Ortaklığın Giderilmesi ve Ehil Mirasçılıkta Vefat Tarihi

by Avukat Erdal Ersoy
Ortaklığın Giderilmesi ve Ehil Mirasçılıkta Vefat Tarihi

Paylı Mülkiyette Ortaklığın Giderilmesi ve Paylaşma Esasları

Paylı mülkiyette paydaşlardan her biri, hukuki bir işlem gereğince veya malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça malın paylaşılmasını talep edebilir. Paylaşmayı isteme hakkı hukuki bir işlemle en çok on yıllık süreyle sınırlandırılabilir; taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. Paylaşma istemi uygun olmayan zamanda ileri sürülemez. Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamaması hâlinde paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verir. Bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanır. Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa açık artırmayla satışa hükmolunur; satışın yalnızca paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi ise bütün paydaşların rızasına bağlıdır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 698Kaynağı aç
Madde 698- Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz. b. Paylaşma biçimi
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 699Kaynağı aç
Madde 699- Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir. Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır. c. İntifa hakkı sahibinin durumu

Taraf Teşkili ve Hukuki Dinlenilme Hakkı

Paydaşlığın giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı ve tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptir. Bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin beyanları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların açık ve somut gerekçelendirilmesini içerir. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar ve davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan birinin ölümü hâlinde mirasçılık belgesi alınarak mirasçıların davaya katılımı sağlandıktan sonra işin esası incelenir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
MADDE 27- (1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir. Aleniyet ilkesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5639, K. 2024/38Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2023/5639 E.  ,  2024/38 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/1595 E., 2021/320 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Malatya ili, … Köyü, 279, 290, 679 ve 681 parsel sayılı taşınmazlardaki (bozma sonrası yapılan toplulaştırma uygulaması sonucu 279, 111 ada 1, 131 ada 4, 137 ada 1 parseller) ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı … vekili; öncelikle mirasın aynen taksimine karar verilmesini, taksim mümkün değil ise arazilerin müvekkiline satılmasını ve davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.06.2014 tarihli ve 2013/1751 Esas, 2014/821 Karar sayılı kararı ile 279, 290, 679 ve 681 parseller üzerinde 3083 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca konulan "kısıtlıdır" şerhinin devam ettiği, sona ermediği ve bu durumun izaleyi şuyu davasına engel olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/4215-2016/6249 Esas, Karar sayılı kararıyla ''…3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 13 üncü maddesi kapsamındaki uygulama alanlarında kalan ve işlemleri henüz tamamlanamayan arazilerin miras yoluyla intikali ve ortaklığının satış suretiyle giderilmesine ilişkin olarak herhangi bir yasaklama bulunmadığından davaya konu Malatya ili, … Köyü 279, 290, 679, 681 parsel sayılı taşınmazların ortaklığın giderilmesi davasına konu edilmeleri mümkündür. Dava konusu taşınmazlara 3083 sayılı Kanun gereğince konulan şerhle ilgili herhangi bir kısıtlama söz konusu olmadığı halde mahkemece eksik inceleme ile ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir…'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 279 parsel, 131 ada 4 parsel (eski 290 parsel), 111 ada 1 parsel (eski 679 parsel), 137 ada 1 parsel (eski 681 parsel) sayılı taşınmalar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine; eski 681 parsel sayılı taşınmaz üzerinde toplulaştırma işlemi sonucu oluşan aynı yerdeki 137 ada 2 parsel,137 ada 3 parsel ve 137 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarda davacının payı kalmadığı anlaşıldığından bu parseller yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı … vekili; taraf teşkili sağlanmadan keşif yapılıp bilirkişi raporu düzenlendiğini, 19.12.2016 tarihli dilekçelerinde de belirttikleri gibi keşfe katılmalarının engellendiğini, keşfin yeniden yapılması gerektiğini, 5403 sayılı Toprak Koruma Kanun'un 8/C maddesinin (a) bendi gereğince ehil mirasçı olarak arazinin davalı …’ya bilirkişi raporundaki değer üzerinden satılmasını talep ettiklerini, zira bu araziyi ekip biçen ve bakımını yapanın davalı olduğunu, bu kanun hükmüne göre başka talep eden olmadığından davalı …’ya satılması gerekirken aleni ve umumi açık artırmada satılmasının kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 698 ve 699 uncu maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 ve 439 uncu maddeleri. 2. 5403 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinde ‘‘Bu maddenin yayımı tarihinde mirasçılar arasında henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemleri, bu maddeyi ihdas eden Kanundan önceki kanun hükümlerine göre tamamlanır.’’ hükmü mevcuttur. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır. 3. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27 nci maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü hâlinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. 4. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve temyiz eden davalının dava konusu taşınmazlarda paydaş olan murisi … ’nın 5403 sayılı Kanunun uygulama tarihinden önce öldüğünün ve adı geçen Kanunun geçici 5’inci maddesi gereği bu durumda temyiz eden davalının ehil mirasçı sıfatını kazanamayacağının anlaşılmasına göre; davalı … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tarımsal Arazilerde Devir Seçenekleri ve Ehil Mirasçı Rejimi

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/C maddesi gereğince mirasçılar, terekede bulunan tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazinin mülkiyeti hakkında bir mirasçıya devri, yeter gelirli arazi büyüklüklerini karşılaması durumunda birden fazla mirasçıya devri, aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına devri, tamamının payı oranında hissedar olduğu limited şirkete devri veya mülkiyetin üçüncü kişilere devri hususunda anlaşabilirler. Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığı takdirde her bir mirasçı sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir. Sulh hukuk hâkimi, kişisel yetenek ve durumları göz önünde tutularak tespit edilen ehil mirasçıya tarımsal arazinin tarımsal gelir değeri üzerinden devrine karar verir. Ehil mirasçıya ait nitelikler Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

5403 sayılı TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU m. 8/CKaynağı aç
Madde 8/C – (Ek: 30/4/2014-6537/5 md.) Mirasçılar, terekede bulunan tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazinin mülkiyeti hakkında; a) Bir mirasçıya veya yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerini karşılaması durumunda birden fazla mirasçıya devrini, b) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 373 üncü ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına devrini, c) Mirasçıların tamamının miras payı oranında hissedarı oldukları 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kuracakları limited şirkete devrini, ç) Mülkiyetin üçüncü kişilere devrini, kararlaştırabilirler. Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığı takdirde, mirasçılardan her biri yetkili sulh hukuk mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu durumda sulh hukuk hâkimi tarımsal arazi veya yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyetinin; a) Kişisel yetenek ve durumları göz önünde tutulmak suretiyle tespit edilen ehil mirasçıya tarımsal gelir değeri üzerinden devrine, birden çok ehil mirasçının bulunması hâlinde, öncelikle asgari geçimini bu yeter gelirli tarımsal arazilerden sağlayan mirasçıya, bunun bulunmaması hâlinde bu mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif eden mirasçıya devrine, ehil mirasçı olmaması hâlinde, mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif eden mirasçıya devrine karar verir. b) Birden fazla ehil mirasçı olması ve bu mirasçıların miras dışı tarımsal arazilere sahip olması durumunda, bu mirasçıların mevcut arazilerini yeter gelirli büyüklüğe ulaştırmak veya bu arazilerin ekonomik olarak işletilmesine katkı sağlamak amacıyla hâkim, tarım arazilerinin yeter gelir büyüklüğünü aramaksızın bu mirasçılara devrine karar verebilir. c) Mirasa konu yeter gelirli tarımsal arazinin kendisine devrini talep eden mirasçı bulunmadığı takdirde, hâkim satışına karar verir. Bu suretle yapılacak satış sonucu elde edilen gelir, mirasçılara payları oranında paylaştırılır. Yeter gelirli tarımsal araziler birden çok yeter geliri sağlayan tarımsal arazi büyüklüğüne bölünebiliyorsa, sulh hukuk hâkimi bunlardan her birinin mülkiyetinin, yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde mirasçılara ayrı ayrı devrine karar verebilir. Ehil mirasçıya ait nitelikler, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyetinin mirasçılardan birine devredilmesinden itibaren yirmi yıl içinde bu arazilerden tamamının veya bir kısmının tarım dışı kullanım nedeniyle değerinde artış meydana gelmesi durumunda; devir tarihindeki arazinin parasal değeri tarım dışı kullanım izni verilen tarihe göre yeniden hesaplanır. Bulunan değer ile arazinin yeni değeri arasındaki fark, diğer mirasçılara payları oranında arazinin mülkiyetini devralan mirasçı tarafından ödenir. İhbar yükümlülüğü ve mahkeme tarafından devir yapılması Madde 8/Ç – (Ek: 30/4/2014-6537/5 md.) Yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyetinin 8/B maddesinde belirtilen sürede devredilmediğinin kamu kurum veya kuruluşları ile finans kurumları tarafından öğrenilmesi hâlinde, durum, bu kurum veya kuruluşlar tarafından derhâl Bakanlığa bildirilir. Bakanlık bu Kanun hükümlerinin uygulanması için mirasçılara üç ay süre verir. Verilen süre sonunda devir olmaması hâlinde, Bakanlık resen veya bildirim üzerine bu yerlerin istemde bulunan ehil mirasçıya, ehil mirasçı olmaması durumunda en fazla teklifi veren istekli mirasçıya devri, aksi hâlde üçüncü kişilere satılması için ilgili sulh hukuk mahkemesi nezdinde dava açabilir. Sulh hukuk mahkemeleri nezdinde mirasçılar veya Bakanlıkça bu Kanun kapsamında açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Diğer mirasçıların paylarının ödenmesi

Birden çok ehil mirasçı bulunması hâlinde devir öncelikle asgari geçimini bu yeter gelirli tarımsal arazilerden sağlayan mirasçıya, bunun bulunmaması hâlinde en yüksek bedeli teklif eden mirasçıya devredilir; ehil mirasçı olmaması durumunda ise mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif edene devir kararı verilir. Birden fazla ehil mirasçı olması ve bu mirasçıların miras dışı tarımsal arazilere sahip bulunması hâlinde hâkim, arazileri yeter gelirli büyüklüğe ulaştırmak veya ekonomik işletilmesine katkı sağlamak amacıyla yeter gelir büyüklüğünü aramaksızın bu mirasçılara devir kararı verebilir. Mirasa konu yeter gelirli tarımsal arazinin kendisine devrini talep eden mirasçı bulunmadığı takdirde hâkim satışa hükmeder ve elde edilen gelir mirasçılara payları oranında dağıtılır. Yeter gelirli tarımsal araziler birden çok yeter geliri sağlayan büyüklüğe bölünebiliyorsa her bir parçanın mülkiyeti mirasçılara ayrı ayrı devredilebilir. Yeter gelirli tarımsal arazinin mirasçılardan birine devrinden itibaren yirmi yıl içinde tamamında veya bir kısmında tarım dışı kullanım sebebiyle değer artışı gerçekleşirse devir tarihindeki parasal değer tarım dışı kullanım izni verilen tarihe göre yeniden hesaplanır; bulunan tutar ile yeni değer arasındaki fark devralan mirasçı tarafından diğer mirasçılara payları oranında ödenir. Mülkiyetin kanuni sürede devredilmediğinin bildirilmesi üzerine Bakanlıkça mirasçılara üç ay süre verilir; bu sürede devir yapılmazsa Bakanlık arazinin istemde bulunan ehil mirasçıya, ehil mirasçı yoksa en fazla teklif veren mirasçıya devri, aksi takdirde üçüncü kişilere satılması talebiyle sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir.

Ehil Mirasçılık İddiasında Mirasbırakanın Vefat Tarihi

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun geçici 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, maddenin yayımı tarihinde mirasçılar arasında henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemleri bu maddeyi ihdas eden Kanun'dan önceki kanun hükümlerine göre tamamlanır. Maddenin ikinci fıkrasında ise yayım tarihinden önce tarımsal arazilerin paylaşımına ilişkin olarak açılmış ve halen devam etmekte olan davalarda önceki kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2023/5639 Esas ve 2024/38 Karar sayılı ilamına konu somut olayda ise taşınmazlarda paydaş olan mirasbırakanın 5403 sayılı Kanun'un ehil mirasçılık düzenlemelerinin uygulama tarihinden önce vefat etmiş olması karşısında, geçici 5. madde uyarınca mirasçının ehil mirasçı sıfatını kazanamayacağı sonucuna varılmıştır.

5403 sayılı TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU m. geçici 5Kaynağı aç
Geçici Madde 5 – (Ek: 30/4/2014-6537/8 md.) Bu maddenin yayımı tarihinde mirasçılar arasında henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemleri, bu maddeyi ihdas eden Kanundan önceki kanun hükümlerine göre tamamlanır. Bu maddenin yayımı tarihinden önce tarımsal arazilerin paylaşımına ilişkin olarak açılmış ve hâlen devam etmekte olan davalarda, bu maddeyi ihdas eden Kanundan önceki kanun hükümleri uygulanır. Bu maddenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde birinci fıkraya göre yapılacak devir işlemleri harçlardan müstesnadır. Bu süre Bakanlar Kurulu tarafından iki yıl uzatılabilir.

Tarım Reformu Uygulama Alanlarındaki Arazilerin Durumu

3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı kararının Resmî Gazete'de yayımı tarihinden itibaren kamulaştırma, toplulaştırma, arazi değiştirilmesi ve dağıtım işlemleri tamamlanıncaya veya tapuya tescil sonuçlandırılıncaya kadar arazilerin devir ve temliki, ipotek edilmesi ve satış vaadine konu yapılması kural olarak beş yılı aşmamak üzere kısıtlanır; sulama şebekesi tamamlanıp sulamaya geçinceye kadar da aynı kısıtlama en çok beş yıl süreyle uygulanır ve toplulaştırma sonuçlandırılamazsa süre en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. Kısıtlama süresinde arazisini satmak isteyenlerin müracaatı üzerine uygulayıcı kuruluş altmış gün içinde araziyi kamulaştırır veya başkalarına satışına izin verir; arazi bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine ipotek edilebilir. Aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca miras yoluyla intikaller bu devir ve temlik kısıtlamasının kapsamı dışındadır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2015/4215 Esas ve 2016/6249 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, 3083 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan yargı veya icra mercilerinin devir kararı veremeyeceğine ilişkin kısmın iptal edilmiş olması ve satış suretiyle miras ortaklığının giderilemeyeceği kuralının ilga edilmesi neticesinde, anılan Kanun'un 13. maddesi kapsamındaki uygulama alanlarında bulunan ve işlemleri henüz tamamlanmayan arazilerin miras yoluyla intikali ile satış suretiyle ortaklığının giderilmesi önünde kanuni bir engel bulunmamaktadır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/4215, K. 2016/6249Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2015/4215 E.  ,  2016/6249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.11.2013 gününde verilen dilekçe ile dava konusu taşınmazların üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Davacı vekili, … İli, … Köyü, 279, 290, 679 ve 681 numaralı parsellerde kayıtlı taşınmazlardaki mevcut ortaklığın çözülmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazların satışı ile ortaklığın giderilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı … vekili, öncelikle mirasın aynen taksimine, taksim mümkün değil ise arazilerin müvekkiline satılmasını ve davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davaya konu … İli, … Köyü 279, 290, 679, 681 parseller üzerinde 3083 Sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca konulan kısıtlıdır şerhinin devam ettiği, sona ermediği ve bu durumun izalei şuyu davasına engel olduğu anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, … İli, … Köyü, 279, 290, 679 ve 681 numaralı parsellerde kayıtlı taşınmazların üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine ilişkindir. Dosya içerisindeki tapu kayıtlarından; … İli, … Köyü; … Mevkii, 679 parsel olan taşınmazın yüzölçümünün 1.742,00 m2 olduğu ve sulu tarla vasıflı taşınmazın maliklerinin; …, 600/2400 oranında, …, 75/2400 oranında, …, 75/2400 oranında, …, 75/2400 oranında, …, 75/2400 oranında, …, 75/2400 oranında, …, 600/2400 oranında, …, 600/2400 oranında, …, 150/2400 oranında, …, 75/2400 oranında, 30.12.2004 tarih ve … yevmiye numaralı ifraz işlemi nedeni ile malik oldukları, taşınmazda …nün 22.02.2013 tarihli 3083 sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince kısıtlıdır beyanı mevcut olduğu, … İli, … Köyü; … Mevkii, 681 parsel olan taşınmazın yüzölçümünün 25.918,00 m2 olduğu ve sulu tarla vasıflı taşınmazın maliklerinin; …, 600/2400 oranında, …, 600/2400 oranında, …, 600/2400 oranında, …, 150/2400 oranında, …, 75/2400 oranında, …, 75/2400 oranında, …, 75/2400 oranında, …, 75/2400 oranında, …, 75/2400 oranında, …, 75/2400 oranında, 30.12.2004 tarih ve … yevmiye numaralı ifraz işlemi nedeni ile malik oldukları, taşınmazda …nün 22.02.2013 tarihli 3083 sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince kısıtlıdır beyanı ve 2 adet ipotek kaydının mevcut olduğu, … İli, … Köyü; … Mevkii, 279 parsel olan taşınmazın yüzölçümünün 1.960,00 m2 olduğu ve bahçe vasıflı taşınmazın maliklerinin; …, 203/1960 oranında, …, 327/1960 oranında, …, 1/4 oranında, …, 47/98 oranında malik oldukları, taşınmazda …nün 22.02.2013 tarihli 3083 sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince kısıtlıdır beyanı mevcut olduğu, … İli, … Köyü; … Mevkii, 290 parsel olan taşınmazın yüzölçümünün 6.000,00 m2 olduğu ve sulu tarla vasıflı taşınmazın malikinin … olduğu, taşınmazda …nün 22.02.2013 tarihli 3083 sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince kısıtlıdır beyanı mevcut olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece her ne kadar söz konusu taşınmazlarda 3083 sayılı Kanun şerhi mevcut olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununun 13. maddesinde; "Uygulama alanlarında Bakanlar Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren, kamulaştırma, toplulaştırma, arazi değiştirilmesi ve dağıtım işlemlerinin tamamlanması veya tapuya tescili sonuçlandırılıncaya kadar, gerçek kişilerle özel hukuk tüzel kişilerine ait arazinin mülkiyet ve zilyetliğinin devir ve temlik edilemeyeceği; bu arazilerin ipotek ve satış vaadine konu olamayacağı, ancak, bu kısıtlama süresinin beş yılı aşamayacağı; sulama alanlarında toplulaştırma çalışmaları kısıtlama süresi içerisinde sonuçlandırılamadığı takdirde, toplulaştırma çalışmalarının sonuçlandırılması amacıyla kısıtlama süresinin en fazla beş yıla kadar daha uzatılabileceği, Mahkemeler veya icra ve iflas daireleri tarafından bu araziler hakkında devir ve temliki gerektiren karar verilemeyeceği; mahkemelerce satış suretiyle miras ortaklığının giderilmesine karar verilemeyeceği" Hükmü yer almakta iken, … 11.04.2012 tarihli kararıyla bu düzenlemenin "mahkemeler veya icra ve iflas daireleri tarafından bu araziler hakkında devir ve temliki gerektiren karar verilemeyeceği"ne ilişkin kısmı iptal edilmiş; 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanunun 9. maddesiyle de "Bu taşınmazlar hakkında mahkemelerce satış suretiyle miras ortaklığının giderilmesine karar verilemeyeceği"ne ilişkin cümlesi ilga edilmiştir. Sonuç olarak, bu Kanunun 13. maddesi kapsamındaki uygulama alanlarında kalan ve işlemleri henüz tamamlanamayan arazilerin miras yoluyla intikali ve ortaklığının satış suretiyle giderilmesine ilişkin olarak herhangi bir yasaklama bulunmadığından davaya konu … İli, … Köyü 279, 290, 679, 681 parsel sayılı taşınmazların ortaklığın giderilmesi davasına konu edilmeleri mümkündür. Dava konusu taşınmazlara 3083 sayılı Kanun gereğince konulan şerhle ilgili herhangi bir kısıtlama söz konusu olmadığı halde mahkemece eksik inceleme ile ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
3083 sayılı SULAMA ALANLARINDA ARAZİ DÜZENLENMESİNE DAİR TARIM REFORMU KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – (Değişik birinci fıkra: 13/2/2001-4626/2 md.) Uygulama alanlarında Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren, kamulaştırma, toplulaştırma, arazi değiştirilmesi ve dağıtım işlemlerinin tamamlanması veya tapuya tescili sonuçlandırılıncaya kadar, gerçek kişilerle özel hukuk tüzelkişilerine ait arazinin mülkiyet ve zilyetliği devir ve temlik edilemez. Bu araziler ipotek edilemez ve satış vaadine konu olamaz. Ancak, bu kısıtlama süresi beş yılı aşamaz. Sulama şebekesi tamamlanıp sulamaya geçinceye kadar da aynı işlemler yapılmaz. Bu kısıtlamada ise süre, beş yılı aşamaz. Ancak, sulama alanlarında toplulaştırma çalışmaları kısıtlama süresi içerisinde sonuçlandırılamadığı takdirde, Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün teklifi ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığının onayı ile toplulaştırma çalışmalarının sonuçlandırılması amacıyla kısıtlama süresi en fazla beş yıla kadar daha uzatılabilir.[8] Kısıtlama süresi içerisinde arazisini ve varsa üzerindeki tesisleri satmak isteyen gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerin müracaatları halinde, uygulayıcı kuruluş bu kişilere ait tarım toprağını ve varsa üzerindeki tesisleri, altmış gün içinde bu Kanun hükümlerine göre kamulaştırır veya yönetmelikle tespit edilecek esaslar dahilinde bunların başkalarına satışına izin verir. (Değişik üçüncü fıkra: 23/2/2011-6171/3 md.) Yukarıda belirtilen süre içinde, bu gibi arazi Tarım Kredi Kooperatifleri ve bankalara ipotek edilebilir. (Değişik dördüncü fıkra: 23/2/2011-6171/3 md.) Bu kısıtlama süresi içerisinde ipoteğin paraya çevrilmesi gerektiğinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte düzenlenecek kıymet takdir raporu uygulayıcı kuruluşa tebliğ edilir. Uygulayıcı kuruluşun bu rapora itiraz ve dava hakkı vardır. Kesinleşen kıymet takdir raporuna göre tespit edilmiş bedeli, bu Kanun hükümlerine göre uygulayıcı kuruluş tarafından uygun görülmesi halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasına ödenerek arazinin Hazine mülkiyetine geçirilmesi sağlanır. Ancak uygulayıcı kuruluş tarafından ihtiyaç duyulmaması halinde, arazinin satışına izin verilebilir. Buna ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir. (İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 11/4/2012 tarihli ve E.: 2011/33, K.: 2012/54 sayılı Kararı ile.) Miras yoluyla intikaller, bu hükmün kapsamı dışındadır. (Mülga son cümle: 30/4/2014-6537/9 md.) Yeni yerleşim yerlerinin kurulması
Mirasbırakanın vefat tarihi ehil mirasçılık sıfatını nasıl etkiler?

5403 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesi, maddenin yayımı tarihinde henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemleri ile bu tarihten önce açılmış ve devam eden davalarda önceki kanun hükümlerinin uygulanmasını öngörmektedir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2023/5639 Esas ve 2024/38 Karar sayılı ilamına göre taşınmazlarda paydaş olan mirasbırakanın kanuni düzenlemenin uygulama tarihinden önce vefat etmiş olması hâlinde mirasçı geçici 5. madde uyarınca ehil mirasçı sıfatını kazanamaz.

Ortaklığın giderilmesinde satış yalnızca paydaşlar arasında yapılabilir mi?

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 699. maddesi gereğince aynen bölme durum ve koşullara uygun görülmezse veya taşınmazın önemli bir değer kaybı olmadan bölünmesi mümkün değilse açık artırmayla satışa hükmolunur; satışın yalnızca paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi ise bütün paydaşların rızasına bağlıdır.

Tarım reformu sahasında kalan arazilerin ortaklığı satışla giderilebilir mi?

3083 sayılı Kanun'un 13. maddesinin beşinci fıkrası gereğince miras yoluyla intikaller devir ve temlik kısıtlamasının kapsamı dışındadır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2015/4215 Esas ve 2016/6249 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, uygulama alanlarında kalan ve idari işlemleri henüz tamamlanmayan arazilerin miras yoluyla intikali ve satış yoluyla ortaklığının giderilmesi mümkündür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu