kullanılması durumunda fail hakkında hem belgede sahtecilikten hem de işlenen diğer suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya karar verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 212Kaynağı aç
Madde 212- (1) Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur. BEŞİNCİ BÖLÜM Kamu Barışına Karşı Suçlar Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit

KOSGEB başvurusunda sahte belge ibraz edilmesine karşın kurum tarafından yapılan incelemeler neticesinde usulsüzlüğün destek ödemesi aktarılmadan önce anlaşılması durumunda, failler lehine fiili bir mali yarar gerçekleşmediğinden kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçu teşebbüs aşamasında kalabilir. Buna karşın gerçeğe aykırı belgenin tanzim edilerek kuruma sunulması eylemi tamamlandığı için belgede sahtecilik suçu bağımsız varlığını korur ve cezai takibata konu edilir.

Danışmanlık Süreçleri ve Şirket Yöneticilerinin Cezai Durumu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 21/1 uyarınca bir suçun teşekkülü kastın varlığına bağlıdır; kast ise suçun yasal tanımında yer alan unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. KOSGEB başvuru dosyalarının danışman firmalar veya aracılar eliyle takip edildiği dosyalarda şirket yetkilileri salt unvanları nedeniyle cezalandırılamaz. Ceza sorumluluğunun şahsiliği kuralı doğrultusunda yöneticinin sahte belgenin hazırlanması sürecine iştirak edip etmediği, sahtelikten haberdar olup olmadığı, bu yönde talimat verip vermediği ve başvuru sonucundaki destek ödemesini bilerek onaylayıp onaylamadığı somut delillerle değerlendirilir.

Vergi Kaçakçılığı Boyutu ve Vergi Usul Kanunu m. 359 Yaptırımları

Gerçekte satın alınmamış makine, teçhizat veya hizmet alımları için temin edilen sahte faturaların KOSGEB dosyasına konulmasının yanında işletmenin kanuni defterlerine işlenmesi ve vergi beyannamelerinde indirim unsuru yapılması hâlinde Vergi Usul Kanunu kapsamındaki kaçakçılık suçları da oluşur. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 359/b uyarınca, vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklama ile ibraz zorunluluğu olan belgelerin asıl veya suretlerini tamamen ya da kısmen sahte düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası uygulanır. İlgili maddede gerçek bir muamele veya durum olmadığı hâlde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler sahte belge olarak tanımlanmıştır.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 359Kaynağı aç
Madde 359 – (Değişik: 23/1/2008-5728/276 md.) a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; 1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler, 2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.[138] b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ç) (Ek:29/4/2021-7318/4 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. d) (Ek:30/11/2022-7423/1 md.) 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile düzenlenen piyasalarda, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetki verilip verilmediğine bakılmaksızın, mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılmasına zorunluluk getirilen özel etiket ve işaretlerle ürünlerin etiketlenmesi veya işaretlenmesi ve etiketlenen veya işaretlenen ürün bilgilerinin kurulan veri merkezine aktarılmasını sağlayan sisteme fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek Hazine ve Maliye Bakanlığına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyenler veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 13/9/2023 tarihli ve E.: 2022/81, K.: 2023/153 sayılı Kararı ile.) (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır. Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. Cezadan indirim[139]

213 sayılı Kanun m. 359 kapsamındaki kaçakçılık fiillerinin birden fazla takvim yılı ya da vergilendirme dönemi zarfında aynı suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirilmesi durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 43 uyarınca zincirleme suç kuralları işletilir; bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda suçun birden fazla işlenmesi hâlinde tek bir cezaya hükmedilerek bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Sahte belgeye dayalı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmişse, tarh edilen vergi, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezanın yarısının soruşturma evresinde ödenmesi durumunda ceza yarı oranında; kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi hâlinde ise üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen bir vergi veya vergi aslına bağlı ceza bulunmayan hâllerde cezada yarı oranında indirim yapılır. 213 sayılı Kanun m. 371'deki pişmanlık şartlarına uyarak durumu yetkili makamlara bildirenler hakkında bu ceza hükümleri uygulanmaz; kaçakçılık suçundan hapis cezası verilmesi ise aynı Kanunun 344 üncü maddesinde yer alan idari vergi ziyaı cezasının kesilmesine engel teşkil etmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 43Kaynağı aç
Madde 43- (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.[5] Fikri içtima

KOSGEB İdari İşlemleri ve Haksız Desteğin İadesi

Destek başvurusunda sahte belge veya uygunsuzluk saptandığında KOSGEB bünyesinde durum Uygunsuzluk Tespit Formuna kaydedilir. İlgili yararlanıcı ve hizmet sağlayıcı sistemde pasif konuma getirilebilir, bekleyen ödemeler durdurulur ve mevzuata aykırı olarak ödenen destek tutarları yasal faiziyle birlikte geri istenir. Usulsüzlükte suç şüphesi tespit edildiğinde dosya adli makamlara intikal ettirilir. Alınan kamu kaynağının bilahare kuruma faiziyle iade edilmiş olması işlenmiş bulunan belgede sahtecilik suçunu ortadan kaldırmayacağı gibi kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçuna ilişkin yürütülen adli soruşturmayı da kendiliğinden sona erdirmez.

Haksız KOSGEB desteğinin geri ödenmesi davayı düşürür mü?

Alınan haksız desteğin sonradan iade edilmesi, oluşmuş belgede sahtecilik suçunu ve kamu kurumu zararına dolandırıcılık soruşturmasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Geri ödeme hususu, somut olayın aşamasına göre etkin pişmanlık veya temel cezanın belirlenmesi kapsamında mahkemece dikkate alınabilir.

Ödeme yapılmadan usulsüzlük fark edilirse ceza verilir mi?

KOSGEB tarafından inceleme sırasında sahteliğin fark edilip destek ödemesinin durdurulması durumunda menfaat sağlanamadığından dolandırıcılık suçu teşebbüs aşamasında kalabilir. Buna karşın sahte belgenin hazırlanması ve kuruma ibrazı müstakil sahtecilik suçunu oluşturur.

Danışmanın sunduğu sahte belgeden şirket müdürü sorumlu mudur?

Şirket müdürü yalnızca imza yetkisi veya temsilci unvanı bulunması nedeniyle cezalandırılamaz. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ve kast ilkesi gereği yöneticinin sahte belgenin düzenlenmesi veya sunulmasından haberdar olup olmadığı delillerle belirlenir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu