Özel Usulsüzlük Cezaları Hukuki Boyutu ve Dava Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Özel Usulsüzlük Cezaları Hukuki Boyutu ve Dava Yolları

Vergi Hukukunda Özel Usulsüzlük Cezasının Tanımı ve Hukuki Niteliği

Vergi hukukunda usulsüzlük, vergi yasalarının usule ve şekle ilişkin hükümlerine uyulmamasıdır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 351. maddesi kapsamında yer alan bu fiiller hukuki niteliği itibarıyla kabahat teşkil eder ve bu kabahatler için hürriyeti kısıtlayıcı ceza verilemez; yalnızca idari para cezası uygulanabilir. Vergi Usul Kanunu çerçevesinde usulsüzlükler, genel usulsüzlük ve özel usulsüzlük olmak üzere iki gruba ayrılır.

Danıştay 7. Dairesinin 2018/973 Esas ve 2021/5162 Karar sayılı uyuşmazlığında mahkeme çoğunluğu, ceza hukuku ilkeleri uyarınca fiilin tüm unsurları tamam olmadan varsayım veya kıyas yoluyla özel usulsüzlük cezası tayin edilemeyeceğini ve eylemin hukuken itibar edilecek biçimde somut olarak tespitinin zorunlu olduğunu kabul etmiştir; aynı karardaki karşı oyda ise uyuşmazlık konusu olayda somut tespit koşulunun gerçekleştiği yönünde görüş bildirilmiştir.

Danıştay 7. Daire, E. 2018/973, K. 2021/5162Kaynağı aç
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2018/973 E.  ,  2021/5162 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2018/973 Karar No : 2021/5162 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Madeni Yağlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 2 – (DAVALI) …Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) … VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının 2011 ve 2012 yıllarının muhtelif dönemlerinde yurt içinden satın aldığı ve ithal ettiği baz yağları taahhütlerine aykırı olarak kullandığı baz yağların en düşük kaliteli kırsal motorin olarak piyasaya sürüldüğünden bahisle vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle yüzde elli artırımlı olarak kesilen vergi zıyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. ve 6. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, yeminli mali müşavir üretim tasdik raporundaki formülasyonların ve kaydi envanterlerin incelenmesi ile üretim formüllerinin tespit edildiği, daha önce aynı konu ile ilgili Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kocaeli Laboratuvar Müdürlüğü'nün üretim formülleri üzerinde yaptığı araştırmada baz yağ oranları %70'den fazla olan mamüllerin 27.10 pozisyonunda yer alacağının bildirildiği, karşıt incelemeler neticesinde alınan ifadelerde üretilen ürünleri kullananların "10 numara yağ" diye tabir edilen ve yakıt olarak kullanılabilen mal olduğunu bilerek satın aldığı da dikkate alındığında imal edilen ürünlerin az miktarda katık eklenerek üretildiği ve 27.10 pozisyonunda yer alan yağlama yağları, diğer yağlar türünden olduğu, bu itibarla, imalatçı sıfatıyla yurt içinden satın aldığı ve ithal ettiği baz yağları taahhütlerine uygun bir şekilde kullanmadığı sonucuna varıldığından davacı şirket adına re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle %50 oranında arttırılan kısımlarına gelince, 2008 yılının Mayıs döneminde kesilen vergi ziyaı cezası için uzlaşma talep edildiği ve 21/01/2010 tarihinde uzlaşıldığı, uzlaşılan ve kesinleşen vergi ziyaı cezası üzerine tekerrür hükümlerinin uygulandığı görüldüğünden dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle artırılan kısımlarında da hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden ise, davacının satış faturalarının bir kısmında özel tüketim vergisi hesaplaması gerekirken hiç hesaplanmadığı, bir kısmında da eksik olarak hesaplandığı ve tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uyulmayarak yapılan envanter kaydının gerçek durumu yansıtmadığı anlaşıldığından, dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusu üzerine, mahkeme kararının, davacı adına re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle yüzde elli artırımlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasının aynı gerekçe ve nedenlerle hukuka uygun görüldüğü, mahkeme kararının, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca, özel usulsüzlük cezasının kesilebilmesi için, fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu v.b.nin verilmediğinin, alınmadığının veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verildiği hususunun açık, mükellefi bağlayacak ve hukuken itibar edilecek biçimde somut olarak tespitinin zorunlu olduğu, buna göre, özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen yasa hükmünde belirtilen unsurlar uyuşmazlık konusu olayda bir arada gerçekleşmediğinden idari cezalar için de geçerli olan "cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan faillin cezalandırılamayacağı" yolundaki genel ceza hukuku ilkesi gereğince varsayım ya da kıyas yolu ile ceza tayinine olanak bulunmadığından, davacı adına 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında yasal isabet görülmediği, 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin vergi incelemesinin davacının defter ve belgeleri ile muhasebe kayıtları üzerinden yapıldığından davacının muhasebe standartlarına uymadığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu vergi asılları ile tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan vergi ziyaı cezaları yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine, istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle özel usulsüzlük cezaları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra özel usulsüzlük cezalarının iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, üretilen mamüller üzerinde kimyasal analizin yapılmadığı, sadece mamüllerin nitelikleri dikkate alınarak genel tahmin yürütüldüğü ve tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı; davalı idarece, vergi inceleme raporu ile tespit edilen verilere göre kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Vergi dava dairesi kararının, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptaline ilişkin hüküm fıkrası ile re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezalarının vergi asıllarının tek katına isabet eden kısımları yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının onanması gerektiği, kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle yüzde elli oranında artırımlı olarak uygulanan kısmı yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının ise "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki Ceza Hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenlemesinin göz önünde bulundurulması suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin, 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle değişik halinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı, birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihinin dikkate alınacağı belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptaline ilişkin hüküm fıkrası ile re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarının vergi asıllarının tek katına isabet eden kısımları yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, taraflarca temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle yüzde elli oranında artırımlı olarak uygulanan kısımları yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki hüküm fıkrasına karşı davacı tarafından yapılan temyiz istemi yönünden; "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki Ceza Hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenlemenin göz önünde bulundurulması suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere, bölge idare mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine, 2. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının; özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarının vergi asıllarının tek katına isabet eden kısımları yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrası ile özel usulsüzlük cezalarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Kararın, kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle yüzde elli oranında artırımlı olarak uygulanan kısmı yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA, 4. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 25/11/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Davacının 2011 ve 2012 yıllarının muhtelif dönemlerinde yurt içinden satın aldığı ve ithal ettiği baz yağları taahhütlerine aykırı olarak kullandığı baz yağların en düşük kaliteli kırsal motorin olarak piyasaya sürüldüğünden bahisle vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle yüzde elli artırımlı olarak kesilen vergi zıyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. ve 6. fıkrası uyarınca kesilen ve özel usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararının, vergi asılları ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle yüzde elli artırımlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine, özel usulsüzlük cezalarına ilişkin davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun kabulü suretiyle anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra özel usulsüzlük cezalarının iptaline karar veren bölge idare mahkemesi kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması talep edilmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendinde verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği, aynı Kanun'un 374. maddesinde de, 353. madde uyarınca kesilecek (özel) usülsüzlük cezasında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden itibaren 5 yıl geçtikten sonra ceza kesilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Kanunun bu açık düzenlemelerine aykırı olarak, maddede belirtilen hususların hukuken itibar edilecek şekilde somut olarak gerçekleşmediği gerekçesi ile özel usulsüzlük cezalarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. İdari para cezası niteliğinde olan özel usulsüzlük cezasında ceza hukukunda aranan "cezanın tüm unsurları" kavramı ile karşılaştırma yapılamayacağı, zira yargılama yeri ve usulü bakımından farklı yargılamaya tabi olan suç ile idari para cezası kavramlarının değerlendirilmesinin farklı olacağı tabi olmakla gerekçe mevzuata uygun düşmemiştir. İdari yaptırımların temel amacı, vergi mükelleflerine yüklenen ödevlerin tam ve zamanında yerine getirilmesini sağlamak ve vergi kaçak ve kayıplarını önlemek suretiyle vatandaşlar arasında vergi adaletini gerçekleştirmektir. Olayda, davacı tarafından alınan baz yağın imalatta kullanılmadan doğrudan piyasaya satıldığından bahisle daha yüksek miktarlı maktu verginin ödenmediği ve belgelerde bu miktara yer verilmediği hususu hukuken geçerli biçimde somut olarak tespit edildiğinden ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 15. maddesinde verginin belgelerde gösterilmesi mecburiyetinin açıkça düzenlendiği bilinmekle 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendinde tanımlanan eylemin oluştuğu sarihtir. Bu bağlamda temyiz istemine konu kararın 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin (1.) fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararının bu kısmına katılmıyorum.

Fatura, Makbuz ve Benzeri Temel Belgelerde Özel Usulsüzlük

Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, bu belgelerde gerçek meblağdan farklı tutarlara yer verilmesi ya da elektronik belge şeklinde düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendinde cezai yaptırıma bağlanmıştır. Söz konusu belgelerin hiç düzenlenmemiş sayılması hallerinde de belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için kanuni asgari maktu tutardan aşağı olmamak üzere belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının yüzde onu nispetinde ceza kesilir. Tek tespitte aynı neviden birden fazla belgenin düzenlenmediği belirlendiğinde her belge için ayrı ceza uygulanmakla birlikte, bu durum cetveldeki tespit sayısının belirlenmesinde bir adet tespit sayılır.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 353Kaynağı aç
Madde 353 – (Değişik: 24/6/1994-4008/17 md.)[122][123][124] 1. (Değişik: 21/3/2018-7103/12 md.) Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227, 231 ve 234 üncü maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bir takvim yılı içinde ilk tespitte 10.000 (17.000 TL) Türk lirasından, sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tutarlardan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümleler:28/7/2024-7524/11 md.) Tek tespitte aynı neviden birden fazla belgenin düzenlenmediğinin tespit edilmesi durumunda her bir belge için ayrı ayrı ceza kesilir ancak bu tespit, bu bent uyarınca kesilecek ceza uygulamasında, Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tespit sayısının belirlenmesinde bir adet tespit olarak değerlendirilir. Şu kadar ki, bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezasına tabi fiillerin, belgeleri almak zorunda olanlar tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içerisinde idareye bildirilmesi durumunda, alıcı adına özel usulsüzlük cezası kesilmez. Bu bent kapsamındaki belgelerin düzenlenmediğinin belgeyi almak zorunda olanlar tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içerisinde idareye bildirildiği durumlarda, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası üç kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgeler yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlenmesi halinde, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası iki kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgelerin yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlendiğinin belgeyi almak zorunda olanlar tarafından beş iş günü içerisinde idareye bildirildiği durumlarda, söz konusu belgeleri düzenleyenler adına bu bentte yer alan cezalar altı kat olarak uygulanır. [125] Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 10 milyon (17.000.000 TL) Türk lirasını geçemez. 2. (Değişik: 21/3/2018-7103/12 md.) Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin, gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin veya elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlendiğinin tespiti ya da bu belgelerin bu Kanunun 227 nci maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde, her bir belge için bir takvim yılında ilk tespitte 10.000 (14.000 TL) Türk lirası, sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tutarlarda özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümleler:28/7/2024-7524/11 md.) Tek tespitte aynı neviden birden fazla belgenin düzenlenmediğinin tespit edilmesi durumunda her bir belge için ayrı ayrı ceza kesilir ancak bu tespit, bu bent uyarınca kesilecek ceza uygulamasında, Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tespit sayısının belirlenmesinde bir adet tespit olarak değerlendirilir. Bu bent kapsamındaki belgelerin düzenlenmediğinin belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içerisinde idareye bildirilmesi durumunda, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası üç kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgeler yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlenmesi halinde, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası iki kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgelerin yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlendiğinin belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından beş iş günü içerisinde idareye bildirildiği durumlarda, söz konusu belgeleri düzenleyenler adına bu bentte yer alan cezalar altı kat olarak uygulanır. Ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı her bir tespit için 1 milyon (1.400.000 TL) Türk lirasını, bir takvim yılı içinde ise 10 milyon (14.000.000 TL) Türk lirasını geçemez. 3. (Değişik:28/7/2024-7524/11 md.) 232 nci maddenin birinci fıkrasının 1 ila 5 numaralı bentlerinde sayılanlar dışında kalan kişilerin fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcu taşıma biletlerini almadıklarının tespit edilmesi halinde bunlara her bir belge için 5.000 (8.700 TL) Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı için 50.000 (87.000 TL) Türk lirasını geçemez. Şu kadar ki, bu bent kapsamındaki kişiler tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken tarihi takip eden beş iş günü içerisinde belgenin düzenlenmediğinin idareye bildirilmesi durumunda, bunlar adına özel usulsüzlük cezası kesilmez. 4. (Değişik: 25/5/1995-4108/8 md.) Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri ile Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin; işyerinde bulundurulmaması, bu defterlere yazılması gereken işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halleri ile vergi kanunlarının uygulanması bakımından levha bulundurma veya asma zorunluluğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde her tespit için 10.000. 000 (3.000 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesilir. 5. (Mülga: 16/7/2004-5228/60 md.) 6. (Değişik: 25/5/1995-4108/8 md.) Bu Kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ve kullanılmasına ilişkin kural ve standartlara uymayanlara 65.000 (110.000 TL) Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. 7. (Ek: 25/5/1995-4108/8 md.) Bu Kanunun 8 inci maddesinin son fıkrası uyarınca getirilen mecburiyete uymaksızın işlem yapanlara her bir işlem için 10.000.000 (3.500 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesilir. 8. (Ek: 22/7/1998-4369/12 md.) (Değişik birinci cümle:14/10/2021-7338/40 md.) Belge basımı ile ilgili bildirim görevini belirlenen sürede yerine getirmeyen ya da bildirimi eksik veya hatalı yapan matbaa işletmecilerine 1.400 (11.700) Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümle:14/10/2021-7338/40 md.) Bildirim görevinin belirlenen sürede yerine getirilmemesi durumu ile bildirimin eksik veya hatalı yapılması durumunda kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası, bildirimin belirlenen sürenin sonundan başlayarak 30 gün içinde yapılması ya da eksik veya hatalı yapılan bildirimin aynı süre içerisinde tamamlanması veya düzeltilmesi durumunda 1/2 oranında uygulanır. (Ek cümle: 23/7/2010-6009/11 md.) Ancak, bu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı içinde 114.000 TL (2.200.000)’yi aşamaz. 9. (Ek: 22/7/1998-4369/12 md.) 4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda, araçlarla (yazı, manyetik ortam, disket, mikrofilm, mikro fiş gibi) ve zamanlarda yerine getirmeyenler hakkında 75.000.000 lira (15.000 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesilir. Ceza kesilenler, ödedikleri ceza için fiilleri ile ceza kesilmesine neden olan kişilere rücu edebilirler. 10. (Ek: 22/7/1998-4369/12 md.) Bu Kanununun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına 15.000 (26.000) Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. 11. (Ek:14/10/2021-7338/40 md.) Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca tasdik kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir tasdik raporunun aynı maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde belirtilen sürede ibraz edilmemesi durumunda, tasdik raporu ibraz şartı getirilen mükellef adına 50.000 (400.000) Türk lirasından az ve 500.000 (4.000.000) Türk lirasından fazla olmamak üzere, yararlanılması tasdik raporunun ibrazı şartına bağlanan tutarın %5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği takdirde bu ziyaın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336 ncı madde hükmü uygulanmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. b) Veraset ve intikal vergisine;

Bu belgeleri almak zorunda olanlar, idarenin bilgisine girmeden önce ve belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içinde durumu bildirirlerse adlarına özel usulsüzlük cezası kesilmez. Alıcının bu süre içinde bildirimde bulunduğu hallerde, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına ceza üç kat olarak uygulanır. Söz konusu belgeler yerine kanun kapsamında olmayan belgelerin tanzim edilmesi halinde düzenleyenler adına ceza iki kat uygulanır; bu aykırılığın belgeyi almak zorunda olanlarca beş iş günü içinde bildirilmesi durumunda ise düzenleyenlere ceza altı kat kesilir. Bir takvim yılı içinde her bir belge nev’ine ilişkin olarak kesilecek toplam ceza miktarı kanunda belirtilen azami tavanı aşamaz.

Perakende Satış Fişi, İrsaliye ve Taşıma Belgelerine İlişkin Fiiller

Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, giriş ve yolcu taşıma biletleri, sevk ve taşıma irsaliyeleri ile yolcu ve günlük müşteri listelerinin düzenlenmemesi, kullanılmaması, bulundurulmaması, aslı ile örneğinde farklı tutarlara yer verilmesi veya gerçeğe aykırı tanzim edilmesi Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 2. bendinde yaptırıma tabi tutulmuştur. Bu belgelerin elektronik belge olarak tanzimi icap ederken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere fiziki düzenlenmesi veya hiç düzenlenmemiş sayılması hallerinde de maktu özel usulsüzlük cezası tatbik edilir. Kesilecek cezalarda hem tek bir tespit için hem de bir takvim yılı toplamı için kanuni azami üst sınırlar geçerlidir.

Bu bent kapsamındaki belgelerin düzenlenmediğinin işlemin muhatapları tarafından idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi izleyen beş iş günü içinde idareye bildirilmesi halinde, belgeyi düzenlemek zorunda olanlar aleyhine özel usulsüzlük cezası üç kat uygulanır. Bu belgeler yerine kanun kapsamında bulunmayan belgelerin düzenlenmesi halinde düzenleyenlere ceza iki kat verilir; muhatapların beş iş günü içinde durumu idareye bildirmesi durumunda ise düzenleyenler adına cezalar altı kat olarak tatbik edilir.

Kanunun 232. Maddesi Kapsamı Dışındaki Kişilerin Belge Yükümlülüğü

Vergi Usul Kanunu'nun 232. maddesinin birinci fıkrasının 1 ila 5 numaralı bentlerinde sayılanlar dışında kalan kişilerin fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış veya ödeme kaydedici cihaz fişi ile giriş ve taşıma biletlerini almadıkları belirlendiğinde, her bir belge için maktu özel usulsüzlük cezası uygulanır. Bu kapsamda bir takvim yılı zarfında kesilecek toplam ceza tutarı kanuni üst sınırı aşamaz. İdarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken tarihi takip eden beş iş günü içinde durumu bildiren muhataplar adına ceza tatbik edilmez.

Defter Düzeni, Vergi Levhası ve Muhasebe Standartları

Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri ile günü gününe tutulması zorunlu defterlerin işyerinde bulundurulmaması, günü gününe işlenmemesi veya yetkililere istendiğinde ibraz edilmemesi halleri ile vergi kanunları uyarınca levha bulundurma veya asma zorunluluğuna uyulmaması halinde her bir tespit için maktu özel usulsüzlük cezası verilir.

Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına, mali tablolara dair usul ve esaslara riayet edilmemesi ya da muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesi ve kullanılmasına dair kural ve standartlara uyulmaması maktu özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirir. Danıştay 7. Dairesinin 2018/973 Esas ve 2021/5162 Karar sayılı uyuşmazlığında, mükellefin defter, belge ve muhasebe kayıtları üzerinden vergi incelemesinin yürütülüp tamamlanabildiği somut olayda muhasebe standartlarına uyulmadığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle özel usulsüzlük cezası iptal edilmiştir.

Bildirim, Tasdik ve Diğer Usul Kurallarına Aykırılıklar

Belge basımı ile ilgili bildirim görevini belirlenen zamanda yerine getirmeyen ya da bildirimi hatalı veya eksik yapan matbaacılara özel usulsüzlük cezası uygulanır. Bildirimin sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde yapılması ya da eksikliğin aynı sürede tamamlanması halinde ceza yarı oranında kesilir. Damga vergisi ödenmemiş veya noksan ödenmiş kâğıtları vergi ve cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına ise her kâğıt için tahsil edilmeyen vergi üzerinden maktu vergilerde yüzde 50, nispi vergilerde yüzde 10 oranında ve asgari kanuni maktu tutardan az olmamak üzere özel usulsüzlük cezası tatbik edilir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 355Kaynağı aç
Madde 355 – (Değişik : 30/12/2004-5281/15 md.) Damga Vergisi ödenmemiş veya noksan ödenmiş kâğıtları, vergi ve cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına her kâğıt için tahsil edilmeyen Damga Vergisi üzerinden maktu vergilerde % 50, nispî vergilerde % 10 oranında özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bu madde kapsamında kesilecek özel usulsüzlük cezaları her bir kâğıt için 40 (70,00 TL) Türk lirasından az olamaz.[126][127] Bilgi vermekten çekinenler ile 107/A, 152/A, 153/A, mükerrer 242, 256, 257, mükerrer 257 nci madde ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi hükmüne uymayanlar için ceza:[128][129][130][131][132] Mükerrer Madde 355 – (Ek: 30/12/1980-2365/80 md; Değişik: 22/7/1998-4369/13 md.) Bu Kanunun 86,148,149,150, mükerrer 242, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci maddesi ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil);[133] 1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 20.000 (35.000 TL) Türk Lirası, 2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basıt usulde tespit edilenler hakkında 10.000 (17.000 TL) Türk Lirası, 3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 5.000 (8.700 TL) Türk Lirası, Özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümle: 21/3/2018-7103/13 md.) Bu Kanunun 107/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlardan, bu fıkranın (1) numaralı bendinde yer alanlara 1.000 (12.000 TL) Türk lirası, (2) numaralı bendinde yer alanlara 500 (6.000 TL) Türk lirası, (3) numaralı bendinde yer alanlara 250 (3.000 TL) Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümle:1/7/2022-7417/28 md.) (Değişik cümle:28/7/2024-7524/13 md.) Mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi ile getirilen zorunluluklara uymayanlar ile aynı bent kapsamında bildirilmesi gereken alım, satım, kiralama, ilan ve reklama ilişkin bilgileri bildirmeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunanlara, bildirilmeyen, eksik veya yanıltıcı bildirilen her bir alım, satım, kiralama, ilan ve reklama konu mal ve hizmete ilişkin bilgi ve diğer yükümlülükler için (1), (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilir, bu şekilde kesilen özel usulsüzlük cezası her bir bildirim için 10 milyon (17.000.000 TL) Türk lirasından fazla olamaz. (Ek cümle:29/4/2021-7318/3 md.) Mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (8) ve (10) numaralı bentleri uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlara, (1) numaralı bentte yer alan tutarın 10 katından az ve 10 milyon (17.000.000 TL) Türk lirasından fazla olmamak üzere, bir önceki hesap dönemine ait brüt satışlar toplamının binde 3’ü tutarında özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümle:1/7/2022-7417/28 md.) 152/A maddesi veya mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi ile getirilen zorunluluklara uymayanlara (1) numaralı bentte yer alan özel usulsüzlük cezasının 3 katı uygulanır.[134] Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır. (Ek cümle: 16/6/2009-5904/22 md.) Ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz. Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ olunur. Verilen sürede bu mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde yukarıda yazılı özel usulsüzlük cezaları bir kat artırılarak uygulanır. (Ek fıkra: 16/7/2004-5228/10 md.) Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayanların her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilenler hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz. (Ek cümle: 23/7/2010-6009/12 md.) Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon (35.000.000 TL) Türk lirasını geçemez. (Ek cümle:28/7/2024-7524/13 md.) Tevsik zorunluluğuna aykırı bir şekilde ödeme yapanların, durumu ödemeyi takip eden beş iş günü içerisinde kendiliğinden idareye bildirmesi halinde, ödemede bulunan adına bu fıkra uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmez. (Ek fıkra:28/7/2024-7524/13 md.) Mal teslimi veya hizmet ifalarına ilişkin tahsilatların, banka ve benzeri finans kurumları, ödeme kuruluşları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aracılığıyla başkalarının adı ve/veya hesabı kullanılarak yapılması durumunda, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 10’u nispetinde, mal teslimi veya hizmet ifasını yapanlar ile adına ve/veya hesabına ödeme yapılanlara ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilen mükellefler hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz. Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon (35.000.000 TL) Türk lirasını geçemez. (Ek fıkra:28/7/2024-7524/13 md.) 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca izin verilen durumlar hariç olmak üzere kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod, elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçları kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen tahsilatların, kendi mükellefiyeti adına kayıtlı olmayan ödeme sistemleri veya cihazları aracılığıyla yapılması durumunda, tahsilatı yapan mükelleflere ve kendi adına kayıtlı olan bu sistemleri veya cihazları kullandıranlara ayrı ayrı her bir işlem için bu maddeye göre tatbik olunan özel usulsüzlük cezasının üç katı uygulanır. Şu kadar ki, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon (35.000.000 TL) Türk lirasını geçemez. (Ek fıkra:28/7/2024-7524/13 md.) 153/A maddesinin üçüncü ve müteakip fıkraları uyarınca istenilen teminatın süresinde verilmemesi veya tamamlanmaması halinde mezkûr fıkralar kapsamında verilmesi veya tamamlanması gereken teminat tutarı kadar, teminatı vermeyenler veya tamamlamayanlar adına özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu ceza hakkında, Kanunun 376 ncı maddesi ile uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek fıkra: 3/7/2005-5398/23 md.) Elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usûlsüzlük cezası, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda 30 gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bu sürenin dolmasını takip eden 30 gün içinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanır.[135] (Ek fıkra: 16/6/2009-5904/22 md.) (Ek cümle:15/7/2016-6728/21 md.) Elektronik ortamda bildirim veya form verilmesi mecburiyetine uyulmaması hâlinde kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası, bildirim veya formların belirlenen sürelerin sonundan başlayarak elektronik ortamda 3 gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında uygulanır. Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların, belirlenen sürelerin sonundan itibaren 10 gün içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmez, takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1/5 oranında uygulanır.135 (Ek fıkra: 16/6/2009-5904/22 md.) Elektronik ortamda beyanname ile bildirim ve form verme mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre ceza kesilmesi halinde, 352 nci maddenin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza kesilmez. (Ek fıkra: 18/5/2017-7020/8 md.) Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca verilmesi gereken beyanname ile ilgili olarak bu maddeye veya 352 nci maddeye göre ceza kesilmesini gerektiren fiillerin, aynı zamanda 5510 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası kesilmesini gerektirmesi durumunda aynı fiillerden dolayı bu madde ve 352 nci madde uyarınca ayrıca ceza kesilmez. (Ek fıkra:28/7/2024-7524/13 md.) Ödeme kaydedici cihaz üreticisi veya ithalatçıları ile bu cihazlara ilişkin hizmet veren güvenli servis sağlayıcıları, bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları, şarj ağı işletme lisansı sahipleri ve elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet verme konusunda yetkilendirilenler ile sipariş, satış, muhasebe, stok takip ve benzeri programları kullandıran, teslim eden veya satan mükelleflerden; bu Kanunun 149 uncu, mükerrer 242 nci ve mükerrer 257 nci maddeleri uyarınca vergi güvenliğini sağlamak amacıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığınca nitelikleri belirlenip onaylanan ve kullanma yükümlülüğü getirilen elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemler haricindeki cihaz ve sistemleri veya kullanmaması gereken elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri mükelleflere kullandıran, teslim eden veya satanlara, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre bu cihaz ve sistemlerle entegre veya bağlantılı olarak çalışması gereken program, cihaz veya sistemleri gerekli entegrasyonu veya bağlantıyı yapmadan kullandıran, teslim eden veya satanlara, Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına bu cihaz ve sistemler tarafından aktarılması gereken belge, bilgi ve verilerin aktarılmasını sağlayacak sistemleri kurmayan veya 359 uncu maddenin (ç) ve (d) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere bu sistemlerin gerçeğe uygun olmayan şekilde belge, bilgi ve veri aktarmasına sebebiyet verenler ile elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması ile bunlara ilişkin sistem ve yazılım gereksinimleri hususlarında Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul ve esaslara aykırı davrananlara her bir tespit için ayrı ayrı olmak üzere birinci fıkranın (1) numaralı bendinde yer alan özel usulsüzlük cezasının on katı tutarında özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon (35.000.000 TL) Türk lirasını geçemez. Bu fıkraya göre ceza kesilmesini gerektiren fiillerin, aynı zamanda 6/12/1984 tarihli ve 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun uyarınca usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirmesi durumunda aynı fiillerden dolayı 3100 sayılı Kanun uyarınca ayrıca ceza kesilmez. (Ek fıkra:28/7/2024-7524/13 md.) Tek bir fiilin bu maddede yer alan birden fazla özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirmesi halinde bu cezalardan en ağırı kesilir.

Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinin son fıkrası uyarınca getirilen mecburiyete uymaksızın işlem yapanlara her bir işlem için maktu ceza uygulanır. 4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşların, yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri belirlenen usul ve standartlarda yerine getirmemeleri halinde haklarında maktu ceza tatbik edilir; cezayı ödeyen kurumlar bu eyleme sebebiyet veren kişilere rücu edebilir. Bakanlığın özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına da maktu ceza öngörülmüştür. Kanunun mükerrer 227. maddesi uyarınca yeminli mali müşavir tasdik raporunun süresinde ibraz edilmemesi durumunda ise asgari ve azami yasal hadler gözetilerek rapora bağlanan tutarın yüzde beşi oranında ceza kesilir.

Tevsik Zorunluluğu ve Elektronik Beyanname Verme

Tahsilat ve ödemelerin banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi zorunluluğuna uymayan mükelleflere, her bir işlem için kanunda belirlenen maktu tutarlardan az olmamak üzere işleme konu tutarın yüzde beşi oranında özel usulsüzlük cezası kesilir. Elektronik ortamda beyanname verilmesi zorunluluğuna uyulmaması halinde kesilmesi gereken ceza; beyannamenin süresinin sonundan itibaren üç gün içinde elektronik ortamda verilmesi halinde onda bir, takip eden on beş gün içinde verilmesi halinde ise beşte bir oranında uygulanır.

Vergi Ziyaı ile Birlikte İşlenme ve Tekerrür Hükümleri

Özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektiren fiiller sonucunda aynı zamanda vergi ziyaı da meydana gelmişse, Vergi Usul Kanunu'nun 336. maddesinde yer alan cezaların içtimaı kuralı uygulanmaz. Bu durumda hem vergi ziyaı cezası hem de özel usulsüzlük cezası ayrı ayrı kesilir.

Genel veya özel usulsüzlük cezası kesilip kesinleşen mükelleflere, kesinleşme tarihini izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar usulsüzlük cezası kesilirse tekerrür hükümleri işletilir. Tekerrür halinde usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılarak uygulanır. Ancak artırım tutarı, kesinleşen cezadan ve kesinleşen birden fazla ceza bulunması halinde bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden fazla olamaz.

İptal Davası Açma Süresi ve Yürütmenin Durması

Özel usulsüzlük cezalarına karşı ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yetkili vergi mahkemesinde iptal davası açılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca vergi mahkemesinde usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılması halinde, ayrıca mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı alınmasına gerek kalmaksızın cezanın tahsilatı dava sonuna kadar kendiliğinden durur.

Otuz günlük dava açma süresi içinde vergi dairesine yapılan vergi hatası düzeltme başvuruları dava açma süresini durdurur. İdarenin talebi reddetmesi veya süresi içinde yanıt vermemesi üzerine kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Uzlaşma yoluna başvurulup uzlaşmanın vaki olmaması halinde ise mükellefe tebliğ edilen tutanak üzerine genel hükümler dairesinde vergi mahkemesinde dava açılabilir. Bu süreçte dava açma süresi sona ermiş veya on beş günden az kalmışsa, süre uzlaşamama tutanağının tebliğinden itibaren on beş gün uzar.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. Ek 8Kaynağı aç
Ek Madde 8 – (Ek: 19/2/1963-205/22 md.)[158] Uzlaşma konusu yapılan (…)158 cezalar; 1. Uzlaşma vakı olduğu takdirde, uzlaşma tutanağı (…)158 cezaların ödeme zamanlarından önce ilgiliye tebliğ edilmişse kanuni ödeme zamanlarında; ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ edilmişse ödeme süreleri geçmiş olanlar uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde; 2. (Değişik: 23/6/1982-2686/48 md.) Uzlaşma vaki olmadığı takdirde, bu Kanunun 368 inci madde hükmü ile 2577 sayılı İdari Yargılma Usulü Kanununun 27 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü dairesinde; ödenir. Uzlaşma ve cezalarda indirme:

Ceza İndirimi ve Uzlaşma Sonrası Ödeme Şartları

Mükellef veya vergi sorumlusu; ikmalen, resen veya idarece tarh edilen vergiyi veya vergi farkını ve usulsüzlük ile özel usulsüzlük cezalarının yarısını ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanun kapsamında teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse kesilen cezanın yarısı indirilir. Bu indirim kuralı vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezalarında da geçerlidir. Ancak mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği tutarı belirlenen süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu ceza indiriminden yararlandırılmaz.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 376Kaynağı aç
Madde 376 – (Değişik: 22/7/1998-4369/17 md.) (Değişik birinci fıkra:5/12/2019-7194/26 md.) Mükellef veya vergi sorumlusu; 1. İkmalen, resen veya idarece tarh edilen vergiyi veya vergi farkını ve vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısını ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse kesilen cezanın yarısı, 2. (Mülga:28/7/2024-7524/14 md.) indirilir. Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz. Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Uzlaşma[148] Uzlaşmanın konusu, kapsamı, komisyonlar ve şekli

Uzlaşmaya konu edilen usulsüzlük cezalarında uzlaşmanın vaki olması halinde, düzenlenen uzlaşma tutanağı cezaların ödeme zamanlarından önce tebliğ edilmişse yasal ödeme sürelerinde; ödeme süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ edilmişse tutanağın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödeme yapılır. Uzlaşmanın sağlanamaması durumunda ise ceza kanunun ilgili usul hükümleri dairesinde ödenir.

Özel usulsüzlük cezasına karşı dava açıldığında tahsilat durur mu?

Evet, ceza ihbarnamesinin tebliğinden itibaren otuz gün içinde vergi mahkemesinde dava açılması halinde 2577 sayılı Kanun uyarınca yürütmenin durdurulması kararı alınmasına gerek olmaksızın tahsil işlemi dava sonuna kadar kendiliğinden durur.

Belge düzenlenmediğini idareye bildiren alıcıya ceza kesilir mi?

Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzunu almak zorunda olanlar, idarenin bilgisine girmeden önce ve belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içinde idareye bildirimde bulunurlarsa adlarına özel usulsüzlük cezası kesilmez.

Özel usulsüzlük fiili vergi ziyaına da yol açarsa iki ceza birlikte uygulanır mı?

Evet, özel usulsüzlük fiili aynı zamanda vergi ziyaına yol açmışsa Vergi Usul Kanunu'nun 336. maddesindeki içtima hükmü uygulanmaz ve hem vergi ziyaı cezası hem de özel usulsüzlük cezası birlikte kesilir.

Uzlaşma sağlanan vergi cezalarında ödeme süreleri nasıldır?

Uzlaşma sağlandığında uzlaşma tutanağı cezaların ödeme zamanından önce tebliğ edilmişse yasal ödeme vadelerinde; vadeler kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ edilmişse tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde ödeme yapılması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu