Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık Savunması

by Avukat Erdal Ersoy
Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık Savunması

Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık Suçu ve Cezası

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi kapsamında, kamuya açık veya herkesin serbestçe girebileceği bir yerde bırakılmış olsa dahi kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunun işlenmesi halinde fail hakkında beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Savunma stratejisinde eşyanın bulunduğu alanın hukuki niteliği, muhafaza tedbirinin varlığı ve kilit mekanizmasının somut durumu temel tartışma konularını oluşturur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 142Kaynağı aç
Madde 142- (1) Hırsızlık suçunun; a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında, b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.) c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında, d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında, e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında, f) (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.) İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) Suçun; a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak, b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle, c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak, d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle, e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle, f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak, g) (…)64 büyük veya küçük baş hayvan hakkında, h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında, İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.[65] (3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.[66] (4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz. (5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır. Suçun gece vakti işlenmesi

Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Mala Zarar Verme Suçlarında Şikâyet Durumu

Hırsızlık fiilinin gerçekleştirilmesi amacıyla bina veya konut dokunulmazlığının ihlâl edilmesi veya muhafazayı aşmak amacıyla mala zarar verilmesi halinde, Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun şikâyetine bağlı tutulmamaktadır. Hırsızlık suçuyla bağlantılı yürütülen soruşturmalarda bu fiiller resen kovuşturulan suçlar arasında yer almaktadır.

Akıl Hastalığı Sebebiyle Kusur Yeteneğinin Bulunmaması

Hırsızlık isnadı altındaki sanığın isnat edilen fiil bakımından kusur yeteneğinin belirlenmesi ceza sorumluluğunun esasıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, akıl hastalığı nedeniyle işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza tayin edilmez; ancak fail hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.

Yönlendirme Yeteneğindeki Kısmi Azalma ve Kanuni İndirim

Sanığın algılama yeteneği bulunmakla beraber işlediği fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinde kısmi bir azalma mevcutsa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesinin ikinci fıkrası tatbik edilir. İlgili düzenlemeye göre, irade yeteneği tam olarak ortadan kalkmamış ancak azalmış olan kişiye verilecek hapis cezasında altıda birden az olmamak üzere kanuni indirim yapılabilir; ayrıca mahkemece ceza süresiyle sınırlı olarak akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin kısmen ya da tamamen uygulanmasına karar verilebilir.

Sağlık Kurulu Raporu Bulunmaksızın Karar Verilmesinin İstinafa Etkisi

Ceza yargılamasında sanığın psikolojik rahatsızlığı veya kleptomani savunmasında bulunmasına rağmen Adli Tıp Kurumundan ya da yetkili bir sağlık kurulundan cezai ehliyete dair rapor temin edilmemesi ve bu savunmanın gerekçeli kararda karşılanmaması usul hukuku bakımından eksik inceleme teşkil eder. Bu eksiklik, ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet kararına karşı kanun yolu incelemesinde istinaf sebebi olarak ileri sürülebilmektedir.

Kilitli veya muhafaza altındaki eşyayı çalmanın cezası nedir?

Kilitlenmek suretiyle veya bina eklentilerinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu işleyen faile Türk Ceza Kanunu m. 142/2-h gereği beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

Hırsızlık amacıyla mala zarar verme şikâyete bağlı mıdır?

Hırsızlık fiilinin işlenmesi amacıyla mala zarar verilmesi veya konut dokunulmazlığının ihlâl edilmesi halinde soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyet şartına bağlı değildir.

Akıl hastalığı hırsızlık suçunda ceza verilmesini engeller mi?

Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli ölçüde azalmış kişiye ceza verilmez, güvenlik tedbiri uygulanır.

Kleptomani iddiasına rağmen rapor alınmaması kararı bozar mı?

Sanığın psikolojik rahatsızlık veya kleptomani savunmasına rağmen adli tıp raporu alınmadan ve gerekçede tartışılmadan mahkûmiyet kurulması eksik inceleme nedeniyle istinaf konusu yapılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu