Müşteri Çalma Nedir ve Haksız Rekabet Sayılır mı?

by Avukat Erdal Ersoy
Müşteri Çalma Nedir ve Haksız Rekabet Sayılır mı?

Müşteri Portföyünün Hukuki Niteliği

Müşteri portföyü; müşteri listeleri, iletişim bilgileri, müşteri bazlı fiyat ve iskonto geçmişi, sipariş sürekliliği ile ödeme alışkanlıkları ve teklif içeriklerinin bütününü kapsar. İşletmelerin zaman ve emek harcayarak oluşturduğu bu bilgiler, birçok sektörde ticari sır niteliği taşımaktadır.

Dürüst Rekabet ile Hukuka Aykırı Eylemler Arasındaki Sınır

Eski çalışanın kendi bilgi ve birikimiyle, kişisel çevresiyle ve herkesin erişimine açık gizli olmayan piyasa bilgilerini kullanarak aynı sektörde çalışması veya yeni bir iş kurması serbest ve dürüst rekabet ilkeleri gereğince hukuka uygundur.

İşten ayrılmadan önce müşteri listelerinin kopyalanması, yazışmaların özel e-postaya gönderilmesi veya fiyat tekliflerinin çekilip götürülmesi gibi fiiller; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 55/1-d çerçevesinde gizlice ve izinsiz ele geçirilen bilgilerin veya iş sırlarının değerlendirilmesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edebilmektedir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, 3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, 6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, 7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, 8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, 9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, 10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, 11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, 12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, 4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. B) Hukuki sorumluluk I – Çeşitli davalar

Türk Ticaret Kanununda Haksız Rekabet Düzenlemesi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 54/1 hükmüne göre haksız rekabet kurallarının amacı, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış bir rekabet ortamının temin edilmesidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri zedeleyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına aykırı her türlü davranış ve ticari uygulama haksız ve hukuka aykırı kabul edilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. II – Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar

Bu doğrultuda dürüstlük kuralına aykırı reklam ve satış yöntemleri, müşteriyi yanıltıcı bilgi verme, başkasının iş ürünlerinden izinsiz yararlanma ile iş sırlarını hukuka aykırı şekilde ele geçirme ve kullanma fiilleri haksız rekabet oluşturabilecek eylemler arasında değerlendirilebilmektedir.

Yazılı Sözleşme Bulunmayan Hallerde Koruma

Yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmasa dahi eski çalışanın müşteri listesini çalması, iş sırlarını kullanması veya eski işvereni kötüleyerek müşteri kazanması Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet teşkil edebilir ve işveren tarafından haksız rekabet davası açılmasına imkân sağlayabilir.

Rekabet Yasaklarının Kapsamı ve Geçerliliği

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 444 uyarınca rekabet yasağı kaydı; hizmet ilişkisinin işçiye müşteri çevresi, üretim sırları veya işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlaması ve bu bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte bulunması hâlinde geçerlidir. Bu yasal çerçeve gözetildiğinde aşırı geniş, hayat boyu ve tüm Türkiye veya dünya çapında kararlaştırılan rekabet yasakları çoğu zaman geçersiz sayılabilmektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 444Kaynağı aç
MADDE 444- Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. 2. Sınırlandırılması

Unvan Benzerliği ve Marka Hakkına Tecavüz

Eski işverenin ticaret unvanına çok benzeyen bir unvan seçilmesi ya da markasını çağrıştıran logo, alan adı ve sosyal medya ismi kullanılarak müşterilerde karışıklık yaratılması hâlinde, 6102 sayılı Kanun m. 54/2 kapsamında dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet gündeme gelebileceği gibi ayrıca marka hakkına tecavüz boyutu da ortaya çıkabilir.

Nitekim 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 29/1 uyarınca marka sahibinin izni bulunmaksızın markanın kullanılması, markanın taklit edilmesi veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanılması marka hakkına tecavüz sayılan haller arasında düzenlenmiştir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 29Kaynağı aç
Madde 29-  (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler

Uyuşmazlıklarda Deliller ve İspat İmkânları

E-posta yazışmaları, WhatsApp, Telegram veya SMS kayıtları, CRM sistemine ilişkin log kayıtları, bilgisayar, USB ve harici disk incelemeleri ile kargo fişleri ve sevk irsaliyeleri eski çalışanın müşteri portföyünü aldığını ve kullandığını ortaya koyabilen deliller arasında yer alabilir. Bu süreçte hukuka uygun delil elde etme kurallarına dikkat edilmesi önem taşımakta olup aksi takdirde hukuka aykırı delil sorunu ortaya çıkabilir.

Eski personelin görevinden ayrılmasının hemen akabinde belirli bir müşteri grubunun neredeyse tümünün kısa bir zaman diliminde yeni işletmeye geçiş yapması da haksız rekabet şüphesini güçlendiren unsurlardandır.

Haksız Kazancın İadesi Talepleri

Haksız rekabet teşkil eden fiiller neticesinde elde edilen haksız kazancın iadesi talep edildiğinde, somut olayın özelliklerine göre vekâletsiz iş görme veya haksız zenginleşme hükümleri uygulama alanı bulabilir.

Yazılı rekabet yasağı sözleşmesi yoksa dava açılabilir mi?

Evet, yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmasa dahi eski çalışanın müşteri listesini çalması, iş sırlarını kullanması veya eski işvereni kötüleyerek müşteri kazanması Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet oluşturabilir ve dava açılmasına dayanak sağlayabilir.

Eski çalışanın aynı sektörde çalışması veya iş kurması serbest midir?

Eski çalışanın kendi mesleki birikimini, kişisel çevresini ve kamuya açık genel piyasa bilgilerini kullanarak aynı sektörde yeni bir işe girmesi ya da kendi işini kurması kural olarak dürüst ve serbest rekabet çerçevesinde hukuka uygundur.

Eski işverenin unvan veya logosunun benzerini kullanmak ne tür ihlallere yol açar?

Eski işverenin ticaret unvanına benzeyen unvan ya da markasını çağrıştıran logo ve alan adı kullanarak karışıklık yaratılması, 6102 sayılı Kanun m. 54/2 kapsamında dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet oluşturabileceği gibi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 29/1 uyarınca marka hakkına tecavüz sonucunu da doğurabilmektedir.

Müşterilerin topluca yeni firmaya geçmesi doğrudan haksız rekabet sayılır mı?

Ayrılığın hemen ardından belirli bir müşteri kitlesinin büyük kısmının kısa sürede yeni firmaya yönelmiş olması haksız rekabet şüphesini güçlendirmektedir.

Müşteri çalma iddiasında hangi kayıtlar delil olarak sunulabilir?

E-posta dökümleri, mesajlaşma uygulaması kayıtları, kurumsal CRM log verileri, dijital depolama aygıtları ile irsaliye ve kargo belgeleri hukuka uygun temin edilmek kaydıyla delil olarak değerlendirilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu