Şarj Hizmetleri Pazarı ve Rekabet Hukukunun Kapsamı
Elektrikli araç şarj hizmetleri, Türkiye'de gelişme sürecindeki bir pazar olarak değerlendirilmektedir. Rekabet Kurulu, devralma dosyasına ilişkin 08.07.2021 tarihli ve 21-34/465-235 sayılı kararında, karar tarihindeki koşullar esas alındığında hem elektrikli araç üretimi pazarının hem de kamuya açık elektrikli araç şarj istasyonu işletme pazarının henüz gelişme aşamasında olduğunu ortaya koymuştur. Bu tespit söz konusu karardaki koşullara özgüdür ve sonraki dönemde pazar yapısının değişmiş olabileceği göz ardı edilmemelidir.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan ya da dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan ya da bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerini hukuka aykırı ve yasak saymaktadır. Aynı kanunun 6. maddesi ise bir veya birden fazla teşebbüsün hakim durumunu tek başına yahut başkalarıyla yaptığı anlaşmalar veya birlikte davranışlar aracılığıyla kötüye kullanmasını yasaklamaktadır. Nitekim 2024 yılında İzmir-İstanbul O-5 Otoyolu'nda elektrikli araçlara şarj hizmeti sunulmasında münhasırlık yaratan uygulamaların bu iki maddeyi ihlal ettiği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Söz konusu soruşturma bir ihlal iddiasını içermekte olup karar veya yaptırım sonucu henüz kamuoyuyla paylaşılmamıştır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Pazar Tanımı: Kullanım Türü ve Şarj Hızı
Rekabet Kurulu, elektrikli araç şarj istasyonlarını kullanım amacına göre iki ana kategoride değerlendirmiştir. Halka açık şarj istasyonları, akaryakıt istasyonları ve AVM otoparkları gibi herkesin erişimine açık alanlarda bulunur. Özel veya kısıtlı kullanım statüsündeki istasyonlar ise yalnızca belirli bir kullanıcı grubuna hizmet verir; bir site içinde kurulan ve yalnızca site sakinlerine açık istasyon bunun somut örneği olarak değerlendirilmiştir.
Teknik sınıflandırma açısından Kurul, şarj ünitelerinin yavaş şarj (AC) ve hızlı şarj (DC/HPC) olmak üzere iki temel gruba ayrıldığını tespit etmiştir. AC üniteler 22 kW'a kadar güç iletirken 22 kW üstü istasyonlar DC, 50 kW üstü istasyonlar ise HPC olarak adlandırılmaktadır. Şarj süresinin kullanılan cihazın güç kapasitesine bağlı olduğu ve bu nedenle tüketicilerin tercihlerini etkileyen önemli bir unsur oluşturduğu değerlendirilmiştir. İlgili mevzuat, teknik gereksinimler ve ticari koşullar nedeniyle teşebbüslerin genel olarak hem AC hem DC istasyonlar sunabildiği, kullanıcıların da konum, zaman ve ihtiyaçlarına göre her iki ünite türünden yararlanabildiği ortaya konulmuştur.
Kurul bu değerlendirmeler çerçevesinde elektrikli araç şarj hizmetleri pazarının gelişmekte olan bir pazar niteliği taşıdığını ve pazarın hızlı şarj istasyonu kurulumu ve işletilmesi ile yavaş şarj istasyonu kurulumu ve işletilmesi gibi alt kategorilere ayrılabileceğini değerlendirmiştir. Kaynakta geçen 'ayrılabileceği' ifadesi, kesin veya zorunlu bir alt pazar bölünmesini değil Kurul'un ilgili dosyadaki yaklaşımını yansıtmaktadır.
Pazara Giriş Koşulları
Kamuya açık elektrikli araç şarj istasyonu kurulumu ve işletilmesi pazarında faaliyet göstermek için Enerji Piyasası Denetleme Kurumu'ndan lisans alınması gerekmektedir. Şarj ağı işletmeci lisansına sahip olunabilmesi için Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda öngörülen kriterlerin de yerine getirilmesi şarttır.
Pazara giriş koşullarının fiili ağırlığı konusunda aynı kararda iki farklı tablo ortaya konulmuştur. Bir yanda, yüksek yatırım maliyetleri nedeniyle mali engeller ile yeterli güç kapasitesine sahip trafonun bulunmaması, güç artırımında yatırım maliyetlerinin iki katına çıkması ve şarj teknolojisindeki hızlı gelişim nedeniyle sürekli yatırım gerektirmesi gibi operasyonel güçlükler değerlendirilmiştir. Öte yanda, karar tarihi itibarıyla 152 teşebbüsün lisans sahibi olduğu ve bunlardan 77'sinin 2023 yılında pazara girdiği verilerine dayanılarak pazarda önemli bir giriş engeli bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Her iki değerlendirme de kararın tarihindeki somut koşullara özgüdür.
Şarj Ağı İşletmecisinin Mevzuat Yükümlülükleri
Şarj Hizmeti Yönetmeliği'nin 15. maddesinin birinci fıkrasına göre şarj ağı; işletmecinin bizzat işlettiği ve işletmecinin düzenlediği sertifikalar kapsamında işletilen halka açık ile ticari amaçlı özel şarj istasyonlarından oluşur. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca şarj ağı işletmecisi, lisansının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde en az elli adet şarj ünitesinden ve en az beş farklı ilçedeki şarj istasyonundan oluşan bir ağ kurmak zorundadır.
39454 sayılı ŞARJ HİZMETİ YÖNETMELİĞİ m. 15Kaynağı aç
Yönetmelik m. 15/2 aynı zamanda güç eşiklerini de düzenlemektedir. Şarj ağındaki ünitelerin en az yüzde beşinin DC 50 kW ve üzeri güçte olması zorunludur. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğundaki otoyollar ve devlet yollarındaki şarj ünitelerinde bu oran en az yüzde elli olarak belirlenmiştir.
Teknik standartlar açısından Yönetmelik m. 15/3, şarj ağına bağlı her istasyonda AC üniteler bulunuyorsa bunlardan en az birinin Tip-2 soketiyle, DC üniteler bulunuyorsa en az birinin Combo-2 soketiyle donatılmış olmasını zorunlu kılmaktadır. Şarj ağı işletmecisi, ağını hem ikinci hem de üçüncü fıkradaki şartlara uygun hale getirmekle yükümlüdür.
Yönetmelik m. 15/4 uyarınca şarj ağını ikinci fıkradaki sürede oluşturmayan veya oluşturduktan sonra koruyamayan lisans sahiplerinin bildirime gerek olmaksızın otuz gün içinde gerekli şartları sağlaması ve bu durumu Kuruma bildirmesi zorunludur.
Trugo-Shell İşbirliği: Yapı ve Rekabet Hukuku Değerlendirmesi
Rekabet Kurulu'nun gündemine gelen somut dosyalardan biri, Trugo ile Shell arasındaki İşbirliği Sözleşmesi'ne ilişkindir. Bu sözleşme; Shell markalı akaryakıt istasyonlarında elektrikli araç şarj istasyonlarının her iki tarafça maliyetlerine ayrı ayrı katlanılmak suretiyle kurulmasını ve işletilmesini, aynı zamanda tarafların birbirlerinin müşterilerinin ihtiyaçlarına kendi uygulamaları üzerinden hizmet sunmasını amaçlamaktadır.
Sözleşmenin rekabet hukuku açısından değerlendirilmesinde her iki tarafın da şarj ağı işletmeci lisansına sahip olması ve pazarda rakip konumda bulunması sözleşmeyi yatay unsurlar içeren bir anlaşmaya taşıyan etkenler olarak ele alınmıştır. Sözleşme ekinde yer alan ve Trugo, Shell ile lokasyon sahibi bayi arasında imzalanması öngörülen Ağ İşletim Sözleşmesi ise dikey unsurlar barındırmaktadır. Bu nitelendirme işbirliğinin yapısına ilişkin bir değerlendirmeyi yansıtmakta olup kararın hüküm fıkrasının künyesi mevcut değildir.
Kurul, işbirliğiyle kurulacak şarj cihazlarının Türkiye'nin Paris Anlaşması ve net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda 2030 hedeflerine önemli katkı sağlayacağını değerlendirmiştir. Alternatif yakıtların yaygınlaşmasıyla emisyonların azalacağı, hava kalitesinin artacağı ve temiz enerjiye geçiş için gerekli altyapının destekleneceği de bu değerlendirme kapsamında ele alınmıştır.
Bireysel Muafiyet: 4054 Sayılı Kanun m. 5
4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi, rekabeti kısıtlayıcı nitelik taşısa da belirli koşulların tamamını birlikte sağlayan anlaşmaların bireysel muafiyetten yararlanabileceğini düzenlemektedir. Bu koşullar şunlardır: malların üretimi veya dağıtımı ile hizmetlerin sunumunda yeni gelişme ve iyileşme ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması; tüketicinin bu gelişmeden yarar sağlaması; ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması; rekabetin anılan amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. İlgili teşebbüsler, anlaşmalarının bu koşulları taşıdığının tespiti amacıyla Rekabet Kurumu'na başvurabilir. Muafiyet belirli bir süre için verilebileceği gibi belirli şart veya yükümlülüklerin yerine getirilmesine de bağlanabilir. Muafiyet kararları, anlaşmanın yapıldığı ya da bir koşula bağlanmışsa koşulun yerine getirildiği tarihten itibaren geçerlidir.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Trugo-Shell işbirliği bu çerçevede incelendiğinde, sunulan hizmetlerdeki etkinliği artırarak ekonomik veya teknik gelişme sağlanması koşulunun karşılandığı değerlendirilmiştir. Tüketici faydası koşulu açısından ise işbirliğinin tüketicilere sağladığı fayda ve şarj hizmetleri pazarının gelişimine katkısı birlikte değerlendirilerek bu koşulun da sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Rekabetin ilgili piyasanın önemli bir bölümünde ortadan kalkmaması koşulu bakımından, pazarda yüksek pazar payına sahip başka teşebbüslerin varlığı, pazara giriş yapan teşebbüs sayısındaki artış ve şarj istasyonlarının çeşitli alanlarda kurulabilmesi dikkate alınmıştır. Bu faktörlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, bildirime konu işbirliğinin pazar etkisinin sınırlı olduğu ve ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmayacağı değerlendirilmiştir. Akaryakıt dağıtım şirketleri ile şarj ağı işletmecileri arasında çeşitli başka işbirliklerinin de yapıldığı bu bağlamda ayrıca ele alınmıştır.
Rekabetin zorunlu olandan fazla kısıtlanmaması koşulu incelenirken sözleşmenin rekabet yasakları ele alınmıştır. Bu çerçevede Trugo, Shell'in şarj istasyonu kurduğu otoyol hizmet tesisleriyle aynı güzergâhta ve belirli mesafedeki akaryakıt istasyonlarına şarj ünitesi kurmamayı taahhüt etmiştir. Bu kısıtlama yalnızca akaryakıt istasyonu lokasyonlarını kapsamakta; Trugo'nun otel, restoran, alışveriş merkezi ve araç bakım servisleri gibi noktalara şarj istasyonu kurmasına engel teşkil etmemektedir.
Münhasırlık boyutunda sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren Trugo başka bir akaryakıt dağıtım şirketiyle, Shell ise başka bir şarj ağı işletmecisiyle elektrikli araç şarj istasyonu kurulumuna yönelik işbirliği yapmamayı taahhüt etmiştir; münhasırlık süresi tarafların mutabakatıyla sınırlı tutulmuştur. Öte yandan Trugo, bu kapsamda Shell dışında bir akaryakıt dağıtım şirketiyle merkezi anlaşma yapmama yükümlülüğü altında olsa dahi Shell dışındaki bir dağıtım şirketi bünyesindeki münferit bir akaryakıt istasyonuyla ayrıca sözleşme yapabilecektir.
Tüm bu değerlendirmeler sonucunda Kurul, İşbirliği Sözleşmesi'nin 4054 sayılı Kanun m. 5'teki koşulların tamamını sağladığı gerekçesiyle bireysel muafiyet tanınmasına karar vermiştir. Bu sonuç ilgili dosyaya özgü bir değerlendirmeyi yansıtmakta olup kararın künyesi mevcut değildir.
Rekabeti Kısıtlayan Anlaşmalar ve Uyumlu Eylem
4054 sayılı Kanun m. 4, rekabeti engelleyici anlaşmaların yanı sıra uyumlu eylemleri de kapsamaktadır. Anlaşmanın varlığı ispat edilemediğinde, piyasadaki fiyat değişmeleri veya arz-talep dengesi ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin rekabetin kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, uyumlu eylem karinesini doğurur. Bu karineden kurtulmak isteyen teşebbüsler, ekonomik ve rasyonel gerekçelere dayanarak uyumlu eylemde bulunmadıklarını ispatlayabilir.
Hakim durum kötüye kullanması 4054 sayılı Kanun m. 6 kapsamındadır. Bu madde, bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde hakim durumunu tek başına yahut başkalarıyla yaptığı anlaşmalar veya birlikte davranışlar aracılığıyla kötüye kullanmasını yasaklamaktadır. 2024 yılında başlatılan O-5 Otoyolu soruşturması, 4054 sayılı Kanun'un hem 4. hem de 6. maddesi kapsamındaki ihlal iddiasına dayanmakta olup soruşturma henüz sonuçlanmamıştır.
Sık Sorulan Sorular
Şarj ağı işletmecisi olmak için hangi asgari ağ büyüklüğü gereklidir?
Şarj Hizmeti Yönetmeliği m. 15/2 uyarınca şarj ağı işletmecisi, lisansının yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde en az elli adet şarj ünitesinden ve en az beş farklı ilçedeki şarj istasyonundan oluşan bir ağ kurmak zorundadır. Bu şartları belirlenen sürede sağlayamayan ya da sonradan sağlayamayanların, bildirime gerek olmaksızın otuz gün içinde gerekli şartları gidermesi ve durumu Kuruma bildirmesi gerekmektedir.
Bireysel muafiyet için hangi koşulların sağlanması gerekir?
4054 sayılı Kanun m. 5 uyarınca dört koşulun tamamının birlikte bulunması aranır: üretim, dağıtım veya hizmet sunumunda yeni gelişme ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması; tüketicinin bu gelişmeden yarar sağlaması; ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması; rekabetin söz konusu amaçlar için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. Koşulların tamamını taşıdığını düşünen teşebbüsler tespit amacıyla Rekabet Kurumu'na başvurabilir.
Otoyol ve devlet yollarındaki şarj üniteleri için özel teknik zorunluluk var mı?
Evet. Şarj Hizmeti Yönetmeliği m. 15/2 uyarınca Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğundaki otoyollar ve devlet yollarında yer alan şarj ünitelerinin en az yüzde ellisinin DC 50 kW ve üzeri güçte olması zorunludur. Bu oran, genel ağ için öngörülen yüzde beş asgari eşiğinin çok üzerindedir.
Halka açık olmayan şarj istasyonu hangi kategoride değerlendirilir?
Kullanım amacına göre yapılan sınıflandırmada yalnızca belirli bir kullanıcı grubuna hizmet veren istasyonlar özel veya kısıtlı kullanım statüsünde kabul edilmekte; bir site içindeki ve yalnızca site sakinlerine açık istasyon halka açık istasyon olarak nitelendirilmemektedir. Bu ayrım, kamuya açık şarj istasyonu işletme pazarının kapsamını belirlemekte işlev görmektedir.
Uyumlu eylem karinesinden kurtulmak mümkün müdür?
4054 sayılı Kanun m. 4 uyarınca tarafların her biri ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. İspat yükü bu durumda ilgili teşebbüse aittir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

