Öğretim Üyesi Kadrosunda Atama ve İptal Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Öğretim Üyesi Kadrosunda Atama ve İptal Davası

Öğretim üyesi kadro davası, ilan edilen kadroya başvuran adaylar arasında puan, akademik yetkinlik ve yayın bakımından belirgin fark bulunmasına karşın daha düşük puanlı adayın atanmasına karşı açılan idari iptal davası olarak anlatılır. Bu çerçeve her atama uyuşmazlığının aynı kapsamda olduğunu göstermez. Anayasa’nın 70. maddesine göre her Türk kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir; hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka ayrım gözetilemez.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez. B. Mal bildirimi

Doçentlik atamasına ilişkin düzenleme

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 25. maddesi, 22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Yerel madde kesiti, öğretim üyesi kadrosuna ilişkin uygulanabilir bir kural içermez. Danıştay 8. Daire, E. 2020/3371, K. 2022/3453 sayılı kararında ise açık doçentlik kadrosunun rektörlükçe ilan edilmesi, rektörün varsa biri ilgili birim yöneticisi ve en az biri üniversite dışından olmak üzere üç profesör belirlemesi, bu profesörlerin ayrı mütalaa vermesi ve üniversite yönetim kurulunun görüşünden sonra atama yapılması düzenlemesine dayanılmıştır. Yürürlükten kaldırma kaydı ile kararda kullanılan düzenleme aynı güncel hüküm gibi birleştirilemez.

2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – (Mülga: 22/2/2018-7100/6 md.) Profesörlüğe yükselme ve atama:
Danıştay 8. Daire, E. 2020/3371, K. 2022/3453Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/3371 E.  ,  2022/3453 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3371 Karar No : 2022/3453 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Üniversitesi Vekili : Av. … Davalı Yanında Davaya Katılan : … Karşı Taraf (Davacı) : … Vekili : Av. … İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava; … Üniversitesi Karaisalı Meslek Yüksek Okulunda Akademik Personel olarak görev yapan davacının Fen Edebiyat Fakültesi Analitik Kimya Ana Bilim Dalında ilan edilen doçentlik kadrosuna atanmak istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi'nce; davalı idarenin belirlediği atama kriterleri arasında atıflara yer verildiği ve hangi yayının kaç puan olarak değerlendirileceğinin belirtildiği, bilirkişi ek raporuna göre davacının toplam puanının 815,78, ilan edilen kadroya atanan …'nun ise toplam puanının 313,09 olduğu, davacı ile aynı kadroya başvuran diğer adayın eserlerinin puanlanması neticesinde puanlar arasında bariz bir farkın bulunduğu, bu nedenle davacının Fen Edebiyat Fakültesi Analitik Kimya Ana Bilim Dalında ilan edilen doçentlik kadrosuna atanmak istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 'Doçentliğe atama' başlıklı 25'inci maddesinde, "Bir üniversite biriminde açık bulunan doçentlik kadrosu, rektörlükçe, isteklilerin başvurması için ilan edilir. Müracaat eden adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler, adaylar hakkında ayrı ayrı mütalaalarını rektöre bildirirler. Rektör, bu mütalaalara dayanarak, üniversite yönetim kurulunun görüşünü de aldıktan sonra atamayı yapar. b) Doçentliğe atamada aşağıdaki şartlar aranır: (1) Doçentlik unvanını almış olmak, (2) (Mülga: 12/8/1986 – KHK 260/7 md.) c) (Ek: 18/6/2008-5772/5 md.) Üniversiteler, doçentlik kadrosuna atama için, Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler." hükmüne yer verilmiştir. 28.01.1982 tarih ve 17588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 2'nci maddesinde, ilgili yasa ve yönetmelik hükümleriyle öngörülen koşulların yanısıra; doçentliğe atama ile yardımcı doçentliğe ve profesörlüğe yükseltme ve atamalarda ilan edilen bir kadroya başvurabilmek için yükseköğretim kurumları tarafından belirlenen ve Yükseköğretim Kurulu tarafından uygun bulunan asgari kriterleri sağlamanın zorunlu olduğu ifade edilmiştir. 14. maddesinde, bir üniversite de veya yüksek teknoloji enstitüsünde açık doçentlik kadroları en yüksek tirajlı beş gazeteden birinde Türkiye ölçüsünde ve Resmi Gazete’de rektörlükçe ilân edileceği; bu ilânda adaylara en az onbeş gün başvurma süresi tanınacağı ve son başvurma tarihinin belirtileceği; adayların özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını kapsayan bir dosyayı dört nüsha olarak, ilânda belirtilen süre içerisinde ilgili rektörlüğe teslim edeceği hükmüne; 15. maddesinde, "Doçentliğe atanabilmek için 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 2880 sayılı Kanun’la değişik 24. maddesi uyarınca Üniversitelerarası Kurulca açılacak doçentlik sınavında başarı göstererek doçentlik unvanını almış bulunmak" gerektiği; aynı yönetmeliğin 16. maddesinde ise, "Rektör, ilân edilen doçentlik kadrosuna, başvuran adayların durumlarının incelenmesi için onbeş gün içinde, varsa biri ilgili birim yöneticisi olmak üzere, adayın başvurduğu bilim alanından yoksa en yakın bilim alanından en az biri o üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü dışından olmak kaydıyla üç profesör tespit eder. Aday veya adayların özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını kapsayan dosyaları bu profesörlere yollayarak, kişisel raporlarını bir ay içinde göndermelerini ister. Bu profesörler aday veya adaylar hakkında ayrı ayrı tercih ve görüşlerini rektöre bildirirler. Rektör bu görüşlere dayanarak, üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun gerekçeli görüşünü de aldıktan sonra atama kararını verir. Doçentlik sınavında başarılı olarak doçentlik unvanını alan yabancı uyruklu öğretim elemanlarının sözleşme ile doçentliğe görevlendirilmelerinde de bu hüküm uygulanır, ancak ilan şartı aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. … Üniversitesi'nin Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atama İlkelerinde akademik etkinliklerin karşılığı olan puanlar çizelge halinde hazırlanmış, "Doçent Kadrosuna Atama" başlığı altında düzenlenen 'Kadroya Atanma Ölçütleri'nin 1-e maddesinde, birden fazla adayın aynı kadro için başvurması durumunda, duyurulan kadroya bunlardan hangisinin atanmasının uygun olacağının, o aday için yazılan raporda özellikle uluslararası düzeydeki etkinliklerden (hakemli makaleler ve atıflardan), ulusal ve uluslararası bilim ödüllerinden kazanılan puanların esas alınarak belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından ilan edilen Fen Bilimleri ve Matematik Temel Alanı Doçentlik Başvuru Şartlarının ''Atıflar'' başlıklı beşinci bölümünde: ''Bu madde kapsamında en az 4 puan alınması zorunludur. Bu madde kapsamında en fazla 20 puan alınabilir.'' ifadesi mevcuttur. Dosyanın incelenmesinden; … Üniversitesi … Meslek Yüksek Okulunda Akademik Personel olarak görev yapan davacının Fen Edebiyat Fakültesi Analitik Kimya Ana Bilim Dalında ilan edilen doçentlik kadrosuna atanmak istemiyle 04.03.2013 tarihinde başvurduğu, davacı ile birlikte …'nun da aynı kadro için başvurduğu, mevzuata uygun olarak adayların başvurduğu bilim alanında üç profesörden oluşan jürinin oluşturulduğu, adayların dosyalarının incelenmesi sonucu jüri üyeleri tarafından sunulan değerlendirme raporunda her üç jüri üyesinin de …'nun atanmasının uygun olacağını belirtmeleri nedeniyle davalı idare tarafından Fen Edebiyat Fakültesi Analitik Kimya Ana Bilim Dalında ilan edilen doçentlik kadrosuna …'nun atanması üzerine iş bu davanın açıldığı, Adana 1. İdare Mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine, davalı idarece Fen Edebiyat Fakültesi Analitik Kimya Ana Bilim Dalında ilan edilen doçentlik kadrosuna atanmak istemiyle yapılan başvurular sonucunda jüri tarafından yapılan değerlendirme üzerine davacının söz konusu kadroya atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin … tarih ve E:… K:… sayılı kararın Dairemiz kararı ile bilirkişi raporunda davacı ile diğer adayın eser incelemesi aşamasında puanlama değerlendirmesi yapılmaması nedeniyle, bu hususa yer verilmeksizin düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu, İdare Mahkemesi tarafından ara kararı ile bilirkişilerden davacı ile aynı kadroya başvuran diğer adayın eser incelemesi aşamasında eserlerinin puan olarak hesaplanması amacıyla ek rapor istenildiği, hazırlanan ek raporda özetle, davacının toplam puanının 815,78, ilan edilen kadroya atanan …'nun ise toplam puanının 313,09 olduğu, ancak davacının toplam puanının yaklaşık %75'ini atıfların oluşturduğu, atıfların önemli olmakla birlikte proje yönetimi, tez yönetimi ve eğitim-öğretim gibi faaliyetlerin tamamından daha önemli sayılamayacğı, bu nedenle daha önce verilen bilirkişi raporundaki görüşte değişiklik olmadığının belirtildiği görülmektedir. … Üniversitesi Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atama İlkelerinde doğrudan atıfta bulunulmamakla birlikte Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından ilan edilen Fen Bilimleri ve Matematik Temel Alanı Doçentlik Başvuru Şartlarında atıflardan alınan puanın en fazla 20 puan olacağı hususunun belirtildiği, her ne kadar Mahkeme tarafından talep edilen ek bilirkişi raporunda davacının puanının müdahilden yüksek olduğu belirtilmişse de davacının puanının yüzde %75'ini atıfların oluşturduğu görülmektedir. Atıflardan alınacak en yüksek puanın 20 olduğu dikkate alındığında davacının puanının 220,12 müdahilin puanının 241,89 olarak tespit edileceği; yine Bilirkişi Raporunda davacının yüksek lisans ve doktora tez danışmanlığı, projelerde araştırmacı ve yürütücülük görevi, kadrosuna başvurduğu alanda ders verme gibi faaliyetlerinin bulunmadığı ancak müdahilin bilimsel makaleler üretme faaliyetleri ile birlikte eğitim ve öğretim faaliyetlerinin önemli bir parçası olarak kabul edilen yüksek lisans tez danışmanlığı yaparak lisansüstü öğrenci yetiştirme, TÜBİTAK ve BAP projelerinde yürütücü ve araştırmacı olarak görev yapma, kadrosuna başvurduğu Analitik Kimya alanında ders verme gibi faaliyetlerde bulunduğu hususlarının belirtildiği, atıf konusu önemli olmakla birlikte proje yönetimi, tez yönetimi ve eğitim öğretim faaliyetlerinden daha önemli sayılamayacağına ilişkin bilirkişilerin tespiti isabetli bulunduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla salt davacının puanının daha yüksek olduğu gerekçesiyle dava konusu idari işlemin iptaline ilişkin verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Aynı kararda doçentliğe atamada doçentlik unvanını almış olmak şartı yer alır. Üniversitelerin, Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, bilimsel kaliteyi artırmak amacıyla, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları gözeterek objektif ve denetlenebilir ek koşullar belirleyebileceği de karardaki düzenlemede belirtilir.

İlan, başvuru ve jüri süreci

Kararda yer verilen yönetmelik hükmüne göre doçentliğe atama ile yardımcı doçentliğe ve profesörlüğe yükseltme ve atamalarda ilan edilen kadroya başvurabilmek, yükseköğretim kurumlarınca belirlenen ve Yükseköğretim Kurulunca uygun bulunan asgari kriterlerin sağlanmasına bağlıdır. Açık doçentlik kadroları, en yüksek tirajlı beş gazeteden birinde Türkiye ölçüsünde ve Resmî Gazete’de rektörlükçe ilan edilir. Bu ilanda adaylara en az on beş gün başvuru süresi tanınır ve son başvuru tarihi belirtilir.

Yine kararda aktarılan düzene göre rektör, on beş gün içinde, varsa biri ilgili birim yöneticisi olmak üzere ve adayın başvurduğu bilim alanından, yoksa en yakın bilim alanından, en az biri ilgili üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü dışından üç profesör tespit eder. Dosyalar gönderilerek bir ay içinde kişisel rapor istenir; profesörler tercih ve görüş bildirir. Rektör, yönetim kurulunun gerekçeli görüşünden sonra atama kararı verir.

Jüri görüşü ve puanın yeri

Jüri raporları kesin hüküm değil, yargı denetimine tabi idari görüş olarak değerlendirilir. Belirli bir üniversite ilkesinde, aynı kadroya birden fazla aday başvurmuşsa bunlardan hangisinin atanmasının uygun olduğunun raporda özellikle uluslararası etkinlikler, hakemli makaleler, atıflar ve bilim ödüllerinden kazanılan puanlara göre belirtilmesi öngörülür. Bu ölçü genel bir kanun hükmü değildir.

Fen Bilimleri ve Matematik Temel Alanına ilişkin Üniversitelerarası Kurul şartında atıflar maddesinden en az 4, en fazla 20 puan alınabileceği belirtilir. Bu sınır doçentlik başvuru şartına ilişkindir ve her kadro puanlamasına kendiliğinden uygulanacak genel bir kural oluşturmaz.

Puan farkının yargısal değerlendirmesi

Danıştay 8. Daire, E. 2020/3371, K. 2022/3453 sayılı kararında atıflardan alınacak en yüksek puan dikkate alındığında davacının puanının müdahilin puanının altında kalacağını ve davacının ilgili diğer akademik faaliyetlerinin bulunmadığını kabul etmiştir. Atıf önemli olmakla birlikte proje yönetimi, tez yönetimi ve eğitim-öğretim faaliyetlerinden daha önemli sayılamayacağı yönündeki tespiti isabetli bularak incelenen işlemde hukuka aykırılık görmemiştir. Yalnız davacının puanının daha yüksek olmasına dayanılarak verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bu sonuç, yüksek puanın hiçbir dosyada dikkate alınmayacağı anlamına gelmez.

Aynı daire, temyize konu idare mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Kararın tebliğini izleyen on beş gün içinde karar düzeltme yolunu açık bırakmıştır.

Danıştay 8. Daire, E. 2022/7130, K. 2023/1428 sayılı kararında atıf puanı daha yüksek olsa da kadro atamasında adayların her türlü bilimsel faaliyetinin incelenerek bir bütün olarak karar verileceğini belirtmiş ve ileri sürülen nedenler uymadığından karar düzeltme istemini reddetmiştir. Bu inceleme yeni bir iptal veya ret hükmü kurmaz.

Danıştay 8. Daire, E. 2022/7130, K. 2023/1428Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/7130 E.  ,  2023/1428 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7130 Karar No : 2023/1428 Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunan(Davacı) : … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı): … Üniversitesi Vekili : Av. … Davalı Yanında Müdahil : … İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/05/2022 tarih ve E:2020/3371, K:2022/3453 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İstemin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Dava; Çukurova Üniversitesi … Meslek Yüksek Okulunda Akademik Personel olarak görev yapan davacının Fen Edebiyat Fakültesi … Anabilim Dalı'nda ilan edilen doçentlik kadrosuna atanmak talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince; davalı idarenin belirlediği atama kriterleri arasında atıflara yer verildiği ve hangi yayının kaç puan olarak değerlendirileceğinin belirtildiği, bilirkişi ek raporuna göre davacının toplam puanının 815,78, ilan edilen kadroya atanan Dr. … (…)'nun ise toplam puanının 313,09 olduğu, davacı ile aynı kadroya başvuran diğer adayın eserlerinin puanlanması neticesinde puanlar arasında bariz bir farkın bulunduğu, bu nedenle davacının Fen Edebiyat Fakültesi … Anabilim Dalı'nda ilan edilen doçentlik kadrosuna atanmak istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Dairemizce; salt davacının puanının daha yüksek olduğu gerekçesiyle dava konusu idari işlemin iptaline ilişkin verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle, davacının ve kadroya atanan Dr. … (…)'nun yaptıkları bilimsel çalışmalar ve yayınların bilimsel araştırma niteliğinde olduğu, SCI'da taranan dergilerde yayımlandığı, bu makalelerin çoğunun yabancı yazarlardan olmak üzere önemli sayıda atıflar aldığı, her iki öğretim üyesinin de bu çalışmalarının bir kısmını kongrelerde sunduğu, bilimsel yayınlarının performanslarının birbirinden çok farklı olmadığı, ancak her iki öğretim üyesinin dosyalarında yer alan bilimsel ve eğitim-öğretim ile ilgili faaliyetler incelendiğinde davacının yayınlarının ve bu yayınlara aldığı atıfların az da olsa Dr. … (…)'nun yayınlarından ve atıflarından fazla olduğu, ancak davacının yüksek lisans ve doktora tez danışmanlığı, projelerde araştırmacı ve yürütücülük görevi, kadrosuna başvurduğu alanda ders verme gibi faaliyetlerinin bulunmadığı, akademik faaliyetlerinin çeşitlilik göstermediği, Dr. … (…)'nun, bilimsel makaleler üretme faaliyetleri ile birlikte, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin önemli bir parçası olarak kabul edilen yüksek lisans tez danışmanlığı yaparak lisansüstü öğrenci yetiştirme, TÜBİTAK ve BAP projelerinde yürütücü ve araştırmacı olarak görev yapma, kadrosuna başvurduğu… alanında ders verme gibi faaliyetlerde de bulunduğu hususlarına yer verildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, her ne kadar davacının almış olduğu atıf puanı, Dr. … (…)'ndan yüksek olsa da, kadroya yapılacak atamalarda adayların her türlü bilimsel faaliyetlerinin incelenerek bir bütün olarak karar verileceği hususu açıktır. İstemde bulunan tarafından öne sürülen düzeltme nedenleri sözü edilen maddede belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından karar düzeltme isteminin yukarıda yer alan açıklama ile reddine, karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 23/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/3781, K. 2021/5331 sayılı başka dosyada idarenin yanlış hesaplandığını ileri sürdüğü puan uygulanmış olsa bile bariz puan farkının sürdüğünü ve mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğunu kabul etmiştir. İleri sürülen nedenler bozmayı gerektirecek nitelikte görülmemiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesinde belirtilen nedenlerden hiçbirine uymadığı gerekçesiyle düzeltme istemi reddedilmiştir. Bu dosya, yalnız yüksek puana dayanılarak verilen iptalde hukuki isabet görülmeyen dosyayla aynı olay değildir; iki sonuç tek kurala dönüştürülemez.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/3781, K. 2021/5331Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/3781 E.  ,  2021/5331 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3781 Karar No : 2021/5331 Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunan (Davalı): … Üniversitesi Rektörlüğü Vekili : Av. … Davalı Yanında Davaya Katılan : … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davacı) : … Vekili : Av. … İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/12/2020 tarih ve E:2016/13911, K:2020/5682 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Dava, davacının 03/07/2014 tarihinde ilan edilen Matematik Mühendisliği Bölümü Sistem Analizi Ana Bilim Dalı'na ilişkin yardımcı doçent kadrosuna atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine yönelik işlem ile anılan kadroya … isimli adayın atanmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlemler nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince; davalı idarenin dava konusu işlemi tesis etmesine dayanak gösterdiği hususların incelenmesi ve davacı ile diğer ataması yapılan adayın bilimsel yeterlilik bakımından değerlendirilmesinin teknik bilgi ve uzmanlık gerektirmesi nedeni ile, dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, ilan edilen kadroya ait anabilim dalının bilimsel olarak Bilgisayar ve Bilişim Mühendisliği bölümleri ile yakınlık göstermesi nedeniyle İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi'nde görevli profesör unvanını haiz üç öğretim üyesinin re'sen bilirkişi olarak görevlendirildiği, bilirkişilerce adayların bilimsel çalışmaları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; "1-Yardımcı doçent ilanında herhangi bir çalışma alanı belirtilerek bir kısıtlamaya gidilmemiştir. Bu husus, atama yapılacak anabilim dalının herhangi bir alt çalışma alanı için ihtiyacı veya tercihi bulunmadığını göstermektedir. Dolayısı ile adayların ikisinin de çalışma alanları kadro anabilim dalı (Sistem Analizi) için yeterli ve uygundur. 2-Davalı Yıldız Teknik Üniversitesi yardımcı doçent kadrosu için gerekli en düşük (minimum) kriterleri belirlemiştir. Adayların her ikisi de bu minimum şartları sağlamaktadır. 3-Davalı Yıldız Teknik Üniversitesi akademik çalışmaların analitik olarak değerlendirilmesi için 'Akademik Yükseltme ve Atama Ölçütleri Yönergesi' kapsamında herhangi bir puanlama sistemi belirlenmemiştir. Bu sebeple bilirkişi heyeti değerlendirmenin objektifliği, analitik olması ve denetlenebilirliği açılarından İstanbul Teknik Üniversitesinde (İTÜ) mevcutta kullanılan puanlama kriterlerini kullanmıştır. Bu puanlama kriterleri bilirkişi heyetinden istenilen değerlendirmeleri kapsamaktadır. Başka üniversitelerin de benzer puanlama sistemleri bulunmaktadır. Buna rağmen, Yıldız Teknik Üniversitesinin kuruluşu, akademik/eğitim niteliği, yapılanması ve amaçları İstanbul Teknik Üniversitesi ile örtüşmektedir. Bu sebeple, bilirkişi heyeti İTÜ dışındaki üniversitelerin puanlama sistemlerini kullanmayı tercih etmemektedir. 4-Adayların dava dosyasındaki bilgileri kullanılarak İTÜ puanlama sistemi kullanılarak adayların çalışmaları puanlanmıştır. Bu puanlama sonucunda adaylardan davacı Dr. …'un toplam puanı 153,79 olarak, Dr. …'in puanı 40,86 olarak hesaplanmıştır. Bu puanlamanın ayrıntıları raporda açıklanmıştır. Toplam puanın kısımları içerisinde proje dışındaki tüm puan türlerinde de Dr. …'un puanı Dr. …'ten fazla olduğu belirlenmiştir. 5- Bu puanlama sonucu Yıldız Teknik Üniversitesi, Kimya-Metalurji Fakültesi, Matematik Mühendisliği Bölümü, Sistem Analizi Ana Bilim Dalı için verilen yardımcı doçent kadrosuna davacı Dr. …'un atanmasının daha uygun olacağı kanaatine varmıştır." değerlendirme ve tespitlerine yer verildiği, davalı idare ile müdahilin rapora itirazlarının raporu kusurlandıracak nitelikte bulunmadığı, Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapan Dr. … ile yine aynı bölümde araştırma görevlisi olarak görev yapan Dr. …'in her ikisinin de davalı idarece ilanı yapılan yardımcı doçentlik kadrosuna atanmak için gerekli minimum şartları taşıdığı, ancak bilimsel çalışmaları ile akademik geçmişleri bakımından proje dışındaki tüm puan türlerinde davacının ataması yapılan adaydan daha yüksek puanının olduğu bilirkişi raporuyla ortaya konulması karşısında, davacının başvurusunun reddi ile anılan kadroya Dr. …'in atanmasına dair işlemlerde kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; Anayasanın 125. maddesinde yer alan "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemler nedeniyle ilan edilen kadroya atanamayan davacının, bu nedenle yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesi gerektiğinden bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava açma (07/11/2014) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesinin kabulüne karar verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Yıldız Teknik Üniversitesi Akademik Yükseltme ve Atama Ölçütleri Yönergesinde bir puanlama sisteminin olmadığı, bundan dolayı bilirkişilerce Yıldız Teknik Üniversitesinin kuruluşu, akademik/eğitim niteliği, yapılanması ve amaçlarının İstanbul Teknik Üniversitesi ile örtüştüğü gerekçesi ile objektifliği sağlamak amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi'nde mevcutta kullanılan puanlama kriterlerininin kullanıldığı, adayların dava dosyasındaki bilgilerinin İTÜ puanlama sistemi kullanılarak değerlendirilmesi sonucunda adaylardan davacı Dr. …'un toplam puanının 153,79 olarak, Dr. …'in puanının ise 40,86 olarak hesaplandığı ve proje dışındaki tüm puan türlerinde de Dr. …'un puanının Dr. …'ten fazla olduğu anlaşılmaktadır. Davalı idare tarafından verilen dilekçede, her ne kadar bilirkişi raporunda matematiksel hatalar yapıldığı, davacının uluslararası atıflarla ilgili aldığı puanın 36 değil 25,71 puan olması gerektiği, Dr. …'in atıfla ilgili puanının ise 0,2 puan değil 2 puan olması gerektiği, hesaplamada yapılan bu yanlışlıkların davacı lehine 12 puan sağladığı, eğitime katkı puanı olan 2 puanın da davacı lehine yanlış hesaplandığı, idari görevlerin değerlendirilmediği, İstanbul Teknik Üniversitesi Akademik Yükseltme ve Atama Ölçütlerinin puanlama sisteminin Yıldız Teknik Üniversitesi Akademik Yükseltme ve Atama Ölçütlerine uygun olmadığı ileri sürülse de; davacı Dr. …'un bilimsel çalışmaları sonucu toplam puanının 153,79 olarak, Dr. …'in puanının ise 40,86 olarak hesaplandığı ve proje dışındaki tüm puan türlerinde de Dr. …'un puanının Dr. …'ten fazla olduğu, idarenin yanlış hesaplandığını iddia ettiği puanın uygulanması halinde dahi arada bariz puan farkı olduğu anlaşıldığından Mahkeme kararı usul ve hukuka uygun bulunarak, dilekçede ileri sürülen karar düzeltme nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. İstemde bulunan tarafından öne sürülen düzeltme nedenleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından karar düzeltme isteminin yukarıda belirtilen açıklamayla reddine, karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 16/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

2577 sayılı Kanun’un 54. maddesi, 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 103. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu madde kesiti kadro davasına özgü bir usul kuralı içermez. Danıştay 8. Daire kararları ise karar düzeltmenin aynı maddede yazılı nedenlerin bulunmasına bağlı olduğunu belirtmiştir. Yürürlükten kaldırma kaydı ile bu kararlardaki uygulama aynı kesin usul kuralı olarak birleştirilemez; maddede sayılan nedenler kesitte ayrıca gösterilmemiştir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 54Kaynağı aç
Madde 54 – (Mülga: 18/6/2014-6545/103 md.) Yargılamanın yenilenmesi usulü:[48]

Dava açma süresi

2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrasına göre özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Özel kanunda ayrı süre varsa bu genel süre uygulanmaz. Öğretim üyeliği kadrosuna ilişkin ayrı bir süre bu kesitte gösterilmemiştir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre idari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Adresi belli olmayanlara özel kanundaki hükme göre ilan yoluyla bildirim yapılan hâllerde, özel kanunda aksine hüküm yoksa süre son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. Bu başlangıç, yalnızca adresi belli olmayanlara ilan yapılan hâllere ilişkindir.

İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden başlar. İlgililer, işlemin uygulanması üzerine düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Kadro ilanının düzenleyici işlem niteliği bu hükümde belirlenmemiştir.

Yetkili mahkeme

2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrasına göre göreve ilişkin hükümler saklıdır. Bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesi gösterilmemişse yetkili mahkeme, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Özel yetki kuralı varsa bu genel kural uygulanmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. 2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. (Mülga ikinci cümle: 10/6/1994-4001/15 md.) (…) Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki:

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. Fıkradaki sonraki cümle mülga olarak işaretlenmiş olup mülga hükmün içeriği kesitte yoktur.

Yürütmenin durdurulması

2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrasına göre Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması kararı verilmediği sürece kadroya atanan kişinin görevine ve maaşa devam ettiği yönünde genel bir anlatım da bulunur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse Danıştay veya idari mahkemeler, kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Hüküm karar verilebileceğini belirtir; iki şartın birlikte gerçekleşmesi kararı zorunlu kılmaz. Kararda, işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilmek zorundadır.

Uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, savunma alınmaksızın da durdurulabilir. Ancak kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmeye ilişkin işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz. Öğretim üyesi kadro işleminin sayılan türlerden hangisine girdiği kesitte ayrıca belirlenmemiştir. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa istem, davalı idarenin savunması alınmaksızın reddedilebilir. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16. maddedeki süreler kısaltılabileceği gibi tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. Bu maddenin süreleri kesitte yoktur.

Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalananlardan teminat alınmaz. Teminat uyuşmazlığını kararı veren merci çözer.

Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara, tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İtiraz mercii, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve bu karar kesindir. Merci, kararı Danıştay dava dairesi, bölge idare mahkemesi, idare veya vergi mahkemesi ya da tek hâkim vermesine göre değişir. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır; bu kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

İstinaf ve temyiz

2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin birinci fıkrasına göre idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunda farklı kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurulabilir. Konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında verilen kararlar kesin olup bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu parasal sınır 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanun’un 52. maddesiyle değiştirilmiştir; sonraki değişiklik kesitte yoktur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinafa konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. Bölge idare mahkemesinin 48. maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Bu fıkranın kapsamı kesitte yoktur.

Bölge idare mahkemesi ilk derece kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. Kararı hukuka uygun bulmazsa istinafı kabul eder, ilk derece kararını kaldırır ve işin esası hakkında yeniden karar verir; gerekirse istinabe yapabilir.

İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı istinafın haklı bulunması veya davaya görevsiz, yetkisiz ya da reddedilmiş veya yasaklanmış hâkimce bakılmış olması hâllerinde dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verdiği gönderme kararları kesindir; kesinlik her istinaf kararına genellenemez. İstinafa konu kararı veren veya karara katılan hâkim, aynı davanın bölge idare mahkemesindeki incelemesinde bulunamaz. İvedi yargılama usulüne tabi davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Öğretim üyesi kadro davasının bu usule girip girmediği gösterilmemiştir.

İptal kararından sonraki işlem

İptalden sonra üniversitenin mahkeme kararının gerekçesine uygun yeni bir işlem tesis etmekle yükümlü olduğu, bu durumun genellikle akademik yönden daha üstün bulunduğu belirtilen adayın kadroya atanması sonucunu doğurduğu söylenir. Bu anlatım, belirli bir adayın atanmasını zorunlu sonuç hâline getirmez.

Puanlar birbirine yakınsa yalnız puan farkına dayanmak yeterli olmayabilir. Bu durumda liyakat, adayın uzmanlık alanının ilan şartlarıyla uyumu ve jüri raporlarındaki değerlendirmeler birlikte ileri sürülebilir. Bu yaklaşım, davanın kabul edileceği yönünde genel bir kural oluşturmaz.

Vakıf üniversitelerindeki atamalar

Vakıf üniversitelerinin öğretim üyesi alımında 2547 sayılı Kanun hükümlerine ve genel liyakat ilkelerine uyacağı, bu uyuşmazlıkların kamu hizmeti niteliği nedeniyle kural olarak idari yargı denetimine tabi olduğu ileri sürülür. İstisnaların kapsamı bu çerçevede ayrıca gösterilmemiştir.

Atama işlemine karşı dava süresi ne kadardır?

Özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.

Yetkili idare mahkemesi neresidir?

Özel yetki kuralı yoksa ve göreve ilişkin hükümler saklı kalmak üzere yetkili idare mahkemesi, dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Yetki kamu düzenindendir.

Dava açmak atamayı durdurur mu?

Hayır. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulmasına ancak kanundaki şartlar çerçevesinde karar verilebilir.

Yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi nedir?

Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.

İdare mahkemesi kararına ne zaman istinaf edilir?

Başka kanunda farklı kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, kural olarak kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine başvurulabilir. Kanunda gösterilen parasal sınırı geçmeyen iptal davalarında karar kesin olabilir.

Adayın puanı yüksekse atama iptal edilir mi?

Tek bir sonuç yoktur. Bir dosyada yalnız puanın daha yüksek olmasına dayanılarak verilen iptalde hukuki isabet görülmemiş ve bilimsel faaliyetlerin birlikte incelenmesi esas alınmıştır. Başka bir dosyada ise ileri sürülen hesap düzeltmesine rağmen süren bariz puan farkı, mahkeme kararının uygun bulunmasında dikkate alınmıştır.

İptal kararı adayın atanmasını sağlar mı?

Üniversitenin kararın gerekçesine uygun yeni bir işlem tesis etmekle yükümlü olduğu, bunun genellikle daha üstün bulunan adayın atanması sonucunu doğurduğu belirtilir. Bu, zorunlu atama sonucu değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu