Doktor Öğretim Üyesi Kadrosuna Atama ve Görev Süresi
Yükseköğretim kurumlarında doktor öğretim üyeleri belirli süreli sözleşme kapsamında görev yapar. 2547 sayılı Kanun'un 23. maddesine göre bu göreve atanabilmek amacıyla doktora derecesi, tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ya da veteriner hekimlikte uzmanlık belgesi yahut Üniversitelerarası Kurulun önerisi ve YÖK'ün tespitiyle belirlenen sanat alanlarında yeterlik koşulu aranır. Rektörlükçe ilan edilen kadrolar için fakültelerde dekan, enstitü veya yüksekokullarda müdür tarafından, biri ilgili birimin yöneticisi diğeri kurum dışı personelden seçilen üç profesör ya da doçentten yazılı mütalaa temin edilir. Yönetim kurulunun mütalaayı değerlendirmesi akabinde dekan veya müdürün sunduğu teklif üzerine atama rektörce azami dört yıllık süreyle gerçekleştirilir. Bu sürenin dolmasıyla görev kendiliğinden son bulur ve süresi bitenlerin yeniden atanması mümkündür.
2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 23Kaynağı aç
Sözleşmenin Yenilenmemesinde İdarenin Takdir Yetkisinin Sınırları
Doktor öğretim üyesinin görev süresinin uzatılmaması işleminde idareye tanınan takdir yetkisi sınırsız değildir; kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup sebep ve maksat yönünden idari yargı denetimine tabidir. Danıştay 8. Dairesi'nin 2025/4319 Esas ve 2025/9138 Karar sayılı ilamının çoğunluk gerekçesinde, akademik personelin görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemlerde gerekçelerin soyut iddialarla yetinilmeyip somut biçimde ortaya konulması gerektiği kabul edilmiştir; karardaki karşı oyda ise süresi biten sözleşmenin yenilenmemesinde idareye ispat külfeti yüklenemeyeceği görüşü savunulmuştur. Bu işleme karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Danıştay 8. Daire, E. 2025/4319, K. 2025/9138Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Danıştay 8. Dairesi'nin 2025/4319 Esas ve 2025/9138 Karar sayılı değerlendirmesinde, Anayasa'nın 130. maddesinin akademik personele bilimsel özgürlük, serbestçe araştırma ve yayın yapabilme ile eğitim ve öğretimi güvence içinde sürdürme haklarını tanıdığı, esaslı bir gerekçe sunulmaksızın sözleşmenin yenilenmemesinin bu mesleki güvenceyi zedeleyeceği vurgulanmıştır. Danıştay 8. Dairesi yaklaşımında ayrıca, akademik faaliyetlerini yürüten, yayın yapan ve ders görevlerini yerine getiren bir öğretim üyesinin somut bir dayanak gösterilmeksizin görev süresinin uzatılmamasının hukuk devleti ilkesiyle çeliştiği ifade edilmektedir.
Ek Akademik Kriterlerin Belirlenmesi ve Zaman Bakımından Uygulanması
2547 sayılı Kanun'un 23. maddesinin (c) fıkrası uyarınca yükseköğretim kurumları, YÖK onayını almak kaydıyla, bilimsel kaliteyi yükseltmek amacıyla ve disiplinler arası farklılıkları gözeterek doktor öğretim üyesi atamalarında objektif ve denetlenebilir ek koşullar belirleme yetkisine sahiptir. Üniversitelerin asgari koşulların üzerine çıkarak koyduğu bu kriterlerin ilgililere önceden bildirilmiş ve adaylarca bilinir olması aranmaktadır. Danıştay 8. Dairesi'nin 2025/4915 Esas ve 2025/7673 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, idarenin düzenleyici işlem yapma takdir yetkisi kamu yararı, hizmet gerekleri, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkeleri çerçevesinde kullanılmalıdır.
Danıştay 8. Daire, E. 2025/4915, K. 2025/7673Kaynağı aç
Danıştay 8. Dairesi'nin 2025/4915 Esas ve 2025/7673 Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta çoğunluk; öğretim üyelerinin görev süresi sonunda yeniden atanabilmeleri için getirilen ve belirli sürede akademik çalışma yükümlülüğü öngören ek koşullarda sürenin kuralın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hesaplanması gerektiğine, yürürlüğe giren yeni yönergedeki şartı sağlayabilmesi için yeterli hazırlık imkanı verilmeksizin sözleşmenin yenilenmemesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırılık oluşturacağına hükmetmiştir. Buna karşılık aynı karardaki karşı oyda, süresi dolacak sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı görüşü yer almıştır. Çoğunluk gerekçesinde ayrıca, yenilenecek sözleşme hitamında ilgilinin durumunun yürürlükteki akademik değerlendirme yönergesi uyarınca yeniden inceleneceği belirtilmiştir.
Gerekçelerin Somutlaştırılması, Disiplin Cezaları ve Kadro İhtiyacı
Yargı kararlarına konu olan somut olaylarda; akademik performans değerlendirmesinde dış inceleme mektubu istenen öğretim üyelerinden yanıt vermeyenlerin bu tutumunun aday aleyhine olumsuz puan sayılmasının hukuka aykırı görüldüğü, Üniversitelerarası Kurul tarafından doçentlik unvanı verilmiş bir akademisyenin eş zamanlı olarak bilimsel yetersizlik iddiasıyla sözleşmesinin yenilenmemesinin akademik teamüllere ve hayatın olağan akışına uygun düşmediği kabul edilmiştir. Danıştay 8. Dairesi'nin 2025/4319 Esas ve 2025/9138 Karar sayılı incelemesinde ise, işlem tesis edilirken dayanılmayan öğrenci veya kontenjan azalması gibi gerekçelerin dava sürecinde sonradan öne sürülmesinin işlemi tek başına hukuka uygun kılmayacağı değerlendirilmiştir.
Disiplin yaptırımı ile atama hukuku farklı alanlar olarak değerlendirilmekte olup disiplin cezası almış olmak tek başına akademik yetersizlik neticesini doğurmaz. Bununla birlikte verilen disiplin cezasının hukuka uygun bulunması ve ilgilinin akademik verimliliğini tamamen ortadan kaldırdığının ortaya konulması halinde yenilememe kararına dayanak alınabileceği ileri sürülmektedir. Benzer şekilde, sözleşmenin uzatılmamasının ilgili bölümdeki eğitim ve öğretimi sekteye uğratması ya da kadro ihtiyacının karşılanamaması durumunda işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle çelişeceği, idarenin kadro planlamasını gözetmesi gerektiği yönünde yaklaşımlar bulunmaktadır.
Vakıf Üniversitelerinde Görevli Yargı Yolu ve Mesleki Güvence
Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 23. maddesi uyarınca vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan akademik personelin çalışma esasları, 2547 sayılı Kanun'un devlet üniversiteleri için getirdiği hükümlere tabidir. Danıştay 8. Dairesi'nin 2025/4319 Esas ve 2025/9138 Karar sayılı kararında, vakıf yükseköğretim kurumlarındaki akademik personelin mesleki güvenceleri ile devlet üniversitelerindeki personelin mesleki güvenceleri arasında ayrım yapılmadığı belirtilmiştir. Vakıf üniversitelerinde atama, yükseltme ve sözleşme yenilememe gibi akademik görevden kaynaklanan uyuşmazlıkların idare mahkemesinde çözüleceği ve bildirimin tebliğinden itibaren altmış günlük süre içinde iptal davası açılabileceği kabul edilmektedir.
İptal Kararının Sonuçları ve Başka Üniversiteye Geçişin Etkisi
Sözleşme yenilememe işleminin iptaline karar verilmesi halinde, idari işlem hiç tesis edilmemiş gibi sonuç doğurur. Bu doğrultuda ilgili personelin açıkta kaldığı döneme dair maaş, ek ders ve yan ödemeler gibi mali hakları ile özlük haklarını faiziyle birlikte talep edebilme imkanı doğar.
Yargılama sürecinde personelin başka bir üniversitede çalışmaya başlamasının açılmış olan davayı düşürmeyeceği, haksız işlemden kaynaklanan özlük hakkı kayıpları ve manevi zarar yönünden yargılamanın süreceği, davanın lehe sonuçlanması durumunda ise eski kuruma dönüş hakkının korunduğu değerlendirilmektedir.
Sözleşmesi yenilenmeyen doktor öğretim üyesi nerede ve kaç günde dava açmalıdır?
Sözleşmenin yenilenmediğinin tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde yürütmeyi durdurma istemli iptal davası açılmalıdır. Bu usul vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanları için de geçerlidir.
Üniversitelerin belirlediği ek kriterler devam eden sözleşmelere derhal uygulanabilir mi?
Danıştay 8. Dairesi kararına konu uyuşmazlıkta çoğunluk, çalışma yükümlülüğü getiren ek kriterlerde sürenin kuralın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hesaplanması ve hazırlık imkanı tanınması gerektiğini belirtmiştir; aynı karardaki karşı oyda ise süresi biten sözleşmenin yenilenmemesi hukuka uygun bulunmuştur.
Disiplin cezası sözleşmenin yenilenmemesine tek başına dayanak yapılabilir mi?
Disiplin cezası kendiliğinden akademik yetersizlik sayılmaz; ancak cezanın hukuka uygun bulunması ve ilgilinin akademik verimliliğini tamamen ortadan kaldırdığının ispatlanması halinde sözleşme yenilememe kararına dayanak oluşturabilir.
Dava sürerken başka bir üniversitede işe başlamak açılan davayı düşürür mü?
Hayır, dava devam ederken başka bir üniversitede göreve başlamak davayı düşürmez; uğranılan manevi zarar ve özlük hak kaybı yönünden yargılama devam eder ve davanın kazanılması halinde eski kuruma dönme hakkı korunur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

