Para Verip Hakaret Edilebilir mi? Hakaret Suçu ve Ön Ödeme

by Avukat Erdal Ersoy
Para Verip Hakaret Edilebilir mi? Hakaret Suçu ve Ön Ödeme

Para Verip Hakaret Etmek Hukuken Mümkün mü?

Hukuk düzeninde para karşılığında bir kimsenin kişilik değerlerine saldırma veya hakaret etme özgürlüğü tanıyan bir kural bulunmamaktadır. Hakaret eylemi kanun tarafından suç sayılmış olup cezai sorumluluk doğurur. Ceza muhakemesinde yer alan ön ödeme usulü, kişilere para vererek suç işleme yetkisi tanımaz; yalnızca belirli yasal koşullar altında kamu davasının açılmasını veya sürmesini engelleyen teknik bir muhakeme kurumudur. Üstelik failin ön ödemede bulunması, suçtan zarar görenin tazminat talep etme hakkını ortadan kaldırmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 75Kaynağı aç
Madde 75- (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere,
yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis
cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;[24]
a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı sınırının
karşılığı olarak her gün için yüz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,[25]
c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis
cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının
aşağı sınırını,
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak
tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. (Ek
cümleler:17/10/2019-7188/16 md.) Failin on gün içinde talep etmesi
koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine
Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi
hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/12
md.) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya
yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren
beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif
edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır.
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi
halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra
hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte
ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme
işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi
suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra
uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis
cezası veya adlî para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde
ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre adlî para cezası esas alınarak
belirlenir.[26]
(5) Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması,
kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin
hükümleri etkilemez.
(6) (Ek: 24/11/2016-6763/12 md.) Bu madde
hükümleri;
a) Bu Kanunda yer alan;[27]
1. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası),
2. (Ek:7/11/2024-7531/15 md.) (Değişik:24/12/2025-7571/16 md.)
Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),
3. Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
(madde 171),
4. Çevrenin taksirle kirletilmesi (182 nci
maddenin birinci fıkrası),
5. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz
kullanma (264 üncü maddenin birinci fıkrası),
6. Suçu bildirmeme (278 inci maddenin birinci
ve ikinci fıkraları),
suçları,
b) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman
Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç,
c) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının
birinci cümlesinde yer alan suç,
d) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 4/11/2004
tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının
(d) bendinde yer alan suç,
bakımından da uygulanır. Bu fıkra kapsamındaki
suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı
önödeme hükümleri uygulanmaz.
(7) (Ek:
24/11/2016-6763/12 md.) Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya
yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
İKİNCİ
KİTAP
Özel
Hükümler
BİRİNCİ
KISIM
Uluslararası
Suçlar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Soykırım
ve İnsanlığa Karşı Suçlar
Soykırım

Hakaret Suçunun Tanımı ve Temel Cezası

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 125/1 hükmü uyarınca, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek somut bir isnatta bulunan veya sövme fiilini gerçekleştiren faile üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Eylemin sesli, yazılı yahut görüntülü bir ileti gönderilmesi yoluyla icra edilmesi halinde de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 125/2 uyarınca aynı yaptırım uygulanır.

Hakaret fiilinin mağdurun gıyabında işlenmesi durumunda cezai kovuşturma yapılabilmesi özel bir şarta bağlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 125/1 gereğince, mağdurun yokluğunda gerçekleştirilen hakaretin cezalandırılabilmesi için eylemin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi zorunludur.

Cezayı Ağırlaştıran Nitelikli Haller

Hakaret suçunun muhatabına veya güdülen amaca göre kanunda daha ağır cezalar belirlenmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 125/3 uyarınca suçun; kamu görevlisine yürüttüğü kamu görevi dolayısıyla, dini, siyasi, sosyal veya felsefi inanç ve düşüncelerini açıklamasından, yaymasından, dininin kurallarına uymasından ötürü ya da mensup olunan dinin kutsal saydığı değerlerden bahisle işlenmesi halinde hükmolunacak hapis cezasının alt sınırı bir yıldan az olamaz.

Suçun icra ediliş şekli de cezayı artırabilmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 125/4 gereği hakaretin alenen işlenmesi durumunda ceza altıda bir oranında yükseltilir. Ayrıca kanunun 125/5 maddesi kapsamında, heyet halinde görev yapan kamu görevlilerine görevleri sebebiyle hakaret edilmesi halinde suç tüm heyet üyelerine yönelmiş sayılır ve zincirleme suç kuralları devreye girer.

Hakaret Suçunda Ön Ödeme Usulü ve Kamu Görevlisi İstisnası

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 75/6-a-2 düzenlemesiyle hakaret suçu ön ödeme kapsamına dahil edilmiştir. Ancak kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret fiili (TCK m. 125/3-a) bu uygulamanın tamamen dışında bırakılmıştır; dolayısıyla memura görevinden dolayı hakarette ön ödeme uygulanamaz. Ön ödeme kapsamındaki hakaret fiillerinde savcılık tebligatını alan fail, belirlenen miktarı soruşturma masraflarıyla birlikte on gün içinde öderse hakkında kamu davası açılmaz. Şüphelinin on günlük sürede talepte bulunması şartıyla meblağın birer ay arayla üç eşit taksitte ödenmesine karar verilebilir; taksitlerin zamanında yatırılmaması durumunda usul geçersiz kalır ve soruşturma sürdürülür.

Ön ödeme imkânı sınırsız bir hak sağlamaz. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 75/1 ve 75/6 uyarınca, ön ödeme sebebiyle davanın düşmesine veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinden itibaren beş yıl içinde yeniden ön ödemeye tabi bir fiil işlenirse teklif edilen miktar yarı oranında artırılır. Hakaret suçunun da aralarında bulunduğu fıkra kapsamındaki eylemlerin beş yıl içinde tekrarlanması halinde ise fail aynı suç tipi bakımından ikinci kez ön ödemeden yararlanamaz. Ön ödeme uygulamasına dair kararlar özel bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar yalnızca adli mercilerce soruşturma veya kovuşturma gerekçesiyle talep edilebilir.

Ön Ödemenin Mağdurun Tazminat Hakkına Etkisi

Şüphelinin ön ödemede bulunması kamu davasını engellese dahi, mağdurun şahsi hak arama hürriyetini kısıtlamaz. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 75/5 açık hükmü gereğince, ön ödeme sebebiyle kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması kararı; mağdurun kişisel haklarını talep etmesini, malın geri verilmesini ve müsadereyi etkilemez. Bu nedenle hakarete uğrayan kişi, hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası ikame etme hakkını aynen muhafaza eder.

Hakaret Suçunda Uzlaştırma Yasağı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253/3 uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa dahi hakaret suçu (TCK m. 125) genel olarak uzlaştırma kapsamı dışındadır ve bu suçta uzlaştırma yoluna gidilemez. Bununla birlikte ön ödeme kapsamına giren bir fiil ile uzlaştırmaya tabi başka bir suçun aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi durumunda, yalnızca uzlaştırmaya tabi olan diğer suç bakımından uzlaşma kuralları işletilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
Madde 253 – (Değişik: 6/12/2006-5560/24 md.)
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek
veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer
alan;[102]
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit
(madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
(madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık
(madde 141),
7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103]
8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık
(madde 157),
9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın
alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun
veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla,
suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis
veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak
üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel
dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret
suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek
cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması
hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.)
Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına
giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma
kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107]
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya
tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli
şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro
tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar
görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat
veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören,
kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını
bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108]
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve
uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,
suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması
halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya
suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin
uygulanmasına engel değildir.
(9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.)
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi
sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulur.
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve
Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın
gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109]
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine
verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında
yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve
vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı,
uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak
kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma
bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını
da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu
soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına
gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin
düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine
dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi
mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,
171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması
halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan
zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış
olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi
halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.[111]
(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir
soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu
düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği
tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) (Değişik birinci cümle:
24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet
Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından
karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda
öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.
(24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı
bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile
personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer
aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden
görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı
anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları,
uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112]
(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri,
eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum
ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili,
uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet
başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve
esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve
raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme tarafından uzlaştırma

Şikâyet Süreleri ve Şikâyetten Vazgeçme

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73/1 gereği şikayete tabi suçlarda hak sahibinin faili ve fiili öğrenmesinden itibaren altı ay içinde şikayet yoluna başvurması aranır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73/2 doğrultusunda, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı aşamaz. Sürenin dolması şikayet hakkını düşürür. Birden fazla şikayet hakkı sahibinden birinin süreyi geçirmesi ise diğerlerinin hakkına zarar vermez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi

Şikayete tabi durumlarda mağdurun şikayetini geri alması kovuşturma evresinde kamu davasını düşürür; fakat hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına tesir etmez. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73/4-7 gereğince, suç ortaklığı halinde bir sanıktan vazgeçme diğerlerini de kapsar; ancak sanığın vazgeçmeyi reddetme hakkı saklıdır. Suçtan zarar gören kişi şikayetinden vazgeçerken şahsi haklarından da feragat ettiğini açıkça beyan etmişse sonradan hukuk mahkemesinde tazminat davası açamaz.

Para ödeyerek hakaret etmek hukuken geçerli midir?

Hayır, para verip hakaret etmek yasal olarak mümkün değildir; hakaret eylemi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 125 kapsamında suçtur ve hapis veya adli para cezası yaptırımına bağlanmıştır.

Hakaret suçu için ön ödeme yapılabilir mi?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 75/6 gereğince kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç olmak üzere hakaret suçu ön ödeme kapsamındadır; tebliğ edilen miktar on gün içinde ödendiğinde veya taksitlendirildiğinde kamu davası açılmaz.

Ön ödeme yapılması tazminat davası açılmasını engeller mi?

Hayır, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 75/5 uyarınca ön ödeme yalnızca kamu davasını önler; mağdurun hukuk mahkemelerinde manevi veya maddi tazminat talep etme hakkı saklı kalır.

Hakaret suçunda şikâyet hakkı ne kadar sürede düşer?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73 uyarınca şikayet süresi fail ve fiilin öğrenilmesinden itibaren altı aydır; ancak hakaret suçunda bu süre fiilin gerçekleşmesinden itibaren her ne suretle olursa olsun iki yılı geçemez.

Hakaret dosyasında uzlaştırma yoluna başvurulabilir mi?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253/3 hükmü gereğince hakaret suçunda (TCK m. 125) şikayete tabi olsa dahi uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu