Anonim şirketlerde nama yazılı payların devredilmesi kural olarak serbest bırakılmış olup kanunda veya şirket esas sözleşmesinde aksine düzenleme bulunmadıkça paylar sınırlandırmaya tabi tutulamaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 490. maddesine göre nama yazılı payların hukuki işlem yoluyla el değiştirmesi, ciro edilen senedin zilyetliğinin devralan tarafa geçirilmesiyle tamamlanır. Bununla birlikte Kanun'un 492. maddesinin birinci fıkrası uyarınca pay devrinin şirketin onayına bağlanması esas sözleşme hükümleriyle kararlaştırılabilir. Pay devrinin şirket onayına tabi tutulmasına dair sınırlama pay üzerinde intifa hakkı tanınmasında da geçerliliğini korur; ancak şirketin tasfiyeye girmesi hâlinde söz konusu devir sınırlamaları kendiliğinden düşer.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1865, K. 2025/478Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 490Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 492Kaynağı aç
Borsaya Kote Olmayan Paylarda Şirketin Onay Vermeme Şartları
Borsada işlem görmeyen nama yazılı paylarda devir talebiyle karşılaşan anonim şirket, keyfî olarak onayı engelleyemez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 493. maddesinin birinci fıkrasına göre şirket, pay devrini ancak esas sözleşmede açıkça gösterilmiş önemli bir sebebe dayanarak ya da devredene paylarını başvuru tarihindeki gerçek değeri üzerinden devralma teklifi sunarak reddedebilir. Şirket bu devralma önerisini kendi adına yapabileceği gibi diğer pay sahipleri veya üçüncü kişiler hesabına da gerçekleştirebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 493Kaynağı aç
Şirketin ileri sürebileceği sebeplerin çerçevesi Kanun'un 493. maddesinin ikinci fıkrasında belirlenmiştir. Buna göre pay sahipleri çevresinin bileşimine dair esas sözleşme maddeleri, şirketin işletme konusu veya şirketin iktisadi bağımsızlığı bakımından devrin reddedilmesini haklı kılıyorsa önemli sebep kabul edilir. Ancak Kanun'un 493. maddesinin yedinci fıkrası gereğince anonim şirket esas sözleşmesiyle payların devredilebilirlik koşulları kanunda öngörülen sınırlardan daha ağır hâle getirilemez.
Kanun'un 493. maddesinin gerekçesinde işaret edildiği üzere, esas sözleşmede yer verilecek haklı nedenlerin kanunda sayılan kategorilere uygun düşmesi ve somut olaylara uygulanabilir biçimde açıklanması zorunludur. Esas sözleşmede yalnızca kanun maddesine atıfta bulunulması yahut ortak çevresinin yapısının korunması ve iktisadi bağımsızlık gibi genel tanımlara yer verilip devrin onaylanmayacağı somut durumların belirtilmemesi hâlinde ret için yasal bir önemli sebep oluşmaz.
Pay Sahipleri Sözleşmesinin ve Ortakların İradesinin Etkisi
Anonim şirket esas sözleşmesinde ortaklar arasındaki pay sahipleri sözleşmesi hükümlerine genel yollama yapılması devrin engellenmesi için geçerli sayılmaz. Şirket pay devrini onaylamama iradesini kullanacaksa buna dayanak teşkil eden bütün maddi unsurların esas sözleşme metninde sarih biçimde düzenlenmesi gerekir.
Pay sahipleri arasında bağımsız olarak kurulan pay sahipleri sözleşmesi, sözleşmelerin nispiliği kuralı gereğince sadece akdin taraflarını bağlar. Bu nitelikteki iç anlaşmalar, payları devralan üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi esas sözleşmede somutlaştırılmamış bir ret kararının dayanağı olarak da gösterilemez.
Nama yazılı pay devrinde onay iradesini açıklama yetkisi kanunen yönetim kuruluna ait olup diğer pay sahiplerinin devre münferiden onay verme yetkisi bulunmaz. Bu nedenle şirketin diğer ortaklarının devir işlemine onay vermemeleri ya da rıza göstermemeleri, yönetim organının onay zorunluluğunu ortadan kaldırmaz ve devrin hukuken sonuç doğurmasına engel teşkil etmez.
Devralanın Beyanı ve Kanuni İktisap İstisnaları
Devir isteminde devralanın sıfatı da kanuni denetime tabidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 493. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, payları devralan kişi bu payları kendi nam ve hesabına aldığını açıkça bildirmediği takdirde şirket devir işleminin pay defterine kaydını reddedebilir.
İktisabın miras, mirasın taksimi, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri yahut cebrî icra yoluyla gerçekleştiği durumlarda şirketin ret yetkisi kısıtlanmıştır. Kanun'un 493. maddesinin dördüncü fıkrasına göre şirket, bu yollarla pay edinen kimseye karşı sadece paylarını gerçek değeriyle devralmayı teklif ettiği takdirde onay vermekten imtina edebilir.
Gerçek Değerin Mahkemece Tespiti ve Satın Alma Teklifi Şartları
Şirketin devre onay vermeyip payları bedeli karşılığında alma yolunu tercih etmesi hâlinde değer uyuşmazlıkları yargı mercileri önünde çözülür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 493. maddesinin beşinci fıkrası gereğince devralan, payların gerçek değerinin tayin edilmesini şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden talep edebilir. Mahkeme değer tespitinde şirketin karar gününe en yakın tarihteki ekonomik değerini temel alır ve bu incelemeye ait giderler şirketçe ödenir.
Belirlenen gerçek değer devralana bildirildikten sonra Kanun'un 493. maddesinin altıncı fıkrasındaki süreç işler. Devralan, kendisine bildirilen bedeli tebellüğ ettiği tarihten itibaren bir ay içinde açıkça reddetmediği takdirde şirketin sunduğu devralma önerisini hukuken kabul etmiş sayılır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/8960 Esas ve 2018/2472 Karar sayılı ilamına göre, devre rıza gösterilmemesine dair yönetim kurulu kararlarında paylara ödenecek meblağ belirtilmemişse ve payların şirket ya da başkaları hesabına satın alınacağına dair somut bir teklif bildirilmemişse Kanun'un 493. maddesine uygun geçerli bir devralma önerisi doğmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/8960, K. 2018/2472Kaynağı aç
Borsaya Kote Paylarda Devir Rejimi
Borsada kote edilmiş nama yazılı paylarda şirketin ortaklığı reddetme yetkisi özel şartlara bağlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 495. maddesinin birinci fıkrası uyarınca şirket, payları iktisap edeni pay sahibi olarak tanımayı, yalnızca esas sözleşmede sermayeye oranla yüzde olarak belirlenmiş bir iktisap üst sınırı bulunması ve devirle bu sınırın aşılması durumunda reddedebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 495Kaynağı aç
Borsaya kote paylarda devralan, şirketin talebine rağmen payları kendi adına ve hesabına edindiğini beyan etmezse Kanun'un 495. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca deftere kayıt talebi reddedilebilir. Buna karşılık aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği miras, mirasın taksimi, eşler arasındaki mal rejimi veya cebrî icra yoluyla pay edinen kimselerin pay sahibi sıfatını kazanmaları hiçbir sebeple engellenemez.
Onay Verilmemesinin Sonuçları, Üç Aylık Süre ve Dava Usulü
Pay devrine kanunen gereken onay verilmediği müddetçe 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 494. maddesinin birinci fıkrası gereğince pay mülkiyeti ile bu paylara bağlı mali ve idari haklar devredende kalmayı sürdürür. Miras, mal rejimi veya cebrî icra yoluyla kazanımlarda ise aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca mülkiyet ve malvarlığı hakları devralana intikal ederken genel kurula katılma ve oy hakları şirketin vereceği onayla birlikte devralana geçer.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 494Kaynağı aç
Şirketin devir başvurusunu yanıtsız bırakması veya hukuka aykırı biçimde geri çevirmesi hâlinde kanuni kabul mekanizması devreye girer. Kanun'un 494. maddesinin üçüncü fıkrasına göre şirket, devre onay talebini aldığı günden başlayarak en geç üç ay içinde reddetmezse veya gösterilen ret haklı sebebe dayanmıyorsa devir işlemine onay verilmiş sayılır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/1865 Esas ve 2025/478 Karar sayılı onama ilamında değerlendirildiği üzere, nama yazılı pay devrinin onaylanması istemi hakkında karar alan yönetim kurulu toplantısı esas sözleşmede öngörülen üye yeter sayısı sağlanmadan yapılmışsa bu ret kararı hukuken yok hükmündedir. Usulüne uygun bir ret kararı bulunmadığı için Kanun'un 494/3 maddesindeki üç aylık sürenin dolmasıyla devre onay verilmiş sayılarak pay devrinin tescili ile ortağın pay defterine kaydı gerekir.
Esas sözleşmede nama yazılı payların devrini sınırlandıran hükümler ihdas edilirken de kanuni yeter sayılara riayet edilmelidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/8501 Esas ve 2022/3939 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, Türk Ticaret Kanunu'nun 421. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi gereğince nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin sözleşme değişiklikleri sermayenin en az yüzde yetmiş beşini temsil eden pay sahiplerinin olumlu oyu ile alınmalıdır; bu nisap sağlanmadan alınan genel kurul kararları iptal yaptırımıyla karşılaşır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/8501, K. 2022/3939Kaynağı aç
Pay devrinin şirket organınca haksız şekilde reddedilmesi üzerine pay defterine kayıt istemiyle açılan dava, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/8960 Esas ve 2018/2472 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere davalı şirket aleyhine ikame edilen bir ifa davasıdır. İlgili kararda, Türk Ticaret Kanunu'nun 460. maddesinin beşinci fıkrasındaki bir aylık dava süresinin kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulunun sermaye artırım kararlarının iptaline hasredildiği ve pay defterine kayıt istemli davalarda uygulanamayacağı tespit edilmiştir.
Nama yazılı pay devri istemi şirket tarafından cevapsız bırakılırsa devir gerçekleşir mi?
Evet; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 494/3 uyarınca şirket başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde usulünce ret kararı vermezse devir işlemine onay verilmiş sayılır.
Pay sahipleri sözleşmesindeki sınırlamalar payı devralan kişiye karşı ileri sürülebilir mi?
Hayır; sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca pay sahipleri sözleşmesi devralan üçüncü kişiyi bağlamaz ve esas sözleşmede somutlaştırılmamış ret gerekçesi yapılamaz.
Yönetim kurulunun pay devrini reddederken satın alma önermesi için hangi şartlar aranır?
Yargıtay kararlarına göre ret bildiriminde payların bedelinin gösterilmesi ve payların şirket, ortaklar veya üçüncü şahıslar hesabına satın alınacağına ilişkin somut öneri getirilmesi şarttır.
Pay defterine kayıt istemiyle açılan davada bir aylık hak düşürücü süre uygulanır mı?
Hayır; Türk Ticaret Kanunu'nun 460/5 maddesindeki bir aylık dava açma süresi sermaye artırımı kararlarının iptaline yönelik olup pay devrinin tesciline ilişkin ifa davalarında bu süre uygulanmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

