Navlun, taşınacak eşyanın bir noktadan varış noktasına ulaştırılması karşılığında öngörülen taşıma bedelidir. Taşıyıcı ile navlun borçlusu arasındaki taşıma ücreti ilişkisini düzenleyen navlun sözleşmesi, satıcı ve alıcı arasındaki masraf ile risk dağılımını belirleyen Incoterms kurallarından bağımsız bir hukuki çerçeveye sahiptir. Uluslararası ve ulusal taşımalarda navlunun talep edilebilirliği, hasar ve gecikme iddialarının bu borca etkisi ile alacakların takası somut ispat koşullarına göre değerlendirilir.
Navlun Bedelinin Belirlenmesi ve Taşıyıcı Sıfatı
Taşıma ilişkisinde navlun tutarı kural olarak tarafların serbest iradesiyle tayin edilir. Ancak üzerinde uzlaşılan bedelin yükleme, boşaltma veya ek masraflar gibi hangi hizmet kalemlerini kapsadığının açık şekilde belirlenmesi gerekir. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 762. maddesinde taşıyıcı, bir ücret karşılığında eşya veya yolcu taşıma işini üstlenen kişi olarak tarif edilmiş; 763. maddesinde ise bu nitelikteki taşımayı arızi olarak taahhüt edenler hakkında da taşıma hükümlerinin tatbik olunacağı öngörülmüştür. Söz konusu maddeler yürürlükten kaldırılmış hükümler kapsamındadır; güncel taşıma sözleşmesi düzenlemesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850. maddesinde yer almakta ve taşıyıcının eşyayı varma yerine götürüp gönderilene teslim etmeyi, gönderenin ise taşıma ücretini ödemeyi borçlandığını hükme bağlamaktadır.
6762 sayılı TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN HÜKÜMLERİ m. 762Kaynağı aç
6762 sayılı TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN HÜKÜMLERİ m. 763Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 850Kaynağı aç
Taşıma Borcunun İfası ve Navlun Talebi
Taşıyıcının taşıma edimini bütünüyle yerine getirmemesi halinde navlun bedeline hak kazanamaması gündeme gelebilir. Buna karşın taşıma faaliyetinin tamamlanamaması gönderen veya alıcının kusurlu bir davranışından ileri gelmekteyse, taşıyıcı somut duruma göre navlun ya da bu sebeple katlandığı giderleri talep edebilir. Fesih veya ifa imkânsızlığı hallerinde sorumluluğun doğumu tarafların kusur durumunun ve nedensellik bağının incelenmesini gerektirir.
Hasar İddiaları ve Navlundan İndirim Talebi
Taşınan malda meydana gelen kayıp veya hasar iddiası, navlun borcunu kendiliğinden ve tümüyle ortadan kaldırmaz. Ziyan ve hasarın taşıyıcının sorumluluğundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ile somut zarar miktarının açıkça saptanması şarttır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/1823, K. 2018/7958 sayılı kararında; CMR Konvansiyonu'nun 25/1 ve 23/4. maddeleri uyarınca taşıtanın navlun ücretinden kayıp ve hasar oranı kadar indirim isteme imkânı bulunduğu, yalnızca teslim edilmeyen ya da hasarlı mal bedelinin alacak sayılarak indirim talebinin değerlendirilmemesinin isabetsiz olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan karar, taraf vekillerinin kadar düzeltme istemi üzerine önceki onama ilamının kaldırılması ve taraflar yararına bozma şeklinde sonuçlanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/1823, K. 2018/7958Kaynağı aç
Geç Teslim Halinde Sorumluluk ve Navlun
Eşyanın kararlaştırılan sürede ulaştırılmaması navlun alacağını doğrudan sona erdirmez. Gecikme yaşanan durumlarda taşıtan veya alıcı, şartları varsa gecikme sebebiyle uğradığı zararların tazminini yahut navlun tutarından indirim yapılmasını isteyebilir; ancak bu taleplerin somut koşullara bağlı olduğu ve belirli ispat yükümlülükleri doğurduğu göz ardı edilmemelidir. CMR Konvansiyonu'na tabi uluslararası karayolu taşımalarında gecikme zararı talep edebilmek için m. 30/3 uyarınca 21 günlük yazılı ihbar süresine uyulması gerekmekte olup bu süreye uyulmaması ilgili zararın talep edilebilirliğini etkileyebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/8988, K. 2023/2681 sayılı kararında bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan ret kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş; mahkemece CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesi uyarınca taşıyanın sorumluluğunu sınırlayan ya da ortadan kaldıran hükümlerden faydalanma imkânının bulunup bulunmadığının tartışılmaması bozma nedeni sayılmıştır. Söz konusu kararın gerekçesinde kullanılan bazı ifadelerle bozma hükmü arasında görünür bir gerilim mevcuttur; bu nedenle kararın ulaştığı kesin bir maddi hukuk sonucu olarak yorumlanmaması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8988, K. 2023/2681Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/2341, K. 2020/603Kaynağı aç
CMR Kapsamında Sorumluluk Sınırlaması ve m. 29
CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesi, hasarın taşımacının kendi kötü hareketinden veya mahkemece kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmesi halinde taşımacının, sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan hükümlerden yararlanamayacağını öngörmektedir. Aynı hüküm taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında gerçekleştirilen eylemler bakımından da uygulanmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2020/712, K. 2021/75 sayılı kararında, malların teslim edildiği savunulmasına karşın teslimi ispat edemeyen ve akıbeti konusunda makul bir açıklama getiremeyen taşıyıcının CMR m. 29 anlamında kasti ya da kasta eşdeğer kusurlu sayılacağı ve sorumluluk sınırlamasından yararlanamayacağı sonucuna varılmıştır. Bu kararda bir üye karşı oy kullanmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2011/3636, K. 2012/10599 sayılı kararında ise zarara hiçbir açıklama ve neden getiremeyen taşıyıcının karine olarak ağır kusurlu sayılacağı ve gerçek zararın tamamını karşılaması gerektiği kabul edilmiştir. Aynı kararda bu kusur eşiği, TTK'nın 786. maddesindeki ağır kusur ve hile kavramlarına yakın bulunmaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/712, K. 2021/75Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3636, K. 2012/10599Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/3265, K. 2020/696Kaynağı aç
Navlun Alacağında Takas Hakkı ve İspat Kriterleri
Taşıma ilişkisinden kaynaklanan zararların navlun alacağına karşı bir def'i veya takas olarak öne sürülmesi belirli ispat kurallarına tabidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/8988, K. 2023/2681 sayılı ilamında ifade edildiği üzere, aynı sözleşme çerçevesinde yürütülen taşımalar sebebiyle taşıtanın zarar gördüğünü ispatlaması kaydıyla CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesindeki koşullar çerçevesinde takas hakkını kullanabilmesi mümkündür. İspatlanmamış veya sözleşme kapsamı dışındaki soyut zarar iddiaları takas savunmasına dayanak teşkil etmez. Öte yandan CMR Konvansiyonu'nun 41. maddesi, tarafların Konvansiyon hükümlerinden saparak borçlarını ağırlaştırmasına izin vermemekte; bu çerçevede taşıma sözleşmesine konulan cezai şart hükmü Konvansiyon kapsamındaki taşımalarda geçersiz sayılmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2011/11262, K. 2012/18322 sayılı kararı bu yönde değerlendirme yapmaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11262, K. 2012/18322Kaynağı aç
Taşıma Uyuşmazlıklarında Uygulanacak Hukuki Rejim
Eşyanın eksik teslimi, hasara uğraması veya hiç sevk edilmemesi durumlarında uygulanacak kanuni hükümlerin doğru tespiti zorunludur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2011/12004, K. 2012/18609 sayılı ilamında, taşıma ilişkisinden doğan uyuşmazlığın mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 762 ve devamı maddeleri çerçevesinde ele alınması gerektiği, satım sözleşmesine özgü hükümlerin uygulanmasının hatalı olduğu belirtilmiş ve karar davacı yararına bozulmuştur. Yürürlükteki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850. maddesi taşıma sözleşmesinin temel yükümlülüklerini düzenlemekte olup taşıma borcunun ifasına yönelik uyuşmazlıklarda taşımaya özgü düzenlemelerin esas alınması gerekmektedir. Uluslararası karayolu taşımalarında ise iç hukuktaki genel hükümler yerine CMR Konvansiyonu hükümleri öncelikle uygulanır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12004, K. 2012/18609Kaynağı aç
Sözleşmesel Ek Maliyetler: Demuraj ve Detention
Taşıma sürecinde navlun bedeline ek olarak konteyner kullanımına ilişkin tazmin ve bekleme giderleri ortaya çıkabilmektedir. Konteynerin liman sahası içerisinde taraflarca öngörülen serbest bekleme süresini aşması halinde demuraj kalemi doğarken; konteynerin liman sahasından çıkarılmasının ardından süresi içerisinde boşaltılıp iade edilmemesi detention alacağını gündeme getirir. Bu giderlerin geçerliliği ve kapsamı taşıma sözleşmesinde belirlenen koşullara bağlı olarak şekillenir.
Sık Sorulan Sorular
Hasar meydana gelmesi navlun ödeme borcunu kendiliğinden düşürür mü?
Hasar iddiası navlun yükümlülüğünü doğrudan sona erdirmez. Kusur durumu ve meydana gelen gerçek zarar miktarı tespit edilmeli; uluslararası karayolu taşımalarında CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde hasar ve kayıp oranında navlundan indirim talep edilebileceği değerlendirilmelidir.
Gecikmeli teslimatta navlun ücreti tamamen iptal edilebilir mi?
Geç teslim navlun alacağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Taşıtan veya alıcı gecikmeden doğan kanıtlanmış zararlarını ileri sürebilir veya indirim isteyebilir. CMR'ye tabi taşımalarda gecikme zararı talep edebilmek için m. 30/3'teki 21 günlük yazılı ihbar süresine uyulması gerekmekte; bu süreye uyulmaması talep hakkını etkileyebilmektedir. Taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan yasal hükümlerin uygulanıp uygulanamayacağı da somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilir.
Navlun borcuna karşı takas hakkı hangi şartlarda ileri sürülebilir?
Aynı sözleşme kapsamındaki taşımalar sebebiyle zarar gören tarafın bu zararı ispat etmesi ve CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesindeki yasal şartların varlığı halinde takas savunması gündeme gelebilir. CMR kapsamındaki taşımalarda cezai şart hükmü ise Konvansiyonun 41. maddesi uyarınca geçersiz kabul edilmektedir.
Incoterms kuralları navlun sözleşmesinin yerine geçer mi?
Hayır, Incoterms satıcı ile alıcı arasındaki teslim, risk ve masraf paylaşımını tayin ederken; navlun sözleşmesi taşıyıcı ile navlun mükellefi arasındaki taşıma bedeli borcunu bağımsız olarak düzenler.
Taşıyıcı CMR kapsamında sorumluluk sınırlamasından her zaman yararlanabilir mi?
Hayır. CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesi uyarınca, hasarın taşımacının kötü hareketinden veya buna eşdeğer kusurundan kaynaklanması halinde sorumluluk sınırlamasına dayanılamaz. Malların teslim edildiğini ispat edemeyen ve akıbeti konusunda makul açıklama getiremeyen taşıyıcı bu nitelikte kusurlu sayılabilmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

