Rekabet Kurulu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 15. maddesi uyarınca gerekli gördüğü hallerde teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde yerinde inceleme yapabilir. Bu incelemenin kapsamı fiziki belgelerin ötesine geçerek sunucuları, bilgisayarları, taşınabilir cihazları ve bulut depolama alanları dahil her türlü dijital ortamı kapsar. Rekabet Kurumu'nun yayımladığı Kılavuz, bu incelemenin usul ve esaslarını ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 15Kaynağı aç
Yasal Dayanak: 4054 Sayılı Kanun'un 15. Maddesi
4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrası, Kurul uzmanlarına teşebbüslerin defterlerini, fiziki ve elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü veri ve belgelerini inceleme, bunların kopyalarını ve fiziki örneklerini alma yetkisi tanımaktadır. Bu düzenleme 7246 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle 16 Haziran 2020 tarihinde değiştirilerek elektronik ortam ve bilişim sistemlerine erişim açıkça hüküm altına alınmıştır. Aynı madde kapsamında Kurul, teşebbüslerden belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama isteyebilir; her türlü mal varlığına ilişkin mahallinde inceleme de yapabilir.
İncelemeyi yürüten uzmanlar, incelemenin konusunu ve amacını gösteren bir yetki belgesi bulundurmak zorundadır. Bu belgede ayrıca yanlış bilgi verilmesi halinde idari para cezası uygulanacağına dair uyarı yer alır. İncelemeye muhatap olan ilgililerin ise istenen bilgi, belge, defter ve sair vasıtaların suretlerini verme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Dijital İncelemenin Kapsamı ve Teşebbüsün Yükümlülükleri
Kılavuz uyarınca Kurum uzmanları; sunucu, masaüstü ve dizüstü bilgisayar, taşınabilir cihaz gibi bilişim sistemlerinin yanı sıra CD, DVD, USB bellek, harici hard disk, yedekleme kayıtları ve bulut servisleri gibi tüm depolama ortamlarındaki dijital verileri incelemeye yetkilidir. Teşebbüs yetkilileri bu süreçte kapsamlı bir işbirliği yükümlülüğü altına alınmaktadır: kullanılan yazılım ve donanımlar hakkında bilgi vermek, sistem yöneticisi yetkilerini sağlamak, çalışanların kurumsal e-posta hesaplarına uzaktan erişim hakkı tanımak, bilgisayar ve sunucuları ağ ortamından izole etmek, kullanıcıların kurumsal hesaplara erişimini sınırlandırmak ve yedeklenmiş verileri geri yüklemek bu yükümlülüklerin başında gelmektedir.
Cep telefonu ve tablet gibi taşınabilir iletişim cihazları, öncelikle teşebbüse ait dijital veri içerip içermediğine ilişkin olarak gözden geçirilir. Tümüyle şahsi kullanıma özgü olduğu tespit edilen cihazlar inceleme konusu yapılmaz. Bununla birlikte, şahsi telefonlar üzerinden gerçekleştirilen ve teşebbüs faaliyetleriyle ilgili olduğu tespit edilen yazışmaların incelenmesi ve dosya kapsamında delil olarak alınması mümkün olmaktadır.
İncelemenin Yeri ve Veri Kopyalama Güvenceleri
Kılavuz'un temel ilkesi, incelemenin teşebbüse ait yerleşkede tamamlanmasıdır. Ancak gerekli görülmesi durumunda Kurum bünyesindeki adli bilişim laboratuvarında incelemeye devam edilebilir. Cep telefonlarından elde edilen dijital verilerin incelenmesi ise teşebbüse ait yerleşkede tamamlanır.
İncelemenin Kurum merkezinde sürdürülmesi gerekiyorsa dijital veriler titiz bir kopyalama prosedürüne tabi tutulur. Veriler, hash değerleri hesaplanıp karşılaştırıldıktan sonra eşdeğer kopyalar halinde üç ayrı veri depolayıcısına aktarılır. Kopyalardan biri teşebbüse bırakılır; diğer ikisi zarfa konularak meslek personelince mühürlenerek fiziki güvenlik altına alınır. İlgili teşebbüs, mühürlü zarfın açılması anında ve adli bilişim laboratuvarında sürdürülecek inceleme sırasında bir temsilci hazır bulundurmak üzere Kurum tarafından yazılı olarak davet edilir. Kurul, gerekli görmesi halinde bir kararla mühürlü zarfı açmaksızın teşebbüse iade edebilir.
Avukat-Müvekkil Gizliliği: Korunan ve Korunmayan Yazışmalar
Yerinde inceleme sırasında tüm belgeler eşit hukuki statüde değildir. Müvekkiliyle arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmayan bağımsız avukat ile müvekkil arasında gerçekleştirilen ve müvekkilin savunma hakkının kullanılması amacına yönelik yazışmalar, mesleki ilişkiye ait kabul edilerek avukat-müvekkil gizliliği ilkesi kapsamında korumadan yararlanır.
Bu koruma sınırsız değildir. Savunma hakkının kullanımıyla doğrudan ilgisi bulunmayan yazışmalar söz konusu güvenceden yararlanamaz. Özellikle bir rekabet ihlaline yardım etmek veya devam eden ya da ileride işlenecek bir ihlali gizlemek amacıyla yapılan yazışmalar bu korumanın kapsamı dışında kalır.
İncelemenin Engellenmesi ve Yaptırımlar
Yerinde inceleme, doğası gereği teşebbüse önceden haber verilmeksizin, ansızın, süratli ve kesintisiz biçimde gerçekleştirilmesi gereken bir işlemdir. Danıştay 13. Daire, E.2019/3106, K.2025/1704 sayılı kararında bu niteliğe özellikle dikkat çekmiş; gecikmenin delil ihtiva eden materyallerin uzaklaştırılması ya da imha edilmesi riskini doğurabileceğini vurgulamıştır. Aynı kararda, e-posta gibi dijital verilerin kısa sürede başka bilgisayarlardan silinebilmesinin mümkün olduğu da belirtilmiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/3106, K. 2025/1704Kaynağı aç
4054 sayılı Kanun'un 16. maddesi kapsamında yerinde incelemenin engellenmesi çeşitli somut tutumları içerebilir. Danıştay 13. Daire, E.2022/81, K.2025/1708 sayılı kararında şirket yetkililerinin o gün şehir dışında olduğu beyanıyla incelemenin ertesi güne bırakılmasının engelleyici bir davranış olarak değerlendirilebileceğine hükmetmiştir. Danıştay 13. Daire, E.2022/249, K.2025/1903 sayılı kararında ise incelemeye gecikmeli başlanılması ve belgelerin bir kısmından suret alınmasına izin verilmemesinin aynı madde uyarınca incelemeyi engelleme ya da zorlaştırma kapsamında ele alınabileceğini ortaya koymuştur. Bu değerlendirmeler her olayın kendine özgü koşullarına bağlıdır.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/81, K. 2025/1708Kaynağı aç
Danıştay 13. Daire, E. 2022/249, K. 2025/1903Kaynağı aç
Yerinde incelemeyi engelleyen ya da zorlaştıran teşebbüs, teşebbüs birliği veya üyelerine 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca idari para cezası verilebilir. Bu ceza, bir önceki mali yıl sonundaki yıllık gayri safi gelirin binde beşi oranında belirlenir; hesaplanması mümkün değilse karar tarihine en yakın mali yıl sonu esas alınır. Kanun metninde öngörülen asgari tutar on bin Türk Lirasıdır; bu tutarın yeniden değerleme veya güncellemeyle değişip değişmediği güncel resmi kaynaktan kontrol edilmelidir. Mahkeme kararıyla gerçekleştirilen incelemenin engellenmesi halinde de bu ceza uygulanabilir; incelemenin mahkeme kararıyla yapılmış olması yaptırımı ortadan kaldırmaz.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması durumunda 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca sulh ceza hâkimi kararıyla inceleme yapılabilir. Rekabet Kurulu, inceleme sırasında suret alınmasına izin verilmeyen belgeler için de Sulh Ceza Hakimliğine başvurabilir.
Anayasaya Uygunluk Tartışması
4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasındaki 'gerekli gördüğü hâllerde' ibaresi ile üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, Danıştay 13. Daire'nin 19 Eylül 2023 tarihli ve E.2023/2464 sayılı kararıyla Anayasa'nın 2., 13. ve 21. maddelerine aykırı olduğu kanısıyla Anayasa Mahkemesi'ne götürülmüştür. Anayasa Mahkemesi bu başvuruyu 8 Kasım 2023 tarihinde esas defterine kaydetmiştir. Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca beş aylık karar süresi geçtiğinden, ilgili davalar yürürlükteki kanun hükümleri esas alınarak sonuçlandırılmıştır.
Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru yoluyla incelediği B. No: 2019/40991 sayılı kararında (23 Mart 2023, Resmî Gazete: 20 Haziran 2023, Sayı: 32227), 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinde hâkim kararı aranmaksızın yalnızca Kurul kararıyla yerinde inceleme yapılabilmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa'nın 21. maddesindeki güvencelere uygun olmadığını değerlendirmiştir. Bu karar bireysel başvuru niteliğinde olup kanun hükmünü iptal etmemekte; kararın bir örneği yasama organına bildirilmektedir. E.2023/2464 sayılı itiraz başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi'nin norm denetimine ilişkin kararın sonucu bu aşamada bilinmemektedir.
Sık Sorulan Sorular
Rekabet Kurulu uzmanları hangi dijital ortamları inceleyebilir?
Kılavuz uyarınca uzmanlar; sunucu, masaüstü ve dizüstü bilgisayar, taşınabilir cihaz gibi bilişim sistemlerinin yanı sıra CD, DVD, USB bellek, harici hard disk, yedekleme kayıtları ve bulut servisleri dahil tüm depolama ortamlarındaki dijital verileri incelemeye yetkilidir. 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi de elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü veri ve belgeyi açıkça inceleme kapsamına almaktadır.
Şahsi cep telefonundaki yazışmalar da inceleme kapsamına girer mi?
Taşınabilir cihazlar önce teşebbüse ait veri içerip içermediğine göre gözden geçirilir. Tümüyle şahsi kullanıma özgü olduğu tespit edilen cihazlar inceleme konusu yapılmaz. Ancak şahsi telefonlardaki yazışmalar teşebbüs faaliyetleriyle ilgili olduğu tespit edilirse bu yazışmaların incelenmesi ve delil olarak dosyaya alınması mümkündür. Cep telefonlarından elde edilen dijital verilerin incelenmesi teşebbüse ait yerleşkede tamamlanır.
Teşebbüs avukatıyla yazışmalarını inceleme kapsamı dışında tutabilir mi?
Müvekkiliyle işçi-işveren ilişkisi bulunmayan bağımsız avukat ile müvekkil arasında, müvekkilin savunma hakkının kullanılması amacıyla yapılan yazışmalar avukat-müvekkil gizliliği kapsamında korunmaktadır. Öte yandan savunma hakkıyla doğrudan ilgisi bulunmayan; özellikle bir rekabet ihlaline yardım etmek veya devam eden ya da ileride işlenecek bir ihlali gizlemek amacıyla yapılan yazışmalar bu korumadan yararlanamaz.
İncelemeyi engellemek hangi sonuçları doğurur?
4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca yerinde incelemeyi engelleyen ya da zorlaştıran teşebbüse, bir önceki mali yıl sonundaki gayri safi gelirinin binde beşi oranında idari para cezası verilebilir. İncelemenin mahkeme kararıyla gerçekleştirilmiş olması bu yaptırımı ortadan kaldırmaz. Ayrıca 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi, engellenme veya engellenme olasılığı bulunan durumlarda sulh ceza hâkimi kararıyla inceleme yapılmasına da imkân tanımaktadır.
Dijital veriler teşebbüs dışına çıkarılacaksa hangi güvenceler uygulanır?
Veriler önce hash değerleri hesaplanarak eşdeğer kopyalar halinde üç ayrı depolayıcıya aktarılır. Bir kopya teşebbüse bırakılır; diğer iki kopya zarfa konularak meslek personelince mühürlenir. İlgili teşebbüs, mühürün açılması ve laboratuvardaki inceleme için yazılı olarak davet edilir. Kurul gerekli görmesi halinde zarfı açmaksızın iade edebilir.
4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinde anayasaya uygunluk tartışması var mı?
Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru yoluyla incelediği B. No: 2019/40991 sayılı kararında hâkim kararı aranmaksızın Kurul kararıyla yerinde inceleme yapılabilmesine imkân tanıyan düzenlemenin Anayasa'nın 21. maddesindeki güvencelere uygun olmadığını değerlendirmiştir. Bu karar bireysel başvuru niteliğinde olup kanun hükmünü iptal etmemektedir. Danıştay 13. Daire ayrıca ilgili hükümlerin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuş; ancak beş aylık bekleme süresi geçtiğinden ilgili davalar yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırılmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin norm denetimine ilişkin kararın sonucu bu aşamada bilinmemektedir.
Yanlış bilgi vermek de idari yaptırıma yol açar mı?
4054 sayılı Kanun'un 14. ve 15. maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi ya da bilgi ile belgenin belirlenen süre içinde verilmemesi ya da hiç verilmemesi, aynı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yıllık gayri safi gelirin binde biri oranında idari para cezasına konu olabilir. Bu oran, yerinde incelemenin engellenmesine uygulanan binde beş oranından farklıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

