7571 sayılı Kanunun 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren değişikliklerine göre yasal taşınmaz önalımında noter bildiriminden itibaren 3 ay ve her halde satıştan itibaren 1 yıl hak düşürücü süre uygulanır. Bu tarihten önceki satışlarda TMK geçici m.1/1 gereğince eski 2 yıllık dış süre korunur. Dava konusu payın hâkimce belirlenen rayiç bedeli ve alıcıya düşen tapu giderlerinin depo edilmesi ise geçici m.1/2 gereğince daha önce açılmış davalarda da uygulanır. TBK m.242’deki sözleşmesel önalım ve sınai hak önalımı bu yasal taşınmaz kuralıyla aynı değildir.
7571 sayılı Kanun, Madde 35Kaynağı aç
Paylı Mülkiyet İlişkisinin Niteliği ve Dava Kavramı
Paylı mülkiyet davası, mevzuatta tek bir dava türü olarak düzenlenmiş olmayıp, paylı mülkiyete konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasındaki uyuşmazlıkların giderilmesi, mülkiyetin korunması veya paylılık ilişkisinin sonlandırılması amacıyla başvurulan yargısal yolların ortak adıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 688 uyarınca, birden fazla kişinin maddi yönden fiilen taksim edilmemiş bir eşyanın bütününe belirlenmiş hisselerle malik olması paylı mülkiyeti oluşturur. Aksi kararlaştırılmadıkça ya da hukuken başka bir oran öngörülmedikçe paylar eşit varsayılır. Bu sistemde her paydaş kendi hissesi üzerinde bağımsız malik haklarına ve borçlarına sahip olup payını üçüncü kişilere devredebilir, rehin tesis edebilir ve paydaşın alacaklıları söz konusu pay üzerine haciz koydurabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 688Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 693 uyarınca paydaşlar, diğer hak sahiplerinin haklarıyla çatışmadığı oranda ortak malı kullanma ve maldan semere elde etme yetkisine sahiptir. Ortak malın kullanımı konusunda taraflar arasında anlaşmazlık çıkması halinde yararlanma ve kullanım şekli hâkim tarafından tayin edilir. Bu belirleme, malın kullanımının zaman veya yer bakımından paydaşlar arasında paylaştırılması biçiminde de gerçekleştirilebilir. Ayrıca bölünmesi mümkün olmayan ortak menfaatlerin korunması gerektiğinde, paydaşlardan her biri diğer paydaşları temsilen koruma sağlayabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 693Kaynağı aç
Paylı Malın Korunması, Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
Paylı mülkiyette paydaşların sözleşmeyle dahi ortadan kaldırılamayan yetkileri çerçevesinde, eşyayı bir zarar tehlikesinden veya zararın artmasından korumak için derhâl alınması gereken önlemleri bütün paydaşlar hesabına almak üzere tek bir paydaş taşınmazın korunması amacıyla elatmanın önlenmesi davası açabilir. Bu dava için tüm paydaşların birlikte hareket etmesi zorunlu değildir.
Paylı malın haksız biçimde kullanılması durumunda talep edilen haksız işgal tazminatı (ecrimisil), niteliği gereği bölünebilen bir para alacağıdır. Dolayısıyla her paydaş, malı izinsiz işgal eden üçüncü şahıslardan veya kendi kullanımına haksız yere mani olan diğer paydaşlardan kendi mülkiyet payı oranında ecrimisil talebinde bulunabilir. Ancak bir paydaşın diğer bir paydaşa karşı ecrimisil davası ikame edebilmesi için, kural olarak ilgili taşınmazdan fiilen yararlanma iradesini diğer paydaşa iletmiş olması, diğer bir ifadeyle intifadan men koşulunun gerçekleşmiş bulunması gerekir.
Paylı Mülkiyette Ortaklığın Giderilmesi Davası
Türk Medeni Kanunu m. 698 uyarınca, hukuki bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Paylaşmayı isteme hakkı, hukuki bir işlemle en çok 10 yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler resmi şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 698Kaynağı aç
Paydaşlar arasında noterlikçe onaylanmış arsa payı karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi benzeri bir sözleşme akdedilerek taşınmaz belirli bir projenin gerçekleşmesine özgülenmişse, bu sözleşme hukuki geçerliliğini sürdürdüğü müddetçe ortaklığın giderilmesi istenemez.
Ortaklığın giderilmesi davasında görevli yargı mercii Sulh Hukuk Mahkemesi olup, yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Basit yargılama usulünün işletildiği bu uyuşmazlıklarda, dava ikame edilmeden evvel arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması kanuni bir dava şartıdır. Ortaklığın satış yoluyla tasfiyesine karar verildiğinde elde edilen bedel, paydaşların tapu sicilinde yer alan payları nispetinde paylaştırılır. Satışa konu açık artırmanın umuma açık yapılmayıp yalnızca paydaşlar arasında icra edilebilmesi için tüm ortakların oybirliğiyle mutabık kalması ve mahkemenin de bu yönde karar tesis etmesi zorunludur.
Yasal Önalım (Şufa) Davası ve Dava Şartları
Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda paydaşlardan birinin payını üçüncü bir kişiye satması durumunda, diğer paydaşlar yasal önalım davası açarak payın adlarına tescilini isteyebilirler. Satışın noter kanalıyla bildirilmesi halinde bildirim tarihinden itibaren 3 ay içinde, noter bildirimi yapılmamışsa satış tarihinden itibaren 1 yıl içinde dava açılmalıdır. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Yasal önalım hakkı sadece üçüncü şahıslara yapılan satış veya ekonomik yönden satışa eşdeğer tasarruflar halinde doğar. Bağışlama, hibe, takas, trampa, bir sermaye şirketine sermaye payı olarak koyma, ölüme bağlı tasarruf, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve cebri artırma durumlarında bu hak kullanılamaz. Benzer biçimde paydaşın önalım hakkından geçerli şekilde feragat etmesi durumunda veya eşyanın elbirliği mülkiyetine tabi olması hallerinde de yasal önalım hakkı işletilemez.
Ağır İhlal Nedeniyle Paydaşlıktan Çıkarma Davası
Türk Medeni Kanunu m. 696 hükmüne göre; kendi eylemleriyle veya eşyayı kullanmasına izin verdiği ya da fiillerinden bizzat mesul olduğu kişilerin eylemleriyle diğer paydaşlara karşı mükellefiyetlerini ağır surette ihlal eden ve paylılık ilişkisinin devamını onlar açısından çekilmez kılan paydaş, mahkeme kararıyla paydaşlıktan çıkarılabilir. Bu davanın ikamesi, paydaşlar arasında başka bir kural öngörülmemişse hem pay hem de paydaş çoğunluğunun bu doğrultuda karar alması şartına bağlıdır. Paydaşlıktan çıkarma davasında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 696Kaynağı aç
Çıkarma talebini haklı bulan mahkeme, davalı paydaşın hissesini karşılayacak kısmın maldan aynen ayrılması teknik ve hukuki olarak mümkünse bu kısmı ayırıp paydaşlıktan çıkarılan kimseye tahsis eder. Aynen ayrılma imkânı bulunmayan eşyada ise hissenin dava tarihindeki bedeli karşılığında kendilerine mülkiyetin devrini arzu eden paydaşların, bu taleplerini çıkarma talebiyle birlikte mahkemeye iletmeleri gerekir. Hâkim, bu paydaşlar lehine karar tesis etmeden önce resen saptayacağı makul bir süre içinde takdir edilen pay bedelinin ödenmesine veya tevdi edilmesine hükmeder; bedel ödendiğinde payın davacı paydaş adına tesciline karar verilir. Maldaki payın devri talep edilmemişse veya hâkimin tanıdığı sürede devir şartları oluşmamışsa, hissenin cebri icra kuralları uyarınca açık artırmayla satılması yoluna gidilir.
Elbirliği Mülkiyetinin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi
Türk Medeni Kanunu m. 644 uyarınca mirasçılardan biri, tereke mallarının tamamı veya bir bölümü üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. İstemi inceleyen hâkim, diğer mirasçılara bildirimde bulunarak belirlenen mühlet zarfında varsa itirazlarını sunmaya çağırır. Elbirliği rejiminin sürdürülmesini haklı gösteren bir itiraz ileri sürülmezse ya da mirasçılar tanınan süre zarfında ortaklığın paylaşılması davası ikame etmezse, mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 644Kaynağı aç
Borçlu durumda olan bir mirasçının alacaklısı da 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 121 hükmü gereğince icra hâkimliğinden yetki belgesi temin etmek suretiyle elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davası açma hakkına sahiptir. Buna karşın miras payını veya şahsi hakkı devralan kişilerin iptal ve tescil sürecinde aldıkları yetki belgesi, elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete dönüştürme yetkisi vermez.
Paylı mülkiyette tek bir paydaş taşınmazı korumak amacıyla tek başına dava açabilir mi?
Evet, taşınmazı zarar tehlikesinden korumak için ivedi önlem alınması gereken hallerde tek bir paydaş diğer ortakların katılımı aranmaksızın elatmanın önlenmesi davası açabilir ve bölünemeyen menfaatleri temsil edebilir.
Ortaklığın giderilmesi davası öncesinde arabuluculuk yoluna başvurmak zorunlu mudur?
Evet, ortaklığın giderilmesi talebiyle Sulh Hukuk Mahkemesinde dava ikame edilmeden önce kanuni dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması gerekir.
Yasal önalım davası hangi hak düşürücü süreler içinde açılmalıdır?
Satışın noter kanalıyla bildirilmesi halinde bildirim tarihinden itibaren 3 ay içinde, noter bildirimi yapılmamışsa satış tarihinden itibaren 1 yıl içinde dava açılmalıdır.
Hangi işlemler yapıldığında paylı mülkiyette önalım hakkı kullanılamaz?
Bağışlama, takas, trampa, hibe, sermaye payı koyma, ölüme bağlı tasarruf, satış vaadi, cebri artırma durumlarında veya hak sahibinin feragati halinde önalım hakkı ileri sürülemez.
Paydaşlıktan çıkarma davasında payın diğer paydaşlara devri nasıl gerçekleşir?
Aynen ayrılma mümkün değilse payın dava tarihindeki değeriyle devrini talep eden paydaşlar için hâkim re'sen bir süre tayin eder; bedelin bu sürede ödenmesi veya tevdi edilmesi üzerine pay talep eden adına tescil olunur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

