Eğitim hakkı, otizmli çocuklar da dâhil olmak üzere bireylerin mevcut eğitim kurumlarına etkili bir biçimde erişimini güvenceye bağlar. Belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumundan yeterli biçimde eğitim alınamamasından kaynaklanan zararların tazminine yönelik şikâyetler, Anayasa'nın 42. maddesinde düzenlenen eğitim hakkı kapsamında bir bütün olarak ele alınır. Kamu otoriteleri ise bireyin eğitim ve öğrenim görmesini engellememe şeklinde negatif bir ödev altındadır.
Eğitim Kurumlarına Erişim ve Devletin Yükümlülükleri
Eğitim ve öğrenim hakkı; ilk, orta ve yükseköğrenim seviyelerinin tamamını kapsar. Bu anayasal güvence, bireylerin belirli bir zamanda faal durumda bulunan eğitim kurumlarına fiilen ve etkili bir biçimde erişebilmesini temin eder. Kamu makamları, kişilerin öğrenim süreçlerine engel olmama yönünde negatif bir yükümlülük taşır.
Temel Hakların Korunması ve Mali Kaynakların Sınırı
Anayasa'nın 5. maddesi uyarınca kişinin temel hak ve hürriyetlerini sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri ortadan kaldırmak devletin temel amaç ve görevleri arasındadır. Devlet, bireylerin maddi ve manevi varlığını geliştirmesi için gerekli şartları hazırlamakla yükümlüdür. Bununla birlikte, eğitim alanındaki pozitif yükümlülükler yerine getirilirken kamu mali kaynaklarının yeterliliği de göz önünde bulundurulur.
Planlanan ile Verilen Eğitim Arasındaki Nitelik ve Nicelik Farkı
Özel eğitim gereksinimi bulunan bir çocuğa idarece sunulması planlanan eğitim ile fiilen sağlanan eğitim arasında nicelik ve nitelik bakımından bir fark olup olmadığının ortaya konulması gerekir. Bu kapsamda bir farklılığın tespiti durumunda, söz konusu eksikliğin çocuk üzerinde olumsuz bir etkisinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Bu unsurlar yargı mercilerince incelenmeden ve araştırılmadan manevi zararın doğmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddedilmesi eğitim hakkının ihlalini oluşturur.
Mevcut Kurumlardan Yararlanamama Sebebiyle Tazminat Talepleri
Belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumundan gereği gibi eğitim alınamaması nedeniyle doğan zararların tazmini istemiyle yapılan başvurular, Anayasa'nın 42. maddesinde yer alan eğitim hakkı çerçevesinde incelenir. İdarenin sunduğu hizmette aksama yaşandığı iddiasıyla ileri sürülen taleplerde uyuşmazlığın esası bu anayasal güvence doğrultusunda değerlendirilir.
Eğitim hakkı hangi öğretim basamaklarını kapsar?
Eğitim hakkı ilk, orta ve yükseköğrenim seviyelerinin tamamını kapsar ve mevcut kurumlara etkili bir biçimde erişim sağlanmasını korur.
Devletin eğitim alanındaki pozitif ödevlerinde hangi sınır gözetilir?
Devlet engelleri kaldırmakla ödevli olmakla birlikte, eğitim alanındaki pozitif yükümlülükler yerine getirilirken mali kaynakların yeterliliği gözetilir.
Özel eğitime muhtaç çocuğun davasında mahkemenin neyi araştırması gerekir?
Mahkemenin, idarece planlanan eğitim ile fiilen sunulan eğitim arasında nitelik ve nicelik farkı olup olmadığını ve bu farkın çocuk üzerinde olumsuz bir etki yaratıp yaratmadığını araştırması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

