Vergi Usul Kanunu uyarınca vergilendirme ödevlerinin zamanında yerine getirilmesini engelleyen mücbir hallerin varlığı durumunda mükelleflere ceza uygulanamaz. Mükellef veya vergi sorumlusunun yükümlülüklerini geciktirmesi ya da noksan bırakması kural olarak vergi kaybına yol açsa da, bu durumun kanunda tanınan zorlayıcı engellerden kaynaklanması ve durumun bilinmesi yahut usulünce ispatlanması halinde tarh edilen vergi ziyaı cezalarının iptali gerekir.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 373Kaynağı aç
Vergi Ziyaı ve Cezanın Kapsamı
Vergilendirmeye ilişkin yükümlülüklerin süresinde veya gereği gibi yerine getirilmemesi sebebiyle tarhiyatın gecikmesi ya da eksik yapılması vergi ziyaı sonucunu doğurur. Kişisel ya da ailevi durumlara ilişkin gerçeği yansıtmayan bildirimler yoluyla verginin noksan tahakkukuna veya haksız geri vermeye yol açılması da aynı kapsamda değerlendirilir. Haksız iadenin geri alınması yahut noksan kalan verginin sonradan ikmal edilmesi ceza kesilmesine engel oluşturmaz.
Vergi ziyaına sebebiyet verildiğinde kural olarak ziyaa uğratılan tutarın bir katı oranında ceza kesilir. Fiilin kaçakçılık sayılan fiillerle işlenmesi halinde üç kat, bu fiillere iştirak durumunda ise bir kat ceza uygulanır. İncelemeye başlanılmadan ya da takdir komisyonuna sevk edilmeden önce, kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannamelerde ise ceza yüzde elli nispetinde kesilir.
Vergi Usul Kanunu Bakımından Mücbir Sebep Halleri
Vergi Usul Kanunu'nun 13. maddesinde, mükellefin ödevlerini ifa etmesine mani olan zorlayıcı haller açık biçimde düzenlenmiştir. Bu kapsamda; vergi ödevlerini yapmayı engelleyecek derecedeki ağır hastalık, ağır kaza ve tutukluluk halleri; yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi felaketler; irade dışı ortaya çıkan zorunlu bulunamama halleri ile mükellefin iradesi haricinde defter ve belgelerinin elinden çıkması mücbir sebep kabul edilir.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 13Kaynağı aç
Mücbir sebeplerden birinin varlığı durumunda, Vergi Usul Kanunu'nun 15. maddesi gereğince bu engel kalkıncaya kadar kanuni süreler durur ve tarh zamanaşımı işlemeyen süre kadar uzar. Söz konusu kuralın işletilmesi için mücbir sebebin bilinmesi veya ilgilisi tarafından usulüne uygun şekilde belgelenip kanıtlanması şarttır. Hazine ve Maliye Bakanlığı da afet veya benzeri durumlar karşısında bölge, ilçe, mükellefiyet ve vergi türü ya da sektörler itibarıyla mücbir sebep ilan etmeye ve yerine getirilemeyecek ödevleri belirlemeye yetkilidir.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 15Kaynağı aç
Mücbir Sebebin Varlığında Ceza Kesilmemesi İlkesi
Vergi Usul Kanunu'nun 373. maddesi, kanuni mücbir sebeplerden birinin gerçekleştiğinin bilinmesi veya tevsik ve ispat edilmesi durumunda vergi cezası kesilmeyeceğini amirdir. Bu emredici kural nedeniyle, mükellefin yükümlülüğünü ifa edemeyişi mücbir sebepten kaynaklanıyorsa idarece ceza ihbarnamesi tanzim edilmesi hukuka aykırılık oluşturur. İdare tarafından kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması amacıyla süresi içinde vergi yargısında iptal davası ikame edilmelidir.
Defter ve Belgelerin Elden Çıkması ve İspat Kriterleri
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun E. 2019/1311, K. 2020/1172 sayılı kararında; ticari işletmenin silahlı kişilerce işgali sebebiyle şirket yetkilisinin defter ve belgelere erişiminin fiilen engellendiği ve keyfiyetin adli makamlar ile kolluğa bildirildiği somut olayda, belgelerin ibraz edilememesinin mücbir sebep teşkil ettiği sonucuna varılmıştır. Kurul, mücbir sebebin varlığı sabitken defter ve belgelerin incelemeye sunulmadığı gerekçesiyle kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığına hükmetmiştir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2019/1311, K. 2020/1172Kaynağı aç
Defter ve belgelerin zayi olduğu hallerde durumun adli yargı nezdinde açılan zayi belgesi davası sonucunda verilen kesinleşmiş kararla tevsik edilmesi durumunda ibraz yükümlülüğünün mücbir sebeple yerine getirilemediği kabul edilir. Defter ve vesikaların mücbir sebeple ibraz edilemediği hallerde mükellefin katma değer vergisi indirimlerinden faydalanabilmesi için bu vergilerin gerçekten yüklenildiğini Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasındaki genel ispat ilkeleri uyarınca tevsik etmesi ve idarenin harici denetim imkânlarının değerlendirilmesi gerekir.
Vergi Mahkemesinde Dava Açılması ve Tahsilatın Durması
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 4. fıkrası uyarınca vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması; tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam ettiği gibi, dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar tahsil işlemini durdurmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Mücbir sebep varken vergi ziyaı cezası kesilebilir mi?
Hayır, Vergi Usul Kanunu'nun 373. maddesi uyarınca mücbir sebeplerden birinin varlığının bilinmesi veya ispatlanması durumunda mükellefler adına vergi cezası uygulanamaz.
İşletmenin işgali veya belgelere erişilememesi mücbir sebep midir?
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun E. 2019/1311, K. 2020/1172 sayılı kararına göre, işletmenin fiilen işgal edilmesi ve defterlere erişimin engellenmesi adli makamlara bildirilmişse mücbir sebep kabul edilir ve defter ibraz edememe gerekçesiyle ceza kesilemez.
Vergi ziyaı cezasına karşı dava açılınca haciz uygulanabilir mi?
Hayır, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 4. fıkrası gereğince vergi mahkemesinde dava açılması, dava konusu vergi ziyaı cezasının tahsil işlemlerini kendiliğinden durdurur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

