MASAK Şüpheli İşlem Bildirimi: Kapsam, Usul ve Yaptırımlar

by Avukat Erdal Ersoy
MASAK Şüpheli İşlem Bildirimi: Kapsam, Usul ve Yaptırımlar

Şüpheli işlem bildirimi, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca belirli yükümlülerin yerine getirmek zorunda olduğu bir hukuki yükümlülüktür. Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan ya da yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu mal varlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, şüphe ya da şüpheyi gerektirecek bir hususun varlığı hâlinde bu işlemlerin Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına bildirilmesi zorunludur. Teşebbüs aşamasında kalan işlemler de bu yükümlülüğün kapsamı içindedir.

5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
MADDE 4 – (1) Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halinde bu işlemlerin yükümlüler tarafından Başkanlığa bildirilmesi zorunludur. (2) Yükümlüler, Başkanlığa şüpheli işlem bildiriminde bulunulduğunu, yükümlülük denetimi ile görevlendirilen denetim elemanları ile yargılama sırasında mahkemeler dışında, işleme taraf olanlar dahil hiç kimseye açıklayamazlar. (3) Yükümlülerin hangi faaliyetlerinden dolayı ve hangi usûl ve esaslara göre şüpheli işlem bildiriminde bulunacağı yönetmelikle belirlenir. Eğitim, iç denetim, kontrol ve risk yönetim sistemleri ile diğer tedbirler

Kimler Yükümlü Kapsamındadır

5549 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi yükümlü kavramını geniş biçimde tanımlamaktadır. Bankacılık, sigortacılık, bireysel emeklilik, sermaye piyasaları, ödünç para verme ve diğer finansal hizmetler ile posta ve taşımacılık, talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler yükümlü sayılır. Döviz, taşınmaz, değerli taş ve maden, mücevher, nakil vasıtası, iş makinesi, tarihi eser, sanat eseri ve antika ticareti ile iştigal edenler veya bu faaliyetlere aracılık edenler de kapsam içindedir. Noterler ve spor kulüpleri de bu tanım çerçevesinde yükümlü kabul edilmektedir. Bunlara ek olarak Cumhurbaşkanınca belirlenen diğer alanlarda faaliyet gösterenler de yükümlü kapsamına eklenebilir.

5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 2Kaynağı aç
MADDE 2 – (1) Bu Kanunda geçen; a) Bakanlık: Maliye Bakanlığını, b) Bakan: Maliye Bakanını, c) Başkanlık: Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığını, ç) Koordinasyon Kurulu: Malî Suçlarla Mücadele Koordinasyon Kurulunu, d) Yükümlü: Bankacılık, sigortacılık, bireysel emeklilik, sermaye piyasaları, ödünç para verme ve diğer finansal hizmetler ile posta ve taşımacılık, talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler; döviz, taşınmaz, değerli taş ve maden, mücevher, nakil vasıtası, iş makinesi, tarihi eser, sanat eseri ve antika ticareti ile iştigal edenler veya bu faaliyetlere aracılık edenler ile noterler, spor kulüpleri, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası ile alternatif uyuşmazlık çözüm yolları kapsamında yürütülen mesleki faaliyetler sırasında edinilen bilgiler hariç olmak, savunma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkı bakımından diğer kanun hükümlerine aykırı olmamak ve yalnızca avukatların yapabileceği işlerle ilgili olarak 1136 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, taşınmaz alım satımı, sınırlı ayni hak kurulması ve kaldırılması, şirket, vakıf ve dernek kurulması, birleştirilmesi ile bunların idaresi, devredilmesi ve tasfiyesi işlerine ilişkin finansal işlemlerin gerçekleştirilmesi, banka, menkul kıymet ve her türlü hesaplar ile bu hesaplarda yer alan varlıkların idaresi işleriyle sınırlı olmak üzere serbest avukatlar (…)[1] ve Cumhurbaşkanınca belirlenen diğer alanlarda faaliyet gösterenleri,[2][3][4] e) (Değişik: 7/7/2011 – KHK – 646/10 md.) Denetim elemanı: Vergi Müfettişleri, Başkanlıkta istihdam edilen Hazine ve Maliye Uzmanları, Gümrük ve Ticaret Müfettişleri, Bankalar Yeminli Murakıpları, Hazine Kontrolörleri, Sigorta Denetleme Uzman ve Aktüerleri, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Sermaye Piyasası Kurulu Uzmanları ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Denetçileri ve Uzmanlarını,[5][6][7] f) Suç geliri: Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini, g) Aklama suçu: 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282 nci maddesinde düzenlenen suçu, ğ) (Ek:27/12/2020-7262/20 md.) Finansal grup: Merkezi Türkiye’de ya da yurt dışında bulunan bir ana kuruluşa bağlı veya bu kuruluşun kontrolünde bulunan, Türkiye’de yerleşik finansal kuruluşlar ile bunların şube, acente, temsilci ve ticari vekil ve benzeri bağlı birimlerinden oluşan grubu, ifade eder. İKİNCİ BÖLÜM Yükümlülükler ve Bilgi Değişimi Müşterinin tanınması[8]

Serbest avukatlar ise yalnızca belirli finansal işlemler bakımından ve önemli istisnalarla birlikte yükümlü kapsamına girmektedir. Taşınmaz alım satımı, sınırlı ayni hak kurulması ve kaldırılması, şirket, vakıf ve dernek kurulması ve birleştirilmesi ile bunların idaresi, devredilmesi ve tasfiyesi işlerine ilişkin finansal işlemlerin gerçekleştirilmesi; banka, menkul kıymet ve her türlü hesaplar ile bu hesaplarda yer alan varlıkların idaresi işleriyle sınırlı olarak bu kapsama dahil edilmişlerdir. Yalnızca avukatların yapabileceği işlerle ilgili olarak 1136 sayılı Kanun'un 36. maddesi hükümleri saklı tutulmuştur. Savunma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkı kapsamındaki diğer kanun hükümlerine aykırı olmama şartıyla, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası ile alternatif uyuşmazlık çözüm yolları kapsamında yürütülen mesleki faaliyetler sırasında edinilen bilgiler ise açıkça kapsam dışında bırakılmıştır.

Bildirim Yükümlülüğünün Koşulları

Bildirim yükümlülüğünün doğması için kesin bir suç tespitine gerek yoktur; herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun varlığı yeterlidir. Şüphe kategorisi seçimi, ilgili kişilerin suçu işlediğine dair bir hüküm niteliği taşımaz; amacı yükümlünün vakıf olduğu yasadışı eylemle ilgili bilgilerin yapısal biçimde elde edilmesidir.

Tedbirler Hakkında Yönetmelik'in 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yükümlüler, yetki ve imkânları ölçüsünde gerekli araştırmayı yaparak şüpheli işlem bildirim formunu düzenlemekle yükümlüdür. Şüpheli işlem bildirimine gerekçe oluşturan durumlarda, tutardan bağımsız olarak kimlik tespiti yapılması da zorunludur.

Bildirimin Yapılış Usulü

Şüpheli işlem bildirimleri kural olarak elektronik yolla gönderilir. Elektronik gönderimin mümkün olmadığı zorunlu hâllerde bildirim kâğıt ortamında hazırlanarak Başkanlığa iletilir. Elektronik bildirimler, Başkanlık tarafından yükümlülerin erişimine sunulan MASAK.Online sistemi üzerinden gerçekleştirilir.

Bildirim formunun açıklama alanına asgari 100 karakter girilmesi zorunludur; girilebilecek azami karakter sayısı 50.000 olarak belirlenmiştir. Şüpheli işleme dair açıklamalar ayrı bir ek doküman içinde değil, doğrudan formun açıklama alanında iletilmelidir; ek doküman kullanımı bilgi teknolojileri destekli analiz süreçlerini olumsuz etkilemektedir.

Bildirim formunun gerçek kişi bilgileri bölümüne, işlemi yapan ve adına işlem yapılan kişilerin yanı sıra şüpheli eylem veya şüpheli kişilerle dolaylı olarak ilişkili diğer gerçek kişilere ait bilgilerin de eklenmesi gerekmektedir. Parasal değer içermeyen ancak şüpheli işlem bildirimine gerekçe oluşturan hususlar — hesap açılış ve kapanışları, kiralık kasa ziyaretleri, kefalet ve vekâlet işlemleri gibi — formun açıklama bölümünde belirtilmeli; bu durumlarda şüpheli işlem bilgileri alanı boş bırakılmalıdır.

Gizlilik Yükümlülüğü ve Hukuki Koruma

5549 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yükümlüler, MASAK'a şüpheli işlem bildiriminde bulunduklarını açıklayamaz. Bu yasak, yükümlülük denetimi ile görevlendirilen denetim elemanları ile yargılama sırasında mahkemeler dışında kalan herkes için geçerlidir; işleme taraf olanlar da bu yasağın kapsamındadır.

5549 sayılı Kanun'un 10. maddesi yükümlülüklerini yerine getiren kişileri ayrıca güvence altına almaktadır: Kanun gereğince yükümlülüklerini yerine getiren gerçek ve tüzel kişiler, bu kapsamdaki bildirimler nedeniyle hiçbir şekilde hukuki veya cezai bakımdan sorumlu tutulamaz. Özel kanunlarda hüküm bulunsa dahi, şüpheli işlem bildiriminde bulunanların kimliğine ilişkin bilgi mahkeme dışında üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlara verilemez; bu kişilerin kimliklerinin saklı tutulması ve güvenliklerinin sağlanması için mahkemece gerekli önlemler alınır.

5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 10Kaynağı aç
MADDE 10 – (1) Bu Kanun gereğince yükümlülüklerini yerine getiren gerçek ve tüzel kişiler hiçbir şekilde hukukî ve cezaî bakımdan sorumlu tutulamaz. (2) Özel kanunlarda hüküm bulunsa dahi şüpheli işlem bildiriminde bulunanlara dair, mahkeme dışında, üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlara bilgi verilemez. Bu kişilerin kimliklerinin saklı tutulması ve güvenliklerinin sağlanması için mahkemece gerekli önlemler alınır. Yükümlülük denetimi

Erteleme Talepli Bildirim ve İşlemin Askıya Alınması

5549 sayılı Kanun'un 19/A maddesi, standart bildirim yükümlülüğünün ötesinde işlemin ertelenmesine özgü ayrı bir mekanizma öngörmektedir. Bu mekanizmaya başvurabilmek için salt şüphenin ötesinde şüpheyi destekleyen belge veya ciddi emarenin de bulunması ve bildirimin gerekçeleriyle birlikte Başkanlığa iletilmesi gerekir.

Ciddi emare kapsamında değerlendirilen göstergeler arasında işlemin olağandışı nitelik taşıması, çeşitli veri tabanlarından ya da diğer kaynaklardan yapılan kontroller sonucunda işlemi yapan kişi veya kişilerin suçla ilgili olduğunun ya da olabileceğinin anlaşılması ve işlemin tamamlanmasının terörizmin finansmanıyla ilgili olduğu düşünülen fonlara ya da suçtan elde edilen gelirlere el koymayı engelleyeceğine veya zorlaştıracağına ilişkin tehlikeli bir hâlin bulunması sayılabilir. Bu göstergeler sınırlı sayıda belirlenmemiş olup başka ciddi emare oluşturucu hâller de söz konusu olabilir. Stok hâlde bulunan mal varlığı değerlerine ilişkin şüpheli işlem bildirimleri ise erteleme talebiyle gönderilemez.

22694 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ VE TERÖRİZMİN FİNANSMANININ ÖNLENMESİ KAPSAMINDA İŞLEMLERİN ERTELENMESİNE DAİR YÖNETMELİK m. 4Kaynağı aç
MADDE 4 – (1) Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da halihazırda devam eden işleme konu malvarlığının aklama veya terörizmin finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüpheyi destekleyen belge veya ciddi emare bulunması durumunda, yükümlüler şüpheli işlem bildirimini Başkanlığa gerekçeleri ile birlikte işlemin ertelenmesi talebi ile gönderirler. (2) Erteleme talepli şüpheli işlem bildirimlerine konu işlemin olağandışı nitelikli olması, çeşitli veri tabanlarından ya da diğer kaynaklardan yapılan kontroller sonucunda işlemi yapan kişi ya da kişilerin suçla ilgili olduğunun veya olabileceğinin anlaşılması, işlemin tamamlanmasının terörizmin finansmanı ile ilgili olduğu düşünülen fonlara ya da suçtan elde edilen gelirlere el koymayı engelleyeceğine veya zorlaştıracağına ilişkin tehlikeli bir halin bulunması gibi göstergelere haiz olması gerekmektedir. (3) Şüpheli işlem bildirimlerini işlemin ertelenmesi talebi ile Başkanlığa gönderen yükümlüler, işlem hakkında Bakan tarafından verilecek karar Başkanlıkça kendilerine tebliğ edilinceye kadar, işlemi gerçekleştirmekten imtina ederler. İşlemlerin ertelenmesi, yükümlü tarafından şüpheli işlem bildiriminde bulunulan tarihten itibaren yedi iş gününü geçemez. (4) Erteleme talebi ile gönderilecek şüpheli işlem bildirimlerine ilişkin usul ve esaslar şüpheli işlem bildirim rehberlerinde belirlenir. Başkanlıkça tespit edilen malvarlıklarına ilişkin işlemlerin ertelenmesi

Erteleme talepli bildirimde bulunan yükümlü, Bakan tarafından verilecek karar Başkanlıkça kendisine tebliğ edilinceye kadar işlemi gerçekleştirmekten imtina etmek zorundadır. İşlemin ertelenmesi, bildirim tarihinden itibaren yedi iş gününü aşamaz; bu süre içinde karar tebliğ edilmezse erteleme talebine konu işlem gerçekleştirilebilir.

5549 sayılı Kanun'un 19/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakan, aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe bulunan işlemleri yedi iş günü süreyle askıya alma veya gerçekleşmesine izin vermeme yetkisine sahiptir. Bakan bu yetkisini bakan yardımcısına devredebilir. Yabancı bir muadil kuruluşun gerekçeli talebi üzerine de, aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe görülmesi ve mütekabiliyet ilkesine uyulması koşuluyla Başkanlıkça bu yetki kullanılabilir.

5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 19/AKaynağı aç
MADDE 19/A- (Ek: 14/4/2016 – 6704/20 md.) (1) Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir. (Ek cümle:27/12/2020-7262/25 md.) Bakan bu yetkisini bakan yardımcısına devredebilir. (2) Bu yetki, yabancı bir muadil kuruluşun işlemin askıya alınması veya gerçekleşmesine izin verilmemesi yönündeki gerekçeli talebinde yer alan işlemler hakkında da Başkanlıkça aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe görülmesi şartıyla mütekabiliyet ilkesi gözetilerek kullanılabilir. (3) (Ek:27/12/2020-7262/25 md.) Birinci fıkra kapsamında askıya alınan veya gerçekleşmesine izin verilmeyen işlemi, alınan karara aykırı şekilde gerçekleştiren yükümlülere işlem tutarı kadar Başkanlıkça idari para cezası verilir. Ancak verilecek idari para cezası elli bin Türk lirasından az olamaz. (4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Koordinasyon Kurulu

Yüksek Riskli Müşterilere İlişkin Ek Yükümlülükler

Uyum Programı Hakkında Yönetmelik'in 13. maddesi, yükümlülerin yüksek riskli olarak belirlediği gruplara yönelik ek tedbirler öngörmektedir. Bu tedbirler arasında müşteri hakkında ilave bilgi edinmek, müşteri ile gerçek faydalanıcının kimlik bilgilerini daha sık güncellemek, iş ilişkisinin mahiyeti hakkında ilave bilgi edinmek, işleme konu mal varlığının ve müşteriye ait fonların kaynağı hakkında mümkün olduğu ölçüde bilgi edinmek ve işlemin amacı hakkında bilgi edinmek yer almaktadır. Bu tedbirlerin tamamının uygulanması zorunlu olmayıp yükümlünün bir veya birkaçını uygulaması yeterlidir.

Yaptırımlar ve İdari Para Cezaları

5549 sayılı Kanun'un 13. maddesi, yükümlülük ihlalleri için kademeli bir yaptırım sistemi öngörmektedir. Kanun'un 3. ve 6. maddeleri kapsamındaki yükümlülüklerin ihlali hâlinde otuz bin Türk lirası, 4. maddesinin birinci fıkrasındaki yükümlülüklerin — şüpheli işlem bildirimi dahil — ihlali hâlinde elli bin Türk lirası idari para cezası uygulanır.

5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 13Kaynağı aç
MADDE 13 – (Değişik:27/12/2020-7262/23 md.)[10] (1) Başkanlıkça bu Kanunun; 3 ve 6 ncı maddeleri kapsamındaki yükümlülüklerden herhangi birini ihlâl eden yükümlülere otuz bin Türk lirası, 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan yükümlülüklerini ihlâl eden yükümlülere elli bin Türk lirası idari para cezası verilir. Yükümlünün banka, finansman şirketi, faktoring şirketi, ikrazatçı, finansal kiralama şirketi, sigorta ve reasürans şirketi, emeklilik şirketi, sermaye piyasası kurumu, yetkili müessese, ödeme ve elektronik para kuruluşu ile yönetmelikle belirlenecek diğer finansal kuruluşlar olması hâlinde, idari para cezası işlem tutarının yüzde beşinden az olmamak üzere iki kat olarak uygulanır. (2) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan yükümlülüklere aykırı hareket edilmesinin tespiti hâlinde yükümlülere yazılı ihtar yapılarak otuz günden az olmamak üzere bir süre verilir. Bu süre sonunda eksikliklerin tamamlanmaması hâlinde beş yüz bin Türk lirası idari para cezası uygulanır. İdari para cezasının tebliği ile birlikte yazılı ihtar yapılarak altmış günden az olmamak üzere yeni bir süre verilir. Bu süre sonunda da eksikliklerin tamamlanmaması hâlinde verilen ilk idari para cezasının iki katı idari para cezası daha uygulanır. İkinci idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde eksikliklerin tamamlanmaması hâlinde yükümlünün faaliyetlerinin belli bir süre durdurulması, kısıtlanması veya faaliyet izin belgesinin iptaline yönelik tedbirlerin alınması için durum ilgili kuruma bildirilir. (3) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklere uymayan sorumlu yönetim kurulu üyesine, yoksa üst düzey yöneticisine ikinci fıkra kapsamında belirtilen ihtarlar yapılmak ve sürelere uyulmak koşuluyla yükümlüye verilen idari para cezasının dörtte biri uygulanır. (4) Bu Kanunun 9/A maddesi gereğince getirilen elektronik tebligata ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edilen kişi, kurum veya kuruluşlara Başkanlık tarafından her bir tespit için kırk bin Türk lirası idari para cezası uygulanır. Bu şekilde bir yıl içinde uygulanacak idari para cezasının toplam tutarı bir milyon Türk lirasını geçemez. (5) Maddenin birinci ve ikinci fıkrası kapsamında uygulanacak idari para cezasının toplam tutarı; her bir yükümlülük için, ihlalin yapıldığı yıl itibarıyla, birinci fıkra kapsamında iki kat olarak uygulanacak yükümlüler için kırk milyon Türk lirasını, bunlar dışında kalan yükümlüler için dört milyon Türk lirasını aşamaz. Üst tutardan ceza uygulanan yükümlüler nezdinde takip eden yılda aynı neviden bir yükümlülük ihlali olması durumunda bu hadler iki kat olarak uygulanır. (6) Yükümlülüğün ihlal edildiği tarihten itibaren sekiz yıl geçtikten sonra idari para cezası verilemez. (7) (Ek:18/7/2024-7521/21 md.) Bu Kanun uyarınca verilen idari para cezası kararlarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir. (8) Bu madde ile ilgili diğer usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Yükümlülük ihlâlinde adlî ceza

Banka, finansman şirketi, faktoring şirketi, ikrazatçı, finansal kiralama şirketi, sigorta ve reasürans şirketi, emeklilik şirketi, sermaye piyasası kurumu, yetkili müessese, ödeme ve elektronik para kuruluşu ile yönetmelikle belirlenecek diğer finansal kuruluşlar söz konusu olduğunda idari para cezası, işlem tutarının yüzde beşinden az olmamak kaydıyla iki kat olarak uygulanır.

Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasındaki yükümlülüklere aykırılık tespit edildiğinde farklı bir usul işler: önce otuz günden az olmamak üzere süre tanınarak yazılı ihtar yapılır; bu sürenin sonunda eksiklik giderilmezse beş yüz bin Türk lirası idari para cezası uygulanır. Cezanın tebliğinin ardından altmış günden az olmamak üzere ek süre verilerek ikinci bir ihtar daha yapılır; bu süre içinde de eksiklik tamamlanmazsa verilen ilk cezanın iki katı tutarında ceza daha uygulanır. İkinci cezanın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yükümlülük yerine getirilmezse yükümlünün faaliyetlerinin durdurulması, kısıtlanması veya faaliyet izninin iptali için durum ilgili kuruma bildirilir.

5. maddenin birinci fıkrasındaki yükümlülüklere uymayan sorumlu yönetim kurulu üyesine, yoksa üst düzey yöneticisine de aynı ihtar ve süreler uygulanmak koşuluyla yükümlüye verilen idari para cezasının dörtte biri oranında ceza uygulanır. 9/A maddesi kapsamındaki elektronik tebligat yükümlülüğünün her bir ihlali için ise kırk bin Türk lirası idari para cezası uygulanır; bu yolla bir yıl içinde uygulanabilecek toplam ceza bir milyon Türk lirasıyla sınırlıdır.

Kanun, idari para cezaları için yıllık üst sınır da belirlemiştir. Finansal kuruluşlar bakımından her bir yükümlülük itibarıyla kırk milyon Türk lirası, diğer yükümlüler bakımından dört milyon Türk lirası olan bu tavanlar, üst tutardan ceza uygulanan yükümlünün takip eden yılda aynı nitelikte ihlali tekrarlaması hâlinde iki kat olarak uygulanır.

Askıya alınan veya gerçekleşmesine izin verilmeyen işlemi karara aykırı şekilde gerçekleştiren yükümlülere, işlem tutarı kadar idari para cezası verilir; ancak bu ceza elli bin Türk lirasından az olamaz.

Yükümlülüğün ihlal edildiği tarihten itibaren sekiz yıl geçtikten sonra idari para cezası verilemez. 5549 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezası kararlarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir; bu yol 18/7/2024 tarihli değişiklikle açıkça düzenlenmiştir.

Sık Sorulan Sorular

Şüpheli işlem bildirimi ne zaman zorunlu hale gelir?

İşleme konu mal varlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, şüphe ya da şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması yeterlidir. Yapılmaya teşebbüs edilen işlemler de bu kapsamın içindedir.

Bildirimde bulunan yükümlü hukuki sorumlulukla karşılaşır mı?

5549 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, Kanun'da öngörülen yükümlülüklerini yerine getiren gerçek ve tüzel kişiler bildirimler nedeniyle hukuki veya cezai sorumlulukla karşılaşamaz. Öte yandan bildirimin yapıldığını işleme taraf olanlara açıklamak, Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında ayrı bir yükümlülük ihlali oluşturur.

Erteleme talepli bildirim ile standart bildirim arasındaki fark nedir?

Standart bildirim için herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun varlığı yeterlidir. Erteleme talepli bildirimde ise bu eşik daha yüksektir: salt şüphenin ötesinde şüpheyi destekleyen belge veya ciddi emareye de ihtiyaç vardır ve bildirim gerekçesiyle birlikte iletilmelidir. Erteleme talep eden yükümlü, Bakan tarafından verilecek karar kendisine tebliğ edilene dek işlemi gerçekleştirmekten imtina etmek zorundadır; bildirim tarihinden itibaren yedi iş günü içinde karar tebliğ edilmezse işlem gerçekleştirilebilir.

Bildirim formunun açıklama alanı nasıl doldurulmalıdır?

Açıklamalar ayrı bir ek doküman olarak değil, doğrudan formun açıklama alanına yazılmalıdır. Asgari 100 karakter girilmesi zorunlu olup azami sınır 50.000 karakterdir. Açıklamaların ek dosyada sunulması bilgi teknolojileri destekli analiz süreçlerini olumsuz etkilemektedir.

Serbest avukatlar her türlü işlem için yükümlü müdür?

Hayır. Serbest avukatlar yalnızca taşınmaz alım satımı, sınırlı ayni hak kurulması ve kaldırılması, şirket, vakıf ve dernek kurulması ve birleştirilmesi ile bunların idaresi, devredilmesi ve tasfiyesi işlerine ilişkin finansal işlemler ile banka, menkul kıymet ve hesap varlıklarının idaresi işleri bakımından yükümlü kapsamına girmektedir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası ile alternatif uyuşmazlık çözüm yolları kapsamında yürütülen mesleki faaliyetler sırasında edinilen bilgiler bu kapsam dışındadır. Ayrıca yalnızca avukatların yapabileceği işlerle ilgili olarak 1136 sayılı Kanun'un 36. maddesi hükümleri saklıdır.

Yükümlülük ihlali için idari para cezasının zamanaşımı süresi ne kadardır?

Yükümlülüğün ihlal edildiği tarihten itibaren sekiz yıl içinde idari para cezası verilmezse artık bu yaptırım uygulanamaz. Bu süre geçtikten sonra ihlal tespit edilmiş olsa dahi ceza tatbik edilemez.

Ciddi emare olmadan erteleme talep edilebilir mi?

Erteleme talepli bildirim, salt şüphe üzerine gönderilemez; şüpheyi destekleyen belge veya ciddi emarenin de bulunması şarttır. Ciddi emare değerlendirmesinde işlemin olağandışı niteliği, ilgili kişilerin suçla bağlantılı olduğuna dair veri tabanı veya diğer kaynaklardan elde edilen bulgular ile işlemin tamamlanmasının terörizmin finansmanıyla ilgili fonlara ya da suç gelirlerine el koymayı engelleyeceğine ya da zorlaştıracağına ilişkin tehlikeli bir hâlin varlığı gözetilmektedir. Bu göstergeler örnek niteliğinde olup başka ciddi emare oluşturucu durumlar da söz konusu olabilir. Stok hâlde bulunan mal varlığı değerlerine ilişkin bildirimler ise erteleme talebiyle gönderilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu