Milli Savunma Üniversitesinden Atılma ve İptal Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Milli Savunma Üniversitesinden Atılma ve İptal Davası

Milli Savunma Üniversitesinin Yapısı ve Statünün Kaybı

Milli Savunma Üniversitesi; harp akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okullarının kapatılmasının ardından 669 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kurulmuştur. Üniversite bünyesinde kara, deniz ve hava harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ile kurmay subay yetiştirmek ve lisansüstü eğitim vermek amacıyla kurulan enstitüler yer alır.

1325 sayılı Askeri Öğrenciler Hakkında Kanun'un ek 4. maddesi gereğince, Milli Savunma Üniversitesi fakültelerinde veya yüksekokullarında okuyan askeri öğrenciler belirli koşulların varlığı halinde askeri öğrencilik niteliğini kaybederler. Bu haller; yönetmelikte tespit edilecek ahlak notunun kaybedilmesi, disiplin kurullarınca askeri öğrenci niteliğinin kaybedildiğine karar verilmesi, öğrenimin yönetmelikte belirtilecek süreler içinde tamamlanamaması, sağlık kurulu raporlarıyla öğrenime devam imkanının kalmadığının belirlenmesi, mahkeme kararıyla öğrencilik hukukunun kaybedilmesi, fakülte veya yüksekokulca öğrencilik hakkının sona erdirilmesi ve giriş koşullarına uyulmadığının sonradan anlaşılmasıdır.

Harp Okullarında Öğrenim Süreleri ve Çıkarılma Sebepleri

Harp okulu öğrencilerinin lisans öğrenimlerini sağlık nedenleri hariç olmak üzere beş yılda, sağlık nedenleri dahil olmak üzere azami altı yılda tamamlamaları zorunludur. Belirlenen bu süreler içinde mezun olamayan öğrencilerin okulla ilişiği kesilerek okuldan çıkarılmalarına karar verilir.

4566 sayılı Harp Okulları Kanunu'nun 38. maddesi uyarınca harp okullarına alınan her öğrenciye disiplin notu verilir ve cezalara göre bu nottan yapılacak kesintiler yönetmelikle tespit edilir. Harp okullarında öğrenim gören askeri öğrenciler; verilen disiplin notunu kaybetmeleri, yüksek disiplin kurulunca öğrenci niteliğini kaybettiklerine karar verilmesi, kanunda belirtilen azami sürelerde öğrenimlerini tamamlayamamaları, mahkeme kararıyla öğrencilik hukukunu kaybetmeleri, sağlık raporu doğrultusunda devam imkanlarının kalmaması veya okula giriş niteliklerini taşımadıklarının öğrenim sırasında anlaşılması yahut bu niteliklerin değişmesi durumunda okuldan çıkarılırlar.

4566 sayılı HARP OKULLARI KANUNU m. 38Kaynağı aç
Madde 38 – Harp okullarına alınan her öğrenciye disiplin notu verilir. Hangi cezalar için disiplin notundan ne miktarda düşüleceği yönetmelikte belirtilir. Harp okullarında eğitim ve öğrenim gören öğrenciler aşağıdaki hallerde okuldan çıkarılırlar; a) Bu Kanun hükümlerine göre çıkarılacak yönetmelik gereğince her öğrenciye verilen disiplin notunu kaybedenler, b) Yönetmelikte belirtilecek esaslar dahilinde, öğrenci niteliğini kaybettiklerine dair yüksek disiplin kurulunca haklarında karar verilenler, c) Bu Kanunun 37 nci maddesinin (a) bendinde belirtilen süreler içerisinde eğitim ve öğrenimlerini tamamlayamayanlar, d) Mahkeme kararı ile öğrencilik hukukunu kaybedenler, e) Sağlık kurullarınca verilecek raporlara dayalı olarak sağlık durumları bakımından harp okulu öğrenimine devam imkânı kalmayanlar, f) Giriş ile ilgili nitelikleri taşımadıkları öğrenim sırasında anlaşılanlar veya öğrenim süresi içinde bu nitelikleri değişenler. (Değişik üçüncü fıkra:12/6/2024-7517/37 md.) Sağlık durumu nedeniyle okuldan çıkarılanlar hariç, diğer nedenler ile çıkarılanlara, personel ve amortisman giderleri ile ilaç ve tedavi giderleri, kitap ve kırtasiye giderleri, öğrenci harçlıkları ve yiyecek giderlerinin yarısı ile bunlara tekabül eden faizleri hariç, Devlet tarafından yapılan masraflar, sarf tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için kanuni faizi ile birlikte hesaplanan tutar iki katı olarak ödettirilir. (Ek fıkra:12/6/2024-7517/37 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 8/10/2025 tarihli ve E.: 2024/149, K.: 2025/194 sayılı Kararı ile ) Harp okullarında okuyan öğrencilerden, bu maddede belirtilen nedenlerle okuldan çıkarılanlar ile 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 115 inci maddesi gereğince kendi isteğiyle okuldan çıkanlar, hiçbir şekilde başka askeri yükseköğretim kurumlarına alınmazlar ve Türk Silâhlı Kuvvetlerinde istihdam edilemezler. 21.6.1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu ile 16.6.1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu hükümleri saklıdır. Bu öğrencilerin kimlikleri bütün askeri yükseköğretim kurumlarına, emniyet makamlarına ve ilgili askerlik şubelerine, alınan çıkarma kararı ile birlikte bildirilir. Lisans üstü eğitim ve öğretim

Astsubay Meslek Yüksekokullarında Öğrenim ve İntibak Eğitimi

4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksekokulları Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri gereğince astsubay meslek yüksekokullarındaki ön lisans eğitimi iki yıl sürer. Öğrenciler bu öğrenimi sağlık nedenleri hariç olmak üzere üç yılda, sağlık nedenleri dahil en fazla dört yılda tamamlamak zorundadırlar. Öğrencinin sağlık sebebiyle bir yıldan fazla sınıf kaybetmesi veya sağlık kurulu raporuyla eğitime engel durumun saptanması halinde, yönetim kurulu kararı üzerine Rektörün teklifi ve Bakan onayı ile ilişiği kesilir.

İntibak süresi içinde, aday öğrencinin astsubay meslek yüksekokulu öğrencisi olma niteliğini kazanamadığı bölük veya kol komutanları ile tabur veya filo komutanlarının ve rehberlik uzmanının ortak gerekçeli kanaat raporuyla belgelenirse, öğrenci alay komutanının teklifi üzerine disiplin kurulunca okuldan çıkarılır.

Astsubay meslek yüksekokullarına kayıt yaptıran askeri öğrencilerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamındaki diğer yükseköğretim kurumlarında bulunan kayıtlarını sildirmeleri mecburidir. Yapılan ikaza rağmen bir ay içinde diğer kayıtlarını sildirmeyen öğrencilerin okulla ilişiği, yönetim kurulu kararı, Rektörün teklifi ve Bakan onayıyla kesilir.

Disiplin Kurullarının Teşekkülü, İtiraz ve Zamanaşımı Usulü

Harp okullarında disiplin kurulu; Rektör veya belirleyeceği bir yardımcısının başkanlığında okul komutanı, dekan, öğrenci alay komutanı, dekan yardımcıları ve disiplin subayından meydana gelir. Kurul tarafından alınan ilişiğin kesilmesi yönündeki kararlar Rektörün teklifi ve Bakanlık onayıyla yürürlük kazanır. Astsubay meslek yüksekokullarındaki disiplin kurulu yapısında ise Rektör veya vekili başkanlığında yüksekokul komutanı, müdürü, müdür yardımcıları, ilgili öğrenci alay veya tabur komutanı ve disiplin subayı görev yapar.

Türk Silahlı Kuvvetleri Öğrenci Disiplin Yönetmeliği düzenlemesine göre, Disiplin Kurulu kararlarına karşı 3 iş günü içinde Ceza İnceleme Kuruluna itiraz edilebilir. İtiraz başvurusu, cezalandırılan öğrenci veya öğrenciyi kurula sevk eden amir tarafından disiplin subayına yazılı biçimde sunulur.

Disiplin cezası verilmesinde zamanaşımı süreleri Türk Silahlı Kuvvetleri Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 39. maddesinde düzenlenmiştir. Disiplin amirleri tarafından disiplinsizliğin öğrenilmesinden itibaren bir ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez. Savunmanın istendiği tarih ile alındığı tarih arasında geçen süre ise zamanaşımı hesabında dikkate alınmaz.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Sebebiyle İlişik Kesme

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına dair yasal çerçevenin yeniden tanzimi amacıyla yürürlüğe konulan 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, önceki 4045 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldırmıştır. 7315 sayılı Kanun; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasında gözetilecek temel ilkeleri, yetkili mercileri, inceleme kapsamındaki veri ve belgeleri, Değerlendirme Komisyonunun yapısı ve işleyiş kurallarını, veri güvenliği ile saklama ve silme sürelerini ayrıntılı olarak düzenlemektedir. Diğer mevzuatta önceki kanuna yapılmış olan yollamalar da kanunun amir hükmü uyarınca doğrudan 7315 sayılı Kanun'a yapılmış sayılmaktadır.

Danıştay 2. Daire, E. 2023/4956, K. 2024/3021Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2023/4956 E.  ,  2024/3021 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4956 Karar No : 2024/3021 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: …. Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen… günlü, E:…. K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Milli Savunma Üniversitesi Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulunda askeri öğrenci olan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle, okulla ilişiğinin kesilmesine ilişkin davalı idare işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : … İdare Mahkemesinin …. günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin niteliği, içeriği ile yürütülen kamu hizmetinin önem ve özelliği dikkate alınarak, davacının askeri öğrenciliğinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : …. Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceğinin açık olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile başvuruya konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle ilişiğinin kesildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 günlü, K:2023/33 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 2. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Dava dosyasının incelenmesinden; Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde, Milli Savunma Üniversitesine bağlı Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu Komutanlığı öğrenci temin faaliyetleri kapsamında açılan sınavlarda başarılı olarak … ili, ….. Eğitim Merkezi Komutanlığında dış kaynaktan muvazzaf astsubay adayı olarak eğitim görev davacının, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle askeri öğrenciliğinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 26/10/1994 günlü, 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinde; “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmü yer almakta iken, 18/10/2018 tarihli ve 7148 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 29. maddesiyle söz konusu maddeye 2. fıkra olarak; “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir.” hükmü eklenmiş, anılan hüküm Anayasa Mahkemesinin 19/2/2020 günlü, E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 07/04/2021 günlü, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeleri, kimler hakkında yapılacağını, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğunu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağını, hangi mercilerin soruşturma ve araştırma yapacağını, Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esaslarını, veri güvenliği ile verilerin saklanma ve silinme sürelerini düzenlemektedir." hükmü; "Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler" başlıklı 13. maddesinde, "(8) 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. " hükmü, "Atıflar" başlıklı 14. maddesinde, "(1) Mevzuatta 4045 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır." hükmü düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu işlem tarihinde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, 4045 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılmaktadır. Anılan Kanun'un 1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile iptal edilmesi ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemlere yönelik bireysel başvurularda verilen ihlal kararları dikkate alınarak kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Kanun yürürlüğe konulmuş ve 4045 sayılı Kanun da yürürlükten kaldırılmıştır. 7315 Kanun'la, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmiş; kimler hakkında yapılacağı, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağı, hangi mercilerce soruşturma ve araştırma yapılacağı, bu kapsamda Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esasları, kişisel veri güvenliği ile kişisel verilerin saklanma ve silinme süreleri düzenlenmiştir. Bu itibarla, Anayasa Mahkemesi kararlarındaki kanuni düzeyde eksik düzenleme bulunduğu yolundaki gerekçeler göz önüne alınmak suretiyle kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Kanun'la yeni yasal düzenleme yapılmak suretiyle bu konudaki eksiklikler giderildiğinden; somut olayda, kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması ve özel hayatın gizliliğinin korunması amacına yönelik olarak 7315 sayılı Kanun ile getirilen çerçevede değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun pek çok kararında (19/06/2023 günlü, E:2022/884, K:2023/1488; 09/02/2023 günlü, E:2022/667, K:2023/211; 23/01/2023 günlü, E:2022/882, K:2023/53 sayılı kararları) güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kaynaklı uyuşmazlıklarda 7315 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, işin esasına girilerek dava konusu işlemin 7315 sayılı Kanun'a uygunluğu yönünden bir değerlendirme yapılması suretiyle karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda İdare Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: 26/10/1994 günlü, 4045 sayılı Kanun ile; bazı kamu personeli için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırılması yapılmasının öngörüldüğü, kamu personeli olmayan öğrenci statüsündekilere ilişkin düzenlemeye yer verilmediği; 18/10/2018 günlü, 7148 sayılı Kanun’un 29. maddesiyle, anılan 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesine 2. fıkra olarak eklenen; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerin; arşivlerden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge alma kayıtlara ulaşma, mahkeme kararlarını alma yetkisini düzenleyen kuralın, Anayasa Mahkemesinin 19/2/2020 günlü, E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmamaktadır." gerekçesiyle; İtiraz yolu ile yapılan başvurular üzerine, Anayasa Mahkemesinin 03/06/2021 günlü, E:2020/24, K:2021/39 sayılı kararı ile yukarıda aktarılan gerekçeyle, 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrasında yer alan kamu personelinden, "Milli Savunma Bakanlığı, jandarma,…” ve “…ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği; 4045 sayılı Kanun kapsamında bulunanların, bireysel başvuruları üzerine ise Anayasa Mahkemesince verilen kararlarda da; "… 4045 sayılı Kanun ile öngörülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yönteminin kanunilik koşulunu sağlamadığı, 4045 sayılı Kanun'un sadece hangi kamu görevleri bakımından güvenlik soruşturması yaptırılacağını düzenlediğini ancak konuyla ilgili temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemediği, Kanun'un ve ilgili Yönetmelik'in; kişisel verilerin kayıt, muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin kapsamını, uygulanmasını düzenleyen ve özellikle, süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi, verilerin gizliliği, bütünlüğü ve imhası konusundaki usullere ilişkin, muhataplarının yetki aşımı ve keyfîliğe karşı yeteri kadar güvenceye sahip olmalarını sağlayacak açık ve detaylı kuralları içermemesi nedeniyle kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna varılmıştır. (Ramazan Erdoğan, 2019/26356, 12/1/2023, §Fatih Saraman, [GK], B. No: 2014/7256, 27/2/2019, §§ 88-90; Süleyman Akif Nazlıgül, B. No: 2018/31982, 15/6/2021, § 33)." gerekçesine yer verilerek, ihlal kararları verildiği anlaşılmaktadır. Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülükleri olacak şekilde kamu görevlisi olarak atanmak üzere mesleki eğitime tabi tutulan kişilerin güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kuralların kanun koyucunun takdir yetkisinde bulunduğu ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkelerin kanunda düzenlenmesi gerektiğinde tartışma bulunmamaktadır. 24/3/2016 günlü, 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu ile kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak amacıyla kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasların düzenlendiği; bu Kanun'un 6. maddesinde; kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerinin özel nitelikli kişisel veri olduğu, özel nitelikli kişisel verilerin; ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmeyeceği, sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel verilerin, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebileceği kuralının getirildiği görülmektedir. 17/04/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nu "hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar" başlıklı 3. maddesinde, "Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır… özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır." hükmü amir kılınmış, anılan Kanun'un 13. maddesinde, kamu personeli olmayan öğrenci statüsündeki kişiler yönünden, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının birlikte yapılmasını sağlayan kurallar getirilmiş, maddenin devamında 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Öğrenci statüsündeki kişiler hakkındaki, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, tesis edildikleri tarihteki mevzuat uyarınca sürdürülmüş, bu nedenle açılan bir kısım davalar devam ederken, 7315 sayılı Kanun ile konuya ilişkin yasal düzenleme yürürlüğe girmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/2/2020 günlü, E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararında, "İtiraz konusu kuralların da yer aldığı 4045 sayılı Kanun 7/4/2021 tarihli ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 13. maddesinin (8) numaralı fıkrasıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Başvuran Mahkemede bakılmakta olan davalara konu işlemler itiraz konusu kuralların yürürlükte olduğu dönemde bu kurallar uyarınca tesis edilmiştir. 7315 sayılı Kanun, kuralların dayanak teşkil ettiği işlemlerin hukuki etkilerine dair geçmişe yönelik herhangi bir özel hüküm içermemektedir. Hukuka uygunluk karinesinden yararlanan ve iptal edilmediği ya da yürürlükten kaldırılmadığı sürece hukuk aleminde varlığını ve etkilerini devam ettiren idari işlemlerin hukuki denetimi, tesis edildiği dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda başvuran Mahkeme de yürürlükten kalkmış olan kuralları, dava konusu idari işlemlerin hukuki denetimini gerçekleştirirken denetleyici norm olarak gözetmek durumundadır. Başka bir ifadeyle kurallar bakılmakta olan davalarda uyuşmazlığın çözümü için uygulanacak kural olma niteliğini sürdürmektedir. Bu itibarla kuralların yürürlükten kaldırılmış olmalarının esaslarının incelenmesinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır." şeklinde ifade edildiği üzere, 7315 sayılı Kanun'un devam eden davalarda uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, idarece dava konusu işlem 7315 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmediğinden, hukuki denetimi de 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yapılamayacaktır. Bu durumda; yasal dayanağı olmayan mevzuat uyarınca, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle öğrencilik ile ilişik kesmeye ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Dava konusu işlemin belirtilen gerekçe ile hukuka uygun olmaması, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı ya da hiçbir işleme gerek olmadan güvenlik soruşturması sonucunun olumlu olduğu ve buna dayanılarak ilgili statüye geçilmesi gibi sonuçlar doğurmayacaktır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmalarına ilişkin olarak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeleri içeren 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra; öğrenci statüsüne alınacak kişilere ilişkin olarak, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yapılması ve neticesine göre işlem tesis edilmesi görev ve yetkisinin idareye ait bulunduğu ise izahtan varestedir. Bu doğrultuda temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay İkinci Dairesinin 2023/4956 Esas ve 2024/3021 Karar sayılı ilamına göre, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına dayanılarak askeri öğrencilikle ilişiğin kesilmesine yönelik işlemlerin yargısal denetiminde, davanın 7315 sayılı Kanun ile getirilen usul, esas ve temel ilkeler doğrultusunda işin esasına girilerek incelenmesi zorunludur. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da uyuşmazlıkların 7315 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir.

Öğrenim Masraflarının Tazmini ve İstihdam Kısıtlamaları

Harp okullarından veya astsubay meslek yüksekokullarından sağlık nedenleri dışında çıkarılan öğrencilere Devletçe yapılan masraflar iki katı olarak ödettirilir. Bu masraf hesabında personel ve amortisman giderleri, ilaç ve tedavi giderleri, kitap ve kırtasiye harcamaları, öğrenci harçlıkları ile yiyecek giderlerinin yarısı ve bunlara karşılık gelen faizler hariç tutularak, sarf tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için kanuni faiz işletilir. Çıkarılma sebebi disiplinsizlik olduğunda ise hesaplanan bu tazminat miktarı dört katı olarak tahsil edilir.

Harp okullarından veya astsubay meslek yüksekokullarından çıkarılan yahut kendi isteğiyle ayrılan öğrenciler, hiçbir şekilde başka bir askeri yükseköğretim kurumuna kabul edilmezler. Bu öğrencilerin Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilememesi kuralı uygulanmakta olup, harp okullarından ayrılanlar bakımından 1111 sayılı Kanun ile 1076 sayılı Kanun hükümleri saklı tutulmuştur. Astsubay meslek yüksekokullarından ayrılan veya çıkarılanlar için ise bu iki kanuna ek olarak 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu hükümleri saklıdır.

İlişik Kesme İşlemine Karşı İptal Davası ve Süre

Milli Savunma Üniversitesine bağlı harp okulları veya meslek yüksekokullarından ilişiği kesilen öğrencilerin yargı yoluna başvurma hakkı, 4566 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile 4752 sayılı Kanun'un 37. maddesinde düzenlenmiştir. Tesis edilen çıkarma işleminin mevzuata aykırı olduğunu düşünen ilgililer yahut vekilleri, işlemin kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip eden 60 günlük yasal süre içerisinde idare mahkemesinde iptal davası açabilmektedir.

Disiplin kurulu kararlarına kaç gün içinde itiraz edilebilir?

Disiplin kurulu kararlarına karşı, cezalandırılan öğrenci veya sevk eden amir tarafından karara karşı 3 iş günü içinde disiplin subayına yazılı dilekçe verilerek Ceza İnceleme Kuruluna itiraz edilebilir.

Milli Savunma Üniversitesinden atılan biri yeniden askeri kurumlara girebilir mi?

Okuldan çıkarılan veya kendi isteğiyle ayrılan askeri öğrenciler hiçbir şekilde başka bir askeri yükseköğretim kurumuna alınamazlar ve kanunlarda saklı tutulan istisnalar dışında Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilemezler.

Öğrenci disiplin cezalarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Disiplin amirlerince disiplinsizliğin öğrenilmesinden itibaren bir ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra ceza verilemez; savunma süreci zamanaşımı hesabına dahil edilmez.

Milli Savunma Üniversitesinden ilişik kesme kararına karşı iptal davası açma süresi nedir?

Okuldan çıkarma kararına karşı, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu