Rekabet Kurulu’nun Elektrikli Araç Şarj Hizmetlerine Yaklaşımı

by Avukat Erdal Ersoy
Rekabet Kurulu'nun Elektrikli Araç Şarj Hizmetlerine Yaklaşımı

Şarj Hizmetleri Pazarı ve Rekabet Hukukunun Kapsamı

Elektrikli araç şarj hizmetleri, Türkiye'de gelişme sürecindeki bir pazar olarak değerlendirilmektedir. Rekabet Kurulu, devralma dosyasına ilişkin 08.07.2021 tarihli ve 21-34/465-235 sayılı kararında, karar tarihindeki koşullar esas alındığında hem elektrikli araç üretimi pazarının hem de kamuya açık elektrikli araç şarj istasyonu işletme pazarının henüz gelişme aşamasında olduğunu ortaya koymuştur. Bu tespit söz konusu karardaki koşullara özgüdür ve sonraki dönemde pazar yapısının değişmiş olabileceği göz ardı edilmemelidir.

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan ya da dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan ya da bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerini hukuka aykırı ve yasak saymaktadır. Aynı kanunun 6. maddesi ise bir veya birden fazla teşebbüsün hakim durumunu tek başına yahut başkalarıyla yaptığı anlaşmalar veya birlikte davranışlar aracılığıyla kötüye kullanmasını yasaklamaktadır. Nitekim 2024 yılında İzmir-İstanbul O-5 Otoyolu'nda elektrikli araçlara şarj hizmeti sunulmasında münhasırlık yaratan uygulamaların bu iki maddeyi ihlal ettiği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Söz konusu soruşturma bir ihlal iddiasını içermekte olup karar veya yaptırım sonucu henüz kamuoyuyla paylaşılmamıştır.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Bu haller, özellikle şunlardır: a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi, b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü, c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi, d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi, e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması, f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi, Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder. Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Muafiyet
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır. Kötüye kullanma halleri özellikle şunlardır: a) Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler, b) Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması, c) Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi, d) Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler, e) Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması. Birleşme veya Devralma

Pazar Tanımı: Kullanım Türü ve Şarj Hızı

Rekabet Kurulu, elektrikli araç şarj istasyonlarını kullanım amacına göre iki ana kategoride değerlendirmiştir. Halka açık şarj istasyonları, akaryakıt istasyonları ve AVM otoparkları gibi herkesin erişimine açık alanlarda bulunur. Özel veya kısıtlı kullanım statüsündeki istasyonlar ise yalnızca belirli bir kullanıcı grubuna hizmet verir; bir site içinde kurulan ve yalnızca site sakinlerine açık istasyon bunun somut örneği olarak değerlendirilmiştir.

Teknik sınıflandırma açısından Kurul, şarj ünitelerinin yavaş şarj (AC) ve hızlı şarj (DC/HPC) olmak üzere iki temel gruba ayrıldığını tespit etmiştir. AC üniteler 22 kW'a kadar güç iletirken 22 kW üstü istasyonlar DC, 50 kW üstü istasyonlar ise HPC olarak adlandırılmaktadır. Şarj süresinin kullanılan cihazın güç kapasitesine bağlı olduğu ve bu nedenle tüketicilerin tercihlerini etkileyen önemli bir unsur oluşturduğu değerlendirilmiştir. İlgili mevzuat, teknik gereksinimler ve ticari koşullar nedeniyle teşebbüslerin genel olarak hem AC hem DC istasyonlar sunabildiği, kullanıcıların da konum, zaman ve ihtiyaçlarına göre her iki ünite türünden yararlanabildiği ortaya konulmuştur.

Kurul bu değerlendirmeler çerçevesinde elektrikli araç şarj hizmetleri pazarının gelişmekte olan bir pazar niteliği taşıdığını ve pazarın hızlı şarj istasyonu kurulumu ve işletilmesi ile yavaş şarj istasyonu kurulumu ve işletilmesi gibi alt kategorilere ayrılabileceğini değerlendirmiştir. Kaynakta geçen 'ayrılabileceği' ifadesi, kesin veya zorunlu bir alt pazar bölünmesini değil Kurul'un ilgili dosyadaki yaklaşımını yansıtmaktadır.

Pazara Giriş Koşulları

Kamuya açık elektrikli araç şarj istasyonu kurulumu ve işletilmesi pazarında faaliyet göstermek için Enerji Piyasası Denetleme Kurumu'ndan lisans alınması gerekmektedir. Şarj ağı işletmeci lisansına sahip olunabilmesi için Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda öngörülen kriterlerin de yerine getirilmesi şarttır.

Pazara giriş koşullarının fiili ağırlığı konusunda aynı kararda iki farklı tablo ortaya konulmuştur. Bir yanda, yüksek yatırım maliyetleri nedeniyle mali engeller ile yeterli güç kapasitesine sahip trafonun bulunmaması, güç artırımında yatırım maliyetlerinin iki katına çıkması ve şarj teknolojisindeki hızlı gelişim nedeniyle sürekli yatırım gerektirmesi gibi operasyonel güçlükler değerlendirilmiştir. Öte yanda, karar tarihi itibarıyla 152 teşebbüsün lisans sahibi olduğu ve bunlardan 77'sinin 2023 yılında pazara girdiği verilerine dayanılarak pazarda önemli bir giriş engeli bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Her iki değerlendirme de kararın tarihindeki somut koşullara özgüdür.

Şarj Ağı İşletmecisinin Mevzuat Yükümlülükleri

Şarj Hizmeti Yönetmeliği'nin 15. maddesinin birinci fıkrasına göre şarj ağı; işletmecinin bizzat işlettiği ve işletmecinin düzenlediği sertifikalar kapsamında işletilen halka açık ile ticari amaçlı özel şarj istasyonlarından oluşur. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca şarj ağı işletmecisi, lisansının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde en az elli adet şarj ünitesinden ve en az beş farklı ilçedeki şarj istasyonundan oluşan bir ağ kurmak zorundadır.

39454 sayılı ŞARJ HİZMETİ YÖNETMELİĞİ m. 15Kaynağı aç
MADDE 15- (1) Şarj ağı, şarj ağı işletmecisinin işlettiği ve şarj ağı işletmecisi tarafından düzenlenen sertifikalar kapsamında işletilen halka açık ve ticari faaliyet yürütülen özel şarj istasyonlarından oluşur. (2) Şarj ağı işletmecisi, lisansının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde en az elli adet şarj ünitesinden ve en az beş farklı ilçedeki şarj istasyonundan oluşacak şekilde şarj ağını oluşturur. Şarj ağında yer alan şarj ünitelerinin en az yüzde beşi ile Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğu altında bulunan otoyollar ve devlet yollarında yer alan şarj ünitelerinin en az yüzde ellisinin DC 50 kW ve üzeri güçteki şarj ünitesi niteliğinde olması zorunludur. (3) Şarj ağına bağlı her bir şarj istasyonunda, bulunması halinde AC güçteki şarj ünitelerinin en az birinin TS EN 62196-2 standardında tanımlanan Tip-2 şarj soketiyle; bulunması halinde DC güçteki şarj ünitelerinin en az birinin TS EN 62196-3 standardında tanımlanan birleşik şarj sistemi (Combo-2) ile donatılmış olması zorunludur. AC güçteki şarj üniteleri Tip-2 şarj soketiyle veya araç konektörü ile donatılarak hizmete alınabilir. (4) Şarj ağı işletmecisi, şarj ağını ikinci ve üçüncü fıkrada yer alan şartlara uygun hale getirmekle yükümlüdür. Şarj ağını ikinci fıkrada belirlenen sürede oluşturmayan veya oluşturduktan sonra koruyamayan lisans sahiplerinin bildirime gerek olmaksızın otuz gün içinde gerekli şartları sağlaması ve bu şartların sağlandığına dair Kuruma bildirimde bulunması zorunludur. (5) Kurum, şarj ağının coğrafi kapsayıcılığını, şarj istasyonlarının yaygınlığını ve 31 inci madde uyarınca hazırlanan projeksiyonu dikkate alarak, şarj ağı işletmecilerine, belirli yerlerde ve belirli sayıda şarj istasyonu kurma da dahil olmak üzere ticari ve teknik zorunluluklar ve özel şartlar getirebilir. Şarj ağı işletmecisinin talep etmesi halinde, bu kapsamda kurulan şarj istasyonu için gerekli taşınmaz temini işlemleri Kanunun 19 uncu maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları kapsamında yürütülür. Bu kapsamda kurulan şarj istasyonlarının yatırım finansmanı dahil toplam maliyetleri şarj hizmeti fiyatının belirlenmesinde hesaba katılabilir. Kurum ihtiyaç olması halinde konuya ilişkin usul ve esasları belirler. Şarj ağı işletmeci lisansı sahibinin hak ve yükümlülükleri

Yönetmelik m. 15/2 aynı zamanda güç eşiklerini de düzenlemektedir. Şarj ağındaki ünitelerin en az yüzde beşinin DC 50 kW ve üzeri güçte olması zorunludur. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğundaki otoyollar ve devlet yollarındaki şarj ünitelerinde bu oran en az yüzde elli olarak belirlenmiştir.

Teknik standartlar açısından Yönetmelik m. 15/3, şarj ağına bağlı her istasyonda AC üniteler bulunuyorsa bunlardan en az birinin Tip-2 soketiyle, DC üniteler bulunuyorsa en az birinin Combo-2 soketiyle donatılmış olmasını zorunlu kılmaktadır. Şarj ağı işletmecisi, ağını hem ikinci hem de üçüncü fıkradaki şartlara uygun hale getirmekle yükümlüdür.

Yönetmelik m. 15/4 uyarınca şarj ağını ikinci fıkradaki sürede oluşturmayan veya oluşturduktan sonra koruyamayan lisans sahiplerinin bildirime gerek olmaksızın otuz gün içinde gerekli şartları sağlaması ve bu durumu Kuruma bildirmesi zorunludur.

Trugo-Shell İşbirliği: Yapı ve Rekabet Hukuku Değerlendirmesi

Rekabet Kurulu'nun gündemine gelen somut dosyalardan biri, Trugo ile Shell arasındaki İşbirliği Sözleşmesi'ne ilişkindir. Bu sözleşme; Shell markalı akaryakıt istasyonlarında elektrikli araç şarj istasyonlarının her iki tarafça maliyetlerine ayrı ayrı katlanılmak suretiyle kurulmasını ve işletilmesini, aynı zamanda tarafların birbirlerinin müşterilerinin ihtiyaçlarına kendi uygulamaları üzerinden hizmet sunmasını amaçlamaktadır.

Sözleşmenin rekabet hukuku açısından değerlendirilmesinde her iki tarafın da şarj ağı işletmeci lisansına sahip olması ve pazarda rakip konumda bulunması sözleşmeyi yatay unsurlar içeren bir anlaşmaya taşıyan etkenler olarak ele alınmıştır. Sözleşme ekinde yer alan ve Trugo, Shell ile lokasyon sahibi bayi arasında imzalanması öngörülen Ağ İşletim Sözleşmesi ise dikey unsurlar barındırmaktadır. Bu nitelendirme işbirliğinin yapısına ilişkin bir değerlendirmeyi yansıtmakta olup kararın hüküm fıkrasının künyesi mevcut değildir.

Kurul, işbirliğiyle kurulacak şarj cihazlarının Türkiye'nin Paris Anlaşması ve net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda 2030 hedeflerine önemli katkı sağlayacağını değerlendirmiştir. Alternatif yakıtların yaygınlaşmasıyla emisyonların azalacağı, hava kalitesinin artacağı ve temiz enerjiye geçiş için gerekli altyapının destekleneceği de bu değerlendirme kapsamında ele alınmıştır.

Bireysel Muafiyet: 4054 Sayılı Kanun m. 5

4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi, rekabeti kısıtlayıcı nitelik taşısa da belirli koşulların tamamını birlikte sağlayan anlaşmaların bireysel muafiyetten yararlanabileceğini düzenlemektedir. Bu koşullar şunlardır: malların üretimi veya dağıtımı ile hizmetlerin sunumunda yeni gelişme ve iyileşme ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması; tüketicinin bu gelişmeden yarar sağlaması; ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması; rekabetin anılan amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. İlgili teşebbüsler, anlaşmalarının bu koşulları taşıdığının tespiti amacıyla Rekabet Kurumu'na başvurabilir. Muafiyet belirli bir süre için verilebileceği gibi belirli şart veya yükümlülüklerin yerine getirilmesine de bağlanabilir. Muafiyet kararları, anlaşmanın yapıldığı ya da bir koşula bağlanmışsa koşulun yerine getirildiği tarihten itibaren geçerlidir.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – (Değişik birinci fıkra:16/6/2020-7246/1 md.) Aşağıda belirtilen şartların tamamının varlığı halinde, teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararları 4 üncü madde hükümlerinin uygulanmasından muaftır: a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması, b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması, c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması, d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. (Ek ikinci fıkra:16/6/2020-7246/1 md.) İlgili teşebbüs veya teşebbüs birlikleri, 4 üncü madde kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliği kararının muafiyet şartlarını taşıdığının Kurul tarafından tespit edilmesi amacıyla Kuruma başvuruda bulunabilir. (Değişik fıkra: 2/7/2005-5388/1 md.) Muafiyet belirli bir süre için verilebileceği gibi, muafiyetin verilmesi belirli şartların ve/veya belirli yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlanabilir. Muafiyet kararları anlaşmanın ya da uyumlu eylemin yapıldığı veya teşebbüs birliği kararının alındığı yahut bir koşula bağlanmışsa koşulun yerine getirildiği tarihten itibaren geçerlidir. Kurul, birinci fıkrada gösterilen şartların gerçekleşmesi halinde, belirli konulardaki anlaşma türlerine bir grup olarak muafiyet tanınmasını sağlayan ve bunların şartlarını gösteren tebliğler çıkarabilir. Hakim Durumun Kötüye Kullanılması

Trugo-Shell işbirliği bu çerçevede incelendiğinde, sunulan hizmetlerdeki etkinliği artırarak ekonomik veya teknik gelişme sağlanması koşulunun karşılandığı değerlendirilmiştir. Tüketici faydası koşulu açısından ise işbirliğinin tüketicilere sağladığı fayda ve şarj hizmetleri pazarının gelişimine katkısı birlikte değerlendirilerek bu koşulun da sağlandığı kanaatine varılmıştır.

Rekabetin ilgili piyasanın önemli bir bölümünde ortadan kalkmaması koşulu bakımından, pazarda yüksek pazar payına sahip başka teşebbüslerin varlığı, pazara giriş yapan teşebbüs sayısındaki artış ve şarj istasyonlarının çeşitli alanlarda kurulabilmesi dikkate alınmıştır. Bu faktörlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, bildirime konu işbirliğinin pazar etkisinin sınırlı olduğu ve ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmayacağı değerlendirilmiştir. Akaryakıt dağıtım şirketleri ile şarj ağı işletmecileri arasında çeşitli başka işbirliklerinin de yapıldığı bu bağlamda ayrıca ele alınmıştır.

Rekabetin zorunlu olandan fazla kısıtlanmaması koşulu incelenirken sözleşmenin rekabet yasakları ele alınmıştır. Bu çerçevede Trugo, Shell'in şarj istasyonu kurduğu otoyol hizmet tesisleriyle aynı güzergâhta ve belirli mesafedeki akaryakıt istasyonlarına şarj ünitesi kurmamayı taahhüt etmiştir. Bu kısıtlama yalnızca akaryakıt istasyonu lokasyonlarını kapsamakta; Trugo'nun otel, restoran, alışveriş merkezi ve araç bakım servisleri gibi noktalara şarj istasyonu kurmasına engel teşkil etmemektedir.

Münhasırlık boyutunda sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren Trugo başka bir akaryakıt dağıtım şirketiyle, Shell ise başka bir şarj ağı işletmecisiyle elektrikli araç şarj istasyonu kurulumuna yönelik işbirliği yapmamayı taahhüt etmiştir; münhasırlık süresi tarafların mutabakatıyla sınırlı tutulmuştur. Öte yandan Trugo, bu kapsamda Shell dışında bir akaryakıt dağıtım şirketiyle merkezi anlaşma yapmama yükümlülüğü altında olsa dahi Shell dışındaki bir dağıtım şirketi bünyesindeki münferit bir akaryakıt istasyonuyla ayrıca sözleşme yapabilecektir.

Tüm bu değerlendirmeler sonucunda Kurul, İşbirliği Sözleşmesi'nin 4054 sayılı Kanun m. 5'teki koşulların tamamını sağladığı gerekçesiyle bireysel muafiyet tanınmasına karar vermiştir. Bu sonuç ilgili dosyaya özgü bir değerlendirmeyi yansıtmakta olup kararın künyesi mevcut değildir.

Rekabeti Kısıtlayan Anlaşmalar ve Uyumlu Eylem

4054 sayılı Kanun m. 4, rekabeti engelleyici anlaşmaların yanı sıra uyumlu eylemleri de kapsamaktadır. Anlaşmanın varlığı ispat edilemediğinde, piyasadaki fiyat değişmeleri veya arz-talep dengesi ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin rekabetin kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, uyumlu eylem karinesini doğurur. Bu karineden kurtulmak isteyen teşebbüsler, ekonomik ve rasyonel gerekçelere dayanarak uyumlu eylemde bulunmadıklarını ispatlayabilir.

Hakim durum kötüye kullanması 4054 sayılı Kanun m. 6 kapsamındadır. Bu madde, bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde hakim durumunu tek başına yahut başkalarıyla yaptığı anlaşmalar veya birlikte davranışlar aracılığıyla kötüye kullanmasını yasaklamaktadır. 2024 yılında başlatılan O-5 Otoyolu soruşturması, 4054 sayılı Kanun'un hem 4. hem de 6. maddesi kapsamındaki ihlal iddiasına dayanmakta olup soruşturma henüz sonuçlanmamıştır.

Sık Sorulan Sorular

Şarj ağı işletmecisi olmak için hangi asgari ağ büyüklüğü gereklidir?

Şarj Hizmeti Yönetmeliği m. 15/2 uyarınca şarj ağı işletmecisi, lisansının yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde en az elli adet şarj ünitesinden ve en az beş farklı ilçedeki şarj istasyonundan oluşan bir ağ kurmak zorundadır. Bu şartları belirlenen sürede sağlayamayan ya da sonradan sağlayamayanların, bildirime gerek olmaksızın otuz gün içinde gerekli şartları gidermesi ve durumu Kuruma bildirmesi gerekmektedir.

Bireysel muafiyet için hangi koşulların sağlanması gerekir?

4054 sayılı Kanun m. 5 uyarınca dört koşulun tamamının birlikte bulunması aranır: üretim, dağıtım veya hizmet sunumunda yeni gelişme ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması; tüketicinin bu gelişmeden yarar sağlaması; ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması; rekabetin söz konusu amaçlar için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. Koşulların tamamını taşıdığını düşünen teşebbüsler tespit amacıyla Rekabet Kurumu'na başvurabilir.

Otoyol ve devlet yollarındaki şarj üniteleri için özel teknik zorunluluk var mı?

Evet. Şarj Hizmeti Yönetmeliği m. 15/2 uyarınca Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğundaki otoyollar ve devlet yollarında yer alan şarj ünitelerinin en az yüzde ellisinin DC 50 kW ve üzeri güçte olması zorunludur. Bu oran, genel ağ için öngörülen yüzde beş asgari eşiğinin çok üzerindedir.

Halka açık olmayan şarj istasyonu hangi kategoride değerlendirilir?

Kullanım amacına göre yapılan sınıflandırmada yalnızca belirli bir kullanıcı grubuna hizmet veren istasyonlar özel veya kısıtlı kullanım statüsünde kabul edilmekte; bir site içindeki ve yalnızca site sakinlerine açık istasyon halka açık istasyon olarak nitelendirilmemektedir. Bu ayrım, kamuya açık şarj istasyonu işletme pazarının kapsamını belirlemekte işlev görmektedir.

Uyumlu eylem karinesinden kurtulmak mümkün müdür?

4054 sayılı Kanun m. 4 uyarınca tarafların her biri ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. İspat yükü bu durumda ilgili teşebbüse aittir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu