Aleni olmayan bir konuşmanın rıza alınmadan kayda alınması, Türk hukukunda Anayasa'nın 20. maddesi, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Türk Ceza Kanunu'nun birden fazla hükmünü birden harekete geçirebilir. Bu mekanizmaların uygulama alanları birbiriyle örtüşmekle birlikte tam olarak çakışmamaktadır; hangi güvencenin devreye gireceği, somut olayın koşullarına ve hangi hükmün kapsam alanında kalındığına bağlıdır.
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 3Kaynağı aç
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/2249, K. 2021/1700Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Kişisel Veri Kavramı ve Ses Kaydı
6698 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade eder. Bu tanım geniş kapsamlıdır; ancak söz konusu tanımın ceza hukuku anlamındaki kişisel veri kavramıyla örtüşüp örtüşmediği ayrıca ele alınmalıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/4964, K. 2014/19495 sayılı kararında kişinin özel hayatına ilişkin sesi, görüntüsü veya fotoğrafının TCK'nın 135. maddesi kapsamında kişisel veri olarak değerlendirilemeyeceğini, bu tür içeriklerin TCK'nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu çerçevesinde ele alınması gerektiğini hükme bağlamıştır. Dolayısıyla ses kaydının hangi hukuki düzenleme kapsamında inceleneceği, olayın koşullarına ve kaydın niteliğine göre farklılaşmaktadır; KVKK ve TCK'nın uygulama alanları bu konuda ayrıca değerlendirilmelidir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/4964, K. 2014/19495Kaynağı aç
6698 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, kişisel verilerin işlenmesini geniş biçimde tanımlamaktadır. Elde etme ve kaydetme işlemlerinin yanı sıra depolama, muhafaza, değiştirme, yeniden düzenleme, açıklama, aktarma, devralma, elde edilebilir hâle getirme, sınıflandırma ve kullanımı engelleme gibi eylemler de bu kapsamdadır.
Anayasal Güvence: Kişisel Verilerin Korunması Hakkı
Anayasa'nın 20. maddesinin üçüncü fıkrası, herkese kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı tanımaktadır. Bu hak; bilgilendirilmeyi, verilere erişimi, düzeltilmesini ya da silinmesini talep etmeyi ve verilerin amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi kapsar. Kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. 6698 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca açık rıza; belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızayı ifade eder.
TCK Kapsamındaki Suç Tipleri: Konuşmada Taraf Olmak Fark Yaratır mı?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/8157, K. 2019/7462 sayılı kararında konuşmanın taraflarından birinin kendi aralarındaki görüşmeyi kaydetmesinin TCK'nın 133. maddesinin birinci fıkrası kapsamında suç olarak tanımlanmadığını belirtmiştir. Söz konusu kararın somut olayında Yargıtay, sanığın babası ile yaptığı telefon görüşmesini kaydetmesini TCK'nın 132. maddesi çerçevesinde değerlendirmiş; sanığın konuşmanın tarafı olması nedeniyle 132. maddenin 1. ve 2. cümlesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını, tarafı olduğu haberleşme içeriğini annesine vermesi eyleminde de 132. maddenin 3. fıkrasında aranan aleniyet unsurunun gerçekleşmediğini saptamış ve yerel mahkemece beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmederek mahkumiyet hükmünü bozmuştur. Bu sonuç olayın özel koşullarına bağlıdır. Ayrıca kaydın içeriğinin özel hayata ilişkin olduğunun ileri sürüldüğü durumlarda TCK m. 134 kapsamındaki sorumluluk ayrıca gündeme gelebilir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/8157, K. 2019/7462Kaynağı aç
TCK'nın 134. maddesinin birinci fıkrası, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimseyi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırmaktadır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması yoluyla ihlal edilmesi hâlinde bu ceza bir kat artırılır. Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse ise aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalır; bu veriler basın ve yayın yoluyla yayımlandığında da aynı ceza uygulanır. Söz konusu hüküm, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle değiştirilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin E. 2014/4964, K. 2014/19495 sayılı kararında evliliğin, kişiye bağlı ve kişisel gelişimiyle ilgili olan özel hayatın gizliliği hakkını tamamen ortadan kaldırmadığı ve evli olmanın eşlere hiçbir sınır olmaksızın birbirlerini sürekli gözetleme ve denetleme hakkı vermeyeceği açıkça hükme bağlanmıştır.
Ceza Yargılamasında Hukuka Aykırı Delil
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilmiş deliller reddolunur. Kaydın bu kapsama girip girmediği; elde edilme biçimi, rıza durumu ve varsa yasal dayanak değerlendirilerek her davada ayrıca belirlenmesi gereken bir meseledir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
Dijital Ortamda Kişisel Veriler ve Unutulma Hakkı
Türk yargısında benimsenen tanıma göre unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişteki olumsuz olayların belirli bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlenmesini isteme hakkı olarak ifade edilmektedir. Bu hak Anayasa'da açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin E. 2020/2249, K. 2021/1700 sayılı kararında Anayasa'nın 5., 17. ve 20. maddelerinin doğal bir sonucu olarak İnternet'teki haberlere erişimin engellenmesinde ileri sürülebileceği kabul edilmiştir.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/2249, K. 2021/1700 sayılı kararında, beraatle sonuçlanan bir davaya ilişkin haberin yaklaşık 14 yıl boyunca internette yayında kalması, güncelliğini yitirmesi ve o tarih itibarıyla kamu yararının bulunmaması gerekçesiyle erişim engelini reddeden kararı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kanun yararına bozmuş; itiraz merciinden URL adreslerinin hâlâ yayında olup olmadığının araştırılarak erişimin engellenmesi hususunda gereğinin yerine getirilmesini istemiştir. Söz konusu kararın bozma gerekçeleri arasında, habere konu kişilerin siyasetçi, sanatçı veya aydın gibi kamusal figürler olmaması ve bu nedenle suç geçmişlerine dair bilgilerin kamuyu ilgilendirmemesi de yer almaktadır.
Bir internet haberinin unutulma hakkı kapsamında değerlendirilebilmesi için; yayının içeriği, yayında kaldığı süre, güncelliğini yitirip yitirmediği, tarihsel veri niteliği taşıyıp taşımadığı, kamu yararına katkısı, habere konu kişinin kamusal figür olup olmadığı ve halkın ilgisi gibi ölçütlerin somut olay bazında ayrı ayrı incelenmesi gerektiği Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin E. 2020/2249, K. 2021/1700 sayılı kararında, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun 2013/5653 bireysel başvuru numaralı kararından aktarılarak benimsenmiştir.
5651 sayılı Kanun'un özel hayatın gizliliği gerekçesiyle içeriğe erişimin engellenmesini düzenleyen 9. maddesi, Anayasa Mahkemesi'nin E.: 2020/76, K.: 2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Konuşmanın tarafı olduğum bir görüşmeyi kaydedersem suç işlemiş olur muyum?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin E. 2018/8157, K. 2019/7462 sayılı kararında iki kişi arasındaki görüşmede taraflardan birinin kaydı TCK m. 133/1 kapsamında suç sayılmamıştır. Söz konusu kararın somut olayında Yargıtay, eylemi TCK m. 132 çerçevesinde değerlendirmiş; sanığın konuşmanın tarafı olması ve aleniyet unsurunun gerçekleşmemesi nedeniyle yerel mahkemece beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmederek mahkumiyet hükmünü bozmuştur. Bu sonuç olayın özel koşullarına bağlıdır. Ayrıca kaydın içeriğinin özel hayata ilişkin olduğunun ileri sürüldüğü durumlarda TCK m. 134 kapsamındaki sorumluluk ayrıca gündeme gelebilir.
Rızasız alınan ses kaydı ceza davasında delil olarak kullanılabilir mi?
CMK m. 206/2-a uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilmiş deliller reddolunur. Kaydın bu kapsama girip girmediği; kaydın nasıl alındığı, rızanın bulunup bulunmadığı ve hukuka aykırılığın mahkemece saptanıp saptanmadığı gibi olgular çerçevesinde her davada ayrıca değerlendirilmektedir.
Eşimi kayıt altına almak evlilik nedeniyle hukuka uygun sayılır mı?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/4964, K. 2014/19495 sayılı kararında evliliğin özel hayatın gizliliği hakkını tamamen ortadan kaldırmadığını ve evli olmanın eşlere hiçbir sınır olmaksızın birbirlerini sürekli gözetleme ve denetleme hakkı vermeyeceğini hükme bağlamıştır.
Hakkımdaki eski bir haber internetten kaldırılabilir mi?
Tek bir kuralla yanıtlanamaz; yayının içeriği, yayında kaldığı süre, güncelliğini yitirip yitirmediği, habere konu kişinin kamusal figür olup olmadığı ve kamu yararının varlığı her somut olay için ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/2249, K. 2021/1700 sayılı kararında beraatle sonuçlanan ve güncelliğini yitirmiş bir davaya ilişkin yaklaşık 14 yıllık yayın için erişim engeli talebini reddeden kararı kanun yararına bozmuştur.
Kişisel verilerimin silinmesini veya düzeltilmesini talep etme hakkım var mı?
Anayasa'nın 20. maddesinin üçüncü fıkrası, herkese kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, düzeltilmesini ya da silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenme haklarını güvence altına almaktadır. Kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hâllerde veya açık rızayla işlenebilir.
Ses kaydının üçüncü kişilere ya da yetkililere iletilmesi ayrı bir hukuki sorumluluğa yol açar mı?
TCK m. 134/2 uyarınca kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etmek, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirmektedir; bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması hâlinde de aynı ceza öngörülmüştür. 6698 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (e) bendi kapsamında ise aktarma ve açıklama eylemleri de bağımsız birer veri işleme eylemi sayılmaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

