Navlun Sözleşmesinin Niteliği ve Kurucu Unsurları
Navlun sözleşmesi, taşıyanın deniz yolu üzerinden eşya taşımayı, taşıtan tarafın ise bu taşıma edimi karşılığında navlun adı verilen ücreti ödemeyi borçlandığı, karşılıklı edimleri içeren ve iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Bu hukuki ilişkinin kurulmuş sayılması için taşımanın deniz yoluyla ve ticari nitelikteki bir deniz gemisiyle yerine getirilmesinin taahhüt edilmesi, taşınacak eşyanın zilyetliğinin taşıyana geçmiş bulunması ve taşıma ediminin bir bedel karşılığında üstlenilmiş olması zorunludur.
Sözleşmede navlun bedeli serbestçe belirlenir; buna karşılık bedelin belirlenmediği hallerde, eşyanın yükleme zamanında ve yerinde geçerli olan navlun bedeli ödenir. Taşıtan, navlun sözleşmesini bizzat veya kendi adına vekili yahut temsilcisi aracılığıyla akdeden ve navlun borcunu üstlenen taraftır; taşınan eşyanın mülkiyetine sahip olması kural olarak gerekmez. Taşıyan ise deniz yoluyla eşya nakletmeyi üstlenen kişi olup donatan veya gemi işletme müteahhidi vasfını taşıması zorunlu tutulmamıştır. Taşıyanın üstlendiği nakliye ediminin icrasını kısmen veya tamamen başka bir şahsa devretmesi durumunda, bu fiili icrayı gerçekleştiren kişi fiili taşıyan olarak konumlanır. Eşyayı gemiye, taşıyana ya da temsilcisine fiziken teslim eden kişi yükleten; varma limanında eşyayı kendi adına teslim almaya yetkili olan şahıs ise gönderilen sıfatını taşır.
Sözleşme Türleri ve İspat Belgeleri
Türk Ticaret Kanunu'nun 1138. maddesi uyarınca navlun sözleşmeleri yolculuk çarteri ve kırkambar sözleşmesi olmak üzere iki ana türe ayrılır. Yolculuk çarterinde taşıyan, navlun bedeli karşılığında geminin tamamını, belirli bir bölümünü veya ayrılmış bir yerini taşıtana tahsis ederek eşyayı denizde taşımayı taahhüt eder. Tahsis geminin tamamı için öngörülmüşse tam yolculuk çarteri, geminin bir kısmı veya belirli bir alanı için öngörülmüşse kısmi yolculuk çarteri kurulur. Kırkambar sözleşmesinde ise geminin tamamı ya da belirli bir yeri taşıtana tahsis edilmeksizin, yalnızca cins ve miktar itibarıyla belirlenmiş ayırt edilmiş parça eşyanın denizde taşınması üstlenilir.
Navlun sözleşmesinin kurulması kanunen geçerlilik şekline tabi kılınmamıştır. Bununla birlikte, Türk Ticaret Kanunu'nun 1139. maddesi gereğince yolculuk çarteri sözleşmesinde taraflardan her biri, masrafını üstlenmek suretiyle sözleşme koşullarını içeren bir yolculuk çarter partisinin düzenlenmesini ve kendisine verilmesini isteyebilir. Bu belge emtia senedi özelliği taşımayıp sözleşmenin koşullarını gösteren bir ispat aracıdır. Kırkambar sözleşmesinde çarter partisi düzenlenmesini talep etme imkânı bulunmamaktadır; fakat eşyanın taşınmak amacıyla teslim edilmesinden sonra, yükletenin talepte bulunması üzerine taşıyanın konişmento düzenleyip verme zorunluluğu doğar.
Geminin Elverişliliği ve Taşıma Yükümlülükleri
Türk Ticaret Kanunu'nun 1141. maddesi doğrultusunda taşıyan, her türlü navlun sözleşmesinde gemiyi denize, yola ve yüke elverişli durumda bulundurmak zorundadır. Geminin tekne, umumi donatım, makine ve kazan gibi temel donanımları yönünden anormal tehlikeler hariç seferin olağan deniz tehlikelerine dayanabilecek nitelikte bulunması denize ve yola elverişliliği teşkil eder. Denize elverişli geminin sevk ve idare teşkilatı, yükleme pozisyonu, yakıtı, kumanyası ile gemi adamlarının sayısı ve uzmanlığı bakımından yapacağı yolculuğun tehlikelerine karşı koyabilmesi yola elverişlilik şartıdır. Soğutma tesisatı da dâhil eşya taşınan ambar ve bölümlerin yükün kabulüne, nakline ve korunmasına hazır bulunması ise yüke elverişlilik olarak tanımlanır.
Sözleşmede belirli bir gemi kararlaştırılmışsa ve aksine bir kayıt bulunmuyorsa taşıyan, taşıtanın rızası olmaksızın yükü başka bir gemiye aktaramaz; izinsiz aktarma sebebiyle meydana gelen zararlardan sorumluluk taşıyana aittir. Türk Ticaret Kanunu'nun 1150. maddesine göre, taşınan eşya sözleşmedeki gemiye yüklenmiş olsaydı dahi zararın doğacağı kesin ise bu zarar taşıtana ait kalır. Sözleşmede taşıyana izin almaksızın başka gemiye yükleme yetkisi tanınmışsa, tahsis edilen geminin zıyaı halinde taşıma edimi uygun nitelikte başka bir gemiyle ifa edilebilir.
Taşıyan eşyayı kural olarak gemi güvertesinde taşıyamaz ve küpeşteye asamaz; ticari teamülün gerektirdiği, kanunun izin verdiği veya tarafların açıkça mutabık kaldığı durumlar bu yasağın istisnalarıdır. Taşıtan ile taşıyan eşyanın ambar içinde taşınmasını kararlaştırmışlarsa, yükleten ile taşıyan güvertede taşımaya yönelik bağlayıcı bir anlaşma yapamaz. Güvertede taşımaya dair bir mutabakat varsa taşıyan bu kaydı taşıma senedine işletmelidir; taşıma senedine şerh düşülmemişse böyle bir anlaşmanın varlığını ispatlama yükü taşıyana düşer. Taşıyan ayrıca gecikme olmaksızın yola çıkmak, eşyayı teslim edene dek muhafaza etmek ve haklı bir sebep bulunmadıkça tayin edilen rotadan ayrılmamakla yükümlüdür.
Yükleme Aşaması, Masraflar ve Fesih
Geminin yükleme limanında yükü almaya hazır şekilde bulundurulması gereken nihai tarihe kançello günü denir. Gemi bu günde hazır edilmediğinde taşıtan taraf, herhangi bir ihtara veya mehle gerek duyulmaksızın ve taşıyanın kusuru bulunup bulunmadığına bakılmaksızın sözleşmeyi feshedebilir. Limana varış için kesin bir gün tayin edilmemişse, fesih yetkisinin kullanılabilmesi adına taşıyana uygun bir sürenin tanınması zorunludur. Kaptan, Türk Ticaret Kanunu'nun 1142. maddesi gereğince yükleme limanında gemiyi sözleşmeyle belirlenen yere bağlar; yalnızca liman veya bölge belirlenmişse tahsis edilen bekleme alanında yükleme yerinin bildirilmesini bekler.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1143. maddesi gereğince, sözleşmede, yükleme limanı düzenlemelerinde ve bunların bulunmaması durumunda yerel teamülde aksine hüküm yer almadıkça eşyanın gemiye kadar taşıma masrafları taşıtana, gemiye yüklenmesine dair giderler ise taşıyana aittir. Bununla birlikte sözleşmeye konulacak bir FIOS şartı ile yükleme, istifleme ve boşaltma masraflarının tamamı taşıtana devredilebilir. Eşya ferden belirlenmemişse ve taşıyanın ifa koşulları ağırlaşmıyorsa, Türk Ticaret Kanunu'nun 1144. maddesi gereğince aynı varma limanı için başka eşyanın yüklenmesi talebini taşıyan kabul etmek zorundadır. Taşıtan ve yükleten eşyaya ilişkin doğru ve eksiksiz bilgi vermekle yükümlü olup beyanlarının doğru olmamasından doğan zarardan taşıyana karşı sorumludur; bu sebeple zarar gören diğer kişilere karşı ise ancak kusurları varsa sorumlu olurlar.
Yükleme ve Boşaltmada Süreler ile Sürastarya Bedeli
Yolculuk çarterinde yüklemenin başlayacağı tarih önceden belirlenmemişse gemi demirlediğinde hazırlık bildirimi sunulur. Türk Ticaret Kanunu'nun 1152 ve 1153. maddeleri kapsamında yükleme süresi, bu bildirimin muhataba ulaşmasını takip eden ilk takvim günü gece yarısından veya yüklemeye fiilen başlanmışsa o andan itibaren cereyan eder. Sözleşmede yükleme süresi kararlaştırılmamışsa, kesintisiz yirmi dört saatlik çalışma esasına göre gerekecek zaman yükleme süresi sayılır. Bu süreyi aşan ve sözleşmede süresi gösterilmemiş olan bekleme süresi kanunen on gündür ve bildirim aranmaksızın başlar. Türk Ticaret Kanunu'nun 1155. maddesi gereğince, sözleşmede yükleme sürastarya parasının miktarı belirlenmemişse taşıyan, süreyi aşan bu bekleme sebebiyle yaptığı zorunlu ve yararlı masrafları taşıtandan talep edebilir.
Kırkambar sözleşmesinde hazırlık bildirimi veya kanuni bir bekleme süresi bulunmamaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 1163. maddesi gereğince taşıtan, taşıyanın yahut yetkili temsilcisinin çağrısı akabinde gecikmeksizin eşyayı gemiye yüklemek mecburiyetindedir. Taşıtan yüklemeyi geciktirirse taşıyan eşyayı beklemek zorunda kalmaksızın sefere başlayabilir; taşımanın eşyasız başlaması halinde dahi taşıtan navlun bedelinin tamamını ödemekle yükümlü kalır.
Boşaltma Aşaması ve Eşyanın Teslimi
Varma limanına ulaşıldığında kaptan, Türk Ticaret Kanunu'nun 1166. maddesi gereğince gemiyi kararlaştırılan boşaltma yerine demirler. Türk Ticaret Kanunu'nun 1167. maddesi uyarınca; sözleşmede, boşaltma limanı düzenlemelerinde veya bunların yokluğu halinde yerel teamülde aksine kural bulunmadıkça yükün gemiden çıkartılma gideri taşıyana, geri kalan boşaltma masrafları ise gönderilene aittir. Yolculuk çarterinde boşaltma sürecinde süreyi aşan bekleme sözleşmede kararlaştırılmışsa taşıyan beklemek zorundadır; sözleşmede sürastarya süresi belirtilmemişse bu süre on gündür ve boşaltma süresi bittiğinde herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın işlemeye başlar. Türk Ticaret Kanunu'nun 1171. maddesi kapsamında, sözleşmede sürastarya parasının miktarı kararlaştırılmamışsa taşıyan, boşaltma süresini aşan bekleme nedeniyle yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri talep edebilir. Kırkambar sözleşmesinde ise gönderilen, Türk Ticaret Kanunu'nun 1176. maddesi gereğince bildirim üzerine eşyayı gecikmeksizin teslim almalıdır; gönderilenin tanınmadığı hallerde bildirim yerel teamüle göre ilan yoluyla yapılır.
Sözleşmede navlun bedeli belirlenmemişse hangi bedel ödenir?
Navlun bedeli taraflarca kararlaştırılmamışsa, eşyanın yükleme zamanında ve yükleme yerinde geçerli olan navlun bedeli ödenir.
Gemi kançello gününde hazır edilmezse sözleşme nasıl feshedilir?
Gemi kançello gününde hazır edilmediği takdirde taşıtan, taşıyana ihtar çekmeye, ek süre vermeye gerek olmaksızın ve taşıyanın kusuru aranmaksızın sözleşmeyi feshedebilir.
Yolculuk çarterinde sürastarya süresi sözleşmede belirtilmemişse kaç gündür?
Yolculuk çarteri sözleşmesinde yükleme veya boşaltma sürastarya süresi açıkça belirtilmemişse kanunen on gündür.
Kırkambar sözleşmesinde taşıtan eşyayı zamanında yüklemezse taşıyan ne yapabilir?
Taşıyan yükün teslimini beklemek zorunda kalmaksızın yolculuğa başlayabilir; gemi eşyasız yola çıksa dahi taşıtan tam navlunu ödemek zorundadır.
Sürastarya parası sözleşmede kararlaştırılmamışsa nasıl talep edilir?
Sürastarya parasının miktarı sözleşmede belirlenmemişse, taşıyan bekleme süresini aşan süre sebebiyle yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri talep edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

