Suçun Tanımı ve Temel Yasal Çerçevesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141. maddesinin birinci fıkrasında hırsızlığın temel şekli tanımlanmış olup, zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Buna karşın eylemin herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında işlenmesi halinde, TCK m. 142/2-h uyarınca beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun E. 2014/446, K. 2018/37 sayılı kararında açıklandığı üzere, TCK m. 142/1-b bendi yürürlükten kaldırılarak ilga edilen bendin metni korunmak suretiyle TCK m. 142/2-h bendi olarak düzenlenmiş ve bu nitelikli halin yaptırımı değiştirilmiştir. Öte yandan TCK m. 142/2'deki üçte bir oranına kadar ceza artırımı, yalnızca bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette ve failin beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişilere karşı eylemde bulunması haline bağlanmıştır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 141Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 142Kaynağı aç
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/446, K. 2018/37Kaynağı aç
Bina ve Eklenti Kavramı ile Muhafaza Koşulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/02/2018 tarihli ve E. 2014/446, K. 2018/37 sayılı kararında vurgulandığı üzere, bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmaktan anlaşılması gereken husus eşyanın mutlaka belirli bir yere kilitlenmesi veya saklanması olmayıp, malın bina ya da eklenti sınırları dahilinde bulundurulmuş olması yeterlidir. Bununla birlikte eşyanın muhafaza altında kabul edilebilmesi için koruma, saklama veya başkalarının erişimini engelleme amacının gözetilmesi gerektiği yönünde değerlendirmeler de mevcuttur. Bu çerçevede eşyanın bina içine tamamen tedbirsizce terk edilmesi veya sahipsiz bir izlenim vermesi halinde nitelikli halin gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliklerine göre ele alınmaktadır.
Depo, müştemilat, garaj, kömürlük, sundurma ve ortak alanlar gibi kısımlar, ana yapıyla olan fiziksel ve işlevsel bağları ile eşyanın korunma amacıyla tutulup tutulmadığı dikkate alınarak değerlendirilmektedir. Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 05/03/2018 tarihli ve E. 2017/2175, K. 2018/2558 sayılı kararında binanın eklentisindeki motosikletin çalınması fiili TCK m. 142/2-h kapsamında görülmüş; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 23/02/2015 tarihli ve E. 2014/19687, K. 2015/2567 sayılı kararında konut bahçesinde barındırılan hayvanların çalınması eylemi o tarihteki 142/1-b bendiyle ilişkilendirilmiştir. Yine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 13/10/2015 tarihli ve E. 2014/29185, K. 2015/15341 sayılı kararında, etrafı çevrili ve kapalı fabrika bahçesindeki elektrik direği ile panosundan kablo ve trafo yağı alınması fiilinin bina veya eklentisinde muhafaza edilen eşyaya yönelik hırsızlık suçunu oluşturduğu değerlendirilmiştir.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2017/2175, K. 2018/2558Kaynağı aç
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2014/19687, K. 2015/2567Kaynağı aç
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2014/29185, K. 2015/15341Kaynağı aç
Ortak Alanlar ve Açıkta Bırakılan Eşya Ayrımı
Apartmanların ortak kullanım alanlarında bulunan mallar yönünden suç vasfı; yerin niteliği, eşyanın konumu ve zilyedin koruma şekline bakılarak tayin edilir. Kapı önünde hiçbir güvenlik tedbiri olmaksızın geçici bırakılan eşyalar ile etrafı çevrili avlu veya kontrollü giriş-çıkışa tabi alanlardaki eşyalar aynı kapsamda ele alınmaz. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 14/03/2016 tarihli ve E. 2014/24523, K. 2016/4469 sayılı kararında, etrafı duvarla çevrili apartman otoparkından çalınan kilitli motosiklet yönünden olay yerinin apartmanın eklentisi sayılıp sayılmayacağının araştırılması ve gerektiğinde keşif yapılarak suç vasfının saptanması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/24523, K. 2016/4469Kaynağı aç
Eşyanın bina veya eklenti kapsamı dışındaki açık alanda bulunması durumunda farklı hükümler tatbik edilir. TCK m. 142/1-e maddesi, adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlığı düzenlemekte ve üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10/03/2016 tarihli ve E. 2014/24726, K. 2016/4311 sayılı ile 16/12/2015 tarihli ve E. 2014/21648, K. 2015/23250 sayılı kararlarında ve E. 2014/24523, K. 2016/4469 sayılı kararındaki kabule göre değerlendirmede, sabitlenmeksizin açık alana veya yol kenarına bırakılan motosikletlerin çalınması çoğunluk görüşünce TCK m. 142/1-e kapsamında kabul edilmiş, TCK m. 141/1 uygulanması eksik ceza tayini sayılmıştır. Buna karşılık kararlardaki karşı görüşlerde tek bir niteleme benimsenmemiştir; direksiyon kilidiyle kilitlenerek açık alana veya bina eklentisine bırakılan motosikletin çalınmasının suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK m. 142/1-b kapsamına gireceği, bir diğer kararda ise yerin apartman eklentisi sayılması durumunda suç tarihindeki m. 142/1-b'nin, açık alan kabul edilmesi durumunda ise m. 141/1'in uygulanması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/24726, K. 2016/4311Kaynağı aç
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/21648, K. 2015/23250Kaynağı aç
Suçun İcrası, Teşebbüs ve Delillerin Değerlendirilmesi
Hırsızlık fiilinde failin korunan eşyaya yönelmesine karşın fiili hakimiyet kuramaması halinde teşebbüs hükümleri gündeme gelebilmektedir. Kapıyı açma, kilidi kırma veya içeri girme tek başına her zaman suçun tamamlanması anlamına gelmemektedir. Suçun tamamlanma anı bakımından eşyanın zilyedin hakimiyet alanından çıkarılması veya fiili egemenlik alanından çıkması yönündeki yaklaşımlar değerlendirilmektedir. Soruşturma evresinde bina içi güvenlik kamerası kayıtları, parmak izleri, giriş-çıkış yönündeki fiziki izler ile kapı ve kilit mekanizmalarındaki müdahale bulguları temel dayanaklar arasında yer almakta; eşyanın nerede ve nasıl muhafaza edildiğinin somut biçimde ortaya konulması suç vasfının doğru belirlenmesini sağlamaktadır.
Cezayı Artıran ve Azaltan Kanuni Haller
TCK m. 143/1 uyarınca hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. TCK m. 142/5 gereğince hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır. Ayrıca haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle hırsızlık TCK m. 142/2-d bendinde bağımsız bir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir; nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun E. 2014/446, K. 2018/37 sayılı kararında haczedilerek yediemine teslim edilen aracın borçlu malik tarafından haksız yere elde bulundurulan yedek anahtarla götürülmesi eyleminin TCK m. 290/2 yollamasıyla 142/2-d bendi kapsamındaki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 143Kaynağı aç
Cezayı hafifleten nedenler kapsamında TCK m. 144/1 uyarınca fiilin paydaş veya elbirliğiyle malik olunan eşya üzerinde ya da bir hukuki münasebete dayanan alacağı tahsil maksadıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilir. TCK m. 145 gereğince ise çalınan malın değerinin azlığı sebebiyle hâkim cezada indirim yapabileceği gibi suçun işleniş özelliklerini gözeterek ceza vermekten tamamen de vazgeçebilir. Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 28/02/2018 tarihli ve E. 2015/28157, K. 2018/2431 sayılı kararında belirtildiği üzere, indirim için yalnızca değer azlığı yeterli olup oran fiilin ağırlığıyla orantılı takdir edilmeli; ceza vermekten vazgeçilmesinde ise suçun işleniş biçimi ve özellikleri somut gerekçelere dayandırılmalıdır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 144Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 145Kaynağı aç
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/28157, K. 2018/2431Kaynağı aç
İhlal Edilen Diğer Hukuki Değerler ve Soruşturma Şartı
TCK m. 142/4 düzenlemesine göre, hırsızlık fiilinin gerçekleştirilmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçlarının işlenmesi durumunda, bu suçlar bakımından ayrıca şikayet koşulu aranmaksızın resen soruşturma ve kovuşturma yürütülür. Ancak girilen mekanın hukuki vasfı önem taşır; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin E. 2014/29185, K. 2015/15341 sayılı kararında ele alındığı üzere, suç tarihinde gayrifaal olan, sürekli çalışan ya da işyeri sahibinin bulunmadığı kapatılmış fabrika binası ve eklentisinden hırsızlık yapılması işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu vücuda getirmez. Eyleme eşlik eden başkaca fiillerin mevcudiyeti halinde ise içtima kuralları tartışılmaktadır.
Bina içinden eşya hırsızlığında kanunda öngörülen ceza ne kadardır?
TCK m. 142/2-h bendi uyarınca suçun temel cezası beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır; eylemin gece vakti gerçekleştirilmesi halinde TCK m. 143/1 gereğince ceza yarı oranında artırılmaktadır.
Eşyanın bina içinde kilitli bir dolapta tutulması şart mıdır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun E. 2014/446, K. 2018/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, eşyanın mutlaka kilit altına alınması veya gizlenmesi zorunlu olmayıp bina veya eklentisinde bulundurulmuş olması yeterlidir.
Hırsızlık amacıyla kilit kırılması halinde ayrıca şikayet aranır mı?
TCK m. 142/4 uyarınca hırsızlık suçunun işlenmesi kastıyla mala zarar verme veya konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının işlenmesi halinde, bu suçlardan ötürü soruşturma ve kovuşturma için şikayet şartı aranmaz.
Çalınan eşyanın değerinin düşük olması cezada indirim sağlar mı?
TCK m. 145 uyarınca eşyanın değerinin azlığı halinde hâkim indirim yapabileceği gibi suçun işleniş özelliklerini dikkate alarak fail hakkında ceza vermekten vazgeçebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

