Özel Güvenlik Görevlilerinin Tazminat Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Özel Güvenlik Görevlilerinin Tazminat Hakları

Özel güvenlik görevlileri tazminat hakları bakımından 4857 sayılı İş Kanununa tabidir; personelin istihdamı, mesleğe kabul koşulları ve çalışma usul ve esasları ise 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun çerçevesinde yürütülür. İş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kıdem ve ihbar tazminatı alacakları genel iş hukuku prensiplerine göre değerlendirilir.

Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Şartları ve Hesaplama Ölçütleri

Kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için işçinin aynı işverene bağlı işyerlerinde en az bir yıllık kıdeminin bulunması zorunludur. Hizmet süresi bir yıldan az olan çalışanlar için orantılı bir kıdem tazminatı ödemesi yapılmaz; ancak bir yıllık asgari süreyi dolduran personele, bir yılı aşan her süre için orantılı olarak hesaplama yapılır.

1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 – 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin: 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;[2] 5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.[3] [4] İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz. T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz. Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez. Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. (Değişik: 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.[5] (Değişik: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir. (Değişik: 10/12/1982 – 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez. İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.[6] Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.

İş sözleşmesinin kanunda öngörülen haklı veya geçerli fesih koşullarıyla sona ermesi halinde, işçiye çalıştığı her tam yıl için 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı verilir. Tazminata esas ücret belirlenirken çıplak temel ücrete ek olarak işçiye sağlanan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanuni menfaatler de hesaba dahil edilir. Ancak sözleşmelerle belirlenecek yıllık tazminat tutarı, en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi miktarını aşamaz.

İşverenin Fesih Yetkisi ve İşçinin Dava Açma Hakkı

İşveren, 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinde yer alan sağlık sebepleri veya ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin varlığı durumunda iş sözleşmesini bildirim süresini beklemeksizin derhal feshedebilir. İş Kanununun 25. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle gerçekleştirilen haklı fesihte veya sendikal mevzuat gereğince yasadışı grev sebebiyle yapılan fesihte işçiye kıdem tazminatı ödenmez.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.[7] b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.[8] e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Derhal fesih hakkını kullanma süresi

Buna karşılık, 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesi uyarınca yapılan fesih iddialarında işçi, feshin bu maddede sayılan sebeplere uygun olmadığı gerekçesiyle kanunun öngördüğü iş güvencesi hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.

Proje Değişikliği ve Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik

Özel güvenlik personelinin görev yaptığı projenin veya çalışma koşullarının değiştirilmesi durumunda 4857 sayılı İş Kanununun 22. maddesi uygulanır. İşveren, çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği işçiye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Yazılı şekilde yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı kabul edilmeyen çalışma koşulu değişiklikleri işçiyi bağlamaz.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz. Yeni işverenin sorumluluğu

Güvenlik görevlisi önerilen esaslı değişikliği altı işgünü içinde yazılı olarak onaylamazsa, işveren değişikliğin ya da feshin geçerli bir nedenden kaynaklandığını yazıyla gerekçelendirip bildirim süresini işleterek sözleşmeyi sona erdirebilir. Bu yolla yapılan fesihlerde çalışan kıdem ve ihbar tazminatı haklarını elde edebileceği gibi iş güvencesi çerçevesinde feshe karşı dava yoluna da başvurabilir.

Muvazzaf ve Geçici Askerlik Sebebiyle Fesih

Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla iş sözleşmesini fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Askerlik nedeniyle yapılacak feshin göreve başlama tarihinden makul bir süre önce gerçekleştirilmesi gerekir; somut olayla bağlantısız ve aşırı erken fesihler tazminat hakkını etkileyebilir. Muvazzaf askerlik görevini tamamlayan işçinin geri dönmesi halinde işverenin işçiyi tekrar işe alma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Muvazzaf askerlikten farklı olarak personelin geçici olarak askere alınması halinde iş sözleşmesi askıya alınır. İşyerinde en az bir yıllık kıdemi olan işçi için kanuni askı süresi iki aydır; bir yılı aşan her tam kıdem yılı için bu süreye ikişer gün ilave edilir ve azami askı süresi 90 günü geçemez. Bu yasal sürelerin sona ermesine rağmen geçici askerlik hali bitmemişse, iş sözleşmesi askı süresinin hitamında işveren tarafından feshedilmiş sayılır ve kıdem tazminatı ödenir.

Evlilik ve Emeklilik Gerekçesiyle Sözleşmenin Feshi

Kadın güvenlik görevlisinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini kendi arzusuyla feshetmesi halinde kendisine kıdem tazminatı ödenir. Bu hakkı kullanarak ayrılan kadın çalışanın sonrasında başka bir işyerinde işe başlaması hakkın kötüye kullanılması teşkil etmez; ancak sırf tazminat elde etmek kastıyla boşanıp yeniden evlenilmesi gibi muvazaalı durumlarda kıdem tazminatı hakkı kabul edilmez.

Bağlı bulunulan sosyal güvenlik kurum veya sandıklarından yaşlılık, emeklilik, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla işten ayrılan güvenlik görevlileri kıdem tazminatına hak kazanır. İşverenin tazminat ödeme borcu, ilgili kuruma başvuru yapıldığının ve işlemlerin başlatıldığının işverene belgelenmesiyle başlar. Ayrıca, yaş koşulu dışındaki sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi isteğiyle işten ayrılan çalışanlara da kıdem tazminatı ödenir.

İhbar Süreleri ve İhbar Tazminatı

İş sözleşmesini kanuni veya sözleşmesel bildirim sürelerine riayet etmeksizin fesheden taraf, karşı tarafa ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür. İhbar tazminatı miktarının belirlenmesinde personelin çıplak temel ücreti ile birlikte para ve para ile ölçülmesi mümkün ayni ve nakdi menfaatlerin dahil edildiği geniş anlamdaki giydirilmiş ücret esas alınır.

Bildirim şartına uyulmaksızın yapılan usulsüz fesihlerde muhatap tarafın bir zarara uğrayıp uğramadığı veya bu zararı ispat edip etmediği araştırılmaz. Sözleşmelerle kanundaki asgari bildirim sürelerinin artırılması kararlaştırılmışsa, ödenecek ihbar tazminatı da artırılan bu süreler oranında yükselir.

İşyeri Devri, Vefat ve Tazminat Güvencesi

İşyerinin devri veya herhangi bir şekilde intikali durumunda işçinin kıdemi, önceki ve sonraki işyerlerindeki toplam hizmet süresi üzerinden hesaplanır. İşyerini devreden işveren, işçiyi fiilen çalıştırdığı süre ve devir anındaki ücret seviyesiyle sınırlı kalmak kaydıyla yeni işverenle birlikte müştereken sorumludur.

İş sözleşmesinin işçinin vefatı sebebiyle sona ermesi halinde, hak edilen kıdem tazminatı tutarı kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi nedeniyle dava açılması durumunda gecikme dönemi için mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilir. Kanun gereğince işveren, kıdem tazminatından doğan yasal sorumluluğunu üçüncü kişilere veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.

Görev Sırasında Yaralanma, Engellilik ve Vefat Tazminatı

Özel güvenlik görevlisinin 5188 sayılı Kanunda belirtilen koruma ve güvenlik görevlerini yerine getirirken yaralanması veya engelli hale gelmesi durumunda kendisine; ölümü halinde ise kanuni mirasçılarına iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen esas ve miktarlara göre tazminat ödenir. Genel hükümlere dayanılarak mahkemece daha yüksek bir tazminata hükmedilmesi halinde, sözleşme hükümleri uyarınca önceden ödenmiş olan meblağlar hüküm altına alınan tutardan mahsup edilir.

Özel güvenlik görevlisinin projesinin değiştirilmesi halinde kıdem tazminatı talep edilebilir mi?

Çalışma koşullarında veya görev yerinde yapılan esaslı değişiklik işçiye yazılı bildirilmeli ve altı işgünü içinde yazılı onay alınmalıdır; işçinin kabul etmemesi üzerine işveren geçerli fesih yoluna giderse işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanır.

Kadın güvenlik görevlisi evlilik sebebiyle istifa ettikten sonra başka bir işyerinde çalışabilir mi?

Evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde sözleşmesini fesheden kadın çalışan kıdem tazminatını alabilir ve sonrasında yeniden çalışmaya başlaması yasal bir engel oluşturmaz; ancak muvazaalı boşanma ve evliliklerde bu hak korunmaz.

Askerlik nedeniyle işten ayrılan özel güvenlik görevlisine kıdem tazminatı ödenir mi?

Muvazzaf askerlik görevini yerine getirmek amacıyla makul bir süre önce iş sözleşmesini fesheden çalışan kıdem tazminatına hak kazanır ve terhis sonrasında işverenin işçiyi tekrar işe alma yükümlülüğü bulunur.

Kıdem tazminatının ödenmesinde gecikme olursa hangi faiz türü uygulanır?

Kıdem tazminatının vaktinde ödenmemesi nedeniyle açılacak davada mahkeme, gecikilen süre için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine karar verir.

Görev başında yaralanan güvenlik personeline hangi tazminat ödenir?

5188 sayılı Kanundaki görevleri ifa ederken yaralanan personele iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılan tazminat ödenir; mahkemece genel hükümlere göre daha yüksek bir tutara karar verilirse önceden ödenen miktar mahsup edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu