Rekabet hukuku, sağlayıcının dağıtım kanalındaki fiyat kontrolüne belirli sınırlar çizer. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliği kararlarını hukuka aykırı ve yasak saymaktadır. Bu maddenin (a) bendi uyarınca mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet ve kâr gibi unsurlar ile her türlü alım veya satım şartlarının teşebbüsler arası anlaşmayla tespit edilmesi yasaklanan haller arasında sayılmaktadır. Rekabet Kurulu'nun 05.01.2023 tarih ve 23-01/12-7 sayılı kararı, yeniden satış fiyatının belirlenmesi ile dolaylı bilgi değişimini birlikte ele almasıyla bu alandaki değerlendirme çerçevesini örneklemektedir.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Yeniden Satış Fiyatında İzin Verilen ve Yasaklanan Uygulamalar
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (Tebliğ No: 2002/2) m. 4/1(a) ve Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz m. 17 uyarınca sağlayıcı, alıcıya azami satış fiyatı belirleyebilir ya da tavsiye satış fiyatı önerebilir. Bu belirleme veya tavsiyenin uygulamada sabit ya da asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşul olarak öngörülmüştür.
İnternet Satışı Kısıtlamasının Fiyat Tespiti İhlaliyle Birlikte Değerlendirilmesi
Rekabet Kurulu'nun 05.01.2023 tarih ve 23-01/12-7 sayılı kararında, yeniden satıcının internet üzerinden gerçekleştirdiği satışlara yönelik kısıtlamalar ele alınmıştır. Kısıtlamaların ürün fiyatının belirli bir seviyede tutulması amacıyla yapıldığı saptanmış ve bu davranış yeniden satış fiyatının belirlenmesi ihlalinin bir parçası olarak tek bir eylem kapsamında incelenmiştir.
Dolaylı Bilgi Değişimi: Topla-Dağıt Karteli Değerlendirmesi
Rekabet hukukunda dolaylı bilgi değişimi, birbirinin rakibi olan iki alıcının ortak bir sağlayıcı aracılığıyla birbirinin rekabete duyarlı bilgisine ulaşması durumunu kapsar. Bu yapının topla-dağıt karteli unsurları taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesinde, bilgiyi alan alıcının kendisine iletilen bilginin kaynağını ve iletiliş amacını bilebilecek konumda olup olmadığı önemli bir ölçüt olarak öne çıkmaktadır. Rekabet Kurulu'nun 05.01.2023 tarih ve 23-01/12-7 sayılı kararında ise söz konusu yazışmaların topla-dağıt türündeki bilgi değişiminden ziyade yeniden satış fiyatının tespiti ihlalini oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
İdari Para Cezası Hesabında İhracat Gelirlerine İlişkin Görüş Ayrılığı
Rekabet Kurulu'nun 05.01.2023 tarih ve 23-01/12-7 sayılı kararında idari para cezasının hesaplanma yöntemi bakımından Kurul içinde görüş ayrılığı ortaya çıkmıştır. Karşı oy yazısında, 4054 sayılı Kanun ve ikincil düzenlemelerin ihracat gelirlerinin ceza hesabının dışında bırakılmasına imkân tanıyan herhangi bir düzenleme içermediği ileri sürülmüş; teşebbüsün toplam ekonomik gücü esas alınarak yıllık gayri safi gelirler üzerinden ceza belirlenmesi gerektiği savunulmuştur. Aynı yazıda, net satışlardan brüt satış kalemi altındaki yurt dışı satışların çıkarılmasının, net bir rakamdan brüt bir rakamın düşülmesi sonucunu doğuracağı ve bunun rekabet hukukunun teşebbüsün pazar gücünü esas alan yaklaşımıyla çeliştiği de belirtilmiştir. Bu görüşler karşı oy yazısına aittir; çoğunluk kararının bu konudaki tutumu mevcut belgelerden belirlenememektedir.
4054 Sayılı Kanun Kapsamında Muafiyet: Koşullar ve Grup Muafiyeti
4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi, belirli koşulların tamamının bir arada bulunması halinde m. 4 kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararlarına muafiyet tanımaktadır. Bu koşullar şunlardır: malların üretim veya dağıtımında ya da hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşme sağlanması ya da ekonomik veya teknik gelişme elde edilmesi; tüketicinin bu iyileşmeden yararlanması; ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması; rekabetin, söz konusu amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. Teşebbüs veya teşebbüs birlikleri, bir anlaşmanın bu koşulları taşıdığının tespiti için Rekabet Kurumu'na başvurabilir; m. 5/2 bu başvuru hakkını teşebbüslere tanımaktadır. Muafiyet belirli bir süre için verilebileceği gibi koşul veya yükümlülüklere de bağlanabilir; karar, anlaşmanın ya da uyumlu eylemin yapıldığı veya teşebbüs birliği kararının alındığı ya da koşula bağlanmışsa koşulun yerine getirildiği tarihten itibaren hüküm doğurur. Kanun'un 5. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Kurul, birinci fıkradaki şartların gerçekleşmesi halinde belirli konulardaki anlaşma türlerine grup muafiyeti tanıyan ve bunların şartlarını gösteren tebliğler çıkarabilir.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Soruşturma Süreci: Bildirim, Taahhüt ve Uzlaşma
4054 sayılı Kanun m. 43 uyarınca rekabet soruşturması en geç altı ay içinde tamamlanır; gerekli hallerde bir defaya mahsus olmak üzere altı aya kadar ek süre verilebilir. Kurul, soruşturma başlangıcından itibaren on beş gün içinde ilgili taraflara bildirimde bulunmak ve iddiaların türü ile niteliği hakkında yeterli bilgi vermekle yükümlüdür. Bu bildirim yükümlülüğünü düzenleyen hüküm 23/5/2024 tarihli değişiklikle güncellenmiş olup bu tarihten önce başlatılan soruşturmalarda uygulanabilirlik ayrıca değerlendirilmelidir.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 43Kaynağı aç
Yürütülmekte olan bir önaraştırma ya da soruşturma sürecinde m. 4 veya m. 6 kapsamında ortaya çıkan rekabet sorunlarını gidermek amacıyla teşebbüs ya da teşebbüs birlikleri taahhüt sunabilir. Kurul, söz konusu taahhütler yoluyla rekabet sorunlarının giderilebileceğine kanaat getirirse bu taahhütleri bağlayıcı hale getirerek soruşturma açılmamasına veya açılmış bulunan soruşturmaya son verilmesine karar verebilir. Bununla birlikte rakipler arasında fiyat tespiti, bölge veya müşteri paylaşımı ya da arz miktarının kısıtlanması gibi açık ve ağır ihlallerde bu mekanizma işletilemez; kanun bu tür ihlallerde taahhüt kabulünü açıkça dışlamıştır. Yeniden satış fiyatı belirlenmesinin dikey bir ilişkide bu istisna kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ise mevcut düzenlemede açıkça ele alınmamıştır.
Kanun'un 43. maddesi kapsamında bir diğer önemli mekanizma uzlaşmadır. Uzlaşma usulü sonucunda idari para cezasında yüzde yirmi beşe kadar indirim uygulanabilir. Sürecin uzlaşmayla sonuçlanması halinde belirlenen idari para cezası ve uzlaşma metnindeki hususlar taraflarca dava konusu yapılamaz.
Rekabet İhlalinde Tazminat Davası ve Usul Koşulu
4054 sayılı Kanun'un 57. maddesi uyarınca Kanun'a aykırı eylem, karar, sözleşme veya anlaşmayla rekabeti engelleyen, bozan ya da kısıtlayan ya da hakim durumunu kötüye kullanan her kişi, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazminle yükümlüdür. Zararın birden fazla kişinin davranışı sonucu ortaya çıkması halinde bu kişiler müteselsilen sorumludur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/4553, K. 2017/6833 sayılı kararında bu davanın usul boyutu ele alınmıştır: Rekabet Kurumu tarafından idari soruşturma yapılması ve eylemin sabit görülerek idari yaptırım kararının verilmesi öngörülmüş; bu prosedürler tamamlanmadan açılan davada mahkemece usulden ret yerine esastan ret kararı verilmesinin doğru olmadığı saptanmıştır. Yargıtay, bu usul eleştirisini yapmakla birlikte hükmü sonucu itibarıyla doğru bularak temyiz istemini reddetmiş ve hükmü onamıştır. Ayrıca aynı kararda, 4054 sayılı Kanun'a aykırı eylemler nedeniyle TTK'daki haksız rekabet hükümlerinin uygulanamayacağı; bu eylemler için RKHK'nın ayrı yaptırım mekanizmaları öngördüğü vurgulanmıştır. Söz konusu karar, hakim durumun kötüye kullanılması iddiasına ilişkin somut bir olayda verilmiş olmakla birlikte usul koşuluna dair değerlendirmeler m. 57 çerçevesinde genel bir önem taşımaktadır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 57Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/4553, K. 2017/6833Kaynağı aç
Uyumlu Eylem Karinesi ve İspat Yükü
4054 sayılı Kanun m. 4 uyarınca bir anlaşmanın varlığının ispatlanamaması durumunda, piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine oluşturmaktadır. Bu karineyi çürütmek isteyen taraf, ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.
Sık Sorulan Sorular
Sağlayıcı bayi satış fiyatını tamamen belirleyebilir mi?
Hayır. 2002/2 sayılı Tebliğ m. 4/1(a) ve Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz m. 17 uyarınca sağlayıcı yalnızca azami satış fiyatı belirleyebilir ya da tavsiye fiyat önerebilir. Bu belirleme veya tavsiyenin uygulamada sabit ya da asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşul olarak öngörülmüştür.
İnternet satışı kısıtlaması ayrı bir rekabet ihlali midir?
Rekabet Kurulu'nun 05.01.2023 tarih ve 23-01/12-7 sayılı kararında bu soruya koşula bağlı bir yanıt verilmiştir: kısıtlamanın amacı ürünün fiyatını belirli bir seviyede tutmaksa, internet satışı kısıtlaması yeniden satış fiyatının belirlenmesi ihlalinin bir parçası sayılarak tek davranış kapsamında ele alınır.
Dolaylı bilgi değişimi her zaman kartel sayılır mı?
Hayır. Rekabet Kurulu'nun 05.01.2023 tarih ve 23-01/12-7 sayılı kararında söz konusu yazışmalar topla-dağıt türünde bir kartel yapısı olarak nitelendirilmemiş; bunların yeniden satış fiyatı tespiti ihlalini oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Dolaylı bilgi değişiminin kartel niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesinde, bilgiyi alan tarafın kendisine iletilen bilginin kaynağını ve iletiliş amacını bilebilecek konumda olup olmadığı önemli bir ölçüt olarak öne çıkmaktadır.
Rekabet soruşturmasında taahhüt mekanizması her davada işletilebilir mi?
Hayır. 4054 sayılı Kanun m. 43/3 uyarınca rakipler arasındaki fiyat tespiti, bölge ya da müşteri paylaşımı ve arz kısıtlaması gibi açık ve ağır ihlallerde taahhüt kabul edilmez. Yeniden satış fiyatı belirlenmesinin dikey bir ilişkide bu istisna kapsamına girip girmediği mevcut düzenlemede açıkça ele alınmamıştır.
Rekabet ihlalinden zarar görenler doğrudan mahkemeye başvurabilir mi?
4054 sayılı Kanun m. 57 kapsamında tazminat davası açılabilmesi için önce Rekabet Kurumu'nun soruşturma yürütmesi ve idari yaptırım kararının verilmesi öngörülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/4553, K. 2017/6833 sayılı kararında bu prosedürün tamamlanmadan açılan davada mahkemece usulden ret yerine esastan ret verilmesinin hatalı olduğu saptanmış; bununla birlikte Yargıtay hükmü sonucu itibarıyla doğru bularak onamıştır.
Muafiyet başvurusu yapıldığında yaptırımdan otomatik olarak kurtulunur mu?
Hayır. Muafiyet, 4054 sayılı Kanun m. 5/1'deki dört koşulun tamamının gerçekleşmesine bağlıdır: üretim veya dağıtımda yeni gelişme ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması, tüketicinin bu iyileşmeden yararlanması, ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması ve rekabetin zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. Başvuru hakkı m. 5/2 ile teşebbüslere tanınmıştır; Kurul'un bu başvuruyu olumlu sonuçlandırması ise dört koşulun bir arada gerçekleşmesine bağlıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

