Emlak Vergisi Nedir, Kimler Öder ve Nasıl Uygulanır?

by Avukat Erdal Ersoy
Emlak Vergisi Nedir, Kimler Öder ve Nasıl Uygulanır?

Emlak Vergisinin Konusu ve Kapsamı

Türkiye sınırları içinde bulunan binalar, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu hükümlerine göre bina vergisine tabidir.

1319 sayılı EMLAK VERGİSİ KANUNU m. 1Kaynağı aç
Madde 1 – Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir. Bina tabiri:

Türkiye sınırları içinde yer alan tüm arazi ve arsalar ise 1319 sayılı Kanun gereğince arazi vergisinin konusunu oluşturur. Belediye sınırları içerisinde belediyece parsellenmiş olan arazi parçaları hukuken arsa sayılmakta ve arsa hükümleri uyarınca vergilendirilmektedir.

1319 sayılı EMLAK VERGİSİ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Madde 12 – (Değişik: 17/7/1972-1610/7 md.) Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir. Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Cumhurbaşkanı kararı ile belli edilir.[16] Aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar. Mükellef:

Verginin Mükellefi ve Mülkiyet Biçimlerine Göre Sorumluluk

Bina vergisinin mükellefi kural olarak binanın malikidir. Taşınmaz üzerinde intifa hakkı tesis edilmiş bulunması halinde vergi intifa hakkı sahibi tarafından ödenir. Binanın hem maliki hem de intifa hakkı sahibi mevcut değilse, binaya malik gibi fiilen tasarruf eden kimseler mükellefiyet altına girer. Taşınmaza paylı mülkiyet şeklinde malik olunması halinde malikler hisseleri oranında münferiden mükellef kabul edilirken, elbirliği mülkiyetinde tüm ortaklar vergi borcundan müteselsilen sorumludur.

1319 sayılı EMLAK VERGİSİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder. Bir binaya paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.[1] İKİNCİ BÖLÜM Muaflık ve İstisnalar Daimi muaflıklar:

Arazi vergisinde de mükellefiyet sırası bina vergisiyle paraleldir. Arazi vergisini arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisinin de bulunmaması halinde araziye malik gibi tasarruf eden kimseler öder. Paylı mülkiyette hisse oranına göre mükellefiyet tayin edilirken, elbirliği mülkiyetinde malikler vergi borcuna karşı müteselsil borçlu durumundadır.

1319 sayılı EMLAK VERGİSİ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – Arazi Vergisini, arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenler öder. Bir araziye paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.[17] Mülkiyeti ihtilaflı bulunan arazi için mutasarrıfı bulunmıyan kişiler tarafından ödenen Arazi Vergileri ihtilafın ödeme yapan aleyhine sonuçlanması halinde ihtilafla ilgili bulunanların karar tarihinden itibaren bir yıl içerisinde başvurmaları şartiyle kendilerine ret ve iade olunur. İKİNCİ BÖLÜM Muaflık ve İstisnalar Daimi muaflıklar:

Mülkiyeti ihtilaflı bulunan arazilere yönelik olarak tasarruf hakkı bulunmayan şahıslar tarafından ödenmiş olan arazi vergileri, mevcut mülkiyet ihtilafının ödemeyi yapan aleyhine sonuçlanması halinde güvenceye bağlanmıştır. İhtilafın aleyhe sonuçlanması durumunda, ilgililerin nihai karar tarihinden itibaren bir yıl içerisinde başvurmaları şartıyla tahsil edilmiş vergiler kendilerine ret ve iade olunur.

Bina Vergisi Oranları ve Büyükşehir Uygulaması

1319 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca bina vergisinin kanuni oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde iki olarak tatbik edilir. Bu oranlar, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun uygulandığı büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içerisinde yüzde yüz artırımlı uygulanmaktadır.

1319 sayılı EMLAK VERGİSİ KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – (Değişik: 22/7/1998 – 4369/65 md.)[11] (Değişik: 8/1/2002-4736/4 md.) Bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde ikidir. Bu oranlar, 5216 sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde % 100 artırımlı uygulanır. Cumhurbaşkanı, vergi oranlarını yarısına kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir.[12] (Değişik ikinci fıkra: 30/7/2003-4962/15 md.) Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.[13][14][15] Yeni inşa edilen bina veya binaların vergisi, arsasının (veya arsa payının) vergisinden az olamaz. (Ek cümle: 30/7/2003-4962/15 md.) Bu hüküm binaların inşalarının sona erdiği yılı takip eden bütçe yılından itibaren dört yıl uygulanır. Yetki: Mükerrer Madde 8 – (Mülga: 22/7/1998 – 4369/82 md.) Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi:

İndirimli ve Sıfır Oranlı Bina Vergisi Muafiyeti

1319 sayılı Kanun'un 8. maddesinde Cumhurbaşkanına tanınan yetki çerçevesinde belirli sosyal gruplar için bina vergisi oranları sıfıra kadar indirilebilmektedir. Bu haktan, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar müstesna olmak üzere hiçbir geliri bulunmadığını belgeleyenler yararlanabilir. Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul veya yetim aylığından ibaret olanlar, gaziler, engelliler ile şehitlerin dul ve yetimleri de indirim kapsamındadır. Muafiyetten faydalanabilmek için ilgililerin Türkiye sınırları içinde brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek meskene malik olması veya bu meskende intifa hakkının bulunması zorunludur.

Sıfır oranlı vergi avantajı yazlık veya dinlenme gayesiyle belirli zamanlarda kullanılan meskenler hakkında geçerli değildir. Ayrıca hak sahiplerinin brüt 200 metrekareyi aşmayan tek bir meskene hisseli biçimde malik olmaları durumunda indirimli tarife, taşınmazın bütününe değil yalnızca mükellefe ait hisseye tekabül eden kısma uygulanır.

Mükellefiyetin Başlaması, Değişmesi ve Sona Ermesi

1319 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince bina vergisi mükellefiyeti, taşınmazın vergi değerini tadil eden kanuni sebeplerin doğması durumunda bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi izleyen bütçe yılından itibaren başlar. Dört yılda bir yapılan genel takdir işlemlerinde takdirin yapıldığı tarihi ve mevcut bir muaflığın sona ermesi halinde ise muafiyetin sukut ettiği tarihi takip eden bütçe yılı mükellefiyetin başlangıç tarihi olarak kabul edilir.

1319 sayılı EMLAK VERGİSİ KANUNU m. 9Kaynağı aç
Madde 9 – (Değişik: 17/7/1972 – 1610/5 md.) (Değişik birinci fıkra: 3/4/2002-4751/2 md.) Bina vergisi mükellefiyeti; a) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi, Takip eden bütçe yılından itibaren başlar. Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vukubulduğu tarihi takibeden taksitten itibaren sona erer. Oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binaların vergileri, mükelleflerce keyfiyetin vergi dairesine bildirilmesi veya vergi dairesince re'sen tespit edilmesi üzerine, bu olayların vukua geldiği tarihlerden sonra gelen taksitlerden itibaren, bu hallerin devam ettiği sürece alınmaz. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Verginin Tarh ve Tahakkuku Beyan esası:

Mükellefiyeti sona erdiren maddi vakıalar da kanunda açıkça tayin edilmiştir. Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken mevzuattaki muaflık koşullarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet, bu olayların gerçekleştiği tarihi takip eden taksitten itibaren sona erer.

Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak oturulması ve kullanılması yetkili makamlarca yasaklanan binalar bakımından vergileme durdurulur. Yasaklanan binaların vergileri, mükelleflerce durumun vergi dairesine bildirilmesi yahut idarece re'sen tespit edilmesi üzerine, yasaklama olayının vuku bulduğu tarihten sonra gelen taksitlerden itibaren bu durum devam ettiği müddetçe alınmaz.

Zamanaşımı, Hataların Düzeltilmesi ve İade Talepleri

Emlak vergisi uyuşmazlıklarında tarhiyat ve zamanaşımı süreleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu çerçevesinde belirlenir. 213 sayılı Kanun'un 114. maddesine göre, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından itibaren beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar. Aynı Kanun'un 126. maddesi gereğince, bahse konu beş yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra ortaya çıkarılan vergi hatalarının düzeltilmesi mümkün değildir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 114Kaynağı aç
Madde 114 – Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar. (İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 15/10/2009 tarihli ve E.: 2006/124, K.: 2009/146 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 23/7/2010-6009/8 md.) Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz. (Ek: 4/12/1985-3239/9 md.; Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/5 md.) Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar. (Değişik: 4/12/1985-3239/9 md.) Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkür evraka ait vergi alacağı yeniden doğar. Verginin terkini:
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 126Kaynağı aç
Madde 126 – 114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. Şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süresi: a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı; b) (Değişik: 23/6/1982-2686/26 md.) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; c) (Ek: 4/12/1985-3239/11 md.) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı; Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz. YEDİNCİ KISIM Yoklama ve inceleme BİRİNCİ BÖLÜM Yoklama Maksat ve yetki:

213 sayılı Kanun'un 126. maddesinde düzeltme zamanaşımı süresinin bir yıldan aşağı olamayacağı özel haller düzenlenmiştir. Buna göre zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı tarihten, ilan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten, ihbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde ise haczin tatbik edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayan düzeltme zamanaşımı süresi bir yıldan az olamaz.

Vergilendirme işlemlerindeki hataların düzeltilmesine ilgili vergi dairesi müdürü karar verir. Düzeltme işlemi vergi düzeltme fişine dayanılarak gerçekleştirilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması durumunda fazla vergi terkin edilir ve mükellefe reddolunur. Reddedilecek miktar ile müracaat edilecek muhasebe birimini ve müracaat süresini içeren düzeltme fişi mükellefe tebliğ edilir. Mükellef, düzeltme fişinin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde parasını geri almak üzere başvurmazsa iade hakkı sakıt olur.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 120Kaynağı aç
Madde 120 – Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir. Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlıyarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur. (Ek fıkra: 25/12/2003-5035/2 md.) Nakden veya mahsuben tahsil edilen ancak fazla veya yersiz olarak tahsil edildiği anlaşılan vergilerde ve kanunları gereğince mükelleflere yapılacak iade ve mahsup işlemlerinde, düzeltmeye dayanak teşkil edecek belgeler ile bu işlemlere ait usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir. (Ek fıkra: 28/3/2007-5615/20 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı vergi dairesinin görev ve yetkilerini haiz olarak faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında düzeltme yetkisi vergi dairesi başkanına ait olup, başkan bu yetkisini ilgili grup müdürlerine ve/veya müdürlere devredebilir. (Ek beşinci fıkra:14/10/2021-7338/16 md.) Gelir İdaresi Başkanlığı, vergi ve mükellefiyet türü ile düzeltmeye konu tutarı ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak düzeltme yetkisinin devredilmesi ile düzeltmenin bağlı olunan vergi dairesi dışındaki vergi daireleri tarafından yapılmasına izin vermeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. Re'sen düzeltme:

Düzeltme, Şikayet ve İdari Yargı Başvuru Usulü

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 124. maddesi gereğince, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunan mükellefler şikayet yoluna başvurabilir. Belediye vergileri hakkındaki şikayet başvuruları belediye başkanlığına yapılır. Düzeltme talebinin reddi ve şikayetin sonuçsuz kalması halinde mükellef otuz gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 124Kaynağı aç
Madde 124 – (Değişik: 23/6/1982-2686/24 md.) Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler. Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edilir. Düzeltme şümulü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemelerinde dava açma süresi otuz gündür. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlerden doğan ihtilaflarda bu süre, tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde ise tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

İlanı gereken düzenleyici işlemlere karşı dava açma süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren işler. Ancak bu düzenleyici işlemlerin mükellefe tatbik edilmesi üzerine ilgililer, düzenleyici işlem aleyhine, uygulanan işlem aleyhine veya her ikisine birden aynı anda dava açma hakkına sahiptir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş bulunması, ona dayanılarak tesis edilen bireysel uygulamanın iptal edilmesine kanunen engel oluşturmaz.

Emlak vergisi mükellefiyeti ne zaman başlar?

Emlak vergisi mükellefiyeti, taşınmazın edinilmesi veya vergi değerini değiştiren sebeplerin gerçekleşmesi halinde bu durumların meydana geldiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlar.

Kimler indirimli veya sıfır oranlı emlak vergisinden yararlanabilir?

Geliri olmadığını belgeleyenler, sadece SGK emekli, dul ve yetim aylığı alanlar, engelliler, gaziler ile şehitlerin dul ve yetimleri, brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek meskenleri için sıfır oranlı bina vergisinden yararlanabilmektedir.

Yazlık olarak kullanılan konutlar için sıfır oranlı vergi uygulanır mı?

Yazlık veya dinlenme amacıyla belirli zamanlarda ikamet edilen meskenler için indirimli ya da sıfır oranlı bina vergisi muafiyeti uygulanmaz.

Fazla ödenen emlak vergisinin iadesi ne zamana kadar istenebilir?

Vergi dairesince düzenlenen düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili muhasebe birimine başvurulmalıdır; bu süre geçirilirse iade hakkı düşer.

Emlak vergisi davalarında vergi mahkemesine başvuru süresi kaç gündür?

Özel kanunlarda ayrı bir süre öngörülmeyen hallerde vergi mahkemesinde dava açma süresi otuz gün olup süre kural olarak tebliğin veya tahsilatın yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu