Hukukta Hakaret Sayılmayan Durumlar ve Hakaret Suçu

by Avukat Erdal Ersoy
Hukukta Hakaret Sayılmayan Durumlar ve Hakaret Suçu

Hakaret Suçunun Yasal Unsurları ve Değerlendirme Ölçütleri

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasına göre, bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden yahut sövme yoluyla saldıran kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun bulunmadığı ortamda işlenen hakaret eyleminin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek gerçekleştirilmesi şartı aranır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56] veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. (3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. (4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır. Mağdurun belirlenmesi

Kullanılan ifadelerin hakaret oluşturup oluşturmadığı belirlenirken sözlerin sarf edildiği bağlam, failin gerçek niyeti ve amacı ile toplumda kabul gören sosyal normlar dikkate alınır. Hakaret suçunda sınırlar kesin olmayıp her somut olayın kendine özgü koşullarına göre değerlendirme yapılması gerekir. Bir tartışma sırasında geçen bilgisiz veya anlayışsız gibi ifadeler, doğrudan bir kimseyi hedef almadığı müddetçe genellikle hakaret olarak nitelendirilmez.

Hakaret Suçunun Nitelikli Halleri ve Kurul Halinde Görev Yapanlar

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin 3. fıkrası uyarınca suçun kamu görevlisine ifa ettiği görev sebebiyle yöneltilmesi, kişinin dinî, siyasî, sosyal veya felsefî inanç ve kanaatlerini serbestçe açıklaması, değiştirmesi, yayması yahut benimsediği dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından bahisle işlenmesi ya da mensup olunan dinin kutsal saydığı değerlere saldırılması hâlinde tayin edilecek cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Eylemin alenen gerçekleştirilmesi durumunda ise aynı maddenin 4. fıkrasına göre verilecek ceza altıda bir oranında artırılır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin 5. fıkrası gereğince, kurul hâlinde görev yapan kamu görevlilerine görevlerinden ötürü hakaret edilmesi durumunda fiil, kurulu meydana getiren üyelere karşı işlenmiş kabul edilir. Bu halde faile verilecek cezada zincirleme suça ilişkin hükümler tatbik edilir.

İleti Yoluyla Hakaret ve Huzurda Sayılma Koşulları

Hakaret fiilinin mağduru hedef alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle gerçekleştirilmesi halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin 2. fıkrası gereğince fail huzurda hakaret etmiş gibi cezalandırılır.

İleti yoluyla gerçekleştirilen eylemin huzurda hakaret olarak kabul edilmesi için failin kullandığı araçlarla mağduru hedef aldığını bilmesi, fiilin mağdur tarafından öğrenilmesini istemesi ve iletme kastıyla hareket etmesi gerekir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2019/6276 Esas ve 2019/12396 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, iletinin başka bir şahsa gönderildiği ve mağdur tarafından yalnızca tesadüfen öğrenildiği durumlarda failde iletme kastı bulunmadığı için huzurda hakaret suçu oluşmaz.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2019/6276, K. 2019/12396Kaynağı aç
18. Ceza Dairesi         2019/6276 E.  ,  2019/12396 K. "İçtihat Metni" Hakaret suçundan sanık …'ın mahkumiyetine dair Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2018 tarihli ve 2017/301 esas, 2018/858 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06/05/2019 gün ve 45085 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 12/12/2016 tarihli ve 2015/17580 esas, 2016/19026 sayılı ilamında, “TCK'nın 125/1. maddesi uyarınca, gıyapta hakaret suçunun en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanığın müşteki Birgül’ün eşi olan müşteki…’ın telefonuna mesaj göndererek hakaret etmesi biçimindeki eyleminde ihtilat unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyet kararı verilmesi…hükmün bozulmasına” şeklinde belirtilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "…Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın üzerine atılı hakaret suçunu müştekinin gıyabında müştekinin teyzesi …'e mesaj göndermek suretiyle işlemesi ve en az üç kişiyle ihtilat etmemesi karşısında, sanığın eyleminin yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: 5237 sayılı TCK’nın “hakaret” başlıklı 125. maddesinde; “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmü yer almaktadır. Hakaret suçu mağdurun olmadığı veya mağdurun doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır. Ancak gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e-mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir. Ancak ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları lazımdır. İnceleme konusu somut olayda; sanığın müştekinin teyzesi tarafından kullanılan telefona müştekinin gıyabında hakaret içeren mesajlar gönderdiği, müştekinin teyzesi tarafından bahse konu mesajların müştekiye gösterilmesi suretiyle müştekinin haberdar olarak şikâyetçi olduğu, yapılan yargılama neticesinde sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Hakaret suçunun huzurda işlenmesinin en tipik örneği, fiilin mağdurun yüzüne karşı işlenmesidir. Fail, bu durumda hareketi doğrudan öğrenir. Suçun huzurda işlenmiş olması mutlaka fail ile mağdurun fiilin işlendiği sırada yüz yüze olmasını gerektirmez. Şayet fail, fiili işlediği sırada mağduru hedef alan hakaretinin mağdur tarafından da doğrudan algılanabileceğini biliyor ve istiyorsa, bu durumda da suç huzurda işlenmiş sayılacaktır. Hakaret suçunun huzurda işlenmemesine rağmen, Kanun tarafından huzurda işlenmiş gibi cezalandırılan hali ise, ileti yoluyla yapılan hakarettir. TCK’nın 125/2. maddesinde, “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” demek suretiyle, tahkir edici nitelikteki fiilin, ileti yoluyla mağduru hedef alması durumunda failin huzurda hakaret etmiş gibi cezalandırılacağı belirtilmiştir. Buna göre, hakaret içeren bir mektup, telefon konuşması veya yazılı bir mesaj huzurda söylenmiş gibi cezalandırılacaktır. İleti yoluyla hakarette, failin kullandığı vasıtalar ile mağduru hedef aldığını bilmesi ve mağdur tarafından bu fiilin öğrenileceğini istemesi gerekir. Şayet ileti mağdurdan başka birisine gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmiş ise, huzurda hakaret suçu oluşmayacaktır. Zira, fail mağdurun hakareti öğrenmesi kastıyla hareket etmemiştir. İleti yoluyla hakaretin, huzurda hakaret gibi cezalandırılabilmesi için sanığın iletilme kastı ile hareket etmesi gerekir. Sanığın, müştekinin gıyabında teyzesine ait telefona hakaret içerikli mesajlar gönderdiği, müştekinin teyzesinin müştekiye bahse konu mesajları göstermesi üzerine müştekinin mesajları öğrenerek şikayetçi olduğu, bu suretle sanığın iletme kastıyla hareket etmediği anlaşılmakla sanığın hakaret suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1- Hakaret suçundan sanık … hakkında, Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2018 tarihli ve 2017/301 esas, 2018/858 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- Hükümdeki hukuka aykırılık sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, anılan yasa maddesinin 4-d fıkrası gereğince, sanığın hakaret suçundan BERAATİNE, 3- Hükmolunan cezanın çektirilmemesine, 17/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Haksız Fiil Tepkisi ve Karşılıklı Hakaret Hallerinde Yaptırım

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 129. maddesinin 1. fıkrası uyarınca hakaretin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde faile tayin olunacak ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. Eylemin kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde ise aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca kişiye ceza verilmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 129Kaynağı aç
Madde 129- (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. (2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez. (3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. Kişinin hatırasına hakaret

Hakaret eyleminin karşılıklı olarak işlenmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 129. maddesinin 3. fıkrası tatbik edilir. Bu doğrultuda olayın mahiyetine göre taraflardan biri veya her ikisi hakkında ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza verilmesinden tamamen vazgeçilebilir.

Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinde düzenlenen genel haksız tahrik kuralına kıyasla, hakaret suçuna özgü tahrik hallerini düzenleyen 129. madde özel hüküm niteliğindedir ve fail bakımından daha lehe hükümler içerir. Nitekim Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2020/1505 Esas ve 2020/9025 Karar sayılı kararında, hakaret eyleminde genel haksız tahrik maddesi yerine özel ve daha lehe olan 129. maddenin uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2020/1505, K. 2020/9025Kaynağı aç
(Kapatılan)18. Ceza Dairesi         2020/1505 E.  ,  2020/9025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet KARAR Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanık hakkında haksız tahrik indirimi yapılırken, hakaret suçuna özgü olup, genel tahriki düzenleyen TCK’nın 29. maddesine göre özel hüküm niteliğinde olan ve daha lehe düzenleme içeren TCK’nın 129. maddesinin kasten yaralama, genel tahrik maddesinin ise hakaret suçunda uygulanması, haksız tahrik indirimi yapılırken de kasten yaralama suçunda cezanın 1 ay yerine 1 ay 3 gün biçiminde fazla, hakaret suçunda ise 9 ay yerine 8 ay biçiminde eksik belirlenmesi, Kanuna aykırı ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bir tartışmada sarf edilen her ağır ifade hakaret sayılır mı?

Bir sözün suç teşkil etmesi için somut bir fiil veya olgu isnadı yahut sövmek suretiyle kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırılması gerekir. Her olayın kendine özgü şartları, sözün bağlamı, konuşanın amacı ve sosyal normlar çerçevesinde değerlendirme yapılır; kişiyi doğrudan hedef almayan değerlendirmeler kural olarak genellikle hakaret kapsamında sayılmaz.

Başkasına gönderilen iletinin mağdur tarafından tesadüfen görülmesi hakaret suçunu oluşturur mu?

İletinin huzurda hakaret sayılabilmesi için failin mağduru hedef aldığını bilmesi ve iletilme kastıyla hareket etmesi şarttır. İleti başka bir kimseye gönderilmiş olup mağdur tarafından tesadüfen öğrenildiğinde huzurda hakaret suçu oluşmaz.

Hakarete karşılık verildiğinde ceza indirimi uygulanır mı?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 129. maddesinin 3. fıkrasına göre hakaretin karşılıklı işlenmesi durumunda, olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir.

Yaralama fiiline tepki olarak hakaret edildiğinde ceza verilir mi?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 129. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hakaret suçunun kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde kişiye ceza verilmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu