Olumsuz Güvenlik Soruşturmasına İtiraz ve İptal Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Olumsuz Güvenlik Soruşturmasına İtiraz ve İptal Davası

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının Kapsamı

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununun 4 üncü maddesi uyarınca arşiv araştırması; kişinin adli sicil kaydının, kolluk kuvvetlerince hâlen aranıp aranmadığının, hakkında tahdit olup olmadığının, kesinleşmiş mahkeme kararları ile Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamındaki kararların, devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların ve hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Arşiv araştırması; a) Kişinin adli sicil kaydının, b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının, mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir. Güvenlik soruşturması

7315 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde düzenlenen güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasında incelenen kayıtlara ek olarak başka hususları da kapsar. Bu kapsamda adayın yerine getireceği görevin gerektirdiği nitelikler yönünden kolluk kuvvetleri ile istihbarat ünitelerindeki olgusal verileri, yabancı kişi ya da yabancı devlet kuruluşlarıyla irtibatı ve terör örgütleri yahut suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle herhangi bir eylem birliği, irtibat ya da iltisak taşıyıp taşımadığı araştırılır. İnceleme mevcut kayıtların yanı sıra ilgilinin yürüteceği kamu görevine etki edebilecek hususların yargısal denetime olanak tanıyan yöntemlerle yerinde tespiti suretiyle tamamlanır.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin; a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, b) Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak birimler

7315 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca istihdam türüne veya yasal statüsüne bakılmaksızın kamu görevine veya memuriyete ilk kez ya da yeniden atanacak bütün ilgililer yönünden arşiv araştırması yapılması zorunludur. Bunun yanında gizlilik derecesi bulunan birimlerde, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, emniyet, jandarma, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında görev alacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde istihdam edilecekler, kamu bünyesindeki öğretmenler, üst kademe yöneticileri, mevzuatında özel hüküm bulunanlar ve milli güvenlik açısından stratejik önem taşıyan birim, tesis, proje ve hizmetlerde çalışacaklar hakkında arşiv araştırması ile güvenlik soruşturması bir arada yürütülür.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır. (2) Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır. Arşiv araştırması

Veri Toplama Yetkisi ve Değerlendirme Komisyonu

Araştırma ve soruşturma işlemlerini yürütmekle Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ile mahalli mülki idare amirlikleri görevlidir. Bu merciler bakanlıkların ve kamu kurum ve kuruluşlarının arşiv ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden ihtiyaç duyulan bilgi, belge ve kayıtları temin etme yetkisine sahiptir; ancak bu yetkinin sınırını kendilerine iletilen araştırma veya soruşturma talebinin kapsamı belirler.

7315 sayılı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla kurum bünyesinde başkan dâhil en az beş kişiden ve tek sayıda oluşan Değerlendirme Komisyonu kurulur. Görevli birimler memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal verileri bu komisyona iletir. Değerlendirme Komisyonu, iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar ve bu bilgiler mahkemeler tarafından istendiğinde ibraz edilir. Atamaya yetkili amir ise Değerlendirme Komisyonunun sunduğu değerlendirmeleri gözeterek atama veya atamama yönünde karar verir.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 7Kaynağı aç
MADDE 7- (1) Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulur. Değerlendirme Komisyonu; Cumhurbaşkanlığında Genel Sekreterin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumları bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır.[1] (2) Memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğunun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerce ilgili kurum ve kuruluş bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonuna iletilir. (3) Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulur. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Kişisel Verilerin Korunması Kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel ilkeler

İdari Başvuru Yolu ve Süreler

Olumsuz sonuçlanan işleme karşı ilgililer tebliğ tarihinden itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içinde doğrudan idare mahkemesinde iptal davası açabileceği gibi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11 inci maddesi uyarınca idareye başvuruda bulunma yolunu da seçebilirler. Bu çerçevede dava açılmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesi işlemi tesis eden makamdan yahut varsa üst makamdan idari dava açma süresi içerisinde talep edilebilir. Yapılan bu başvuru, işlemeye başlamış bulunan idari dava açma süresini durdurur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

2577 sayılı Kanunun 11 inci maddesi uyarınca idareye yapılan başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır; isteğin açıkça reddedilmesi ya da otuz günün geçmesiyle reddedilmiş sayılması durumunda dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuru gününe kadar geçmiş olan süre hesaba katılır. İdareye yapılacak başvuru için otuz günlük bir sürenin gözetilmesi gerektiğini belirten yaklaşımların yanında genel dava açma süresi olan altmış gün içerisinde başvurulabileceğini kabul eden görüşler de bulunmaktadır.

İdare Mahkemesinde İptal Davası ve Dilekçe Usulü

Güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasının olumsuz gelmesi sebebiyle atanamayanlar ya da memuriyetle ilişiği kesilenler kararın tebliğini izleyen günden itibaren altmış gün içinde iptal davası açabilirler. Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkemenin belirlenmesinde işlemi tesis eden kurumun bağlı olduğu yer mahkemesi ölçüsüne yer verilebildiği gibi 2577 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca kamu görevlilerinin atanması ve nakillerine ilişkin uyuşmazlıklarda ilgilinin yeni veya eski görev yeri, görevine son verilmesine ilişkin işlemlerde ise ilgilinin son görev yaptığı yer idare mahkemesi yetkilidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. 2. Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. 4. (Ek: 2/7/2012-6352/60 md.) Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, hâkim ve savcıların mali ve sosyal haklarına ve sicillerine ilişkin konularla, müfettiş hal kâğıtlarına karşı açacakları ve idare mahkemelerinin görevine giren davalarda yetkili mahkeme, hâkim veya savcının görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki:[27]

2577 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca davanın adli yargı mercilerinde açılması ve görev noktasından reddedilmesi halinde, görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir; bu halde görevsiz yargı merciine başvuru tarihi görevli mahkemeye başvuru tarihi sayılır. Bu otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi genel dava açma süresi henüz dolmamışsa süresi içinde idari dava açılabilir. İdari yargı yerinde ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye dava açılması halinde dosya görevli veya yetkili mahkemeye gönderilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 9Kaynağı aç
Madde 9 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/2 md.) Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)[6] yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir. 2. Adli (…)6 yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra birinci fıkrada yazılı otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu süre içinde idari dava açılabilir. İdari makamların sükutu:
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli (…)[11] yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine, b) 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine, c) 3/f bendine göre, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine, d) 3/g bendinde yazılı halde otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine, e) 3/b bendinde yazılı halde dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine, Karar verilir. 2. Dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir. 3. Dilekçelerin 3 ncü maddeye uygun olmamaları dolayısıyla reddi halinde yeni dilekçeler için ayrıca harç alınmaz. 4. (Değişik: 10/6/1994-4001/7 md.) İlk inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce verilen; bu maddenin 1/a bendinde belirtilen idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararlarla, 1/c bendinde yazılı gerçek hasma tebliğ ve 1/d bendindeki dilekçe red kararları dışında, ilgisine göre istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabilir.[12] 5. (Ek: 5/4/1990-3622/6 md.) 1 inci fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde dava reddedilir. Tebligat ve cevap verme:

İdari davalar yetkili mahkeme başkanlıklarına hitaben hazırlanan imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçede tarafların ve varsa vekillerinin ad, soyad veya unvanları, adresleri, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, davanın konu ve sebepleri, delilleri ile işlemin yazılı bildirim tarihi gösterilir. 2577 sayılı Kanunun 15 inci maddesi uyarınca dilekçenin kanuni şekil şartlarını taşımaması durumunda otuz gün içinde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere reddine karar verilir; bu süre içinde eksiklikler tamamlanmadığında veya yenilenen dilekçede aynı yanlışlıklar tekrarlandığında dava reddedilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/2 md.) İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. 2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,[4] b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, Gösterilir. 3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur. Dilekçelerin verileceği yerler:

Yürütmenin Durdurulması Talebi ve İtirazı

İdare mahkemesinde açılan davada yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacak olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bununla birlikte 2577 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin işlemler, idarenin savunması alınmaksızın yürütmesi durdurulabilecek mahiyetteki uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

2577 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca idare mahkemeleri veya tek hâkim tarafından yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. Dosyanın gelişinden itibaren yedi gün içinde karara bağlanan bu itiraz üzerine verilen karar kesindir.

İstinaf ve Temyiz Kanun Yolları

İdare mahkemesince karara bağlanan uyuşmazlıklarda, ivedi yargılama usulüne tabi olan davalar ile 2577 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kesinlik sınırları saklı kalmak üzere, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili bölge idare mahkemesi nezdinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

Bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi neticesinde vereceği kararların temyize açık olup olmadığı 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinde sayılan uyuşmazlık konuları kapsamında belirlenir; 46 ncı madde uyarınca temyize açık olmayan kararlar 45 inci maddenin altıncı fıkrası gereğince kesindir. Güvenlik soruşturması kaynaklı iptal davalarında istinaf mercii kararının kesinleştiği yönündeki değerlendirmelerin yanında kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay nezdinde temyiz edilebileceğine ilişkin görüşler de ileri sürülmektedir.

Tam Yargı Davası ve Kararın Uygulanması

2577 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca hakları ihlal edilen ilgililer, doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği yahut işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Memuriyetle ilişiği kesilen aday memurların da haklarını doğrudan tam yargı davası, iptal ve tam yargı davası birlikte ya da iptal kararının tebliğinden veya icrasından itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açmak suretiyle arayabilecekleri öngörülmektedir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Madde 12 – İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması:

2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca idare, idari mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak mecburiyetindedir; bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren en geç otuz gündür. Kararın süresi içinde yerine getirilmemesi halinde 28 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları gereğince kamu görevlisinin şahsına karşı değil, doğrudan idare aleyhine idari yargıda maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Tazminat davalarında mahkeme kararının idareye tebliği ile ödeme tarihi arasındaki süre için kanuni tecil faizi hesaplanır; ancak mahkeme kararının davacıya tebliğ edildiği tarih ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçen süre için faiz işletilmez.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Madde 28 – 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…)22 (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…)22 ancak disiplin hükümleri saklıdır. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. 5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir. 6. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez. Açıklama:
Olumsuz güvenlik araştırmasına karşı dava açmadan önce itiraz etmek zorunlu mudur?

Hayır, idari dava açılmadan önce idareye itiraz edilmesi zorunlu bir usul şartı değildir; ilgililer tebliğden itibaren doğrudan iptal davası açabilir.

Olumsuz güvenlik soruşturması iptal davası ne kadar sürede açılmalıdır?

Dava, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren altmış gün içinde görevli idare mahkemesinde açılmalıdır.

Yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi ve mercii nedir?

İdare mahkemesi veya tek hâkim tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararlarına karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir.

Mahkemenin verdiği iptal kararı idarece en geç kaç günde uygulanmalıdır?

İdare, iptal kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek zorunda olup bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü geçemez.

Güvenlik soruşturmasında toplanan verileri atama öncesi hangi kurul inceler?

Görevli birimlerden iletilen olgusal veriler, ilgili kurum bünyesinde oluşturulan Değerlendirme Komisyonu tarafından nesnel ve gerekçeli olarak değerlendirilerek atamaya yetkili amire yazılı sunulur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu