Chargeback Nedir? Ters İbraz ve Emsal Yargıtay Kararı

by Avukat Erdal Ersoy
Chargeback Nedir? Ters İbraz ve Emsal Yargıtay Kararı

Chargeback veya ters ibraz prosedürleri; Bankalararası Kart Merkezi düzenlemeleri, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelik hükümleriyle dolaylı olarak düzenlenmiştir.

Harcama İtirazının Hukuki Dayanağı ve Kuruluşların Yükümlülükleri

5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 17 ila 24. maddeleri, üye işyerleri ile kart çıkaran kuruluşların uymak zorunda olduğu yükümlülükleri düzenler. İlgili yasal çerçeve bir yandan kart hamillerinin korunmasını hedeflerken, diğer yandan bankaların uluslararası sistemlere uygun davranma zorunluluğunu düzenler.

Harcama İtirazı Süreleri ve Azami Sınırlar

Visa ve Mastercard sistem kuralları uyarınca harcama itirazı süresi genel kural olarak 120 gün şeklinde belirlenmiştir. Bu süre uyuşmazlığın ve itirazın nedenine göre bazı hallerde uzayabilmektedir. Bununla birlikte uluslararası kart kuruluşu kuralları gereğince ters ibraz süresi hiçbir koşulda 540 günü, yani yaklaşık 18 aylık süreyi aşamaz.

İtiraz prosedüründe esas alınan 120 günlük sürenin başlangıcı işlemin niteliğine göre farklılık gösterir. Kart sahibinin bilgisi ve onayı dışında gerçekleştirilen işlemlerde süre işlem tarihinden itibaren işlemeye başlar. Satın alınan ürün veya hizmet hiç sağlanmamışsa üye işyerinin bildirdiği beklenen teslim tarihinden, ürün veya hizmet teslim edilmişse teslim tarihinden itibaren süre hesaplanır. İşleme ilişkin iptal veya iade durumu mevcutsa düzenleme belgesinin tanzim edildiği tarih, otel rezervasyonlarında konaklama tesisinden ayrılış tarihi, araç kiralama sözleşmelerinde ise aracın teslim edildiği tarih 120 günlük sürenin başlangıcı sayılır.

Üye İşyerlerinin Kart Kabulü ve Kontrol Yükümlülüğü

5464 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrası gereğince üye işyerleri, kart hamillerinin mal ve hizmet alımlarında banka veya kredi kartı ile ödeme yapma taleplerini kabul etmek mecburiyetindedir. Söz konusu kabul yükümlülüğü indirim dönemlerinde de aynen devam eder. Üye işyerleri kartın kullanılması sebebiyle kart hamilinden komisyon ya da benzeri bir ilave ödeme talep edemez. Bu yükümlülüğe aykırı davranılması durumunda üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca sözleşme feshedilir ve fesih tarihinden itibaren bir yıl süreyle ilgili işyeriyle yeni bir sözleşme yapılamaz.

5464 sayılı BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU m. 17Kaynağı aç
MADDE 17 – Üye işyerleri, kart hamillerinin yapmış oldukları mal ve hizmet alımlarının bedelini banka kartı ya da kredi kartı ile ödeme taleplerini kabul etmek zorundadır. Bu zorunluluk indirim dönemlerinde de geçerlidir. Üye işyerleri, kart hamilinden kartın kullanılması dolayısıyla komisyon veya benzeri bir isim altında ilave bir ödemede bulunmasını isteyemez. Bu hükme aykırı davranılması halinde, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar tarafından üye işyeri sözleşmesi feshedilir ve bir yıl süreyle yeni bir sözleşme yapılamaz. Üye işyerleri, mal ve hizmet bedeli karşılığını banka kartı veya kredi kartı ile ödemek isteyen kişilerin imza gerektiren işlemlerde imza kontrolünü yapmak, kartın tahrifata uğrayıp uğramadığını kontrol etmek ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca kendilerine ulaştırılan bilgiler çerçevesinde kartın geçerliliğini tespit etmekle yükümlü olup, gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgilerle kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgileri karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi ibrazını talep etmek ve harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmekle yükümlüdür. Bu kontrollerin yapılmamasından doğan zararlardan üye işyerleri sorumludur. Bilgilendirme ve sistemin güvenliğinin sağlanması

Aynı Kanun'un 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üye işyerleri, imza gerektiren işlemlerde imza kontrolünü yapmak, kartın üzerinde tahrifat bulunup bulunmadığını denetlemek ve anlaşma yapan kuruluşların bildirdiği esaslar çerçevesinde kartın geçerliliğini incelemekle yükümlüdür. Zorunlu görülen durumlarda kart üzerindeki bilgiler ile ibraz edilen kimlik belgesi üzerindeki bilgilerin karşılaştırılması ve harcama belgesindeki verilerin teyit edilmesi gerekir. Kanunda öngörülen bu kontrollerin yerine getirilmemesi sebebiyle ortaya çıkan zararlardan bizzat üye işyerleri sorumludur.

Sanal POS İşlemlerinde Ters İbraz Zararı ve Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/418 Esas ve 2025/236 Karar sayılı ilamına konu olan uyuşmazlıkta; üye işyerine tahsis edilen sanal POS üzerinden gerçekleştirilen işlemlere yönelik kart hamillerinin harcama itirazında bulunması üzerine, banka tarafından chargeback prosedürü çerçevesinde kart hamillerinin bankalarına geri ödeme yapılmıştır. Kararda, bu ödemeler sonucunda oluşan banka zararının üye işyerinin hesabına borç olarak kaydedilebileceği ve başlatılan icra takibine konu edilebileceği değerlendirilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/418, K. 2025/236Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2024/418 E.  ,  2025/236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/234 Esas, 2023/1365 Karar HÜKÜM :Asıl dava kısmen kabul, birleşen dava ret İLK DERECE MAHKEMESİ:İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2014/959 E., 2019/1223 K. BİRLEŞEN DOSYA :İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/300 E., 2016/348 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada temlik alan davacı tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre asıl davada davacı vekilince reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 5.380,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.735,00 TL’nin altında kalmaktadır. Asıl davada davalı … vekilinin temyiz dilekçesi üzerinde kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Asıl davada temlik eden davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Gaziosmanpaşa Şubesi ile davalı … Turizm Seyehat Tekstil Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel nakdi, gayri nakdi kredi sözleşmeleri ve üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, davalı … ve …'ın bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, ihtarnameler ile hesapların kat edildiğini, müvekkilinin 17.04.2013 tarihi itibariyle 1.276.303,57 TL alacaklı olduğunu, kredilerin teminatı olarak 700.000,00 TL bedelli ipotek alındığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, ayrıca başka bir icra dosyası üzerinden de genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını ileri sürerek İstanbul 9. İcra Müdürlüğü 2013/8991 E., sayılı genel haciz yolu ile yapılan takip dosyasına davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kendisine ait internet sitesi üzerinden "…", "…" gibi dünyaca tanınmış turizm acenteleri ile iş birliği yaparak uluslararası turizm rezervasyonu yaptığını, tatil ve konaklama hizmetine aracılık ettiğini, davalı banka ile aralarında üye işyeri sözleşmesi bulunduğunu, tahsis edilen POS hesabı üzerinden "3D SECURE" yolu ile işlem gerçekleştirildiğini, 2011 yılından bu yana "Google Inc" ile reklam çalışması yapıldığını, konaklama ve turizm hizmetlerinin internet üzerinden pazarlama ve reklamı için anılı şirket ile çalışıldığını, davalı banka tarafından kendilerine tahsis edilen kredi kartı hesabından reklam ödemelerinin tümünün yapıldığını, davalı banka kredi kartı üzerinden ödedikleri ve Google hesap havuzunda biriken paranın "Google Inc" tarafından hesabın askıya alınması üzerine davalı bankadan talep edildiğini ancak cevap alınamadığını, davalı bankanın müvekkillerinin talebini dikkate almayıp Google Inc ve diğer yabancı şirketlerin gerçek dışı beyanlarına itibar ederek kendi müşterisinin mağduriyetine neden olduğunu ileri sürerek müvekkilleri tarafından davalı banka kredi kartı hesapları üzerinden Google Inc, … ve diğer turizm acentelerine yapılmış olan ödemelerinin davalının kayıtlarında tespit edilmesine, uluslararası Visa/Master kuralları gereğine Charge Back prosedürü kapsamında müvekkillerinden haksız bir şekilde çıkan paraların ticari faizi ile birlikte müvekkillerine ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, alacağın ihtar ile 7 gün içinde ödenmesi istediğini, bu ihtara itiraz edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin devam ettiğini, davacının yargı kararı olmaksızın müvekkillerinin mevduat hesabında bulunan 760.000.000,00 TL nakit parasına el koyduğunu, davacının hiçbir alacak talebini kabul etmemekle birlikte uhdesine geçirdiği paralarla icra takip dosya borcunun sona erdiğini savunarak davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirkete müvekkili banka tarafından şirket kredi kartı ve iş yeri sahip/ortaklarında diğer davacı …'a ise şahsi kredi kartının tahsis edildiğini, davacının itirazlarının hangi kredi kartına ilişkin olduğunun somutlaştırılmadığını, şirket kredi kartı nedeniyle 9 kalemde toplam 21.555,35 TL, şahsi kredi kartı nedeniyle 10 kalemde toplam 19.877,82 TL'nin uluslararası kart kuruluşunun belirlediği kurallara uygun olarak yürütülen Charge Back işlemleri sonucunda Google CC Google.com isimli işyerinin bankasında tahsil edilerek firmanın müvekkili bankaya olan borçlarına mahsup edildiğini, davacı şirket ile müvekkili banka arasındaki sözleşme nedeniyle haciz yolu ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yaptıklarını, davacıların takibe itirazları üzerine yargılamanın devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elveriş olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada temlik alan davacı vekilince ve asıl davada davalı … vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı lehine yapılan borç kayıtlarının asıl alacağa eklenerek hesaplama yapıldığı, temlik alan davacı vekilinin bu borç kayıtlarının asıl alacağa eklenmediği ve bu nedenle davalı …'dan olan alacağın eksik hesaplandığı yönünde ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, davalı …'ın kefalet limiti dikkate alındığında mahkemece hatalı olarak fazla tespit edilen kefalet limitine göre fazla alacağa hükmedilmesi nedeni ile temlik alan davacı vekilinin davalı …'dan olan alacağın eksik hesaplandığı yönünde ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin de yerinde olmadığı, davalı … yargılama sırasında vefat etmiş olup, davalının en yakın mirasçılarının tümünün mirası reddetmeleri nedeniyle, terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği, bu kapsamda mahkemece yapılan ihbar sonucu açılan tereke dosyasında terekeye tasfiye memuru atandığı, davalı … terekesi bakımından dava kayıt ve kabul davasına dönüşmüş olmakla, bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan resen incelenmiş olup, terekeye karşı açılmış bu davada davalı … terekesi bakımından alacağın terekeye davacı lehine borç olarak kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken tahsil hükmü kurulmasının hatalı bulunduğu, davalı kefil … 'ın genel kredi sözleşmelerindeki kefalet limitine ipotek akit tablosunda hüküm altına alınan ve geçerli bulunan 700.000,00 TL'lik kefalet limiti de eklenerek davalının hesabından yapılan tahsilatların da düşülmesi sonucunda tespit edilen alacağa hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak mahkemece icra takibinde talep edilenden fazlasına hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesini ihlal edeceği, dava tarihinden sonra tahsil edilmiş olan tutarların icra müdürlüğünce infazda dikkate alınması gerekmekte olup mahkemece bu yönde hüküm kurulmamış olmasının de hatalı bulunduğu gerekçesiyle yeniden hüküm kurmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulü ile İstanbul 10. İcra Dairesinin 2013/2008 E., sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere; davalı … Turizm Seyahat Tekstil Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden verilen hüküm kesinleştiğinden aynen tekrarına (700.000,00 TL ipotek limitini aşan 576.503,57 TL toplam alacağın tahsili için) 576.503,57 TL üzerinden; İstanbul 9. İcra Dairesinin 2013/8991 E. sayılı icra takibine yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 temerrüt faizi yürütülmesine ve faizin %5 BSMV'si ile tahsiline, hüküm altına alınan 576.503,57 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline, davalı müşterek borçlu müteselsil kefil muris … terekesine açılan davanın kısmen kabulüne; muris …'ın kefalet limiti içinde kalan 575.025,00 TL asıl alacak, 12.938,06 TL işlemiş faiz, 646,90 TL faizin %5 BSMV'si olmak üzere toplam 588.609,96 TL alacak ile %20 oranında icra inkâr tazminatı tutarı 117.721,99 TL, takip tarihi olan 17.04.2013 tarihinden müteveffanın ölüm tarihi olan 24.10.2018 tarihine kadar %54 oranında hesaplanan 1.715.055,39 TL işlemiş faiz, %5 BSMV'si toplamı 85.752,76 TL olmak üzere toplam 2.507.140,10 TL alacağın müteveffa terekesine davacı lehine borç olarak kayıt ve kabulüne, fazla istemin reddine, davalı müşterek borçlu müteselsil kefil … yönünden; kefalet limiti içinde kalan 436.700,61 TL asıl alacak, 24.460,51 TL işlemiş faiz, 1.223,03 TL faizin %5 BSMV'si olmak üzere toplam 462.384,15 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, 436.700,61 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 temerrüt faizi yürütülmesine ve faizin %5 BSMV'si ile tahsiline, fazla istemin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar asıl davada temlik alan davacı vekilince ve asıl davada davalı … vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, genel kredi sözleşmeleri ve üye iş yeri sözleşmesi kapsamında, banka tarafından davalı şirkete tahsis edilen sanal POS cihazı ile yapılan işlemlere yönelik kart hamillerince yapılan harcama itirazları nedeniyle, chargeback yoluyla temlik eden banka tarafından kart hamillerinin bankalarına yapılmış olan ödemeler sonucunda, davalı asıl borçlu hesabına borç olarak kaydedilen banka zararının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali; birleşen dava ise davacıların Google nezdindeki hesaplarının askıya alınması nedeniyle, davacılar tarafından reklam hizmeti karşılığında ödenen ve Google hesap havuzunda biriken paranın, chargeback kapsamında davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Asıl davada temlik alan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada temlik alan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davalı …'a yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl davada temlik alan davacıya iadesine, 20.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Harcama İtirazı Davalarında Temyiz Kesinlik Sınırı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi gereğince, miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları hakkında temyiz kanun yoluna başvurulamaz. 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi atfıyla 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince, temyize konu edilen alacak miktarının kesinlik sınırının altında kalması hâlinde ön inceleme aşamasında temyiz dilekçesinin reddine karar verilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
MADDE 362- (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.[57] b) Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar. [58][59] c) (Değişik:22/7/2020-7251/39 md.) Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar. ç) Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar. d) Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar. e) Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar. f) Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar. g) (Ek:22/7/2020-7251/39 md.) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar. (2) Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir. Kanun yararına temyiz
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 366Kaynağı aç
MADDE 366- (1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır. Temyizin icraya etkisi
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 352Kaynağı aç
MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.) (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir: a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması b) Kararın kesin olması c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi (2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir. (3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır. Duruşma yapılmadan verilecek kararlar[48]
Chargeback başvurusu için genel süre ne kadardır?

Harcama itirazı süresi uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına göre genel olarak 120 gün olup itiraz sebebine bağlı olarak değişebilmekle birlikte hiçbir şartta 540 günü aşamaz.

Ters ibrazda 120 günlük süre hangi tarihte işlemeye başlar?

Yetkisiz işlemlerde işlem tarihinden, ürün veya hizmet hiç teslim edilmediyse beklenen teslim tarihinden, teslim halinde teslim tarihinden, iptal veya iadede belge düzenleme tarihinden, otel rezervasyonunda otelden ayrılış ve araç kiralamada aracın teslim tarihinden itibaren başlar.

Üye işyeri kredi kartı ile ödemede ilave komisyon isteyebilir mi?

5464 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca üye işyerleri indirim dönemleri de dâhil kartla ödemeyi kabul etmek zorunda olup komisyon veya benzeri ek ödeme talep edemez; aksi halde sözleşme feshedilerek bir yıl süreyle yeni sözleşme yapılamaz.

Sanal POS üzerinden yapılan itirazlarda banka ödemesi işyerinden talep edilebilir mi?

Sanal POS üzerinden yapılan işlemlere yönelik chargeback neticesinde bankanın kart hamillerine yaptığı ödemelerden doğan zarar, üye işyerinin hesabına borç kaydedilerek hukuki takibe konu edilebilmektedir.

Harcama itirazından doğan alacak davalarında temyiz yolu açık mıdır?

Davanın miktar veya değerinin 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesindeki kesinlik sınırının altında kalması halinde kararlar temyiz edilemez ve temyiz istemleri miktar itibarıyla reddedilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu