Meslekten Çıkarma Cezalarında Hukuka Aykırılık Halleri

by Avukat Erdal Ersoy
Meslekten Çıkarma Cezalarında Hukuka Aykırılık Halleri

Meslekten Çıkarma Yaptırımının Hukuki Niteliği ve Tabi Olduğu Mevzuat

Meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma işlemleri, disiplin cezası niteliğinde birer idari işlemdir ve iptali istemiyle idari yargıda dava konusu edilir. İki yaptırım hukuki sonuçları bakımından birbirinden farklıdır. Devlet memurluğundan çıkarılan kişi bir daha memur sıfatı kazanamazken, meslekten çıkarılan kişi başka bir memurluğa geçebilir. Bununla birlikte meslekten çıkarılan kişinin yeniden memur olmasının yaş ve geçmişe yönelik kurum araştırmaları sebebiyle fiilen güç olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır.

Kamu görevlilerinin bağlı bulunduğu statüye göre uygulanan mevzuat farklılık gösterir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi memurlar bu kanun gereğince yürütülen soruşturmalar sonucunda meslekten çıkarılır. Emniyet teşkilatında görev yapan polis memurları ile Jandarma Genel Komutanlığı personeli olan uzman çavuş, astsubay ve subaylar 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun kapsamında meslekten çıkarılabilmektedir. Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri komutanlıklarında görevli uzman erbaş, astsubay ve subaylar hakkında ise 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası tesis edilmektedir.

Disiplin Soruşturmasının Yürütülmesi ve Soruşturmacıların Yetkileri

7068 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, disiplin amirleri maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını öğrendiklerinde, olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirirlerse soruşturmayı bizzat veya yazılı olarak görevlendirecekleri soruşturmacılar eliyle yürütür. Disiplin soruşturmacısı olarak ilgilinin üstü konumundaki kişiler veya ilgili müfettişler görevlendirilebilir; gerek görülmesi halinde heyet başkanı hariç olmak üzere ilgilinin astı konumundaki üyeler de heyette yer alabilir. Soruşturmacı olarak yalnızca mülki idare amirliği hizmetleri sınıfı, emniyet hizmetleri sınıfı personeli ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli atanabilir. Ayrıca boşanmış olsalar dahi eşler ile ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısımları olan personel hakkında yürütülen soruşturmalarda bu kişilerin soruşturmacı yapılması kanunen yasaktır.

7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 14Kaynağı aç
MADDE 14- (1) Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirirse bizzat ya da yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla disiplin soruşturması yapar. (2) Disiplin soruşturmacısı olarak hakkında disiplin soruşturması yapılacak kişinin üstü konumundaki bir veya birden fazla kişi ya da Bakanlık ve/veya ilgisine göre Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ya da Sahil Güvenlik Komutanlığı müfettişi görevlendirilebilir. Ancak gerek görülmesi halinde, heyet başkanı hariç olmak üzere hakkında disiplin soruşturması yapılacak kişinin astı konumunda heyet üyeleri görevlendirilebilir. Disiplin soruşturmacısı olarak mülki idare amirliği hizmetleri sınıfı ile ilgisine göre emniyet hizmetleri sınıfından olanlar ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli haricinde herhangi bir personel görevlendirilemez.[8] (3) Disiplin soruşturmacıları ve heyeti, kendilerini görevlendiren disiplin amiri adına disiplin soruşturmasıyla ilgili bilgi ve belgeleri toplama, ifade alma, tanık dinleme, bilirkişi görevlendirme, keşif yapma, hâkim veya savcı kararı gerektirmeyen durumlarda kriminal inceleme yaptırma da dahil olmak üzere her türlü inceleme yapma ve ilgili makamlarla yazışma yetkisini haizdir. Müfettişlerin özel mevzuatlarından doğan yetkileri saklıdır. (4) Disiplin soruşturmacısı olarak görevlendirilebileceği belirtilenler, boşanmış olsalar dahi eşleri veya ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısımları olan personel hakkında yürütülen soruşturmalarda görevlendirilemez. (5) 3/5/2016 tarihli ve 6713 sayılı Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanunun disiplin soruşturması işlemleri ile ilgili hükümleri saklıdır. Disiplin amirinin disiplin cezası verme yetkisi

Görevlendirilen soruşturmacılar ve heyet, amir adına hareket ederek evrak toplama, ilgililerin ve tanıkların beyanlarına başvurma, bilirkişi tayini, keşif icrası ile yargı mercii kararı aranmayan hallerde kriminal inceleme yapma yetkilerini kullanır. Yürütülen inceleme esnasında başlangıçtaki soruşturma emrinde bulunmayan farklı bir fiil saptanırsa, bu yeni fiil yönünden yetkili makamdan ayrıca onay talep edilir. Delil araştırması yapılmaksızın, tanıklar dinlenmeksizin veya fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği teknik olarak açıklığa kavuşturulmaksızın soruşturma raporu hazırlanması halinde işlem eksik inceleme gerekçesiyle hukuka aykırı hale gelebilir.

Savunma Hakkı, Zamanaşımı ve Karar Alma Esasları

Disiplin cezalarında savunma hakkı temel bir usul güvencesidir. Savunma istem yazısında isnat edilen fiilin açık biçimde gösterilmemesi, en az yedi günlük sürenin tanınmaması veya personelin dosyadaki delillere erişiminin kısıtlanması savunma hakkının ihlali olarak değerlendirilir. Fiilin öğrenilmesinden itibaren soruşturmaya başlama zamanaşımı 657 sayılı Kanun kapsamında 1 ay, 7068 sayılı Kanun kapsamında ise 6 ay olarak öngörülmüş olup her iki düzenlemede de personele en az yedi günlük son savunma hakkı tanınması aranır.

Polis memurları hakkında meslekten çıkarma kararını yüksek disiplin kurulu; jandarma personeli yönünden ise merkez disiplin kurulu ile yüksek disiplin kurulu karara bağlamakta olup bu kararların kesinleşmesi bakan onayına tabidir. Jandarma teşkilatında disiplin kurullarının teşekkülünde kurul başkanlığı ve üyelikleri Personel Başkanı, Tayin Daire Başkanı, Hukuk Hizmetleri birimi temsilcisi ve belirlenen daire başkanları gibi idari kadrolardan oluşturulmakta, astsubaylara ilişkin dosyalarda kıdemli astsubay üyeye yer verilmektedir. Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun uygun görüş belirtmediği dosyalar ile komutanın uygun bulmadığı kararlar ise Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.

Merkez Disiplin Kurulunda kararlar açık oyla ve oy çokluğuyla alınır, oylamada çekimser kalınamaz. Oyların eşitliği halinde başkanın katıldığı taraf üstün tutulur. Disiplin kurulu kararları kesinleşme tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgiliye tebliğ edilir ve sicile işlenmek üzere aynı süre içinde Bakanlığa gönderilir; kararlar kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder ve uygulanır.

Maddi Hukuka Aykırılıklar ve Ceza Mahkemesi Kararlarının Etkisi

Meslekten çıkarma cezaları idari yargıda yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden denetlenir. Aynı fiilden dolayı birden fazla disiplin yaptırımı uygulanamayacağı kuralı gereğince, tek bir eylem sebebiyle mükerrer ceza tesisi hukuka aykırılık teşkil eder. Ayrıca geçmiş hizmetleri olumlu ve sicili iyi derecede olan memurlar bakımından alt ceza uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi ve idarenin bu takdir yetkisini kullanırken gerekçesini hukuken geçerli unsurlarla açıklaması aranır; gerekçeden yoksun bırakılan işlemler hukuka aykırı kabul edilir.

Aynı olaydan ötürü ilgili hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması kural olarak disiplin kovuşturmasını geciktirmez. Ancak ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda ilgilinin fiilin işlenmediği veya suçun sanık tarafından işlenmediği gerekçesiyle beraat etmesi halinde, idare kesinleşmiş bu yargı kararını yok sayarak aynı fiilden ötürü çıkarma cezası tesis edemez.

İptal Davası Açma Süresi ve İdareye Başvuru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda bu süre, kesinleşen meslekten çıkarma kararının yazılı bildiriminin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren hesaplanır. Süre hesabında tatil günleri dikkate alınır; sürenin son gününün tatile rastlaması halinde ise dava, tatilin bittiği ilk iş günü mesai bitimine kadar açılabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince, ilgililer tarafından dava açılmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması dava açma süresi içinde üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan talep edilebilir. Bu başvuru işlemekte olan dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; isteğin reddi veya zımnen reddi durumunda süre kaldığı yerden işlemeye başlar ve önceki geçen süre hesaba katılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

Yargılama Usulü, Yürütmenin Durdurulması ve Tazmin Talepleri

Meslekten çıkarma cezasına karşı açılan iptal davalarında yetkili mahkeme kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir ve bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilir. İdare mahkemelerinde yargılama yazılı usule tabi olup kural olarak dosya üzerinden karar verilir; tarafların duruşma talep etmesi halinde mahkeme duruşma açmak zorundadır ve birden fazla duruşma yapılamaz. Meslekten çıkarma davalarında ilk derece mahkemesi ve istinaf aşamalarından sonra 2577 sayılı Kanun gereğince Danıştay nezdinde temyiz yolu açıktır.

2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca dava açılması idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Bu karar kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçeli olarak tesis edilir; sadece kural aleyhine Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir, duruma göre teminat aranmayabilir; idareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz. Yürütmenin durdurulması kararı verildiğinde memurun dava sonuçlanmadan görevine dönmesi mümkündür. Talepler hakkında verilen kararlara karşı tebliği izleyen yedi gün içinde kanunda gösterilen mercilere itiraz edilebilir; merciler yedi gün içinde kesin karar verir. Dosyalar öncelikle incelenir, kararlar on beş gün içinde yazılıp imzalanır ve aynı gerekçelerle ikinci kez talepte bulunulamaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamında meslekten çıkarma işlemiyle hakkı ihlal edilenler, doğrudan tam yargı davası veya iptal davasıyla birlikte tam yargı davası açabilecekleri gibi, evvele iptal davası açarak neticelendikten sonra kararın veya kanun yolu kararının bildirilmesi yahut işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan ötürü yasal dava açma süresinde tam yargı davası açabilir; bu süreçte 11. madde başvurusu hakkı saklıdır. İptal isteminde yoksun kalınan parasal hakların iadesi açıkça belirtilmelidir; hâkim taleple bağlı olduğundan dilekçede açıkça istenmedikçe kendiliğinden parasal hakların ödenmesine hükmedilemez.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Madde 12 – İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması:
Meslekten çıkarma cezasına karşı dava açma süresi ne kadardır?

Meslekten çıkarma cezasına karşı dava açma süresi, kararın yazılı bildiriminin tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren altmış gündür. Süre hesabında tatil günleri hesaba katılır; son günün tatile rastlaması durumunda tatili izleyen ilk iş günü mesai bitimine kadar dava açılabilir.

Yürütmenin durdurulması kararı verildiğinde memur görevine dönebilir mi?

Evet, idare mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde memur davanın sonuçlanmasını beklemeden görevine dönebilir.

Ceza davasından beraat etmek meslekten çıkarma cezasını doğrudan engeller mi?

Ceza mahkemesinde fiilin işlenmediği veya suçun sanık tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilmiş bir beraat kararı bulunuyorsa, idare bu tespiti yok sayarak aynı fiilden ötürü meslekten çıkarma cezası uygulayamaz.

Disiplin soruşturmasında soruşturmacı tayininde akrabalık engeli var mıdır?

Evet, 7068 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince, boşanmış olsalar dahi eşler ile ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısımları olan personel hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında bu kişilerin soruşturmacı olarak atanması yasaktır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu