Şemsiye etkisi, piyasada yapay fiyat artışına yol açan bir kartelin kartel üyesi olmayan rakip teşebbüslerin fiyatlandırma davranışını da yukarı çekmesi durumunda, bu rakiplerden alım yapan kişilerin uğradığı zararları tanımlar. Kartel üyelerinden alım yapan doğrudan ya da dolaylı alıcıların tazminat taleplerinden farklı olarak burada zarar, ihlale taraf olmayan bir tedarikçiden gerçekleştirilen alım nedeniyle ortaya çıkmaktadır. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun bu tür zararların tazminine ilişkin açık bir hüküm içermemekte; dolayısıyla şemsiye etkisine dayalı taleplerin Türk hukukundaki konumu belirsizliğini korumaktadır.
Şemsiye Etkisinin Kapsamı ve Sınırları
Şemsiye etkisi kavramı, rekabeti bozucu bir ihlal dolayısıyla ihlalcilerden değil piyasadaki rakiplerinden alım yapan teşebbüs veya tüketicilerin uğradığı zararları konu edinir. İhlali gerçekleştiren kartelin fiyatları yapay biçimde yükseltmesi piyasada hâkim olan fiyat düzeyini genel olarak yukarı çeker; bu durumda kartel üyesi olmayan satıcılar da yüksek fiyatla piyasada kalmayı sürdürebilir ve alıcı, kartel üyesiyle hiçbir işlem yapmamış olsa bile kartelin yol açtığı fiyat bozulmasından zarar görmüş olabilir. Şemsiye etkisinin fiyatların yapay olarak yükseltilmesi hâllerinde olduğu kadar arzın kısıtlanması hâlinde de söz konusu olabileceği belirtilmektedir.
Bununla birlikte şemsiye etkisi her rekabet ihlali türü bakımından geçerli değildir. Rakipleri piyasadan dışlamaya yönelik uygulamalar, rakiplerin uyguladığı fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir etki doğurmayacağından bu tür dışlayıcı uygulamalar şemsiye etkisine zemin hazırlamaz. Söz konusu mekanizma, piyasa genelinde fiyat düzeyini yukarı çeken ihlaller bakımından tartışma konusu olur.
Davada Tarafların Konumu
Şemsiye etkisine dayalı davalarda davalı olarak kartel üyeleri gösterilmelidir; davacı ise kartel üyesi olmayan rakiplerden alım yapan teşebbüs veya tüketicilerdir. Rekabete aykırı fiyat bozulmasından etkilenen rakipler ise bu gerekçeyle talepte bulunamaz; şemsiye etkisi rakipleri değil onlardan alım yapan tarafları korur.
4054 Sayılı Kanun'un Tazminata İlişkin Genel Çerçevesi
4054 sayılı Kanun'un 57. maddesi, bu Kanun'a aykırı eylem, karar, sözleşme veya anlaşmayla rekabeti engelleyen, bozan ya da kısıtlayan ya da hâkim durumunu kötüye kullanan her kişiyi, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecbur tutmaktadır. Zararın birden fazla kişinin davranışı sonucu ortaya çıkması hâlinde bu kişiler zarardan müteselsilen sorumludur. Madde metninde şemsiye etkisi kavramına veya ihlale taraf olmayan tedarikçilerden alım yapan alıcıların tazminat talebine ilişkin açık bir düzenleme yer almamaktadır; bu durumun madde kapsamında nasıl değerlendirileceği Türk uygulamasında netlik kazanmamıştır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 57Kaynağı aç
İlliyet Bağının İspatı
Türk hukukunda haksız fiil sorumluluğunun koşullarından biri illiyet bağıdır ve bu bağın ispatı davacıya aittir. Şemsiye etkisine dayalı bir tazminat talebinde kartel üyelerinin rakiplerinden mal veya hizmet almış teşebbüs ya da tüketicilerin, uğradıkları zarar ile rekabete aykırı davranış arasındaki illiyet bağını ortaya koyması gerekir. Bunun yanı sıra, rakiplerin uyguladığı fiyatlardaki artış ile piyasadaki kartel arasında illiyet bağı kurulmalı; şemsiye etkisi dışında başka nedenlerin fiyatların yükselmesine yol açmadığının gösterilmesi gerekmektedir.
Zımni Anlaşma ve Piyasa Koşullarına Uyum
Kartel dışı rakiplerin fiyatlarını kartelin yapay fiyat düzeyine yakın tutmaları, piyasa koşullarına uyum olarak değerlendirilebilir. Piyasa koşullarına uyumun zımni anlaşma niteliğinde değerlendirilebilmesi için rakipler arasında hukuken kabul edilebilir düzeyin ötesine geçen bir hassas bilgi değişiminin söz konusu olması gereklidir.
Avrupa Birliği Hukukundaki Yaklaşım
Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın C-557/12 sayılı Kone davasında Kanun Sözcüsü Kokott, şemsiye fiyatlamadan doğan tazminat davalarının AB üyesi ülkelerin ulusal hukukları tarafından kategorik olarak reddedilmesinin rekabet kurallarının uygulamadaki etkinliğiyle bağdaşmayacağı görüşünü ortaya koymuştur. Bu değerlendirme Kanun Sözcüsü'ne ait bir görüştür; Türk hukukunun AB hukukundaki bu yaklaşımla örtüşüp örtüşmediği ve ilgili AB mevzuatının Türk hukukuna yansıması meselesi ayrı bir inceleme konusunu oluşturmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Kartel üyesinden değil başka bir satıcıdan alım yaptım; tazminat talep edebilir miyim?
Şemsiye etkisi teorisi, kartelin piyasa genelindeki fiyat bozucu etkisinden zarar gördüğünüzü öne sürmenize kapı aralamaktadır. Ancak 4054 sayılı Kanun bu tür taleplere ilişkin açık bir düzenleme içermemekte, Türk mahkemelerinin bu konudaki tutumu henüz netleşmemiş bulunmaktadır. Zarar ile rekabete aykırı davranış arasındaki illiyet bağını kanıtlama yükümlülüğü davacıya aittir.
Şemsiye etkisi her türlü rekabet ihlalinde geçerli midir?
Hayır. Şemsiye etkisi yalnızca piyasada fiyat düzeyini yukarı çeken ihlaller bakımından tartışma konusu olur. Rakipleri piyasadan dışlamaya yönelik uygulamalar diğer teşebbüslerin fiyatlarını yukarı çekmediğinden bu tür ihlallerde şemsiye etkisinden söz edilmez.
4054 sayılı Kanun m. 57 şemsiye etkisini açıkça düzenliyor mu?
Hayır. Madde, rekabeti engelleyen, bozan veya kısıtlayan ya da hâkim durumunu kötüye kullanan kişilerin bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecbur olduğunu düzenlemektedir. Şemsiye etkisi ya da ihlale taraf olmayan tedarikçilerden alım yapan alıcıların tazminat hakkına ilişkin açık bir hüküm maddede yer almamaktadır.
Rakip teşebbüsler şemsiye etkisine dayanarak dava açabilir mi?
Hayır. Şemsiye etkisine dayalı davalarda davacı, kartel üyesi olmayan rakiplerden alım yapan teşebbüs veya tüketicilerdir. Rakip teşebbüsler bu gerekçeyle talepte bulunamaz.
Rakip bir teşebbüsün fiyatını kartele yakın tutması zımni anlaşma mı sayılır?
Piyasa koşullarına uyumun zımni anlaşma niteliğinde değerlendirilebilmesi için rakipler arasında hukuken kabul edilebilir düzeyin ötesine geçen bir hassas bilgi değişiminin varlığı gereklidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

