Öğretim üyesi kadro davası, ilan edilen kadroya başvuran adaylar arasında puan, akademik yetkinlik ve yayın bakımından belirgin fark bulunmasına karşın daha düşük puanlı adayın atanmasına karşı açılan idari iptal davası olarak anlatılır. Bu çerçeve her atama uyuşmazlığının aynı kapsamda olduğunu göstermez. Anayasa’nın 70. maddesine göre her Türk kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir; hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka ayrım gözetilemez.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 70Kaynağı aç
Doçentlik atamasına ilişkin düzenleme
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 25. maddesi, 22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Yerel madde kesiti, öğretim üyesi kadrosuna ilişkin uygulanabilir bir kural içermez. Danıştay 8. Daire, E. 2020/3371, K. 2022/3453 sayılı kararında ise açık doçentlik kadrosunun rektörlükçe ilan edilmesi, rektörün varsa biri ilgili birim yöneticisi ve en az biri üniversite dışından olmak üzere üç profesör belirlemesi, bu profesörlerin ayrı mütalaa vermesi ve üniversite yönetim kurulunun görüşünden sonra atama yapılması düzenlemesine dayanılmıştır. Yürürlükten kaldırma kaydı ile kararda kullanılan düzenleme aynı güncel hüküm gibi birleştirilemez.
2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 25Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E. 2020/3371, K. 2022/3453Kaynağı aç
Aynı kararda doçentliğe atamada doçentlik unvanını almış olmak şartı yer alır. Üniversitelerin, Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, bilimsel kaliteyi artırmak amacıyla, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları gözeterek objektif ve denetlenebilir ek koşullar belirleyebileceği de karardaki düzenlemede belirtilir.
İlan, başvuru ve jüri süreci
Kararda yer verilen yönetmelik hükmüne göre doçentliğe atama ile yardımcı doçentliğe ve profesörlüğe yükseltme ve atamalarda ilan edilen kadroya başvurabilmek, yükseköğretim kurumlarınca belirlenen ve Yükseköğretim Kurulunca uygun bulunan asgari kriterlerin sağlanmasına bağlıdır. Açık doçentlik kadroları, en yüksek tirajlı beş gazeteden birinde Türkiye ölçüsünde ve Resmî Gazete’de rektörlükçe ilan edilir. Bu ilanda adaylara en az on beş gün başvuru süresi tanınır ve son başvuru tarihi belirtilir.
Yine kararda aktarılan düzene göre rektör, on beş gün içinde, varsa biri ilgili birim yöneticisi olmak üzere ve adayın başvurduğu bilim alanından, yoksa en yakın bilim alanından, en az biri ilgili üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü dışından üç profesör tespit eder. Dosyalar gönderilerek bir ay içinde kişisel rapor istenir; profesörler tercih ve görüş bildirir. Rektör, yönetim kurulunun gerekçeli görüşünden sonra atama kararı verir.
Jüri görüşü ve puanın yeri
Jüri raporları kesin hüküm değil, yargı denetimine tabi idari görüş olarak değerlendirilir. Belirli bir üniversite ilkesinde, aynı kadroya birden fazla aday başvurmuşsa bunlardan hangisinin atanmasının uygun olduğunun raporda özellikle uluslararası etkinlikler, hakemli makaleler, atıflar ve bilim ödüllerinden kazanılan puanlara göre belirtilmesi öngörülür. Bu ölçü genel bir kanun hükmü değildir.
Fen Bilimleri ve Matematik Temel Alanına ilişkin Üniversitelerarası Kurul şartında atıflar maddesinden en az 4, en fazla 20 puan alınabileceği belirtilir. Bu sınır doçentlik başvuru şartına ilişkindir ve her kadro puanlamasına kendiliğinden uygulanacak genel bir kural oluşturmaz.
Puan farkının yargısal değerlendirmesi
Danıştay 8. Daire, E. 2020/3371, K. 2022/3453 sayılı kararında atıflardan alınacak en yüksek puan dikkate alındığında davacının puanının müdahilin puanının altında kalacağını ve davacının ilgili diğer akademik faaliyetlerinin bulunmadığını kabul etmiştir. Atıf önemli olmakla birlikte proje yönetimi, tez yönetimi ve eğitim-öğretim faaliyetlerinden daha önemli sayılamayacağı yönündeki tespiti isabetli bularak incelenen işlemde hukuka aykırılık görmemiştir. Yalnız davacının puanının daha yüksek olmasına dayanılarak verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bu sonuç, yüksek puanın hiçbir dosyada dikkate alınmayacağı anlamına gelmez.
Aynı daire, temyize konu idare mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Kararın tebliğini izleyen on beş gün içinde karar düzeltme yolunu açık bırakmıştır.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/7130, K. 2023/1428 sayılı kararında atıf puanı daha yüksek olsa da kadro atamasında adayların her türlü bilimsel faaliyetinin incelenerek bir bütün olarak karar verileceğini belirtmiş ve ileri sürülen nedenler uymadığından karar düzeltme istemini reddetmiştir. Bu inceleme yeni bir iptal veya ret hükmü kurmaz.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/7130, K. 2023/1428Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E. 2021/3781, K. 2021/5331 sayılı başka dosyada idarenin yanlış hesaplandığını ileri sürdüğü puan uygulanmış olsa bile bariz puan farkının sürdüğünü ve mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğunu kabul etmiştir. İleri sürülen nedenler bozmayı gerektirecek nitelikte görülmemiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesinde belirtilen nedenlerden hiçbirine uymadığı gerekçesiyle düzeltme istemi reddedilmiştir. Bu dosya, yalnız yüksek puana dayanılarak verilen iptalde hukuki isabet görülmeyen dosyayla aynı olay değildir; iki sonuç tek kurala dönüştürülemez.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/3781, K. 2021/5331Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun’un 54. maddesi, 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 103. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu madde kesiti kadro davasına özgü bir usul kuralı içermez. Danıştay 8. Daire kararları ise karar düzeltmenin aynı maddede yazılı nedenlerin bulunmasına bağlı olduğunu belirtmiştir. Yürürlükten kaldırma kaydı ile bu kararlardaki uygulama aynı kesin usul kuralı olarak birleştirilemez; maddede sayılan nedenler kesitte ayrıca gösterilmemiştir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 54Kaynağı aç
Dava açma süresi
2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrasına göre özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Özel kanunda ayrı süre varsa bu genel süre uygulanmaz. Öğretim üyeliği kadrosuna ilişkin ayrı bir süre bu kesitte gösterilmemiştir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre idari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Adresi belli olmayanlara özel kanundaki hükme göre ilan yoluyla bildirim yapılan hâllerde, özel kanunda aksine hüküm yoksa süre son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. Bu başlangıç, yalnızca adresi belli olmayanlara ilan yapılan hâllere ilişkindir.
İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden başlar. İlgililer, işlemin uygulanması üzerine düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Kadro ilanının düzenleyici işlem niteliği bu hükümde belirlenmemiştir.
Yetkili mahkeme
2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrasına göre göreve ilişkin hükümler saklıdır. Bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesi gösterilmemişse yetkili mahkeme, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Özel yetki kuralı varsa bu genel kural uygulanmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. Fıkradaki sonraki cümle mülga olarak işaretlenmiş olup mülga hükmün içeriği kesitte yoktur.
Yürütmenin durdurulması
2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrasına göre Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması kararı verilmediği sürece kadroya atanan kişinin görevine ve maaşa devam ettiği yönünde genel bir anlatım da bulunur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse Danıştay veya idari mahkemeler, kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Hüküm karar verilebileceğini belirtir; iki şartın birlikte gerçekleşmesi kararı zorunlu kılmaz. Kararda, işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilmek zorundadır.
Uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, savunma alınmaksızın da durdurulabilir. Ancak kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmeye ilişkin işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz. Öğretim üyesi kadro işleminin sayılan türlerden hangisine girdiği kesitte ayrıca belirlenmemiştir. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.
Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa istem, davalı idarenin savunması alınmaksızın reddedilebilir. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16. maddedeki süreler kısaltılabileceği gibi tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. Bu maddenin süreleri kesitte yoktur.
Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalananlardan teminat alınmaz. Teminat uyuşmazlığını kararı veren merci çözer.
Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara, tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İtiraz mercii, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve bu karar kesindir. Merci, kararı Danıştay dava dairesi, bölge idare mahkemesi, idare veya vergi mahkemesi ya da tek hâkim vermesine göre değişir. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır; bu kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.
İstinaf ve temyiz
2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin birinci fıkrasına göre idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunda farklı kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurulabilir. Konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında verilen kararlar kesin olup bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu parasal sınır 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanun’un 52. maddesiyle değiştirilmiştir; sonraki değişiklik kesitte yoktur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinafa konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. Bölge idare mahkemesinin 48. maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Bu fıkranın kapsamı kesitte yoktur.
Bölge idare mahkemesi ilk derece kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. Kararı hukuka uygun bulmazsa istinafı kabul eder, ilk derece kararını kaldırır ve işin esası hakkında yeniden karar verir; gerekirse istinabe yapabilir.
İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı istinafın haklı bulunması veya davaya görevsiz, yetkisiz ya da reddedilmiş veya yasaklanmış hâkimce bakılmış olması hâllerinde dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verdiği gönderme kararları kesindir; kesinlik her istinaf kararına genellenemez. İstinafa konu kararı veren veya karara katılan hâkim, aynı davanın bölge idare mahkemesindeki incelemesinde bulunamaz. İvedi yargılama usulüne tabi davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Öğretim üyesi kadro davasının bu usule girip girmediği gösterilmemiştir.
İptal kararından sonraki işlem
İptalden sonra üniversitenin mahkeme kararının gerekçesine uygun yeni bir işlem tesis etmekle yükümlü olduğu, bu durumun genellikle akademik yönden daha üstün bulunduğu belirtilen adayın kadroya atanması sonucunu doğurduğu söylenir. Bu anlatım, belirli bir adayın atanmasını zorunlu sonuç hâline getirmez.
Puanlar birbirine yakınsa yalnız puan farkına dayanmak yeterli olmayabilir. Bu durumda liyakat, adayın uzmanlık alanının ilan şartlarıyla uyumu ve jüri raporlarındaki değerlendirmeler birlikte ileri sürülebilir. Bu yaklaşım, davanın kabul edileceği yönünde genel bir kural oluşturmaz.
Vakıf üniversitelerindeki atamalar
Vakıf üniversitelerinin öğretim üyesi alımında 2547 sayılı Kanun hükümlerine ve genel liyakat ilkelerine uyacağı, bu uyuşmazlıkların kamu hizmeti niteliği nedeniyle kural olarak idari yargı denetimine tabi olduğu ileri sürülür. İstisnaların kapsamı bu çerçevede ayrıca gösterilmemiştir.
Atama işlemine karşı dava süresi ne kadardır?
Özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
Yetkili idare mahkemesi neresidir?
Özel yetki kuralı yoksa ve göreve ilişkin hükümler saklı kalmak üzere yetkili idare mahkemesi, dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Yetki kamu düzenindendir.
Dava açmak atamayı durdurur mu?
Hayır. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulmasına ancak kanundaki şartlar çerçevesinde karar verilebilir.
Yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi nedir?
Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
İdare mahkemesi kararına ne zaman istinaf edilir?
Başka kanunda farklı kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, kural olarak kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine başvurulabilir. Kanunda gösterilen parasal sınırı geçmeyen iptal davalarında karar kesin olabilir.
Adayın puanı yüksekse atama iptal edilir mi?
Tek bir sonuç yoktur. Bir dosyada yalnız puanın daha yüksek olmasına dayanılarak verilen iptalde hukuki isabet görülmemiş ve bilimsel faaliyetlerin birlikte incelenmesi esas alınmıştır. Başka bir dosyada ise ileri sürülen hesap düzeltmesine rağmen süren bariz puan farkı, mahkeme kararının uygun bulunmasında dikkate alınmıştır.
İptal kararı adayın atanmasını sağlar mı?
Üniversitenin kararın gerekçesine uygun yeni bir işlem tesis etmekle yükümlü olduğu, bunun genellikle daha üstün bulunan adayın atanması sonucunu doğurduğu belirtilir. Bu, zorunlu atama sonucu değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

