Öğretmenlik Çalışma İzni İptalinde Maddi ve Manevi Tazminat

by Avukat Erdal Ersoy
Öğretmenlik Çalışma İzni İptalinde Maddi ve Manevi Tazminat

Öğretmenlik çalışma izninin idarece iptal edilmesinden sonra bu işlemin yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iznin geri verilmesi hâlinde, ilgilinin mesleğini icra edemediği döneme ilişkin maddi ve manevi zararlarının tam yargı davasında yeterince karşılanmaması mülkiyet hakkı ile özel hayata saygı hakkını ihlal eder. İptal kararıyla çalışma imkânının sonradan sağlanması, işlem nedeniyle mahrum kalınan gelirin ve uğranılan manevi zararların telafi edildiği anlamına gelmez.

Öğretmenlik Çalışma İzninin Mülkiyet Hakkı Kapsamındaki Yeri

Anayasa'nın 35. maddesinde güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, yalnızca taşınır ve taşınmaz mallarla sınırlı kalmayıp ekonomik değer ifade eden hak ve menfaatleri de kapsar. Öğretmenlik çalışma izni, ilgilisine mesleğini sürdürerek gelir elde etme imkânı sağlaması yönüyle ekonomik değer taşıyan bir haktır. İdarenin bu izni iptal ederek kazanç sağlama olanağını ortadan kaldırması, mülkiyet hakkı kapsamında mülkiyetin kullanımını düzenleyen bir müdahale niteliğindedir.

Eski Hâle Getirme İlkesi ve Fiilen Doğan Zararların Giderilmesi

Hukuka aykırı idari işlemin mahkemece iptal edilmesi ve kişinin eski hukuki statüsüne kavuşturulması, işlem süresince ortaya çıkan fiili gelir kayıplarını ve manevi tahribatı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Eski hâle getirme ilkesi gereğince, kişi hukuka aykırı işlem tesis edilmemiş olsaydı hangi hukuki ve maddi durumda bulunacak idiyse mümkün olduğunca o duruma getirilmelidir. Geçmişe dönük maddi ve manevi zararlar ayrıca tazmin edilmediğinde, ilgilinin üzerinde aşırı ve orantısız bir külfet bırakılmış olur.

Meslekten Uzak Kalmanın Özel Hayata Saygı Hakkına Etkisi

Bir kimsenin mesleki faaliyetinden uzun süre alıkonulması yalnızca maddi gelir kaybına yol açmaz. Bu durum ilgilinin mesleki kimliğini, toplumsal statüsünü, sosyal ilişkilerini, psikolojik bütünlüğünü ve günlük yaşam düzenini etkileyebilir. Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkı çerçevesinde, derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminatın bu etkileri karşılamada yetersiz kalması hak ihlali oluşturur.

Yargısal Kararlardan Kaynaklanan İhlallerde Giderim Yolu

Bireysel başvuru incelemesinde tespit edilen ihlalin bir mahkeme kararından veya yargısal süreçteki eksiklikten kaynaklanması hâlinde, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesi uyarınca ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Öncelikli giderim yolunun yeniden yargılama olduğu bu gibi durumlarda, ihlalin sonuçları bu yolla giderilebileceğinden ayrıca tazminat talepleri reddedilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, ihlal kararında belirtilen ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.

6216 sayılı ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN m. 50Kaynağı aç
MADDE 50- (1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez. (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. (3) Bölümlerin esas hakkındaki kararları gerekçeleriyle birlikte ilgililere ve Adalet Bakanlığına tebliğ edilir ve Mahkemenin internet sayfasında yayımlanır. Bu kararlardan hangilerinin Resmî Gazetede yayımlanacağına ilişkin hususlar İçtüzükte gösterilir. (4) Komisyonlar arasındaki içtihat farklılıkları, bağlı oldukları bölümler; bölümler arasındaki içtihat farklılıkları ise Genel Kurul tarafından karara bağlanır. Buna ilişkin diğer hususlar İçtüzükle düzenlenir. (5) Davadan feragat hâlinde, düşme kararı verilir. Başvuru hakkının kötüye kullanılması

6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi kapsamında, yapılan esas inceleme neticesinde başvurucunun hakkının ihlal edilip edilmediği karara bağlanır ve ihlal tespiti hâlinde doğan neticelerin ortadan kaldırılması için gerekli adımlar hüküm altına alınır; ancak yerindelik denetimi gerçekleştirilemeyeceği gibi idari eylem ve işlem vasfında karar verilemez. Tekrar yargılama yürütülmesinde hukuki yarar bulunmayan durumlarda başvurucu lehine tazminat takdir edilebilir ya da genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Bireysel başvurudan vazgeçilmesi durumunda ise düşme hükmü verilir. Bölümlerin esas hakkındaki hükümleri gerekçeleriyle taraflara ve Adalet Bakanlığına tebliğ olunarak Mahkemenin internet sayfasında yayımlanır.

Çalışma izninin haksız iptalinde hangi anayasal haklar ihlal edilir?

Çalışma izninin idarece iptal edilip sonradan hukuka aykırı bulunarak verilmesi durumunda, çalışılamayan döneme ait maddi ve manevi zararların tam yargı davasında yeterince karşılanmaması mülkiyet hakkı ile özel hayata saygı hakkını ihlal eder.

İptal kararıyla çalışma izninin verilmesi zararları telafi eder mi?

Hukuka aykırı idari işlemin iptal edilerek eski hukuki statünün iade edilmesi, çalışma imkânının kesildiği dönemde fiilen ortaya çıkan gelir kaybını ve manevi zararları kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bu zararların ayrıca tazmini gerekir.

Meslekten uzak kalmak özel hayata saygı hakkını nasıl etkiler?

Mesleğin uzun süre icra edilememesi bireyin mesleki kimliğini, toplumsal statüsünü, sosyal ilişkilerini, psikolojik bütünlüğünü ve günlük yaşam düzenini etkileyebileceğinden, derece mahkemesince takdir edilen yetersiz manevi tazminat özel hayata saygı hakkını ihlal eder.

Yargısal kararlardan doğan hak ihlallerinde öncelikli giderim usulü nedir?

Hak ihlali mahkeme kararından veya yargısal süreçteki eksiklikten kaynaklanıyorsa 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca öncelikli giderim yolu dosyanın ilgili mahkemeye gönderilerek yeniden yargılama yapılmasıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu