Hukukta Müstafi Ne Demek? 657 Sayılı Kanuna Göre Çekilmiş Sayılma

by Avukat Erdal Ersoy
Hukukta Müstafi Ne Demek? 657 Sayılı Kanuna Göre Çekilmiş Sayılma

Müstafi kavramı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde memurun yazılı bir istifa beyanında bulunmadan, kanunun öngördüğü koşulların kendiliğinden gerçekleşmesi sonucu görevden çekilmiş sayılması anlamına gelir. Memurun iradesi değil, belirli fiili durumun kanuni sınırı doldurması işlemi doğurur.

Müstafi Sayılmanın Temel Koşulları

657 sayılı Kanun'un 94. maddesi uyarınca bir memurun çekilmiş sayılabilmesi için memurun görevini mezuniyetsiz ya da kurumunca kabul edilen mazereti olmaksızın terk etmesi ve bu terkin kesintisiz on gün sürmesi gerekmektedir. Yasal koşullar tamamlandığında memurun kurumuna yazılı başvurması aranmaz; çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır. Memurun kurumuna yazılı başvurarak da çekilme isteğinde bulunabileceği ayrıca düzenlenmiştir.

Danıştay 12. Daire, E. 2019/3424, K. 2022/1545Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/3424 E.  ,  2022/1545 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2019/3424 Karar No : 2022/1545 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Komutanlığı VEKİLLERİ : Av. …, Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : Jandarma Genel Komutanlığı … Bölge Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Bölümünde sivil memur statüsünde avukat olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu' nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 06/12/2017 tarih ve E:2017/1928, K:2017/6237 sayılı kararı ile, 11/02/2017 tarihinde kabul edilerek değiştirilen Anayasa hükmü gereği askeri yargının kaldırıldığı ve askeri mahkemelerde derdest olan dosyaların ilgisine göre adli veya idari yargı mercilerine gönderilmesine karar verildiği görülmekle; Anayasa'da yapılan değişiklik göz önüne alınarak yapılan değerlendirme ile söz konusu davanın idari yargının görevine girdiği anlaşıldığından, dava dosyasının İdare Mahkemesince incelenip karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, uyuşmazlıkta, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının, 21/08/2015-31/08/2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak 10 (on) gün göreve gelmediği her bir gün için ayrı ayrı düzenlenen tutanaklar ile tespit edilse de, davacı tarafından dosyaya sunulan sağlık raporları incelendiğinde, davacının, 24/08/2015 tarihinden 28/08/2015 tarihine kadar istirahatli olduğuna ilişkin aile hekimliğinden aldığı ancak bahsedilen dönemde davalı kuruma sunmadığı tek hekimli bir istirahat raporunun bulunduğunun görüldüğü, bu haliyle 657 sayılı Kanun'un 94. maddesinde belirtilen "kurumca kabul edilen bir mazereti olmaksızın kesintisiz 10 (on) gün göreve gelmeme" şartının anılan tarihler arasında gerçekleşmediği düşünülse de; bundan sonraki süreçte, davacının, ilişiğinin kesildiği 31/08/2015 tarihinden 04/09/2015 tarihine kadar istirahatli olduğuna ilişkin sağlık raporunun bulunduğu, bu tarihler arasında Trakya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyat olduğu, tedavisinin bittiği 04/09/2015 tarihinden 15/09/2015 tarihine kadar istirahatli olduğuna ilişkin anılan hastanede tek hekimli bir sağlık raporunun düzenlendiği ve en son 15/09/2015 ila 25/09/2015 tarihleri arasında, 25/09/2015 tarihinden itibaren çalışabileceğine ilişkin düzenlenen istirahat raporundan sonra, dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacının beyanlarından anlaşıldığı üzere davacı hakkında düzenlenmiş bir sağlık raporunun bulunmadığı, davacının, ameliyatı sonrasında nükseden rahatsızlıklarından dolayı 2015 yılı Kasım ayının sonuna kadar işe gidemediğini, bu süre zarfında sağlık raporlarının davalı idareye ulaşıp ulaşmadığını teyit etmek için ve zor durumda olduğunu en azından sözlü olarak da olsa idareye bildirmek için idareyi aradığını, ancak yetkili kimseye ulaşamadığını, Kasım ayının sonunda maaşının yatıp yatmadığını kontrol etmek amacıyla bankamatiğe gittiğini ve maaşının yatmadığını görünce ilişiğinin kesilmiş olabileceğini düşünerek davalı idareyi ısrarla aramaya devam ettiğini belirttiği, dolayısıyla söz konusu ifadelerden de anlaşılacağı üzere, davacının, en son aldığı sağlık raporuna göre istirahat süresinin bittiği tarih olan 25/09/2015 tarihinden davalı kurumla ilişiğinin kesilmiş olabileceğini düşündüğü Kasım ayı sonuna kadar işe gitmediğinin ve bu yönde bir iradesi olmadığının kendi beyanlarıyla sabit olduğu açık olup, bununla birlikte, Kasım ayından itibaren davalı idareyi bir çok kez aradığını, ancak kendisine açık ve net bir cevabın verilmediğini, en son 27/01/2016 tarihinde kendisine, "ilişiğinin kesildiği" yönünde tesis edilen dava konusu işlemin bildirildiğini belirten davacının, Kasım ayının sonundan, dava konusu işlemi öğrendiğini beyan ettiği 27/01/2016 tarihine kadar, görevle ilişiğinin kesilmiş olabileceğini düşündüğünden dolayı işe gitmediği yönündeki mazeretinin de geçerli bir mazeret olarak kabul edilemeyeceği dikkate alındığında, davacının, en son aldığı sağlık raporunda belirtilen istirahat süresinin son günü olan 25/09/2015 tarihinden itibaren işe gitmeme süresinin 657 sayılı Kanun'un 94. maddesinde öngörülen süreyi aştığı anlaşıldığı, bu durumda, en son aldığı istirahat raporunda belirtilen istirahat süresinin bittiği ve çalışabileceği tarih olarak belirtilen 25/09/2015 tarihinden sonra işe başlaması gerekirken, kabul edilebilir bir mazeret sunmaksızın işe gitmediği kendi beyanlarıyla da sabit olan davacının, yukarıda da bahsedildiği üzere, işe gitmeme süresinin 657 sayılı Kanun' un 94. maddesinde öngörülen süreyi aştığı açık olup, anılan Kanun maddesi uyarınca memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 03/08/2015-21/08/2015 tarihleri arasında yıllık iznini kullandığı, izin bittikten sonra rahatsızlandığı, 21/08/2015 tarihinde işe gidemediği, 24/08/2015 – 28/08/2015 tarihleri arasında istirahat raporunun bulunduğu, 31/08/2015 tarihinde ameliyatının yapılacağı Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine yatışının yapıldığı ve 01/09/2015 tarihinde ameliyat olduğu, 04/09/2015 tarihinde hastaneden çıkışının yapıldığı ve 04/09/2015-14/09/2015 tarihleri ile 15/09/2015 – 25/09/2015 tarihleri arasında istirahat raporunun bulunduğu, raporları PTT ile kuruma gönderdiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ilk derece Mahkemesince davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildiği görüldüğünden ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, davacının adli yardım istemi hakkında yeniden karar verilmesine gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; Jandarma Genel Komutanlığı … Bölge Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Bölümünde sivil memur statüsünde avukat olarak görev yapan davacının, 03/08/2015 – 21/08/2015 tarihleri arasında yıllık iznini kullandığı, 21/08/2015 – 31/08/2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak 10 (on) gün süre ile mazereti bulunmaksızın işe gelmediğinin ve bu süreçte kendisinden haber alınamadığının, her bir gün için ayrı ayrı düzenlenen tutanaklar ile tespit edildiği, bunun üzerine Jandarma Genel Komutanlığının 30/09/2015 tarih ve 2015/241 sayılı işlemi ile davacının Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına karar verildiği ve anılan işlemin iptali istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Çekilme" başlıklı 94. maddesinde, "Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesinde belirtildiği üzere bir memurun görevden çekilmiş sayılabilmesi için mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi gerekmektedir. İdare Mahkemesince dava konusu görevden çekilme işleminin tesisinde esas alınan tarihlere ilişkin davacıya ait sağlık raporunun bulunduğunun görüldüğü, bu haliyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesinde belirtilen "Kurumlarınca kabul edilen bir mazereti olmaksızın kesintisiz 10 (on) gün göreve gelmeme" şartının gerçekleşmediği düşünülse de, en son alınan istirahat raporunda belirtilen istirahat süresinin bittiği ve davacının çalışabileceği tarih olarak belirtilen 25/09/2015 tarihinden sonra işe gitmeme süresinin 657 sayılı Kanun'un 94. maddesinde öngörülen süreyi aştığı anlaşıldığından memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacının 657 sayılı Kanun'un 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin işleme esas alınan tarihlerde raporlu olduğu açık olduğundan, dava konusu işlemin iptali yolunda hüküm kurulması gerekirken, dava konusu işlem tarihine esas alınan tarihten sonraki tarihlerde göreve devam etmediğine ilişkin idarece tesis edilmiş herhangi bir işlem bulunmadığı halde anılan tarihlerde izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve devam etmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı hakkında idare tarafından temyize konu kararda davanın reddine dair hükme esas alınan 25/09/2015 tarihinden itibaren göreve gelmediği sürelere ilişkin de ayrı bir işlem tesis edilebileceği de açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/6581, K. 2021/5488Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/6581 E.  ,  2021/5488 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6581 Karar No : 2021/5488 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLLERİ : Av. …, Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, 22/06/2018 tarihinden itibaren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin 15/01/2019 tarihli işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; olayda, davacı hakkında 30/05/2018-28/11/2018 tarihleri arasında göreve gelmediğine ilişkin tutulan tutanakların hafta sonu tatil günleri, dini ve milli bayramlar, almış olduğu yıllık izin, idareye bildirmiş olduğu muayene ve istirahat raporları haricindeki günlere ait olduğunun anlaşıldığı, 22/06/2018 Cuma, 25/06/2018 Pazartesi, 26/06/2018 Salı, 27/06/2018 Çarşamba, 28/06/2018 Perşembe, 29/06/2018 Cuma, 02/07/2018 Pazartesi ve 03/07/2018 Salı olmak üzere 8 mesai günü ve süreklilik arz edecek şekilde hafta sonlarıyla birlikte 12 gün izinsiz ve mazeretsiz göreve gelmediği hususunun sabit olduğu, veri hazırlama kontrol işletmeni olarak, soruşturma kapsamındaki 6 aylık süre içerisinde (30/05/2018-28/11/2018) bir tek dahi kayıt işlemi yapmadığı, 22/06/2018 tarihli Sağlık Bakanlığı SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi kaydının sunulduğu; ancak, davacının kaydının oluştuğu öğle saatine kadar da işyerine gitmediği ve sürekli hastaneye giriş çıkış kayıtlarının bulunması hususları da bir arada değerlendirildiğinde, 22/06/2018 tarihinde de işe mazeretsiz olarak gitmediğinin kabulü gerekeceği ve müstafi sayılması için Kanun'la aranan 10 günlük süreye ulaştığı, Kanun hükmündeki "görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde" ifadesinden anlaşılacağı üzere, sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin dikkate alınmaması halinde kesintisiz olarak 10 gün göreve gelmeme durumunun fiilen mümkün olamayacağı, bu nedenle sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin de dikkate alınacağı hususu açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idarede veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan davacı hakkında göreve gelmemesi nedeniyle yapılan soruşturmada 30.05.2018 – 28.11.2018 tarihleri arasında göreve gelmediği yönünde 108 adet tutanak tutulduğu; ancak, davacı hakkında %74 oranında engelli olduğu yönünde engelli sağlık kurulu raporu bulunduğu ve göreve gelmediği yönünde tutulan tutanakta belirtilen tarihlerin bir çoğunda muayeneleri, mazeret izni ve raporlarının bulunduğu, göreve gelmemesinin çoğunlukla özürlü durumundan kaynaklandığının anlaşıldığı, davacı hakkında 10 gün boyunca mazeretsiz olarak göreve gelmediğinden bahisle müstafi sayılmasına karar verilmiş ise de, davacının söz konusu rahatsızlığı dikkate alındığında mazeretsiz işe gelmediğinden bahsedilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu durumda göreve gelmemesi sağlık durumu özrüne dayanak olan davacının (gerekirse ve şartları oluşmuşsa 657 sayılı Kanun'un 105. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddesi gereğince işlemde tesis edilebileceği hususu da göz önüne alınarak) 657 sayılı Kanun'un 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, … İdare Mahkemesi'nce verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Özürsüz ve kesintisiz olarak 10 günden fazla göreve gelmediği tutulan tutanaklar ile sabit olan davacının 657 sayılı Kanun'un 94. maddesi uyarınca çekilme isteğinde bulunmuş sayılacağı, bu doğrultuda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının % 74 görme engeli bulunduğu, engelli memur kadrosu üzerinden nasbedilmiş olduğu, tutanak tutulan günlere ilişkin olarak tedavi kayıtlarının bulunduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Sağlık Bilimleri Üniversitesi …Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan davacı hakkında daha öncesinde de görevine gelmemesi nedeniyle soruşturma yapıldığı, 30/05/2018 tarihinden sonra da görevine gelmediğinden bahisle (30/05/2018-28/11/2018 tarihleri arası) … tarih ve …, … tarih ve … ve … tarih ve … sayılı yazıları ile soruşturmaya başlandığı, inceleme görev yazısı ekinde 30/05/2018 – 28/11/2018 tarihleri arasında davacının görevine gelmediği hususunda tutulan toplam 108 adet tutanak olduğunun anlaşıldığı, tutanakların ilginin görevli olduğu … Semt Polikliniği sorumluları tarafından düzenlenerek imza altına alındığı, soruşturma neticesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (d) alt bendi uyarınca Devlet memurluğunda çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği ve kesintisiz olarak 10 gün süreyle göreve gelmediğinden bahisle 22/06/2018 tarihinden itibaren görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin 15/01/2019 tarihli işlemle karar verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94. maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.” hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 105. maddesinde ise; "Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir. Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır. Bu maddede yazılı azamî süreler kadar izin verilen memurun, bu iznin sonunda işe başlayabilmesi için, iyileştiğine dair raporu (yurt dışındaki memurlar için mahallî usûle göre verilecek raporu) ibraz etmesi zorunludur. İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır. Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmî sağlık kurullarınca tespit edilen ve emeklilik hakkını elde etmemiş olanlar, yeniden memuriyete dönmek istemeleri hâlinde, niteliklerine uygun kadrolara öncelikle atanırlar." düzenlemesi yapılmıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Malûl sayılma" başlıklı 25. maddesinde; "Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûllük sigortası bakımından malûl sayılır." kuralı bulunmakta, anılan Kanunun "Kamu görevlilerinin emekliye sevk onayları" başlıklı 48. maddesinde ise; "4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların yaşlılık veya malûllük aylığı almak üzere görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi; a) Re'sen emekliye sevk hallerinde, sigortalının çalıştığı göreve atamasındaki usûle göre atamaya yetkili makamın, b) İstek üzerine veya yaş haddi veya malûllük hallerinde atamaya yetkili makamın, ….. onayı ile tekemmül eder." düzenlemesine yer verilmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu olayda; engelli olarak kamuda istihdam edilen davacının, %74 oranında görme engeli bulunduğu, dava dosyasında bulunan 2018 yılı ve sonrası tedavi kayıtlarına göre birçok kere çeşitli rahatsızlıklarla sağlık kuruluşlarına başvurduğu ve tedavi uygulandığı, mevcut engeli yahut geçirmiş olduğu diğer hastalıklar nedeniyle bazı günler görevine devam edemediği yönündeki iddiası da gözönüne alındığında, dava konusu işlemden önce ortaya çıkan ve süreklilik arz etme ihtimali bulunan söz konusu rahatsızlıklarının, göreve gelmediği günlere ilişkin mazeret olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarının bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek tespit edilmesi gerekirken, bu yola başvurulmaksızın davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan mahkeme kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, işlemin iptali yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 09/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/5809, K. 2025/877Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/5809 E.  ,  2025/877 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5809 Karar No : 2025/877 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94., 96. ve 97. maddesinin (d) fıkrasındaki ''96. maddeye aykırı hareket edenler hiçbir surette Devlet memurluğuna alınamazlar.'' hükmü gereğince görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 15/01/2019 tarihli işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… K:…sayılı kararla, Danıştay Onikinci Dairesinin 09/11/2021 tarih ve E:2021/6581, K:2021/5488 sayılı bozma kararına uyularak, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine iadesi üzerine, yeniden incelenen uyuşmazlıkta; 21/09/2022 tarihli ara kararıyla, davacının, ''dava konusu işlem tarihi olan 15/01/2019'dan önce ortaya çıkan ve süreklilik arz etme ihtimali bulunan herhangi bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı ile varsa rahatsızlığın türü, rahatsızlığın sürekli mi geçici mi olduğu ve bu rahatsızlıklara ilişkin engel/arız derecesini açıkça ortaya koyan kesin rapor düzenlenmesi" amacıyla … Şehir Hastanesine sevk edilmesi üzerine, anılan hastanece düzenlenen 31/10/2022 tarih ve … sayılı sağlık kurulu raporunda; "Ortopedi: perthes sekeli süreklilik arz eden bir rahatsızlık olup verilen engel oranı (%8) uygundur. Göz hastalıkları: 15/01/2019 tarihinde de var olan, süreklilik arz eden, ilerleyici retinitis pigmentoza hastalığı mevcuttur. Özür oranı (%66)" hususuna yer verildiği, anılan rapor taraflara tebliğ edilmiş olup, davalı idarece rapora itiraz edildiği, davacı tarafça ise rapora karşı beyan sunulduğunun görüldüğü, bu durumda; davacı hakkında 30/05/2018 – 28/11/2018 tarihleri arasında göreve gelmediğine ilişkin tutulan tutanakların hafta sonu tatil günleri, dini ve milli bayramlar, almış olduğu yıllık izin, idareye bildirmiş olduğu muayene ve istirahat raporları haricindeki günlere ait olduğunun anlaşıldığı, 22/06/2018 tarihinin Cuma, 25/06/2018 tarihinin Pazartesi, 26/06/2018 tarihinin Salı, 27/06/2018 tarihinin Çarşamba, 28/06/2018 tarihinin Perşembe, 29/06/2018 tarihinin Cuma, 02/07/2018 tarihinin Pazartesi ve 03/07/2018 tarihinin de Salı olmak üzere 8 mesai günü ve süreklilik arz edecek şekilde hafta sonlarıyla birlikte 12 gün izinsiz ve mazeretsiz göreve gelmediği hususunun sabit olduğu, ayrıca veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak soruşturma kapsamındaki 6 aylık süre olan 30/05/2018 – 28/11/2018 tarihleri arasında tek bir kayıt işlemi dahi yapmadığı, 22/06/2018 tarihli Sağlık Bakanlığı… Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi kaydının sunulduğu, ancak; davacının kaydının oluştuğu öğle saatine kadar da işyerine gitmediği ve sürekli hastaneye giriş çıkış kayıtlarının bulunması hususları da bir arada değerlendirildiğinde, 22/06/2018 tarihinde de işe mazeretsiz olarak gitmediğinin kabulü gerekeceği ve müstafi sayılması için 657 sayılı Kanun'la aranan 10 günlük süreye ulaştığı, "görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde" ifadesinden anlaşılacağı üzere, sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin dikkate alınmaması halinde kesintisiz olarak 10 gün göreve gelmeme durumunun fiilen mümkün olamayacağı, bu nedenle sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin de dikkate alınacağı hususunun açık olması karşısında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarece işleme dayanak gösterilen tarihler ile kararda belirtilen tarihlerin farklılık arz ettiği, Mahkemece artık Devlet memuru statüsünü kaybettiği 22/06/2018 tarihinden başlamak üzere devamındaki sürenin irdelenerek, memur olarak kabul edilmediği süreç içerisinde göreve gelmediği yönünde bir değerlendirme yapılarak karar verildiği, her iki tarihler yönünden de, mazeretsiz olarak görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devamı şeklinde bir görev terkinin bulunmadığı, işlemde belirtilen tarihler arasında istirahat raporları ve muayene randevularının olduğunun soruşturma raporunda da yer aldığı, yine temyize konu kararda belirtilen tarihler yönünden de, muayene randevularının bulunduğu ve muhakkikçe görev mahalli dışında ifadeye çağrıldığının açık olduğu, muayene ve tedavi saatleri dikkate alınarak fiilinin; mesaiye geç gelmek, mesaiyi terk etmek veya mesai saatlerine tam olarak riayet etmemek gibi değerlendirilerek, şartlarının oluşması halinde buna uygun disiplin cezasının uygulanabileceği, ayrıca karar gerekçesinin aksine bir memurun 6 aylık süre içerisinde bir tek dahi kayıt işlemi yapmamasının, o memurun 6 ay boyunca görevine gitmediğine karine teşkil etmeyeceği gibi, bu hususun amirlerin sorumluluğunu gerektireceği, işlem tarihi itibarıyla %74 oranında, karar tarihi itibarıyla da %80 oranında engelli olup, bu durumun süreklilik taşıdığı, zaten engelli memur kadrosu üzerinden atamasının yapıldığı, engelli olup, ruh sağlığı açısından da ciddi sıkıntılar yaşadığından, ilgili mevzuatta sınırlama olmamasına rağmen, muayene ve tedavi hakkından faydalanmasının, mazeretsiz olarak göreve gelmeme gerekçesi yapılamayacağı, yine hakkındaki sağlık kurulu raporları uyarınca bir değerlendirme yapılmaksızın davanın reddinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Görevden çekilmiş sayılmanın kanuni şartlarından maddi unsur olan bir yıl içerisinde toplam 10 günden fazla devamsızlık ile manevi unsur olan mazeretsiz olmak şartının gerçekleşmesi halinde, işlem tesisi hususunda idarenin takdir yetkisinin bulunmadığı, uyuşmazlıkta davacının göreve gelmediği günler için tutulan tutanaklar ile mesai arkadaşları ve birim sorumlularının verdiği ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, aksi yönde ileri sürülen iddialara hukuken itibar edilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : …Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacı hakkında, mesaiye uymaması ve görevine gelmemesi konusunda muhtelif tarihlerde disiplin cezaları uygulanmıştır. 25/12/2018 tarihli soruşturma raporu uyarınca; davacı hakkında, uyarılara ve verilen disiplin cezalarına rağmen görevine gelmemeyi alışkanlık haline getirdiği, sıklıkla herhangi bir sağlık kuruluşuna gün içinde hasta olduğu gerekçesiyle kısa süreli başvurması ve sabahtan işlem yaptırmışsa öğleden sonra, öğleden sonra yaptırmışsa sabah saatlerinde mesaiye gelmediği, 30/05/2018 – 28/11/2018 tarihleri arasında 6 ayrı günde özürsüz ve izinsiz olarak sabah mesaisine gelmediği ve yine bu tarihler arasında özürsüz ve izinsiz olarak toplam 99 tam gün (hafta sonu, dini ve milli bayramlara rastlayan günler hariç) göreve gelmediği, bu günlere ilişkin 108 adet tutanağın tutulduğu, yürütülen soruşturma sonrasında da aynı şekilde göreve gelmemeye devam ettiği ve tutanak tutulmaya devam edildiği gerekçesiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (d) alt bendi uyarınca özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek fiilinden, Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilmiştir. Davacı hakkında görevlendirildiği … Semt Polikliniğince tutulan 12/06/2018, 13/06/2018, 14/06/2018, 18/06/2018, 19/06/2018, 20/06/2018, 21/06/2018, 22/06/2018, 25/06/2018, 26/06/2018, 27/06/2018, 28/06/2018, 29/06/2018, 02/07/2018, 03/07/2018, 04/07/2018, 05/07/2018, 06/07/2018, 09/07/2018, 10/07/2018 tarihli görevine gelmediğine ilişkin tutanaklar mevcuttur. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 15/01/2019 tarihli, dava konusu işlemiyle; davacının, 12/06/2018 – 27/07/2018 tarihleri arasında kesintisiz 10 gün görevine gelmediği anlaşıldığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94., 96. ve 97. maddesinin (d) fıkrasındaki ''96. maddeye aykırı hareket edenler hiçbir surette Devlet memurluğuna alınamazlar.'' hükmü gereğince 22/06/2018 tarihinden itibaren görevden çekilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Bu durum üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.” hükmü öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun yukarıda aktarılan 94. maddesinde, bir Devlet memurunun görevini terk etmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde çekilme isteğinde bulunmuş sayılacağı düzenlenmiş; ayrıca, memurun çekilme isteminde bulunmuş sayılması için memurun görevini terk etmesinin "izinsiz" ve "mazeretsiz" olması koşulu aranmıştır. Dosyanın incelenmesinden; kesintisiz 10 gün göreve gelmeme koşulunun oluştuğu gerekçesiyle verilen davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü yolundaki kararın, Danıştay Onikinci Dairesinin 09/11/2021 tarih ve E:2021/6581, K:2021/5488 sayılı kararıyla bozulması üzerine, İdare Mahkemesince, hakkında muhtelif tarihlere ilişkin çok sayıda epikriz formu, hasta poliklinik bilgi formu ile sağlık kurulu raporları bulunan davacının işlem tarihinden önce ortaya çıkan ve süreklilik arz etme ihtimali bulunan herhangi bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı, varsa rahatsızlığın türü, sürekli mi geçici mi olduğu ve bu rahatsızlıklara ilişkin engel/arz derecesinin belirlenebilmesi için … Şehir Hastanesine sevkine karar verildiği, anılan hastanece düzenlenen … tarih ve … sayılı sağlık kurulu raporunda; "Ortopedi: perthes sekeli süreklilik arz eden bir rahatsızlık olup verilen engel oranı (%8) uygundur. Göz hastalıkları: 15/01/2019 tarihinde de var olan, süreklilik arz eden, ilerleyici retinitis pigmentoza hastalığı mevcuttur. Özür oranı (%66)" şeklinde beyanda bulunulduğu, akabinde davacının 22/06/2018 – 03/07/2018 tarihlerinde izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddedildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu işlem incelendiğinde, davacı hakkında görevlendirildiği … Semt Polikliniğince, görevine gelmediğine ilişkin tutulan tutanaklar dikkate alınmak suretiyle, 12/06/2018 – 27/07/2018 tarihleri arasında kesintisiz 10 gün görevine gelmediği gerekçesiyle 22/06/2018 tarihinden itibaren görevden çekilmiş sayılmasına karar verilmekle birlikte, İdare Mahkemesince ara kararı gereği yerine getirildikten sonra, davacının 22/06/2018, 25/06/2018, 26/06/2018, 27/06/2018, 28/06/2018, 29/06/2018, 02/07/2018 ve 03/07/2018 tarihleri olmak üzere 8 mesai günü ve süreklilik arz edecek şekilde hafta sonlarıyla birlikte 12 gün izinsiz ve mazeretsiz göreve gelmediği hususunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddedildiği, ancak; işlemde 12/06/2018 – 29/06/2018 tarihli tutanaklar uyarınca 10. günün sona erdiği 22/06/2018 tarihi itibarıyla görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlem tesis edilmiş iken, Mahkemece görevden çekilmiş sayılmanın başladığı 22/06/2018 tarihinden ileriye dönük olmak üzere en son 03/07/2018 tarihi esas alınmak üzere değerlendirme yapıldığı, dolayısıyla dava konusu işlemde belirtilen tarihler ile kararda incelenen tarihlerin farklılık arz ettiği görülmektedir. Öte yandan; dava konusu işlemde yer verilen tarihler, 10 günlük kesintisiz olarak göreve gelmeme yönünden incelendiğinde, 12/06/2018 tarihinin Salı günü, 13/06/2018 tarihinin Çarşamba günü, 14/06/2018 tarihinin Perşembe günü olup, aynı zamanda Ramazan Bayramı arefesi olduğu, 15/06/2018 – 16/06/2018 – 17/06/2018 tarihlerinin Ramazan Bayramına denk geldiği, 18/06/2018 tarihinin Pazartesi günü, 19/06/2018 tarihinin Salı günü, 20/06/2018 tarihinin Çarşamba günü, 21/06/2018 tarihinin Perşembe günü ve 22/06/2018 tarihinin Cuma günü olduğu görülmekle, araya resmi tatil günlerinin girmesiyle birlikte 10 gün süreyle kesintisizlik şartının oluşmadığı, ayrıca; bu tarihler aralığında davacıya ait çeşitli muayene randevularının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca, dava konusu işlemde belirtilen tarihler dikkate alınarak, mazeretsiz olarak görevin terki ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam edip etmediği yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinden, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan…-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 19/02/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.

Koşulun nasıl belgeleneceğine ilişkin kanunda açık bir yöntem belirlenmemiş olmakla birlikte, uygulamada her güne ait devamsızlığın ayrı ayrı tutanakla tespit edildiği görülmektedir.

Mazeretinin Varlığı ve İşlemin Hukuka Uygunluğu

İşlemin hukuka uygunluğu denetlenirken, müstafi sayılmaya esas alınan dönemde memurun kurumunca kabul edilebilir geçerli bir mazeretin bulunup bulunmadığı belirleyici bir etkendir. Danıştay 12. Daire, E. 2019/3424, K. 2022/1545 sayılı kararında, işleme esas alınan tarihlerde memurun raporlu olduğunun açık biçimde anlaşıldığı bir davada işlemin iptal edilmesi gerektiğini belirlemiştir. Aynı karar, işlem tarihinden sonraki devamsızlık dönemine ilişkin idarenin ayrı bir işlem tesis edebileceğini de ortaya koymuştur.

Süreklilik arz eden sağlık sorunları söz konusu olduğunda ise Danıştay 12. Daire, E. 2021/6581, K. 2021/5488 sayılı kararında, müstafi sayılma işleminden önce ortaya çıkan ve süreklilik arz etme ihtimali bulunan rahatsızlıkların göreve gelinemeyen günlere mazeret oluşturup oluşturmadığının bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek araştırılması gerektiğini tespit etmiştir. Yeterli araştırma yapılmadan sonuca giden kararı bozarak dosyayı yeniden incelemeye göndermiştir. Bu karar, kesin bir iptal sonucunu değil, araştırma yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

657 sayılı Kanun'un 105. maddesi, memura aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığında on sekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise on iki aya kadar izin verilebileceğini düzenlemektedir. Danıştay, bu madde kapsamındaki seçeneğin araştırılmasının gerekip gerekmediğini müstafi sayılma incelemelerinde ayrıca ele almıştır.

Danıştay 12. Daire, E. 2021/6103, K. 2022/399Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/6103 E.  ,  2022/399 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6103 Karar No : 2022/399 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : Manisa ili, Şehzadeler ilçesi, … İlkokulunda hizmetli olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… kararla; davacının işe gelmediği 18/10/2019 tarihi ile 30/10/2019 tarihi arasında (13) günlük sürenin bulunduğu fakat bu sürenin dört gününün resmi tatil olan ve davacının herhangi bir resmi görevinin olmadığı hafta sonu tatillerine ve bir gününün yine resmi tatil olan 29 Ekim 2019 tarihine denk geldiği, (8) günün ise çalışma gününe rastladığı, bu haliyle davacının toplam (8) gün işe gelmediği dikkate alınarak, anılan fiille ilgili olan mevzuat hükmünün gerektirdiği yaptırım uygulanması gerekirken kesintisiz devamsızlık süresi 10 günü bulmayan davacının görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline mahrum kaldığı özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacının, 18/10/2019 – 30/10/2019 tarihleri arasında kesintisiz ve mazeretsiz olarak onüç gün göreve gelmediği görev yerinde tutulan tutanaklarla sabit olup, kesintisiz olarak 10 günden fazla göreve gelmediği gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, göreve gelmediği günlerin arasına giren hafta sonu, resmi tatil vs. günlerin mahsubuyla göreve gelmediği günlerin 8 gün olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı çocuk esirgeme kurumunda yetiştiği, yurttan ayrıldıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde hizmetli olarak çalışmaya başladığı, Bandırma Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulunun … tarih ve … sayılı raporunda belirtildiği üzere psikotik bozukluk tanısı ile %45 engelli olduğu, söz konusu raporda görülen rahatsızlıkları sebebiyle tedavi gördüğü ve ilaç kullanmakta olduğu, engelli durumunun davalı idare tarafından da bilindiği, özlük dosyasında raporların bulunduğu, davalı idarece on gün süre ile göreve gelmediğinin tespitinin yapıldığı, hakkında tesis edilem işlemde hangi on gün mazeretsiz olarak gelmediğinin ifade edilmediği, göreve gelmemesinin sağlık durumu mazeretine dayandığı, davalı idare tarafından bu yönde araştırma yapılarak 657 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken doğrudan müstafi sayılma yoluna gidilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Hafta sonu tatilinin dahil edilmemesi durumunda 657 sayılı Kanun'un 94. maddesinde yer alan kesintisiz 10 gün göreve gelmeme durumunun fiilen mümkün olamayacağı, bu sürenin dikkate alınarak işlem tesisinde mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; Manisa ili, Şehzadeler ilçesi, … İlkokulunda hizmetli olarak görev yapan davacı hakkında, 17-18-21-22-23-24-25-28-30 Ekim 2019 tarihlerinde izinsiz ve özürsüz olarak göreve gitmediği gerekçesiyle inceleme ve soruşturma yapıldığı, … tarih ve E…. sayılı soruşturma raporunda; davacının 17-18-21-22-23-24-25-28-30 Ekim 2019 tarihlerinde göreve gelmediğine ilişkin tutanak tutulduğu, Manisa İl Sağlık Müdürlüğünden gelen yazılarda davacının 17/10/2019 tarihinde iş göremez belgesinin bulunduğunun belirtildiği, 18/10/2019 tarihinden itibaren davacının hiçbir hastane kaydına rastlanmadığı gibi iş göremez raporunun da bulunmadığı, bu tarihten sonra devam eden 19-20-21-22-23-24-25-26-27-28-29-30 Ekim 2019 tarihlerine rastlayan 5 günü resmi tatil günlerine karşılık gelmek üzere toplam (13) gün göreve gelmediği, bu haliyle 18/10/2019 tarihi ile 30/10/2019 tarihleri arasında mazeretsiz ve kesintisiz olarak 10 günden fazla göreve gelmeme eylemi sübut bulduğundan bahisle idari yönden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca işlem yapılması yönünde getirilen teklif uyarınca dava konusu … tarih ve E…. sayılı işlemle davacının görevden çekilmiş sayılmasına karar verilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94. maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.” hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 105. maddesinde ise; "Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir. Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır. Bu maddede yazılı azamî süreler kadar izin verilen memurun, bu iznin sonunda işe başlayabilmesi için, iyileştiğine dair raporu (yurt dışındaki memurlar için mahallî usûle göre verilecek raporu) ibraz etmesi zorunludur. İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır. Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmî sağlık kurullarınca tespit edilen ve emeklilik hakkını elde etmemiş olanlar, yeniden memuriyete dönmek istemeleri hâlinde, niteliklerine uygun kadrolara öncelikle atanırlar." düzenlemesi yapılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu olayda; davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunda, davacının 10 gün süreyle göreve gelmediğinin sübuta erdiği belirtilmekte ve işlemin bu nedene dayandığı anlaşılmakta ise de, davacının, psikotik bozukluk tanısıyla %45 oranında zihinsel engeli bulunduğu, dava dosyasında bulunan tedavi kayıtlarına göre birçok kere bu rahatsızlığı dolayısıyla sağlık kuruluşlarına başvurduğu ve tedavi uygulandığı, davalı idare tarafından ise bu yönde bir araştırma yapılarak 657 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 105. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken, davacı hakkında doğrudan müstafi sayılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği, başka bir anlatım ile davalı idare tarafından, psikolojik rahatsızlığı olduğu bilinen davacı hakkında rahatsızlığının derecesi ve bu rahatsızlığının davacının göreve gelmediği günlere ilişkin olarak mazeret olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarının tespiti için davacının sağlık kuruluşuna sevk işlemlerinin yapılmadığı görülmekte olup, bu haliyle dava konusu işlemin yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan tesis edildiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan mahkeme kararı kaldırılarak davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/02/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kesintisizlik Koşulu ve Takvim Hesabı

On günlük sürenin hesabında araya resmi tatil günlerinin girmesi, kesintisizlik koşulunun oluşup oluşmadığı açısından önem taşımaktadır. Danıştay 12. Daire, E. 2023/5809, K. 2025/877 sayılı kararında, söz konusu tarih aralığında resmi tatil günlerinin araya girmesiyle birlikte kesintisizlik şartının oluşmadığı sonucuna ulaşmış; aynı davada davacıya ait çeşitli muayene randevularının da bu tarih aralığında bulunduğuna dikkat çekmiştir. Bu değerlendirme, karardaki somut tarih aralığına ve olgulara özgüdür.

Aynı Danıştay 12. Daire kararında, müstafi sayılma işleminde belirtilen tarihler ile mahkemece incelenen tarihlerin farklılık göstermesi de bozma gerekçeleri arasında sayılmıştır. Bu durum, işleme esas alınan tarih aralığının yargısal denetimde dikkatle incelendiğini ortaya koymaktadır.

Özel Durumlarda Müstafi Sayılma

Askerlik nedeniyle görevden ayrılan memur, terhis tarihinden itibaren otuz gün içinde kurumuna başvurmak zorundadır; bu sürede göreve başlamayanlar da 657 sayılı Kanun'un 63. maddesi kapsamında müstafi sayılır. Aynı madde, bir göreve ilk defa veya yeniden atananlardan geçerli mazereti olmaksızın göreve başlamayanların atamalarının iptal edileceğini ve bu kişilerin bir yıl boyunca devlet memuru olarak istihdam edilemeyeceğini de düzenlemektedir. Bu hükümlere ilişkin madde metni resmi nüshasıyla doğrulanmayı gerektirmektedir.

Naklen atama ve terhis sonrası göreve dönüşlerde süre hesabının hatalı yapılması, örneğin sürenin başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesi, yargı incelemelerinde usule ilişkin bir hata olarak değerlendirilebilmekte ve işlemin iptaline yol açabilmektedir. Bu değerlendirme 657 sayılı Kanun'un 62., 63. ve 108. maddeleriyle ilişkilendirilmektedir.

Olağanüstü hâl, seferberlik veya afet dönemlerinde DMK m. 96 daha ağır bir çerçeve getirmektedir: bu dönemlerde çekilme talebinde bulunan memur, idare talebi kabul etmeden ya da yerine atanan kişi göreve başlamadan görevini bırakamaz. Bu koşullar altında görevi terk eden memur müstafi sayılmanın ötesinde devlet memurluğuna bir daha atanma hakkını da yitirir; ancak bu sonuç resmi mevzuat metniyle doğrulanmayı gerektirmektedir.

Müstafi Sayılmanın Sonuçları: Yeniden Atanma

Müstafi sayılmanın en doğrudan sonuçlarından biri, yeniden devlet memurluğuna atanmada bekleme süresinin devreye girmesidir. DMK m. 97 uyarınca olağan istifada en az altı ay, müstafi sayılmada en az bir yıl beklenmesi gerekmekte; zorunluluklara uymadan ayrılmada bu süre üç yıla çıkmakta, olağanüstü hâl veya seferberlikte görevi terk edenlere ise bir daha atama yapılamamaktadır. Bu süreler ikincil kaynak aktarımına dayalı olup madde metninin resmi nüshasıyla doğrulanması gereklidir.

Bekleme süresi dolmuş olsa dahi yeniden atama kendiliğinden gerçekleşmez. DMK m. 92, çekilmiş sayılanların yeniden atanabilmesi için ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmasını ve o sınıfın niteliklerinin taşınmasını şart koşmakta; ayrıca bu hakkın en fazla iki kez kullanılabileceğini öngörmektedir. Yeniden atama talebi, kadro durumu, nitelik şartları, bekleme süresi ve kurumun değerlendirmesi çerçevesinde sonuçlandırılır.

Devir-Teslim Yükümlülüğü

Görevden ayrılan ya da çekilmiş sayılan memur, DMK m. 95 uyarınca görevi kapsamındaki para, ayniyat, evrak ve belgeleri devretmek zorundadır. Devir ve teslim işlemlerinin süresi hizmetin niteliğine göre değişmekle birlikte otuz günü aşamaz; saymanlar için de otuz gün, sayman mutemetleri için on beş gün öngörülmüştür. Bu yükümlülüğü yerine getirmeden görevini bırakan memur kamu zararından doğrudan sorumlu tutulabilir; ayrıca mali tazmin veya ceza soruşturması yürütülebilir. Bu süre ve sorumluluk bilgileri ikincil kaynak aktarımına dayalı olup madde metninin resmi nüshasıyla doğrulanması gereklidir.

İşleme Karşı İptal Davası

Müstafi sayılma işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresini altmış gün olarak belirlemektedir. Bu süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar. Müstafi sayılma işlemine özgü ayrı bir dava açma süresi düzenlemesinin bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmesi gereken bir konudur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Adresi belli olmayan memura ilan yoluyla bildirim yapılmışsa, özel kanunda aksine hüküm bulunmadıkça dava açma süresi, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar.

İptal davası sonucunda işlem hukuka aykırı bulunursa, memur yoksun kaldığı özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep edebilir. Danıştay 12. Daire, E. 2021/6103, K. 2022/399 sayılı kararında, özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesini hükme bağlayan ilk derece mahkemesi kararını inceleyen bölge idare mahkemesinin kararını bozarak dosyayı yeniden yargılama aşamasına göndermiştir; bu aşamada nihai sonuç henüz kesinleşmemiştir.

Müstafi sayılma ile istifa arasındaki fark nedir?

Olağan istifada memur kurumuna yazılı başvurarak görevden ayrılma iradesini açıkça bildirir. Müstafi sayılmada ise herhangi bir yazılı beyan aranmaz; kanunun belirlediği koşullar, yani izinsiz ve mazeretsiz kesintisiz devamsızlık, kendiliğinden gerçekleştiğinde memur çekilmiş sayılır. İki durumun yeniden atanmada bekleme süreleri de farklıdır: olağan istifada en az altı ay, müstafi sayılmada en az bir yıl beklenmesi gerekir.

Sağlık raporu müstafi sayılmayı önler mi?

Müstafi sayılma işleminin hukuka uygunluğu değerlendirilirken, işleme esas alınan dönemde memurun kurumunca kabul edilebilir geçerli bir mazeretin bulunup bulunmadığı belirleyicidir. İşleme konu tarih aralığında geçerli bir sağlık raporunun varlığı, işlemin iptaline gerekçe oluşturabilir. Süreklilik arz etme ihtimali bulunan sağlık sorunlarının araştırılmadan işlem tesis edilmesi de yargı tarafından hukuka aykırı bulunmuştur. Raporun kurumca kabul edilip edilmeyeceği somut koşullara bağlıdır.

Resmi tatil günleri on günlük süreye dahil midir?

Bu konu yargı kararlarında tartışma konusu olmuştur. Danıştay 12. Daire, E. 2023/5809, K. 2025/877 sayılı kararında, söz konusu tarih aralığına resmi tatil günlerinin girmesiyle birlikte kesintisizlik şartının oluşmadığı sonucuna ulaşmıştır. Bu değerlendirme karardaki tarih aralığı ve olgularla sınırlıdır. Öte yandan başka bir yargılama sürecindeki ilk derece gerekçesinde hafta sonu tatillerinin on günlük hesaba dahil edileceği kabul edilmiştir; bu gerekçe Danıştay'ın bozma kararının dayanağını oluşturmamaktadır. Konuya ilişkin yerleşik tek bir kural ortaya koymak güçtür; her olayın kendi tarih aralığı ve olgularıyla ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Müstafi sayılan memur tekrar devlet memuru olabilir mi?

Evet, ancak belirli koşullar altında. DMK m. 92 uyarınca en fazla iki kez bu haktan yararlanılabilir. Atanabilmek için ayrıldığı sınıfta boş kadro bulunması ve o sınıfın niteliklerinin taşınması gerekmektedir. Müstafi sayılmada yeniden atanma için en az bir yıllık bekleme süresi öngörülmüştür. Bekleme süresi dolmuş olsa bile başvuru yapılmadıkça atama kendiliğinden gerçekleşmez.

Müstafi sayılma işlemine nasıl itiraz edilir?

Yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. İptal için devamsızlık süresinin kesintisiz olmadığının, geçerli bir mazeretin belgeyle kanıtlandığının ya da idarenin usule uygun bildirim yapmadığının ortaya konması etkili gerekçeler arasında yer almaktadır. İşlem iptal edildiğinde, memur yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesini de talep edebilir.

Göreve başlamadan atama iptal edilirse ne olur?

657 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca bir göreve ilk defa veya yeniden atananlardan geçerli mazereti olmaksızın göreve başlamayanların atamaları iptal edilir ve bu kişiler bir yıl boyunca devlet memuru olarak istihdam edilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu