Mali Suçları Araştırma Kurulu, suç gelirlerinin takibi ve önlenmesi amacıyla finansal kuruluşlar nezdindeki banka dökümlerini, hesap hareketlerini ve transfer kayıtlarını denetleme yetkisine sahiptir. Bankalar, bakanlık tarafından belirlenen parasal sınırları aşan işlemleri düzenli olarak bildirmek ve olağandışı hareketleri inceleyerek yetkili mercilere bilgi vermekle kanunen yükümlüdür.
Banka Müşteri Sırrı ve Yasal Bilgi Verme İstisnaları
5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 73 uyarınca, bankacılık faaliyetlerine özgü olarak müşteri ilişkisinin kurulmasının ardından ortaya çıkan her türlü veri müşteri sırrı niteliğindedir. Bu sırları sıfat ve görevleri dolayısıyla öğrenen personelin sır saklama yükümlülüğü görevden ayrılmalarından sonra dahi devam eder. Müşteri sırrı kapsamındaki bilgiler, ilgili mevzuattaki emredici istisnalar saklı kalmak üzere, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde açık rıza alınmış olsa bile müşterinin açık talebi veya talimatı olmaksızın üçüncü kişilere aktarılamaz.
5411 sayılı BANKACILIK KANUNU m. 73Kaynağı aç
Kurul başkan ve üyeleri ile Kurum personeli, Fon Kurulu başkan ve üyeleri ile
Fon personeli görevleri sırasında öğrendikleri bankalara ve bunların bağlı
ortaklık, iştirak, birlikte kontrol edilen ortaklıkları ve müşterilerine ait
sırları bu Kanuna ve özel kanunlarına göre yetkili olanlardan başkasına
açıklayamaz ve kendilerinin veya başkalarının yararlarına kullanamazlar.
Kurumun dışarıdan destek hizmeti aldığı kişi ve kuruluşlar ile bunların
çalışanları da bu hükme tâbidir. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da
devam eder.
Bu
Kanun hükümleri uyarınca Kurumun, yurt dışındaki muadili denetim mercileri ile
düzenleyeceği mutabakat zabıtları çerçevesinde vereceği bilgi ve belgeler
birinci fıkradaki sır kapsamında değildir. Kurul düzenleyeceği mutabakat
zabıtları veya zabıtlar dışında elde edeceği sırların korunmasını sağlamakla
görevlidir. Kurumun elde edeceği sır niteliğindeki bilgi ve belgeler, kuruluş
ve faaliyet izni verilmesinde, faaliyetlerin denetiminde, düzenlemelere uyulup
uyulmadığının izlenmesinde ve Kurul kararlarına karşı açılacak idarî davaların
görülmesinde kullanılabilir. (Değişik dördüncü cümle: 13/2/2011-6111/146
md.) Kurumun bu fıkra kapsamında elde edeceği sır niteliğindeki bilgi ve
belgeler, ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamında savcılıklar ile ceza
mahkemeleri, görevden ayrılmış olsalar dahi, görevleriyle bağlantılı olarak
işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı başlatılan soruşturma ve
kovuşturmalar ile bağlantılı olarak talepte bulunacak Kurul Başkanı ve üyeleri ile
Kurum personeli dışında hiçbir kişi, kurum ve kuruluşa verilemez. Mahkeme
kararına bağlanmış sır kapsamına giren bilgilerin verilmesinden Kurum sorumlu
tutulamaz.
(Değişik
üçüncü fıkra: 13/2/2011-6111/146 md.) Sıfat ve görevleri dolayısıyla
bankalara veya müşterilerine ait sırları öğrenenler, söz konusu sırları bu
konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar. Bu
yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder. (Ek
cümleler:20/2/2020-7222/10 md.) Bankacılık faaliyetlerine özgü olarak
bankalarla müşteri ilişkisi kurulduktan sonra oluşan gerçek ve tüzel kişilere
ait veriler, müşteri sırrı hâline gelir. Diğer kanunların emredici hükümleri
saklı kalmak kaydıyla, müşteri sırrı niteliğindeki bilgiler, bu maddede
belirtilen sır saklama yükümlülüğünden istisna tutulan hâller haricinde,
24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca
müşterinin açık rızası alınsa dahi, müşteriden gelen bir talep ya da talimat
olmaksızın yurt içindeki ve yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılamaz ve
bunlara aktarılamaz. Kurul ekonomik güvenliğe ilişkin yapacağı değerlendirme
neticesinde, müşteri sırrı ya da banka sırrı niteliğinde olan her türlü
verinin, yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılmasını ya da bunlara aktarılmasını
yasaklamaya, ayrıca bankaların faaliyetlerini yürütmede kullandıkları bilgi
sistemleri ve bunların yedeklerinin yurt içinde bulundurulması hususunda karar
almaya yetkilidir. Bu maddede belirtilen sır saklama yükümlülüğünden istisna
tutulan hâllerde yapılacak paylaşımlar da dâhil olmak üzere, müşteri sırrı ve
banka sırrı niteliğindeki bilgiler, sadece belirtilen amaçlarla sınırlı olmak
ve ölçülülük ilkesine uygun olarak bu amaçların gerektirdiği kadar veriyi
içermek kaydıyla paylaşılabilir. 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar
Kanunu, 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla
Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun, 20/4/1967
tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu
kapsamında çalıştırılan işçi, gemi adamı ve gazetecinin ücret, prim, ikramiye
ve bu nitelikte her çeşit istihkak ödemelerinin özel olarak açılan banka
hesabına yapılması halinde, bu hesaplara ilişkin bilgi ve belgelerin Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı ile bunlara
bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşlara verilmesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 8 inci ve 100 üncü
maddelerinin uygulanması ile genel sağlık sigortalılığında gelir testinin
yapılmasına ilişkin bilgi ve belgelerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ve il veya
ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca yapılan sosyal yardım hak
sahiplerinin tespiti ile gelir testi işlemlerinin yürütülmesi amacıyla Aile ve
Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüne verilmesi
sırrın ifşası sayılmaz. Bu bilgi ve belgelerin verilmesine ilişkin usûl ve
esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine
Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlık ile Kurulca belirlenir.[13]
(Değişik dördüncü fıkra:
13/2/2011-6111/146 md.) Kurumun gözetim ve denetimine tabi kuruluşların, bunların ortaklarına,
bağlı ortaklık, iştirak, birlikte kontrol edilen ortaklıklarının faaliyetlerine
veya müşterilerine ilişkin yabancı ülke kanunlarına göre denetime yetkili ve
Kurum muadili mercilerin taleplerinin Kurumca karşılanması, gizlilik sözleşmesi
yapılması ve sadece belirtilen amaçlar ile sınırlı kılınması koşuluyla
bankaların ve finansal kuruluşların, kendi aralarında doğrudan doğruya ya da
risk merkezi veya en az beş banka ya da finansal kuruluş tarafından kurulacak
şirketler vasıtasıyla yapacakları her türlü bilgi ve belge alışverişinin yanı
sıra doğrudan veya dolaylı pay sahipliği yoluyla sermayelerinin yüzde onunu ve
daha fazlasını temsil eden paylarının satışı amacıyla muhtemel alıcıların
yapacakları değerleme çalışmalarında ya da sermayelerinin yüzde on veya daha
fazlasına sahip olan yurt içinde veya yurt dışında yerleşik kredi kuruluşu ile
finansal kuruluşlar da dâhil ana ortaklıkların konsolide finansal tablo
hazırlama çalışmalarında, risk yönetimi ve iç denetim uygulamalarında veya
kredileri de dâhil varlıklarının ya da bunlara dayalı menkul kıymetlerin satışı
amacıyla yapılacak değerleme çalışmalarında ya da değerleme, derecelendirme
veya destek hizmeti alınması ile bağımsız denetim faaliyetlerinde ve gerekli
tedbirlerin alınması kaydıyla hizmet alımlarına yönelik işlemlerde kullanılmak
üzere bilgi ve belge taleplerinin karşılanması sırasında banka ya da müşteri
sırrı niteliğindeki bilgilerin öğrenilmesi sır saklama yükümlülüğü dışındadır.
(Ek fıkra:20/2/2020-7222/10 md.) Sır niteliğindeki bilgilerin, üçüncü
ve dördüncü fıkralar uyarınca yapılacak paylaşım ve aktarımlarına ilişkin
kapsam, şekil, usul ve esasları belirlemeye veya bunlara ilişkin sınırlamalar
getirmeye Kurul yetkilidir.
İtibarın
korunması
Buna karşılık 5411 sayılı Kanun m. 73 hükmü, yetkili mahkemeler ile kanunla açıkça yetkilendirilen mercilere yapılacak bilgi paylaşımlarını sır saklama kuralının istisnası olarak düzenlemiştir. Bu istisnalar kapsamında dahi bilgi aktarımı yalnızca kanunda öngörülen amaçla sınırlı tutulmak ve ölçülülük ilkesi gereğince yalnızca bu amacın gerektirdiği kadar veriyi içermek zorundadır. Bankacılık Kanunu m. 76/3 uyarınca finansal kuruluşlar havale ve EFT işlemleri de dahil tüm bankacılık faaliyetlerinde müşterilerin kimlik bilgilerini ve vergi kimlik numaralarını tespit etmekle sorumludur.
Müşteri ve Bankacılık Sırlarının İhlalinde Cezai Yaptırımlar
Görev, meslek veya sanat gereği öğrenilen bankacılık ya da müşteri sırrı kapsamındaki bilgi ve belgelerin kanunen yetkili kılınmamış mercilere açıklanması suç oluşturur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 239/1 gereğince bu suçu işleyenler hakkında şikayet üzerine bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası uygulanır. Korunan sırların Türkiye'de ikamet etmeyen bir yabancıya ya da onun görevlilerine ifşa edilmesi durumunda ceza üçte bir oranında artırılır ve soruşturma şikayet aranmaksızın resen yürütülür. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre cebir veya tehdit yoluyla sır açıklamaya zorlayan kişiler hakkında ise üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 239Kaynağı aç
olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya
belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir
yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler
tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya
göre cezaya hükmolunur.
(2) Birinci fıkra hükümleri, fenni keşif ve buluşları veya sınai
uygulamaya ilişkin bilgiler hakkında da uygulanır.
(3) Bu sırlar, Türkiye'de oturmayan bir yabancıya veya onun memurlarına
açıklandığı takdirde, faile verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. Bu
halde şikayet koşulu aranmaz.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak bir
kimseyi bu madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri açıklamaya mecbur kılan
kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Mal veya hizmet satımından kaçınma[98]
Şüpheli İşlem Takibi ve Bildirimlerin Gizliliği
Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik m. 5 uyarınca bankalar, EFT ve para transferlerinde kimlik tespiti yapmak, belirlenen eşik sınırların üzerindeki tutarları ve şüpheli hareketleri mercek altına almakla yükümlüdür. Yapılan şüpheli işlem bildirimleri katı bir gizlilik rejimine tabidir; bankalar tarafından işlem taraflarına bildirilemez ve yalnızca yargılama aşamasında mahkemeye sunulabilir. Belirlenen parasal eşiklerin üzerindeki rutin finansal hareketler ise devamlı bilgi verme yükümlülüğü gereğince düzenli aralıklarla iletilir.
İşlemlerin Askıya Alınması ve Yükümlülüklere Uymamanın Yaptırımları
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun m. 19/A f. 1 hükmüne göre finansal kuruluşlar nezdinde yürütülen veya teşebbüs edilen işlemlerin aklama veya terörün finansmanı suçuyla bağlantılı olduğuna dair şüphe bulunması halinde Bakanlık işlemi yedi iş günü süreyle askıya almaya veya gerçekleşmesine izin vermemeye yetkilidir. Bu yetki analiz yapılması, şüphenin teyit edilmesi veya verilerin yetkili makamlara iletilmesi amacıyla kullanılır; ilgili bakan yetkisini bakan yardımcısına devredebilir. Benzer şekilde yabancı muadil kuruluşların gerekçeli talepleri doğrultusunda da mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde işlem askıya alma tedbiri uygulanabilir.
5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 19/AKaynağı aç
(1) Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla
yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri, işleme konu
malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair
şüphe bulunması üzerine; Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek
ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal
ettirmek amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı
süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir. (Ek
cümle:27/12/2020-7262/25 md.) Bakan bu yetkisini bakan yardımcısına
devredebilir.
(2) Bu yetki, yabancı
bir muadil kuruluşun işlemin askıya alınması veya gerçekleşmesine izin
verilmemesi yönündeki gerekçeli talebinde yer alan işlemler hakkında da
Başkanlıkça aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair
şüphe görülmesi şartıyla mütekabiliyet ilkesi gözetilerek kullanılabilir.
(3) (Ek:27/12/2020-7262/25
md.) Birinci fıkra kapsamında askıya alınan veya gerçekleşmesine izin
verilmeyen işlemi, alınan karara aykırı şekilde gerçekleştiren yükümlülere
işlem tutarı kadar Başkanlıkça idari para cezası verilir. Ancak verilecek idari
para cezası elli bin Türk lirasından az olamaz.
(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve
esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Koordinasyon Kurulu
Durdurulan veya yapılmasına onay verilmeyen bir finansal transferin verilen karara uyulmaksızın tamamlanması halinde, işlemi gerçekleştiren yükümlülere işlem miktarı kadar idari para cezası tatbik edilir ve bu yaptırım kanuni alt sınırın altına inemez. Ayrıca suç gelirlerinin aklanmasını ve terörün finansmanını önlemeye yönelik yükümlülüklerine aykırı davranan bankalara idari para cezası verilebileceği gibi ihlalin durumuna göre banka yöneticileri hakkında da ceza uygulanabilmektedir.
MASAK şüpheli banka transferlerini durdurabilir mi?
Suç gelirlerinin aklanması veya terörün finansmanı şüphesi taşıyan finansal işlemler, şüphenin incelenmesi ve analiz edilmesi amacıyla yedi iş günü süreyle askıya alınabilir ya da işlemin tamamlanmasına izin verilmeyebilir.
Banka yapılan şüpheli işlem bildirimini hesap sahibine haber verir mi?
Bankalar gerçekleştirdikleri şüpheli işlem bildirimlerini müşterilerine veya üçüncü kişilere açıklayamaz; bu bildirimler kanunen gizli tutulur ve yalnızca yargılama esnasında mahkemeye sunulabilir.
Banka müşteri sırrı açık rıza ile üçüncü kişilere devredilebilir mi?
5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 73 f. 3 uyarınca kanuni istisnalar haricinde açık rıza alınmış olsa dahi müşterinin somut talep veya talimatı bulunmadıkça müşteri sırrı üçüncü kişilerle paylaşılamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

