Paylı Mülkiyette Ortaklığın Giderilmesi ve Paylaşma Esasları
Paylı mülkiyette paydaşlardan her biri, hukuki bir işlem gereğince veya malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça malın paylaşılmasını talep edebilir. Paylaşmayı isteme hakkı hukuki bir işlemle en çok on yıllık süreyle sınırlandırılabilir; taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. Paylaşma istemi uygun olmayan zamanda ileri sürülemez. Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamaması hâlinde paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verir. Bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanır. Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa açık artırmayla satışa hükmolunur; satışın yalnızca paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi ise bütün paydaşların rızasına bağlıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 698Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 699Kaynağı aç
Taraf Teşkili ve Hukuki Dinlenilme Hakkı
Paydaşlığın giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı ve tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptir. Bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin beyanları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların açık ve somut gerekçelendirilmesini içerir. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar ve davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan birinin ölümü hâlinde mirasçılık belgesi alınarak mirasçıların davaya katılımı sağlandıktan sonra işin esası incelenir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5639, K. 2024/38Kaynağı aç
Tarımsal Arazilerde Devir Seçenekleri ve Ehil Mirasçı Rejimi
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/C maddesi gereğince mirasçılar, terekede bulunan tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazinin mülkiyeti hakkında bir mirasçıya devri, yeter gelirli arazi büyüklüklerini karşılaması durumunda birden fazla mirasçıya devri, aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına devri, tamamının payı oranında hissedar olduğu limited şirkete devri veya mülkiyetin üçüncü kişilere devri hususunda anlaşabilirler. Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığı takdirde her bir mirasçı sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir. Sulh hukuk hâkimi, kişisel yetenek ve durumları göz önünde tutularak tespit edilen ehil mirasçıya tarımsal arazinin tarımsal gelir değeri üzerinden devrine karar verir. Ehil mirasçıya ait nitelikler Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
5403 sayılı TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU m. 8/CKaynağı aç
Birden çok ehil mirasçı bulunması hâlinde devir öncelikle asgari geçimini bu yeter gelirli tarımsal arazilerden sağlayan mirasçıya, bunun bulunmaması hâlinde en yüksek bedeli teklif eden mirasçıya devredilir; ehil mirasçı olmaması durumunda ise mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif edene devir kararı verilir. Birden fazla ehil mirasçı olması ve bu mirasçıların miras dışı tarımsal arazilere sahip bulunması hâlinde hâkim, arazileri yeter gelirli büyüklüğe ulaştırmak veya ekonomik işletilmesine katkı sağlamak amacıyla yeter gelir büyüklüğünü aramaksızın bu mirasçılara devir kararı verebilir. Mirasa konu yeter gelirli tarımsal arazinin kendisine devrini talep eden mirasçı bulunmadığı takdirde hâkim satışa hükmeder ve elde edilen gelir mirasçılara payları oranında dağıtılır. Yeter gelirli tarımsal araziler birden çok yeter geliri sağlayan büyüklüğe bölünebiliyorsa her bir parçanın mülkiyeti mirasçılara ayrı ayrı devredilebilir. Yeter gelirli tarımsal arazinin mirasçılardan birine devrinden itibaren yirmi yıl içinde tamamında veya bir kısmında tarım dışı kullanım sebebiyle değer artışı gerçekleşirse devir tarihindeki parasal değer tarım dışı kullanım izni verilen tarihe göre yeniden hesaplanır; bulunan tutar ile yeni değer arasındaki fark devralan mirasçı tarafından diğer mirasçılara payları oranında ödenir. Mülkiyetin kanuni sürede devredilmediğinin bildirilmesi üzerine Bakanlıkça mirasçılara üç ay süre verilir; bu sürede devir yapılmazsa Bakanlık arazinin istemde bulunan ehil mirasçıya, ehil mirasçı yoksa en fazla teklif veren mirasçıya devri, aksi takdirde üçüncü kişilere satılması talebiyle sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir.
Ehil Mirasçılık İddiasında Mirasbırakanın Vefat Tarihi
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun geçici 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, maddenin yayımı tarihinde mirasçılar arasında henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemleri bu maddeyi ihdas eden Kanun'dan önceki kanun hükümlerine göre tamamlanır. Maddenin ikinci fıkrasında ise yayım tarihinden önce tarımsal arazilerin paylaşımına ilişkin olarak açılmış ve halen devam etmekte olan davalarda önceki kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2023/5639 Esas ve 2024/38 Karar sayılı ilamına konu somut olayda ise taşınmazlarda paydaş olan mirasbırakanın 5403 sayılı Kanun'un ehil mirasçılık düzenlemelerinin uygulama tarihinden önce vefat etmiş olması karşısında, geçici 5. madde uyarınca mirasçının ehil mirasçı sıfatını kazanamayacağı sonucuna varılmıştır.
5403 sayılı TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU m. geçici 5Kaynağı aç
Tarım Reformu Uygulama Alanlarındaki Arazilerin Durumu
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı kararının Resmî Gazete'de yayımı tarihinden itibaren kamulaştırma, toplulaştırma, arazi değiştirilmesi ve dağıtım işlemleri tamamlanıncaya veya tapuya tescil sonuçlandırılıncaya kadar arazilerin devir ve temliki, ipotek edilmesi ve satış vaadine konu yapılması kural olarak beş yılı aşmamak üzere kısıtlanır; sulama şebekesi tamamlanıp sulamaya geçinceye kadar da aynı kısıtlama en çok beş yıl süreyle uygulanır ve toplulaştırma sonuçlandırılamazsa süre en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. Kısıtlama süresinde arazisini satmak isteyenlerin müracaatı üzerine uygulayıcı kuruluş altmış gün içinde araziyi kamulaştırır veya başkalarına satışına izin verir; arazi bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine ipotek edilebilir. Aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca miras yoluyla intikaller bu devir ve temlik kısıtlamasının kapsamı dışındadır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2015/4215 Esas ve 2016/6249 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, 3083 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan yargı veya icra mercilerinin devir kararı veremeyeceğine ilişkin kısmın iptal edilmiş olması ve satış suretiyle miras ortaklığının giderilemeyeceği kuralının ilga edilmesi neticesinde, anılan Kanun'un 13. maddesi kapsamındaki uygulama alanlarında bulunan ve işlemleri henüz tamamlanmayan arazilerin miras yoluyla intikali ile satış suretiyle ortaklığının giderilmesi önünde kanuni bir engel bulunmamaktadır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/4215, K. 2016/6249Kaynağı aç
3083 sayılı SULAMA ALANLARINDA ARAZİ DÜZENLENMESİNE DAİR TARIM REFORMU KANUNU m. 13Kaynağı aç
Mirasbırakanın vefat tarihi ehil mirasçılık sıfatını nasıl etkiler?
5403 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesi, maddenin yayımı tarihinde henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemleri ile bu tarihten önce açılmış ve devam eden davalarda önceki kanun hükümlerinin uygulanmasını öngörmektedir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2023/5639 Esas ve 2024/38 Karar sayılı ilamına göre taşınmazlarda paydaş olan mirasbırakanın kanuni düzenlemenin uygulama tarihinden önce vefat etmiş olması hâlinde mirasçı geçici 5. madde uyarınca ehil mirasçı sıfatını kazanamaz.
Ortaklığın giderilmesinde satış yalnızca paydaşlar arasında yapılabilir mi?
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 699. maddesi gereğince aynen bölme durum ve koşullara uygun görülmezse veya taşınmazın önemli bir değer kaybı olmadan bölünmesi mümkün değilse açık artırmayla satışa hükmolunur; satışın yalnızca paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi ise bütün paydaşların rızasına bağlıdır.
Tarım reformu sahasında kalan arazilerin ortaklığı satışla giderilebilir mi?
3083 sayılı Kanun'un 13. maddesinin beşinci fıkrası gereğince miras yoluyla intikaller devir ve temlik kısıtlamasının kapsamı dışındadır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2015/4215 Esas ve 2016/6249 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, uygulama alanlarında kalan ve idari işlemleri henüz tamamlanmayan arazilerin miras yoluyla intikali ve satış yoluyla ortaklığının giderilmesi mümkündür.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

