İşyerleri Anayasal Konut Güvencesi Kapsamında Değerlendirilebilir mi?
Anayasa'nın 21. maddesi konut dokunulmazlığını güvence altına almaktadır. Bu hükme göre millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması gibi meşru amaçlara dayalı olarak usulüne uygun verilmiş hâkim kararı bulunmadıkça; ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri olmaksızın kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Anayasa Mahkemesi, konut kavramının işyerlerini de kapsadığını ortaya koymuş; bu çerçevede bir kişinin mesleğini sürdürdüğü büro, özel bir kişinin işlettiği şirketin faaliyetlerinin yürütüldüğü kayıtlı merkezi, tüzel kişilerin kayıtlı merkezleri, şubeleri ve diğer işyerlerinin de konut olarak değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Mahkeme bu değerlendirmede Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına da atıfta bulunmuştur.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde yürütülen yerinde incelemelerde bu yaklaşımın pratik sonuçları belirgindir. Anayasa Mahkemesi, teşebbüsün merkez, şube ve tesislerinde yönetim işlerinin yürütüldüğü kısımlar ile çalışma odaları gibi herkesin serbestçe giremediği alanların, 4054 sayılı Kanun kapsamındaki yerinde incelemelerde konut kapsamında değerlendirileceğini açıkça ortaya koymuştur.
Hâkim Kararı Olmaksızın Yapılan Yerinde İncelemeler
Anayasa Mahkemesi, 23.03.2023 tarihli ve 2019/40991 başvuru numaralı kararında, işyerlerini konut kavramı kapsamında değerlendirerek Rekabet Kurumu uzmanlarının hâkim kararı olmaksızın gerçekleştirdiği yerinde incelemelerin Anayasa'nın 21. maddesi kapsamında konut dokunulmazlığı hakkını ihlal ettiğini tespit etmiştir. Mahkeme aynı kararla, anayasal düzenleme ile 4054 sayılı Kanun'un yerinde inceleme yetkisi arasındaki yapısal sorunun çözümü için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bildirimde bulunulmasına karar vermiştir.
Anayasa'nın 21. maddesi, gecikmesinde sakınca bulunan istisnai hâllerde yetkili merciin yazılı emriyle girilebilmesine olanak tanımakla birlikte bu emrin yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulmasını şart koşmaktadır. 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi ise yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması durumunda sulh ceza hâkimi kararıyla inceleme yapılabileceğini düzenlemektedir. İki düzenleme arasındaki bu ilişki, Anayasa Mahkemesi'nin yapısal sorun tespitinin de temelini oluşturmaktadır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 15Kaynağı aç
Rekabet Kurulu Uzmanlarının Yetki Belgesi ve İnceleme Kapsamı
4054 sayılı Kanun'un 15. maddesine göre Rekabet Kurulu uzmanları teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde inceleme yapma yetkisine sahiptir. Uzmanlar incelemeye giderken incelemenin konusunu ve amacını, ayrıca yanlış bilgi verilmesi hâlinde idari para cezası uygulanacağını açıkça belirten bir yetki belgesi taşımak zorundadır.
Kanun, uzmanların teşebbüs ve teşebbüs birliklerinin defter, fiziki ve elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü veri ve belgeleri inceleme, bunların kopyalarını ve fiziki örneklerini alma yetkisini tanımaktadır. İncelemeye tabi kişi ve kuruluşlar ise istenen bilgi, belge, defter ve sair vasıtaların suretlerini vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesine 2003 yılında 4971 sayılı Kanun ile eklenen fıkrayla düzenlenmiştir.
Dijital Verilerin İncelenmesi
Rekabet Kurumu'nun Yerinde İncelemelerde Dijital Verilerin İncelenmesine İlişkin Kılavuzu, uzmanların dijital inceleme yetkisinin kapsamını ayrıntılandırmaktadır. Bu düzenlemeye göre uzmanlar sunucu, masaüstü ve dizüstü bilgisayar, taşınabilir cihaz gibi bilişim sistemlerinin yanı sıra CD, DVD, USB bellek, harici sabit disk, yedekleme kayıtları ve bulut servisleri gibi depolama araçlarında da inceleme yapabilmektedir. Öte yandan Kılavuz, tümüyle şahsi kullanıma özgü olduğu tespit edilen taşınabilir iletişim cihazlarının inceleme konusu yapılamayacağını da belirtmektedir; bu cihazların teşebbüse ait dijital veri içerip içermediğine ilişkin hızlı gözden geçirme yönteminin hukuki zemini ise tartışma konusu olmaya devam etmektedir.
Konut Güvencesi ile İnceleme Yetkisi Arasındaki Yapısal Sorun
Anayasa'nın 21. maddesi kural olarak konut kapsamındaki mekânlara girebilmek için hâkim kararını zorunlu kılmaktadır. 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinin (a) bendi 2020 yılında 7246 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, ihlal tespitinin yanı sıra yapısal sorunun giderilmesi için yasama organına bildirimde bulunulmasına karar vermiştir.
Rekabet Kurulu uzmanları işyerine hâkim kararı olmadan girebilir mi?
Anayasa Mahkemesi, 2019/40991 başvuru numaralı kararında hâkim kararı olmaksızın yapılan yerinde incelemelerin konut dokunulmazlığını ihlal ettiğini tespit etmiştir. 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi ise genel bir hâkim kararı şartı öngörmeksizin, yalnızca yerinde incelemenin engellenmesi ya da engellenme olasılığının bulunduğu hâllerde sulh ceza hâkimi kararına yollama yapmaktadır. Anayasa Mahkemesi bu iki düzenleme arasındaki yapısal sorunu tespit etmiş ve çözümü için yasama organına bildirimde bulunmuştur.
Hangi işyeri alanları konut güvencesi kapsamına giriyor?
Anayasa Mahkemesi'nin tespitine göre yönetim işlerinin yürütüldüğü kısımlar ile çalışma odaları gibi herkesin serbestçe giremediği alanlar, 4054 sayılı Kanun kapsamındaki yerinde incelemelerde konut kapsamında değerlendirilmektedir. Bunların yanı sıra bir kişinin mesleğini sürdürdüğü büro, şirketin faaliyetlerinin yürütüldüğü kayıtlı merkezi, tüzel kişilerin şubeleri ve diğer işyerleri de bu güvence kapsamında ele alınabilmektedir.
Yerinde inceleme sırasında teşebbüslerin yükümlülükleri nelerdir?
4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca incelemeye tabi kişi ve kuruluşlar, istenen bilgi, belge, defter ve sair vasıtaların suretlerini vermekle yükümlüdür. Uzmanlar sunucu ve bilgisayarlar başta olmak üzere bilişim sistemlerini ve USB, harici disk, bulut servisleri gibi depolama araçlarını inceleyebilir. Yanlış bilgi verilmesi hâlinde idari para cezası uygulanacağı, uzmanların taşıdığı yetki belgesinde açıkça belirtilmek zorundadır.
Anayasa'nın 21. maddesindeki yirmi dört saatlik onay şartı ne anlama geliyor?
Anayasa'nın 21. maddesi, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yetkili merciin yazılı emriyle gerçekleştirilen girişleri, yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulması şartına bağlamaktadır. 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi bu onay mekanizmasını açıkça düzenlememekte; sulh ceza hâkimi kararını yalnızca incelemenin engellenmesi ya da engellenme olasılığının bulunduğu hâllerle sınırlı tutmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin TBMM'ye bildirimi ne sonuç doğurdu?
Anayasa Mahkemesi, 2019/40991 başvuru numaralı kararıyla anayasal düzenleme ile 4054 sayılı Kanun'daki yerinde inceleme yetkisi arasındaki yapısal sorunun çözümü için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bildirimde bulunulmasına karar vermiştir. Bu bildirimin ardından 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinde herhangi bir yasal değişiklik yapılıp yapılmadığı mevcut bilgilerle doğrulanamamaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

