Müstafi kavramı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde memurun yazılı bir istifa beyanında bulunmadan, kanunun öngördüğü koşulların kendiliğinden gerçekleşmesi sonucu görevden çekilmiş sayılması anlamına gelir. Memurun iradesi değil, belirli fiili durumun kanuni sınırı doldurması işlemi doğurur.
Müstafi Sayılmanın Temel Koşulları
657 sayılı Kanun'un 94. maddesi uyarınca bir memurun çekilmiş sayılabilmesi için memurun görevini mezuniyetsiz ya da kurumunca kabul edilen mazereti olmaksızın terk etmesi ve bu terkin kesintisiz on gün sürmesi gerekmektedir. Yasal koşullar tamamlandığında memurun kurumuna yazılı başvurması aranmaz; çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır. Memurun kurumuna yazılı başvurarak da çekilme isteğinde bulunabileceği ayrıca düzenlenmiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/3424, K. 2022/1545Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire, E. 2021/6581, K. 2021/5488Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire, E. 2023/5809, K. 2025/877Kaynağı aç
Koşulun nasıl belgeleneceğine ilişkin kanunda açık bir yöntem belirlenmemiş olmakla birlikte, uygulamada her güne ait devamsızlığın ayrı ayrı tutanakla tespit edildiği görülmektedir.
Mazeretinin Varlığı ve İşlemin Hukuka Uygunluğu
İşlemin hukuka uygunluğu denetlenirken, müstafi sayılmaya esas alınan dönemde memurun kurumunca kabul edilebilir geçerli bir mazeretin bulunup bulunmadığı belirleyici bir etkendir. Danıştay 12. Daire, E. 2019/3424, K. 2022/1545 sayılı kararında, işleme esas alınan tarihlerde memurun raporlu olduğunun açık biçimde anlaşıldığı bir davada işlemin iptal edilmesi gerektiğini belirlemiştir. Aynı karar, işlem tarihinden sonraki devamsızlık dönemine ilişkin idarenin ayrı bir işlem tesis edebileceğini de ortaya koymuştur.
Süreklilik arz eden sağlık sorunları söz konusu olduğunda ise Danıştay 12. Daire, E. 2021/6581, K. 2021/5488 sayılı kararında, müstafi sayılma işleminden önce ortaya çıkan ve süreklilik arz etme ihtimali bulunan rahatsızlıkların göreve gelinemeyen günlere mazeret oluşturup oluşturmadığının bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek araştırılması gerektiğini tespit etmiştir. Yeterli araştırma yapılmadan sonuca giden kararı bozarak dosyayı yeniden incelemeye göndermiştir. Bu karar, kesin bir iptal sonucunu değil, araştırma yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
657 sayılı Kanun'un 105. maddesi, memura aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığında on sekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise on iki aya kadar izin verilebileceğini düzenlemektedir. Danıştay, bu madde kapsamındaki seçeneğin araştırılmasının gerekip gerekmediğini müstafi sayılma incelemelerinde ayrıca ele almıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/6103, K. 2022/399Kaynağı aç
Kesintisizlik Koşulu ve Takvim Hesabı
On günlük sürenin hesabında araya resmi tatil günlerinin girmesi, kesintisizlik koşulunun oluşup oluşmadığı açısından önem taşımaktadır. Danıştay 12. Daire, E. 2023/5809, K. 2025/877 sayılı kararında, söz konusu tarih aralığında resmi tatil günlerinin araya girmesiyle birlikte kesintisizlik şartının oluşmadığı sonucuna ulaşmış; aynı davada davacıya ait çeşitli muayene randevularının da bu tarih aralığında bulunduğuna dikkat çekmiştir. Bu değerlendirme, karardaki somut tarih aralığına ve olgulara özgüdür.
Aynı Danıştay 12. Daire kararında, müstafi sayılma işleminde belirtilen tarihler ile mahkemece incelenen tarihlerin farklılık göstermesi de bozma gerekçeleri arasında sayılmıştır. Bu durum, işleme esas alınan tarih aralığının yargısal denetimde dikkatle incelendiğini ortaya koymaktadır.
Özel Durumlarda Müstafi Sayılma
Askerlik nedeniyle görevden ayrılan memur, terhis tarihinden itibaren otuz gün içinde kurumuna başvurmak zorundadır; bu sürede göreve başlamayanlar da 657 sayılı Kanun'un 63. maddesi kapsamında müstafi sayılır. Aynı madde, bir göreve ilk defa veya yeniden atananlardan geçerli mazereti olmaksızın göreve başlamayanların atamalarının iptal edileceğini ve bu kişilerin bir yıl boyunca devlet memuru olarak istihdam edilemeyeceğini de düzenlemektedir. Bu hükümlere ilişkin madde metni resmi nüshasıyla doğrulanmayı gerektirmektedir.
Naklen atama ve terhis sonrası göreve dönüşlerde süre hesabının hatalı yapılması, örneğin sürenin başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesi, yargı incelemelerinde usule ilişkin bir hata olarak değerlendirilebilmekte ve işlemin iptaline yol açabilmektedir. Bu değerlendirme 657 sayılı Kanun'un 62., 63. ve 108. maddeleriyle ilişkilendirilmektedir.
Olağanüstü hâl, seferberlik veya afet dönemlerinde DMK m. 96 daha ağır bir çerçeve getirmektedir: bu dönemlerde çekilme talebinde bulunan memur, idare talebi kabul etmeden ya da yerine atanan kişi göreve başlamadan görevini bırakamaz. Bu koşullar altında görevi terk eden memur müstafi sayılmanın ötesinde devlet memurluğuna bir daha atanma hakkını da yitirir; ancak bu sonuç resmi mevzuat metniyle doğrulanmayı gerektirmektedir.
Müstafi Sayılmanın Sonuçları: Yeniden Atanma
Müstafi sayılmanın en doğrudan sonuçlarından biri, yeniden devlet memurluğuna atanmada bekleme süresinin devreye girmesidir. DMK m. 97 uyarınca olağan istifada en az altı ay, müstafi sayılmada en az bir yıl beklenmesi gerekmekte; zorunluluklara uymadan ayrılmada bu süre üç yıla çıkmakta, olağanüstü hâl veya seferberlikte görevi terk edenlere ise bir daha atama yapılamamaktadır. Bu süreler ikincil kaynak aktarımına dayalı olup madde metninin resmi nüshasıyla doğrulanması gereklidir.
Bekleme süresi dolmuş olsa dahi yeniden atama kendiliğinden gerçekleşmez. DMK m. 92, çekilmiş sayılanların yeniden atanabilmesi için ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmasını ve o sınıfın niteliklerinin taşınmasını şart koşmakta; ayrıca bu hakkın en fazla iki kez kullanılabileceğini öngörmektedir. Yeniden atama talebi, kadro durumu, nitelik şartları, bekleme süresi ve kurumun değerlendirmesi çerçevesinde sonuçlandırılır.
Devir-Teslim Yükümlülüğü
Görevden ayrılan ya da çekilmiş sayılan memur, DMK m. 95 uyarınca görevi kapsamındaki para, ayniyat, evrak ve belgeleri devretmek zorundadır. Devir ve teslim işlemlerinin süresi hizmetin niteliğine göre değişmekle birlikte otuz günü aşamaz; saymanlar için de otuz gün, sayman mutemetleri için on beş gün öngörülmüştür. Bu yükümlülüğü yerine getirmeden görevini bırakan memur kamu zararından doğrudan sorumlu tutulabilir; ayrıca mali tazmin veya ceza soruşturması yürütülebilir. Bu süre ve sorumluluk bilgileri ikincil kaynak aktarımına dayalı olup madde metninin resmi nüshasıyla doğrulanması gereklidir.
İşleme Karşı İptal Davası
Müstafi sayılma işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresini altmış gün olarak belirlemektedir. Bu süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar. Müstafi sayılma işlemine özgü ayrı bir dava açma süresi düzenlemesinin bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmesi gereken bir konudur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Adresi belli olmayan memura ilan yoluyla bildirim yapılmışsa, özel kanunda aksine hüküm bulunmadıkça dava açma süresi, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar.
İptal davası sonucunda işlem hukuka aykırı bulunursa, memur yoksun kaldığı özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep edebilir. Danıştay 12. Daire, E. 2021/6103, K. 2022/399 sayılı kararında, özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesini hükme bağlayan ilk derece mahkemesi kararını inceleyen bölge idare mahkemesinin kararını bozarak dosyayı yeniden yargılama aşamasına göndermiştir; bu aşamada nihai sonuç henüz kesinleşmemiştir.
Müstafi sayılma ile istifa arasındaki fark nedir?
Olağan istifada memur kurumuna yazılı başvurarak görevden ayrılma iradesini açıkça bildirir. Müstafi sayılmada ise herhangi bir yazılı beyan aranmaz; kanunun belirlediği koşullar, yani izinsiz ve mazeretsiz kesintisiz devamsızlık, kendiliğinden gerçekleştiğinde memur çekilmiş sayılır. İki durumun yeniden atanmada bekleme süreleri de farklıdır: olağan istifada en az altı ay, müstafi sayılmada en az bir yıl beklenmesi gerekir.
Sağlık raporu müstafi sayılmayı önler mi?
Müstafi sayılma işleminin hukuka uygunluğu değerlendirilirken, işleme esas alınan dönemde memurun kurumunca kabul edilebilir geçerli bir mazeretin bulunup bulunmadığı belirleyicidir. İşleme konu tarih aralığında geçerli bir sağlık raporunun varlığı, işlemin iptaline gerekçe oluşturabilir. Süreklilik arz etme ihtimali bulunan sağlık sorunlarının araştırılmadan işlem tesis edilmesi de yargı tarafından hukuka aykırı bulunmuştur. Raporun kurumca kabul edilip edilmeyeceği somut koşullara bağlıdır.
Resmi tatil günleri on günlük süreye dahil midir?
Bu konu yargı kararlarında tartışma konusu olmuştur. Danıştay 12. Daire, E. 2023/5809, K. 2025/877 sayılı kararında, söz konusu tarih aralığına resmi tatil günlerinin girmesiyle birlikte kesintisizlik şartının oluşmadığı sonucuna ulaşmıştır. Bu değerlendirme karardaki tarih aralığı ve olgularla sınırlıdır. Öte yandan başka bir yargılama sürecindeki ilk derece gerekçesinde hafta sonu tatillerinin on günlük hesaba dahil edileceği kabul edilmiştir; bu gerekçe Danıştay'ın bozma kararının dayanağını oluşturmamaktadır. Konuya ilişkin yerleşik tek bir kural ortaya koymak güçtür; her olayın kendi tarih aralığı ve olgularıyla ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Müstafi sayılan memur tekrar devlet memuru olabilir mi?
Evet, ancak belirli koşullar altında. DMK m. 92 uyarınca en fazla iki kez bu haktan yararlanılabilir. Atanabilmek için ayrıldığı sınıfta boş kadro bulunması ve o sınıfın niteliklerinin taşınması gerekmektedir. Müstafi sayılmada yeniden atanma için en az bir yıllık bekleme süresi öngörülmüştür. Bekleme süresi dolmuş olsa bile başvuru yapılmadıkça atama kendiliğinden gerçekleşmez.
Müstafi sayılma işlemine nasıl itiraz edilir?
Yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. İptal için devamsızlık süresinin kesintisiz olmadığının, geçerli bir mazeretin belgeyle kanıtlandığının ya da idarenin usule uygun bildirim yapmadığının ortaya konması etkili gerekçeler arasında yer almaktadır. İşlem iptal edildiğinde, memur yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesini de talep edebilir.
Göreve başlamadan atama iptal edilirse ne olur?
657 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca bir göreve ilk defa veya yeniden atananlardan geçerli mazereti olmaksızın göreve başlamayanların atamaları iptal edilir ve bu kişiler bir yıl boyunca devlet memuru olarak istihdam edilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

