Navlun sözleşmesi, Türk Ticaret Kanunu m. 1138 uyarınca taşıyanın navlun karşılığında yolculuk çarteri sözleşmesinde eşyayı, geminin tamamını veya bir kısmını ya da belirli bir yerini taşıtana tahsis ederek yahut kırkambar sözleşmesinde ayırt edilmiş eşyayı denizde taşımayı üstlendiği deniz ticareti sözleşmesidir. Taşıyanın sorumluluğunun temel dayanağını Türk Ticaret Kanunu m. 1178 kapsamında düzenlenen dikkat ve özen yükümlülüğü oluşturur. Taşıyan, kural olarak taşınmak üzere teslim aldığı eşyanın zıyaından, hasarından veya geç teslim edilmesinden doğan zararlardan ötürü sorumludur. Bu sorumluluk rejiminin istisnaları, kanunun izleyen hükümlerinde sınırlı ve denetimli olarak öngörülmüştür.
Taşıyıcı Sıfatı ve Sorumluluğun Hukuki Niteliği
Deniz yolu ile eşya taşımalarında taşıyıcı sıfatının belirlenmesinde taraflar arasındaki ticari ve operasyonel belgeler dikkate alınır. Navlun faturasını kendi adına düzenleyen ve taşıma ücretini tahsil eden taraf, taşıma ilişkisinde taşıyıcı sıfatıyla sorumlu kabul edilmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/4517, K. 2020/2010). Taşıyanın navlun sözleşmesinden doğan sorumluluğu akdi nitelikte olup taşıyan, sözleşmesel borçlarını hiç veya gereği gibi yerine getirmemesinden ileri gelen zararlardan kusursuzluğunu kanıtlamadıkça genel esaslara göre sorumludur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3080, K. 2021/1312; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2771, K. 2021/558).
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/4517, K. 2020/2010Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3080, K. 2021/1312Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2771, K. 2021/558Kaynağı aç
Navlun sözleşmelerinde taşıyanın akdi sorumluluğu temel olarak iki alanda yoğunlaşır. Bunlardan ilki, geminin yolculuğun başında denize, yola ve yüke elverişli olmamasından doğan gecikme dâhil tüm zararlardır. İkincisi ise taşınmak üzere teslim alınan eşyaya gösterilmesi gereken özen borcunun ihlali sonucu eşyanın zıyaı veya hasara uğramasından kaynaklanan zararlardır (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1016/1, m. 1019, m. 1061, m. 1062; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2771, K. 2021/558).
Geminin Başlangıçtaki Elverişsizliği ve Konteyner Tedariki
Taşıyanın geminin yolculuk başlangıcındaki elverişsizliğinden sorumluluğu ağırlaştırılmış kusur sorumluluğu niteliğindedir. Taşıyan, ancak tedbirli bir taşıyanın göstermesi gereken özeni göstermesine rağmen gemiyi denize, yola veya yüke elverişsiz kılan eksikliği yolculuğun başlangıcına kadar keşfetmesinin imkânsız olduğunu ispatlarsa sorumluluktan kurtulabilir. Başlangıçtaki elverişsizliğin söz konusu olduğu hâllerde taşıyan, yoksun kalınan kâr da dâhil olmak üzere bütün zararlardan genel hükümler çerçevesinde sorumlu tutulur ve mevzuatta düzenlenen koli veya parça başına sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2771, K. 2021/558).
Konteyner taşımacılığında konteynerin hukuki statüsü de bu elverişlilik rejimi kapsamında değerlendirilir. Taşıyan tarafından tedarik edilen konteyner, geminin bir bölümü (alonju) niteliğinde sayılmakta; bu konteynerin yüke elverişsizliğinden doğan hasarlarda taşıyan başlangıçtaki elverişsizlik hükümlerine göre sorumlu tutulmaktadır. Taşıyan bu sorumluluk türünde konşimentoda kararlaştırılan sorumluluk sınırlandırma kayıtlarına dayanamaz. Buna karşılık konteynerin taşıyan tarafından temin edilmediği, gönderen tarafından sağlandığı durumlarda ise konteyner kaynaklı yapısal zıya ve hasarlardan kural olarak taşıyan sorumlu tutulamaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2771, K. 2021/558).
Konteyner Taşımacılığında Kapalı ve Açık Konteyner Ayrımı
Konteyner taşımalarında taşıyıcının iç istifleme ve sabitlemeden doğan sorumluluğu konteynerin yapısal özelliğine göre farklılık gösterir. Konteynerin taşıyıcıya FCL (tam konteyner yükü) kaydıyla kapalı teslim edildiği durumlarda, taşıyıcının kapalı konteyner içindeki emtianın istiflenmesi ve sabitlenmesini denetleme yükümlülüğü ve fiili imkânı bulunmamaktadır. Dolayısıyla kapakları taşıtan tarafından kapatılarak teslim edilen konteynerlerde hasar bağlama, sabitleme veya iç istiflemeden kaynaklanmışsa taşıyıcının sözleşmeden doğan ne asli ne de tali sorumluluğu bulunmaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/691, K. 2020/5087).
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/691, K. 2020/5087Kaynağı aç
Taşıyıcı ile asıl fiili taşıyan arasındaki konşimentoda taşıyıcının gümrükleme işlemleri gereği gönderen olarak kaydedilmiş olması, taraflar arasındaki tesellüm konşimentosuna aykırı biçimde konteyner kapaklarının taşıyıcı tarafından kapatıldığını veya yükün taşıyıcı tarafından istiflendiğini göstermez. Dışarıdan bakıldığında içinin görünmesi mümkün olmayan standart kapalı konteynerlerde taşıyıcı, yalnızca görünen unsurlar bakımından güvenli bir deniz taşınmasına uygunluğu gözetmek ve konteyneri gemiye usulünce istiflemekle yükümlüdür (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/691, K. 2020/5087; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3080, K. 2021/1312).
Buna karşılık dışarıdan bakıldığında içinin görünmesi mümkün olan flat-rack veya üstü açık konteyner taşımalarında sorumluluk dengesi farklı kurulur. Bu tür taşımalarda ambalaj, yükleme ve iç istif gönderene bırakılmış olsa bile taşıyıcının ve gemi kaptanının güvenli bir deniz seyrine uygunluk yönünden gözetim ve denetim borcu devam eder. Flat-rack konteynerde teslim anında dışarıdan açıkça görülebilen hatalı istifleme veya yetersiz sabitlemeye rağmen yükü ihtirazı kayıtsız kabul eden ya da gerekli uyarıda bulunmayan taşıyıcı gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiğinden, hatalı istif yapan gönderenle birlikte zarardan kusurlu kabul edilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3080, K. 2021/1312).
Güverte Taşımaları, Masraf Paylaşımı ve Sorumsuzluk Kayıtları
Taşıyanın navlun sözleşmesinden ve kanundan doğan borç ve sorumluluklarını önceden doğrudan veya dolaylı olarak kaldıran yahut daraltan kayıt ve şartlar Türk Ticaret Kanunu m. 1243 uyarınca geçersizdir. Bu çerçevede konşimentoya eşyanın güvertede taşınması sırasında doğacak hasarlardan sorumlu olunmayacağına ilişkin konulan kayıtlar geçerli kabul edilmez. Eşyadaki hasarın hatalı yükleme ve taşımaya elverişsiz taşıma beşiği kullanımından kaynaklandığı durumlarda taşıyıcı sorumsuzluk kaydına dayanarak sorumluluktan kurtulamaz (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/4517, K. 2020/2010).
Deniz yolu ile taşımada yükleme ve istif kural olarak taşıyıcıya aittir. Türk Ticaret Kanunu m. 1143 uyarınca sözleşme, yükleme limanı düzenlemeleri veya yerel teamül ile aksi öngörülmedikçe, eşyanın gemiye kadar taşıma gideri taşıtana, yükleme gideri ise taşıyana aittir. Yükleme işlemi gönderen tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi taşıyıcının yüke nezaret yükümlülüğü sürmektedir; bununla birlikte yükleme ve istifi fiilen gerçekleştiren kuruluşun tarafların ifa yardımcısı olup olmadığı ve kusur paylaştırması somut verilerle açıklığa kavuşturulmalıdır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/4517, K. 2020/2010).
Taşıyan, eşyanın teslim alındığı andan teslim edildiği ana kadar yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın özenini göstermekle mükelleftir (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1061). Taşıyan kendi adamlarının ve gemi adamlarının kusurlarından kendi kusuru gibi sorumludur; ancak adamlarının teknik mahiyetteki sevk ve idare kusurlarından ve kendi şahsi kusuru bulunmadıkça yangından doğan zararlardan sorumlu tutulamaz. Taşıyıcı, ortaya çıkan hasarın kendi kusuruna dayanmadığını, eşyadaki ayıptan, ambalaj hatasından veya tedbirli bir taşıyıcının dahi önüne geçemeyeceği mücbir sebepten ileri geldiğini kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1061, m. 1062).
Hasar İhbarı, İspat Külfeti ve Sigorta Halefiyeti
Taşınan eşyada meydana gelen hasar sebebiyle sigortalısına ödeme yapan nakliyat sorumluluk sigortacısı, Türk Ticaret Kanunu m. 1481 uyarınca halefiyet hükümlerine dayanarak hasar bedelini taşıma ilişkisindeki sorumlulardan talep edebilmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/4517, K. 2020/2010).
Türk Ticaret Kanunu m. 1185 uyarınca hasarın teslim anında veya süresinde usulünce ihbar edilmemesi, eşyanın taşıma sırasında usule uygun ve hasarsız taşındığına ilişkin yasal bir karine doğurur. Bu karinenin aksini ispatlamak isteyen tarafın, eşyanın taşımanın hangi aşamasında hasar gördüğünü kesin olarak ispatlaması gerekir. Nitekim tır şoförü ile depo personeli arasında tutulan tutanağın kanuna uygun ihbar sayılmadığı uyuşmazlıklarda, konteyner delikli olup eşya ıslanmış bulunsa dahi sıvının deniz taşıması aşamasında alındığının ispatlanması aranabilmektedir.
Hapis Hakkı, Teminat ve Hak Düşürücü Süreler
Taşıyan, navlun sözleşmesinden doğan bütün alacakları için Türk Medenî Kanunu m. 950 ilâ 953 uyarınca eşya üzerinde hapis hakkına sahiptir. Bu kapsamda borcun muaccel olması ve taşınırın niteliği itibarıyla alacakla bağlantılı bulunması gerekir; zilyetlik ve alacak ticari ilişkiden doğmuşsa tacirler arasında bu bağlantı var sayılır (Türk Medenî Kanunu m. 950). Eşyanın tesliminden sonra otuz gün içinde mahkemeye müracaat edilmek ve eşya henüz gönderilenin zilyetliğinde bulunmak şartıyla hapis hakkı yetkileri kullanılabilir (Türk Ticaret Kanunu m. 1201). Çekişmeli tutarın mahkemenin belirleyeceği yere depo edilmesi durumunda ise taşıyan eşyayı teslim etmekle yükümlüdür (Türk Ticaret Kanunu m. 1202). Yargı uygulamasında, alacağa yeter derecede teminat yatırılmasının hapis hakkını sona erdireceği, alacaklıya teminat üzerinde kanuni rehin hakkı tanıyacağı ve teminat gösterme yönündeki mahkeme kararının bir ihtiyati tedbir kapsamına girmeyeceği de değerlendirilmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 950Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu m. 1188 gereğince taşıyana karşı ileri sürülecek her türlü istem hakkı bir yıllık hak düşürücü süre içinde yargı yoluna başvurulmasına bağlıdır; sorumlu tutulan kişinin rücu davası açması için ise bu sürenin sonrasında doksan günlük ek bir süre tanınmıştır. Yargı kararlarında, maddedeki yargı yoluna başvuru kavramının icra takibi başlatılmasını da kapsadığı, yapılan takibin hak düşürücü süreyi kestiği ve borçlunun takibe itirazı üzerine Türk Borçlar Kanunu m. 157/2 uyarınca sürenin yeniden işlemeye başlayacağı yönünde içtihatta bulunulabilmektedir.
FCL kapalı konteynerlerdeki iç istifleme ve sabitleme hasarından taşıyıcı sorumlu mudur?
Kapakları gönderen tarafından kapatılarak teslim edilen kapalı FCL konteynerlerde, olağan taşıma şartlarında iç istifleme, sabitleme veya bağlama hatasından doğan yük hasarlarından taşıyıcı sorumlu tutulamaz; zira taşıyıcının kapalı konteynerin iç istifini denetleme yükümü ve kabiliyeti yoktur.
Konşimentoda yer alan güverte taşıması sorumsuzluk kaydı geçerli midir?
Türk Ticaret Kanunu m. 1243 gereğince taşıyanın borç ve sorumluluklarını önceden kaldıran veya daraltan bütün kayıtlar geçersizdir. Eşyanın güvertede taşınması sırasında hatalı yükleme veya uygunsuz beşik kullanımından doğan hasarlarda bu tür sorumsuzluk kayıtlarına dayanılamaz.
Flat-rack konteynerlerde yükleme hatası yapılmışsa taşıyıcının sorumluluğu doğar mı?
İçi dışarıdan görülebilen flat-rack konteynerlerde yükleme gönderen tarafından yapılmış olsa dahi taşıyıcının gözetim ve denetim yükümlülüğü sürer. Teslim anında görünür olan istifleme ve sabitleme hatasına rağmen yükü reddetmeyen taşıyıcı zarardan müterafik kusurlu sayılır.
Taşıyana karşı dava açma süresi ne kadardır ve icra takibi bu süreyi keser mi?
Türk Ticaret Kanunu m. 1188 uyarınca istem hakkı bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir ve rücu davası için doksan günlük ek süre bulunur. Yargı uygulamasında icra takibi başlatılması da yargı yoluna başvuru kapsamında değerlendirilerek hak düşürücü sürenin kesildiği ve itiraz üzerine Türk Borçlar Kanunu m. 157/2 gereğince sürenin yeniden işleyeceği yönünde kararlar verilmektedir.
Taşıyan navlun alacağını alamazsa eşyaya el koyabilir mi?
Taşıyan, navlun sözleşmesinden doğan alacakları için eşya üzerinde Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre hapis hakkına sahiptir. Teslimden sonra otuz gün içinde mahkemeye başvurulması ve eşyanın gönderilende olması şartıyla bu yetki kullanılabilir; mahkemece belirlenen teminatın yatırılması durumunda eşya teslim edilmelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

