Reçeteye Tabi İlaçları Reçetesiz Kullanmanın Cezai Boyutu

by Avukat Erdal Ersoy
Reçeteye Tabi İlaçları Reçetesiz Kullanmanın Cezai Boyutu

Satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı etki doğuran maddelerin yalnızca kullanılması veya kullanmak amacıyla bulundurulması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 1. fıkrası kapsamında suç teşkil etmez. Kanun koyucu, reçeteye tabi ilaçların izinsiz imal ve ticaretini özel hükümle cezai yaptırıma bağlamışken, kullanım fiiline yönelik benzer bir cezalandırma normu sevk etmemiştir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2016/5922, K. 2017/3415Kaynağı aç
16. Ceza Dairesi         2016/5922 E.  ,  2017/3415 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme Kararı : Asliye Ceza Mahkemesinin
Hüküm : TCK’nın 297/1-2. cümle, 62, 53, 54, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Suç : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında infaz kurumuna yasak eşya sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 297/1, 297/1-2. cümle, 62, 53, 58/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına dair verilen Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2013 tarih ve 2013/358 esas, 2013/577 karar sayılı kararının onanması yönündeki Dairemizin 19.02.2016 tarih, 2015/7022 esas, 2016/1157 karar sayılı ilamına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.07.2016 tarih ve 9-2013/405013 sayı ile itiraz kanun yoluna başvurulduğu görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2016 günlü 9-2013/405013 sayılı itiraz yazılarında özetle;
"Siirt Açık Ceza İnfaz Kurumunda bazı mahkumların uyuşturucu kullandıkları ihbarı üzerine uyuşturucu kullanılmış olabileceği değerlendirilen bazı hükümlülerin idrar örneklerinin alındığı yapılan tespit ve tahlil sonucuna göre sanık …’in idrarında yeşil reçete ile satılan sakinleştirici etkisi bulunan "Benzodiazepin" maddesi tespit edildiği, sanığın savunmasında, infaz kurumundayken psikolojisinin bozulduğu ve uyku sorunları yaşadığı için … isimli mahkumdan bir hap aldığını, bunu kullandığını sakinleştiğini ve uyku sorunlarının giderildiğini, hapın uyuşturucu etkisini ve yasak maddelerden olduğunu bilmediğini beyan ettiği dosya kapsamından sabittir. Savunmasında belirttiği … isimli kişinin de idrar tahlillerinde esrar (THC) maddesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki deliller mahkumlara yapılan idrar tahlil sonuçları ile sanığın savunmasından ibarettir. Sanığın idrar tahlinde çıkan "Benzodiazepin" maddesinin uyuşturucu madde olduğu kabul edilse bile, savunmasının aksine bu maddeyi ceza infaz kurumuna sanığın soktuğuna dair bir delil bulunmadığı, maddenin uyuşturucu madde olduğunun tespiti halinde sanığın ancak TCK'nın 191/1 maddesine uyan bir eylemin söz konusu olabileceği anlaşılmakla aksi yöndeki kabule dayalı onama kararına itiraz etmek gerekmiştir." denilmektedir.
İTİRAZA KONU OLAY:
155 ihbar hattına yapılan ihbarlar üzerine Siirt Açık Ceza İnfaz Kurumuna uyuşturucu madde soktukları, kullandıkları ve birbirlerine sattıkları bilgisine ulaşılan, aralarında sanık …'in de bulunduğu 16 hükümlü hakkında, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Siirt Sulh Ceza Mahkemesinin 16.01.2013 tarih, 2013/65 değişik iş sayılı, 5271 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca şüphelilerin vücudundan örnek alınması kararına istinaden 16.01.2013 tarihinde sanık ve diğer hükümlülerden alınan kan ve idrar örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporlarda …'nun idrarında THC maddesine rastlandığı, sanık …'in idrarında ise "Benzodiazepin" adlı maddenin bulunduğu, merkez labaratuvar raporunda maddenin psikaytride tedavi amacı ile kullanıldığı, sakinleştirici etkisinin bulunduğu, yeşil reçete ile satıldığı, bu kapsamda isimleri belirtilen ilaçların kullanılması durumunda idrarda belirtilen maddenin pozitif olarak çıkacağının el yazısı ile şerh edildiği anlaşılmaktadır.
Sanık …'in 28.02.2013 tarihinde Siirt Cumhuriyet Başsavcılığında şüpheli sıfatı ile vermiş olduğu ifadesinde özetle; arkadaşı olan …'ndan almış olduğu hapı kullandığını,
Yargılama sırasındaki savunmasında uyku sorunları yaşaması nedeni ile ismini hatırlamadığı bir arkadaşından aldığı hapı içtiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Sanık hakkında TCK'nın 191/2 maddesi gereğince 2013 yılı 1. ve 3. aylarında verilen toplam 3 adet tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin alınmasına dair karar bulunduğu görülmektedir.
HUKUKİ VASIFLANDIRMA VE DEĞERLENDİRME:
Konu ile ilgili yasal düzenlemeler şöyledir;
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak,
Madde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
(2) Birinci fıkrada sayılanların dışında kalıp da yetkili makamlar tarafından infaz kurumuna veya tutukevine sokulması yasaklanmış bulunan eşyayı, bu yasağı bilerek, infaz kurumuna veya tutukevine sokan veya bulunduran ya da kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Bu fıkra 21 Ekim 2011 tarih, 28091 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 7/7/2011 tarihli ve E.:2010/69, K.:2011/116 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.)
(2) (24.11.2016 tarih, 6763 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen yeni düzenleme) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan;
a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve malzemeyi,
b) Her türlü saldırı ve savunma araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi,
c) Alkol içeren her türlü içeceği,
d) Kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve malzemeyi,
e) 188'inci maddede tanımlanan suçlar saklı kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları,
f) Kurum idaresince incelenmek üzere alınanlar hariç, mahkemelerce yasaklanmış veya suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş, pankart, resim, sembol, işaret, doküman ve benzeri malzemeler ile örgütsel haberleşme araçlarını,
g) Yetkili makamlarca izin verilenler hariç, ses ve görüntü almaya yarayan araçları, ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokan, buralarda bulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2)
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (1) (2) (Ek cümle: 18.06.2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 27.03.2015-6638/11 md.)
a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması,
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18.06.2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29.06.2005 – 5377/22 md) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak Madde 191- (Değişik 18.06.2014 – 6545/68 md.)
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171'inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
b) 190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171'inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(10) (Ek: 27.03.2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
5237 sayılı TCK'nın 297/1 maddesinde düzenlenen suç yönünden tipik eylem: İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracını sokmak veya bulundurmaktır. Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış uygulamaya göre "kullanmak” da bulundurma kapsamında değerlendirilmektedir. Suçun konusu, silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracıdır.
İnfaz kurumuna veya tutukevine sokulan, buralarda bulundurulan ya da kullanılan maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde olup olmadığı, 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasına, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanuna, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanuna, Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 sayılı TEK Sözleşmesinin 1 ve 2 numaralı cetvellerine, 2313 ve 3298 sayılı Kanunların verdiği yetki uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu kararlarına göre belirlenmelidir.
5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesinde, üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanacağını öngermekte ise de aynı Kanunun 191/1. maddesinde benzer bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran maddenin üretimi ve ticareti, TCK'nın 188/6. maddesinde tanımlanan suçu oluşturmaktadır. Ancak bu maddeyi kullanmak, kanunun 191/1. maddesine göre suç değildir.
Somut olayda, sanığın idrarında tesbit edilen "Benzodiazepin" maddesinin, 5237 sayılı TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasına, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanuna, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanuna, Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 sayılı TEK Sözleşmesinin 1 ve 2 numaralı cetvellerine, 2313 ve 3298 sayılı Kanunların verdiği yetki uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu kararlarına göre uyuşturucu veya uyarıcı madde olmadığı ve fakat satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran maddelerden bulunduğunun uzman raporu ile tesbit edilmiş olmasına ve suç tarihi itibariyle, TCK'nın 297. maddesinin, 21 Ekim 2011 tarih, 28091 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 07.07.2011 tarihli ve E.:2010/69, K.:2011/116 sayılı Kararı ile iptal edilen 2. fıkrasını yeniden düzenleyerek, 188'inci maddede tanımlanan suçlar saklı kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları, ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokmayı, buralarda bulundurmayı veya kullanmayı suç sayan, 24.11.2016 tarih, 6763 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen yeni düzenlemenin de mevcut ve mer'i olmamasına göre sanığın eyleminin suç teşkil etmediğinin kabulünde zorunluluk bulunduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın itirazının farklı gerekçe ile kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2016 tarih 9-2013/405013 sayılı itirazının KABULÜNE,
2-Dairemizin 19.02.2016 tarih, 2015/7022 – 2016/1157 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 308/3 maddesinin verdiği yetkiye istinaden diğer yönleri aynı kalmak kalmak üzere, "Dosya incelenerek gereği düşünüldü" kısmından sonra gelen bölümlerinin çıkartılarak yerine;
"Sanığın idrarında tesbit edilen "Benzodiazepin" maddesinin, 5237 sayılı TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasına, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanuna, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanuna, Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 sayılı TEK Sözleşmesinin 1 ve 2 numaralı cetvellerine, 2313 ve 3298 sayılı Kanunların verdiği yetki uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu kararlarına göre uyuşturucu veya uyarıcı madde olmadığı ve fakat satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran maddelerden bulunduğunun uzman raporu ile tesbit edilmiş olmasına ve suç tarihi itibariyle, TCK'nın 297. maddesinin, 21 Ekim 2011 tarih, 28091 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 07.07.2011 tarihli ve E.:2010/69, K.:2011/116 sayılı kararı ile iptal edilen 2. fıkrasını yeniden düzenleyerek, 188'inci maddede tanımlanan suçlar saklı kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları, ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokmayı, buralarda bulundurmayı veya kullanmayı suç sayan, 24.11.2016 tarih, 6763 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen yeni düzenlemenin de mevcut ve mer'i olmamasına göre sanığın eyleminin suç teşkil etmediğinin kabulünde zorunluluk bulunduğundan unsurları itibariyle oluşmayan müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken hukuki olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA" ibarelerinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLMESİNE, 20.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yeşil Reçeteli İlaçları Kullanmak Amacıyla Bulundurmanın Hukuki Niteliği

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinin 6. fıkrası, yetkili hekim reçetesiyle satılan ya da kamu otoritesinin izniyle üretilen ve uyuşturucu veya uyarıcı nitelikte etki gösteren maddelere yönelik imal ve ticaret fiillerinde aynı maddedeki yaptırımların işletileceğini düzenlemiştir. Buna karşılık, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma veya temin etme fiillerini düzenleyen TCK m. 191/1 hükmünde reçeteye bağlı ilaçları içeren benzer bir kural sevk edilmemiştir. Nitekim Yargıtay 16. Ceza Dairesinin E. 2016/5922, K. 2017/3415 sayılı kararında açıklandığı üzere, yetkili tabip reçetesine tabi ve uyuşturucu etkisi gösteren maddelerin üretilmesi veya ticari dolaşıma sokulması TCK m. 188/6 çerçevesinde suç oluştururken, aynı maddelerin yalnızca kullanılması TCK m. 191/1 kapsamında cezalandırılmamaktadır.

Yeşil reçeteye tabi olan ve etkin maddesi alprazolam bulunan Xanax gibi ilaçların kullanma saikiyle elde bulundurulması da aynı çerçevede değerlendirilir. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin E. 2015/1939, K. 2018/9691 ile E. 2020/8701, K. 2021/2419 sayılı ilamlarında kararlaştırıldığı üzere; TCK m. 188'in 1. ve 6. fıkralarında öngörülen suçlar saklı kalmak kaydıyla bu maddelerin kullanmak amacıyla bulundurulması cezai unsurları taşımaz. Kişinin teknik usullerle doğrulanmış bir uyuşturucu madde kullanımı da saptanamadığında unsurları oluşmayan suçtan beraat hükmü kurulması gerekir. Ayrıca kullanmak amacıyla bulundurmanın suç oluşturmaması sebebiyle verilen bozma ilamı, hükmü temyiz etmeyen diğer sanığa da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 306. maddesi uyarınca sirayet eder.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2015/1939, K. 2018/9691Kaynağı aç
10. Ceza Dairesi         2015/1939 E.  ,  2018/9691 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
… Polis Kriminal Laboratuvarının 05/11/2013 tarihli raporuna göre; sanığın üzerinde ele geçirilen 94 adet tabletin “…” aktif maddesini içeren yeşil reçete ile satılan … isimli ilaç olduğu, 18 adet tabletin “…” aktif maddesini içeren yeşil reçete ile satılan … isimli ilaç olduğu, 27 adet tabletin “…” aktif maddesini içeren yeşil reçete ile satılan … isimli ilaç olduğu “…, …” isimli maddelerin 5237 sayılı TCK’nın 188. maddesinin 1. fıkrası ile 6. fıkrasında öngörülen suçlar saklı kalmak üzere, bu maddenin “kullanmak amacı ile bulundurulmasının” suç oluşturmayacağı ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle de saptanamadığı gözetilmeden, sanığın unsurları oluşmayan atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 20/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/8701, K. 2021/2419Kaynağı aç
10. Ceza Dairesi         2020/8701 E.  ,  2021/2419 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : GEMLİK 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesinin 05/06/2013 tarihli raporuna göre; sanığın kanında “alprazolam” bulunduğu, sanığın savunmasında diğer sanık …’den onun da kullandığı sayısını hatırlamadığı kadar Xanax isimli hap aldığını belirttiği, yeşil reçete ile satılan Xanax isimli ilaç aktif maddesi olan “alprazolam” isimli maddenin 5237 sayılı TCK’nın 188. maddesinin 1. fıkrası ile 6. fıkrasında öngörülen suçlar saklı kalmak üzere, “kullanmak amacı ile bulundurulmasının” suç oluşturmayacağı gözetilmeden, sanığın unsurları oluşmayan atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, sanık hakkındaki bozma nedenine göre bozmanın hakkındaki mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeden kesinleşen sanık …’ya CMK’nın 306. maddesi gereğince SİRAYETİNE, 22/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Reçeteye Tabi İlaçların İmal ve Ticareti Fiilleri

Kişisel kullanım sınırını aşan, satışı yetkili hekim reçetesine veya üretimi resmi makam iznine bağlı maddelerin temini, nakli veya satışı fiillerinde TCK m. 188 hükümleri uygulanır. 5237 sayılı TCK m. 188/6 uyarınca, uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bu nitelikteki maddelerin ticareti suç sayılmış; ancak yasa koyucu tarafından bu fıkra kapsamında tayin olunacak cezanın yarısına kadar indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından
ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda
hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin
çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş
yıldan az olamaz.[79]
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11
md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin
ve türevleri olması,[80]
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler
ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen
reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü
madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005
– 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82]
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner,
sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık
hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Sağlık alanında veya kimya ve ecza sektöründe faaliyet gösteren kişilerin bu fiilleri gerçekleştirmesi kanunda cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli hâl olarak öngörülmüştür. 5237 sayılı TCK m. 188/8 uyarınca bahse konu suçların; tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager veya veteriner gibi meslek mensupları ile sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, genel olarak sağlık hizmeti sunanlar veya kimyacılık yahut ecza ticaretiyle uğraşanlar tarafından işlenmesi durumunda hükmolunacak ceza yarı oranında artırılır.

Ceza İnfaz Kurumlarında Yasak Eşya ve İlaç Rejimi

Ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokulan, buralarda bulundurulan ya da kullanılan bir maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliği taşıyıp taşımadığı; 5237 sayılı TCK m. 188/4, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun, Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 Tek Sözleşmesi'nin 1 ve 2 numaralı cetvelleri ile bu mevzuatın tanıdığı yetkiyle çıkarılan Bakanlar Kurulu kararları esas alınarak belirlenir. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin E. 2016/5922, K. 2017/3415 sayılı kararına konu somut uyuşmazlıkta, benzodiazepin etkin maddeli ilacın anılan yasal cetveller kapsamında doğrudan uyuşturucu veya uyarıcı madde sayılmadığı, satışı yetkili tabip reçetesine tabi ve uyuşturucu etkisi doğuran madde niteliğinde kabul edildiği saptanmıştır.

Ceza infaz kurumu güvenliğini temin amacıyla konulan kuralların ihlalinde özel sorumluluk rejimleri mevcuttur. 5237 sayılı TCK m. 297/3 gereğince infaz kurumuna yasak eşya sokulması fiilinin hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli personel tarafından gerçekleştirilmesi hâlinde ceza bir kat artırılır. Öte yandan TCK m. 297/4 uyarınca, birinci ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, söz konusu maddeyi kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse verilecek ceza yarı oranında indirilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 297Kaynağı aç
Madde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu
veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi,
iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu
oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu
takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 7/7/2011 tarihli ve E.:2010/69,
K.:2011/116 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/20 md.) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan;
a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve
malzemeyi,
b) Her türlü saldırı ve savunma araçları ile
yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi,
c) Alkol içeren her türlü içeceği,
d) Kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve
malzemeyi,
e) 188 inci maddede tanımlanan suçlar saklı
kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları,
f) Kurum idaresince incelenmek üzere alınanlar
hariç, mahkemelerce yasaklanmış veya suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş,
pankart, resim, sembol, işaret, doküman ve benzeri malzemeler ile örgütsel
haberleşme araçlarını,
g) Yetkili makamlarca izin verilenler hariç,
ses ve görüntü almaya yarayan araçları,
ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokan,
buralarda bulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların
muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza bir
kat artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan
eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne
suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme

Renkli Reçete Uygulaması ve Reçetelendirme Kuralları

Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik'in 24. maddesi gereğince, uyuşturucu ve psikotrop ilaçlar elektronik imza ile imzalanmış elektronik reçete haricinde ancak özel reçetelerine yazılması hâlinde eczanelerce verilebilir. Verilen bu reçeteler ilgilisine geri iade edilmez ve ilacın tekrar temin edilmesinde yeni bir reçete aranır. Renkli Reçete Sisteminin teknik nedenlerle çalışmadığı ve sisteme entegrasyonun sağlanamadığı hâllerde ise matbu kırmızı veya yeşil reçete üzerinde sistemin çalışmaması nedeniyle e-reçete düzenlenemediği bilgisinin hekim kaşesi veya el yazısıyla yer alması ve reçeteyi yazan hekimin ıslak imzasını taşıması suretiyle işlem gerçekleştirilebilir.

Yeşil reçeteye tabi ilaçların ampul, tablet ve damla formlarının tümünde, her bir reçeteye aynı etkin maddeyi barındıran ilaçlardan kural olarak en fazla iki kutu yazılabilir. Bu sınırı aşan miktarlarda reçetelendirme yapılabilmesi için ilgili tek uzman hekim raporu düzenlenmelidir. Pregabalin etkin maddeli ilaçların ise İlaç Kullanım Raporu bulunmaksızın reçete edilmek istenmesi hâlinde, sadece onaylı kısa ürün bilgilerinde belirtilen terapötik endikasyonlar dâhilinde kalınarak doğrudan ilgili uzman hekimlerince reçete edilmesi öngörülmüştür.

Yeşil reçeteli ilaçları kullanmak amacıyla bulundurmak suç mudur?

TCK m. 188'in 1. ve 6. fıkralarında düzenlenen ticaret suçları saklı kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları yalnızca kullanmak amacıyla bulundurmak TCK m. 191/1 kapsamında suç oluşturmaz.

Xanax ilacını kullanmak amacıyla bulundurmak cezaya tabi midir?

TCK m. 188'in 1. ve 6. fıkralarındaki imal ve ticaret fiilleri saklı kalmak şartıyla, yeşil reçeteli Xanax ilacının etkin maddesi olan alprazolamın kullanma kastıyla bulundurulması suç oluşturmaz.

Reçeteye tabi uyuşturucu etkili ilaçların ticaretinin cezası nedir?

Satışı tabip reçetesine veya üretimi resmi izne tabi uyuşturucu etkili maddelerin ticareti TCK m. 188 kapsamındadır; ancak verilecek ceza TCK m. 188/6 uyarınca yarısına kadar indirilebilir.

Sağlık personelinin reçeteye tabi ilaç ticareti yapmasının yaptırımı nedir?

Suçun tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren veya kimyacılık ya da ecza ticareti ile iştigal eden kişilerce işlenmesi durumunda TCK m. 188/8 uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.

İnfaz kurumunda yasak eşya bulunduran hükümlü ceza indiriminden yararlanabilir mi?

Ceza infaz kurumunda veya tutukevinde yasak eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü ya da tutuklu, bu eşyayı kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse TCK m. 297/4 gereğince verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu