Ön Ödeme Nedir? TCK m. 75 Kapsamı, Şartları ve Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Ön Ödeme Nedir? TCK m. 75 Kapsamı, Şartları ve Sonuçları

Ön ödeme, Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesiyle düzenlenen bir ceza muhakemesi kurumudur. Belirli suçlarda yetkili makamca belirlenen tutarın süresi içinde ödenmesi hâlinde, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir; kovuşturma aşamasında ise kamu davası düşer. Suçu kabul etmek bir ön koşul değildir; belirlenen tutarın süresinde ödenmesi yeterlidir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 75Kaynağı aç
Madde 75- (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere,
yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis
cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;[24]
a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı sınırının
karşılığı olarak her gün için yüz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,[25]
c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis
cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının
aşağı sınırını,
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak
tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. (Ek
cümleler:17/10/2019-7188/16 md.) Failin on gün içinde talep etmesi
koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine
Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi
hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/12
md.) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya
yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren
beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif
edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır.
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi
halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra
hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte
ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme
işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi
suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra
uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis
cezası veya adlî para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde
ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre adlî para cezası esas alınarak
belirlenir.[26]
(5) Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması,
kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin
hükümleri etkilemez.
(6) (Ek: 24/11/2016-6763/12 md.) Bu madde
hükümleri;
a) Bu Kanunda yer alan;[27]
1. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası),
2. (Ek:7/11/2024-7531/15 md.) (Değişik:24/12/2025-7571/16 md.)
Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),
3. Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
(madde 171),
4. Çevrenin taksirle kirletilmesi (182 nci
maddenin birinci fıkrası),
5. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz
kullanma (264 üncü maddenin birinci fıkrası),
6. Suçu bildirmeme (278 inci maddenin birinci
ve ikinci fıkraları),
suçları,
b) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman
Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç,
c) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının
birinci cümlesinde yer alan suç,
d) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 4/11/2004
tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının
(d) bendinde yer alan suç,
bakımından da uygulanır. Bu fıkra kapsamındaki
suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı
önödeme hükümleri uygulanmaz.
(7) (Ek:
24/11/2016-6763/12 md.) Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya
yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
İKİNCİ
KİTAP
Özel
Hükümler
BİRİNCİ
KISIM
Uluslararası
Suçlar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Soykırım
ve İnsanlığa Karşı Suçlar
Soykırım

Hukuki Niteliği ve Uygulama Makamı

TCK m. 75 bir ceza muhakemesi kurumudur. Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığı, kovuşturma aşamasında ise mahkeme teklifi yapar. Kanunda şartların tamamının sağlanması durumunda yetkili makamın ön ödeme teklifinde bulunmak zorunda olduğu belirtilmektedir.

Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal ettiği hâllerde fail, hâkimin bildirimi üzerine birinci fıkra esaslarına göre belirlenen miktarı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer (TCK m. 75/2). Cumhuriyet savcılığının ön ödeme işlemi yapmadan dava açması ya da fiilin niteliğinin değişerek ön ödeme kapsamına giren bir suça dönüşmesi hâlinde de mahkeme bu fıkrayı uygular (TCK m. 75/3).

Ön Ödemenin Uygulanacağı Suçlar

Temel kural TCK m. 75/1'de yer alır: uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnızca adli para cezası öngörülen suçlar ile kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlar ön ödeme kapsamındadır. Uzlaşmaya tabi suçlarda öncelik uzlaştırma kurumuna aittir ve bu suçlara ön ödeme uygulanamaz.

TCK m. 75/6, altı aylık genel eşiği aşan bazı suçları da ön ödeme kapsamına almaktadır. Bu katalogda şu suçlar açıkça sayılmıştır: yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi; hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç); genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (TCK m. 171); çevrenin taksirle kirletilmesi (TCK m. 182/1); özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma (TCK m. 264/1); suçu bildirmeme (TCK m. 278/1-2); 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 108. maddesinin birinci fıkrasındaki suç; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 74. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesindeki suç; 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki suç. Bu katalog suçlar, üst sınırları altı ayı aşsa da m. 75/6 tarafından ayrıca ön ödeme kapsamına alınmıştır.

Kanun maddesinde hapis cezası veya adli para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hâllerde, ödenecek miktar adli para cezası esas alınarak belirlenir (TCK m. 75/4).

Ön Ödeme Miktarının Hesaplanması

TCK m. 75/1'in üç ayrı bendi farklı hesaplama yöntemlerini düzenler. Adli para cezası maktu ise bu miktarın tamamı ödenir; maktu değilse alt sınırı esas alınır (TCK m. 75/1-a). Hapis cezası öngörülen suçlarda hapis cezasının alt sınırı esas alınır ve her gün için yüz Türk Lirası üzerinden hesaplama yapılır (TCK m. 75/1-b). Hem hapis hem de adli para cezası birlikte öngörülmüşse, hapis cezası için günlük yüz lira hesabıyla bulunan miktar ile adli para cezasının alt sınırı toplanır (TCK m. 75/1-c).

Taksirli suçlar hariç olmak üzere, ön ödeme nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına ya da kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde yeniden ön ödemeye tabi bir suç işleyen faile teklif edilecek miktar yarı oranında artırılır (TCK m. 75/1). TCK m. 75/6 kapsamındaki katalog suçlarda ise beş yıl içinde aynı suçun yeniden işlenmesi hâlinde o suç bakımından ön ödeme hükümleri hiç uygulanmaz (TCK m. 75/6).

Ödeme Süresi ve Taksit İmkânı

Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığının tebligatı üzerine fail, on gün içinde belirlenen miktarı soruşturma giderleriyle birlikte ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz (TCK m. 75/1). Fail bu on günlük süre içinde talep ederse Cumhuriyet savcısı tarafından tutarın birer ay arayla üç eşit taksit hâlinde ödenmesine karar verilir.

Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde ön ödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir (TCK m. 75/1).

Ön Ödemenin Hukuki Sonuçları

Ön ödeme sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ve düşme kararları, bir mahkûmiyet hükmü niteliği taşımaz. Bu kararlar, bunlara özgü ayrı bir sisteme kaydedilir; bu kayıtlara yalnızca ilgili bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme erişebilir (TCK m. 75/7).

TCK m. 75/5 uyarınca kamu davasının açılmaması ya da ortadan kaldırılması, mağdurun kişisel hakkını istemesini, malın geri alınmasını ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez. Ön ödeme yalnızca cezai yaptırım sürecini sona erdirir; hukuki sorumluluk alanı varlığını korumaya devam eder.

Usul Eksikliklerinin Yargılamaya Etkisi

CMK m. 174/1-c uyarınca ön ödemeye tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan suçlarda bu usul uygulanmaksızın düzenlenen iddianame mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilir. Savcı, iade kararında gösterilen eksiklikleri giderdikten ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması hâlinde yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir; ilk iade kararında belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iade yoluna gidilemez (CMK m. 174/4). Savcının bu karara itiraz hakkı saklıdır (CMK m. 174/5). Suçun hukuki nitelendirmesi iddianamenin iade gerekçesi olamaz (CMK m. 174/2).

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Madde 174 – (Değişik: 25/5/2005 – 5353/27 md.)
(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten
itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler
incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki
edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya
da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan
işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın
düzenlenen,
d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma
yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep
olmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen
iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen
eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya
yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde,
yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda
belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna
gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.
ÜÇÜNCÜ
KİTAP
Kovuşturma
Evresi
BİRİNCİ
KISIM
Kamu
Davasının Yürütülmesi
BİRİNCİ
BÖLÜM
Duruşma
Hazırlığı
İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı

Savcılıkta ön ödeme işlemi yapılmaksızın dava açılmış ya da fiilin niteliğinin değişmesiyle suç ön ödeme kapsamına girmişse mahkeme TCK m. 75/3 uyarınca ikinci fıkrayı uygular. Yargıtay kararlarında, ön ödemeye tabi suçlarda sanığa usulüne uygun teklif yapılmaksızın hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde değerlendirilmektedir.

Birden fazla mağdura karşı işlenen ve her biri bağımsız suç oluşturan eylemlerde ön ödeme teklifi her mağdur için ayrı ayrı düzenlenmeli; kısmi ödeme hâlinde yalnızca ilgili suç bakımından düşme kararı verilmelidir. İştirak hâlinde her fail için ayrı ön ödeme teklifi yapılır.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/537, K. 2022/10694Kaynağı aç
7. Ceza Dairesi         2022/537 E.  ,  2022/10694 K.
"İçtihat Metni"
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …'nın, anılan Kanunun 56/4. maddesi delaletiyle 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 4 kez 820,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2015 tarihli ve 2014/130 esas, 2015/573 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01/11/2021 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/12/2021 tarihli ve KYB. 2021/135092 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
1-Dosya kapsamına göre;
Sanık hakkında, müştekiler …, …, … ve … adına oluşturulan sahte dilekçelerle, yurt dışından getirilen cep telefonlarını müştekilerin pasaportlarına işlettiğinin kabul edildiği, sanığın her bir müştekiye karşı eyleminin ayrı bir suç oluşturduğu, dolayısıyla önödeme teklifinin her bir müşteki yönünden ayrı ayrı düzenlenip, o suç yönünden önödemenin ifa edilmesi durumunda kamu davasının sadece o müştekiye yönelik eylem bakımından düşmesine karar verileceğinin ihtar edilmesi gerektiği halde,
Somut olayda, müştekilerin her birine karşı işlenen dört bağımsız suç olduğu nazara alınmadan, hepsi yönünden tek bir önödeme teklifinin düzenlendiği ve anılan miktarın tamamının ödenmesi halinde kamu davasının düşeceğinin ihtar edildiği cihetle, anılan önödeme ihtarının usulsüz olduğu gözetilerek, kovuşturma aşamasında mahkemesince yeniden her bir müştekiye karşı gerçekleştirilen eylem yönünden ayrı ayrı hazırlanan ön ödeme teklifi sanığa ihtar edilip sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Kabule göre de;
… Telek. Oto Taşı-Tur. San. Ltd. Şirketinin yetkilisi olan sanık hakkında, müştekiler adına oluşturulan sahte dilekçeyle yurt dışından getirilen cep telefonlarını müştekilerin pasaportlarına işlettiği iddiasıyla özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının yargılaması sırasında, sanığa isnat edilen eylemin özel düzenleme niteliği taşıyan ve lehe olan 5809 sayılı Kanunun 56/4. maddesinde düzenlenen önödemeye tâbi suçu oluşturduğu kabul edilerek Mahkemesince 03/11/2014 tarihli celsede sanığın yüzüne karşı 8.052,65 Türk lirası önödeme ihtaratı yapıldığı,
27/05/2015 tarihli celsede ise anılan önödemede hesap hatası yapıldığı farkedilerek, bu defa sanığın yokluğunda 8.047,65 Türk lirası önödeme ihtaratı yapıldığı, keza 10/07/2015 tarihli celsede de aynı ihtaratın sanığın yokluğunda tekrarlandığı,
Bu durumda, 03/11/2014 tarihli celsede sanığın yüzüne karşı yapılan ön ödeme ihtaratının hesap hatası yapıldığı için geçersiz olduğu, sonraki önödeme ihtaratlarının ise sanığın yokluğunda yapıldığı ve sanığa tebliğ edildiğine dair dosya arasında bir belgenin bulunmadığı cihetle, kovuşturma aşamasında mahkemesince yeniden ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden … Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2015 tarihli ve 2014/130 esas, 2015/573 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, bozma nedenine göre kanun yararına bozma isteminin kabule göre kısmı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına, 06.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kanun değişikliğiyle ön ödeme kapsamına alınan bir suç söz konusu olduğunda, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/10825 E., 2020/6635 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, ön ödeme işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı tespit edilerek açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu doğmaktadır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/10825, K. 2020/6635Kaynağı aç
4. Ceza Dairesi         2016/10825 E.  ,  2020/6635 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Suça sürüklenen çocuklar hakkında yaralama eylemlerinden kurulan kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildikleri tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafilerinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B-Suça sürüklenen çocuklar hakkında tehdit ve hakaret eylemlerinden kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Suça sürüklenen çocuk … hakkında, hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 6136 sayılı Yasanın 13/4. maddesi uyarınca hükmolunan yasak niteliği haiz mermi bulundurma olması, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca önödeme kapsamına alınması karşısında, bu suç yönünden sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden ön ödeme işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Kabule göre de;
a)Suça sürüklenen çocuklar … ve …'ün temyize konu olmayan diğer suça sürüklenen çocuklar Pınar Sekman, Tuğçe Güneş ve Gülcan Hatıl ile rehabilitasyon merkezinde olan katılanlar … ve…'ı darp ettikleri esnada, rehabilitasyon merkezinde hemşire olarak görevli bulunan mağdur …'nin olaya müdahale ettiği, buna sinirlenen suça sürüklenen çocukların mağdur …'ye sinkaflı hakaret ederek öldürmekle tehdit ettikleri iddia ve kabul olunan olayda; ani gelişen tartışma ortamında suça sürüklenen çocukların ne suretle önceden anlaşıp planlayarak iştirak iradesi içinde atılı eylemi gerçekleştirdikleri açıklanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
b-Suça sürüklenen çocukların tehdit eylemlerinin TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamında kaldığının değerlendirilmesi halinde tehdit ve kamu görevlisine hakaret suçları açısından ise ; 2/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (e) bendinde yer alan “… suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar” şeklindeki düzenleme gereğince, suça sürüklenen çocuklar yönünden üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçların uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c-Suça sürüklenen çocuklar hakkında tehdit suçlarından hükümler kurulurken temel ceza alt sınırdan belirlenmesine karşın, erteleme nedeniyle TCK'nın 51/3. maddesi gereğince, denetim süresinin gerekçe gösterilmeksizin 3 yıl olarak alt sınırdan uzaklaşılarak uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma kararına uyulması halinde, suça sürüklenen çocuklar…. ve….hakkında, geri bırakılan hükümlerin açıklanması durumunda, lehe oluşabilecek bir hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi gereği adları geçen suça sürüklenen çocuklara da sirayet ettirilmesi hususunun gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Belirli Suç Tipleri Bakımından Uygulama

TCK m. 125/4 uyarınca hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda biri oranında artırılır. Hakaret suçunun hangi fıkralarının ön ödeme kapsamında olduğuna dair güncel düzenleme TCK m. 75/6 çerçevesinde belirlenmiş olup üçüncü fıkranın (a) bendi bu kapsamın dışında tutulmuştur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi

TCK m. 286/1 uyarınca soruşturma veya kovuşturma işlemleri sırasındaki ses ya da görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan ya da nakleden kişi altı aya kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir; bu maddenin üst sınırı altı ay olduğundan TCK m. 75/1'deki genel kural kapsamında ön ödeme değerlendirilebilir. TCK m. 288/1'de, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı biçimde etkilemek amacıyla alenen sözlü ya da yazılı beyanda bulunan kişi elli günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılmaktadır; yalnızca adli para cezası öngörüldüğünden bu suç TCK m. 75/1 kapsamında incelenebilir. TCK m. 259/1'de kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzdan yararlanarak bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışması, altı aya kadar hapis veya adli para cezasıyla yaptırıma bağlanmıştır; seçimlik ceza öngörülen bu suçlarda ödenecek miktar TCK m. 75/4 uyarınca adli para cezası esas alınarak belirlenir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 286Kaynağı aç
Madde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses
veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Genital muayene
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 288Kaynağı aç
Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)
(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada,
hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı
beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka
aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi,
elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.
Muhafaza görevini kötüye kullanma
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 259Kaynağı aç
Madde 259- (1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak,
bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin terki veya yapılmaması

TCK m. 171/1, TCK m. 182/1'in kalıcı etki fıkrası ve TCK m. 264/1 üst sınırı bir yıla kadar uzanan suçlardır. Bu suçlar TCK m. 75/6 tarafından açıkça ön ödeme kapsamına alınmıştır; dolayısıyla altı aylık genel eşiği aşmaları bu uygulamayı engellemez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 171Kaynağı aç
Madde 171- (1) Taksirle;
a) Yangına,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına,
Neden olan kişi, fiilin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı
bakımından tehlikeli olması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Radyasyon yayma
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 182Kaynağı aç
Madde 182- (1) Çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkların
toprağa, suya veya havaya verilmesine taksirle neden olan kişi, adlî para
cezası ile cezalandırılır. Bu atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada
kalıcı etki bırakması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) İnsan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya
çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal
özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya
artıkların toprağa, suya veya havaya taksirle verilmesine neden olan kişi, bir
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Gürültüye neden olma
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 264Kaynağı aç
Madde 264- (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi
elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen
veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir suç
işlenirse, yalnız bu fiilden ötürü yukarıdaki fıkrada belirtilen cezalar üçte
biri oranında artırılarak hükmolunur.
Görevi yaptırmamak için direnme

Sık Sorulan Sorular

Ön ödeme suçu kabul etmek anlamına mı gelir?

Hayır. TCK m. 75 uyarınca şüpheli veya sanığın suçu kabul etmesi şart değildir; belirlenen tutarın süresinde ödenmesi yeterlidir.

Ön ödeme adli sicile işlenir mi?

Ön ödeme sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, TCK m. 75/7 uyarınca bunlara özgü ayrı bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlara yalnızca ilgili bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme erişebilir.

Ön ödeme taksitle ödenebilir mi?

Evet. Fail, on günlük süre içinde talep etmesi hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından ön ödeme miktarının birer ay arayla üç eşit taksit hâlinde ödenmesine karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi durumunda ön ödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir.

Ön ödeme teklifi yapılmadan mahkûmiyet kararı verilebilir mi?

Ön ödemeye tabi bir suçta sanığa usulüne uygun teklif yapılmaksızın hüküm kurulması Yargıtay kararlarında savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde değerlendirilmektedir. Mahkeme, TCK m. 75/3 uyarınca bu eksikliği gidererek yargılamaya devam etmelidir.

Ön ödeme mağdurun tazminat hakkını ortadan kaldırır mı?

Hayır. TCK m. 75/5 uyarınca kamu davasının açılmaması ya da ortadan kaldırılması, mağdurun kişisel hakkını istemesini, malın geri alınmasını ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez.

Uzlaşmaya tabi suçlarda ön ödeme uygulanır mı?

Hayır. TCK m. 75/1 uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlar ön ödeme kapsamı dışında bırakılmıştır; bu suçlarda öncelikli uygulama uzlaştırma kurumuna aittir.

Savcılık ön ödeme uygulamadan iddianame düzenleyebilir mi?

CMK m. 174/1-c uyarınca ön ödemeye tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan suçlarda bu usul uygulanmaksızın düzenlenen iddianame mahkemece iade edilir. Savcı, iade kararında gösterilen eksiklikleri giderdikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmaması hâlinde yeniden iddianame düzenleyebilir; ilk iade kararında belirtilmeyen sebeplere dayanılarak ikinci kez iade yoluna gidilemez.

Aynı suçu tekrar işlersem ön ödeme yine uygulanır mı?

TCK m. 75/6 kapsamındaki katalog suçlarda beş yıl içinde aynı suçun tekrar işlenmesi hâlinde o suç bakımından ön ödeme hükümleri uygulanmaz. Katalog dışındaki ön ödemeye tabi suçlarda ise taksirli suçlar hariç olmak üzere, ön ödeme kararı tarihinden itibaren beş yıl içinde yeniden ön ödemeye tabi bir suç işleyen faile teklif edilecek miktar yarı oranında artırılır.

Soruşturmada yapılan ön ödeme teklifi hatalıysa ne olur?

Soruşturma aşamasında yapılan ön ödeme teklifinin hatalı veya usulsüz olması kovuşturmayı kendiliğinden durdurmaz. TCK m. 75/3 uyarınca mahkeme, ikinci fıkrayı uygulayarak sanığa usulüne uygun teklif yapar ve sonucuna göre hukuki durumu belirler.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu