CMK 5. Madde: Ceza Yargılamasında Görevsizlik Kararı

by Avukat Erdal Ersoy
CMK 5. Madde: Ceza Yargılamasında Görevsizlik Kararı

Ceza Yargılamasında Mahkemelerin Görevi ve Görevsizlik Kararı

Ceza muhakemesinde mahkemelerin görevleri Ceza Muhakemesi Kanunu m. 3/1 uyarınca kanunla belirlenir. İddianamenin kabul edilmesinden sonra işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya görev alanı dışında kaldığı anlaşılırsa mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir. Bu düzenleme Ceza Muhakemesi Kanunu m. 5/1 hükmünde yer almaktadır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – (1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.
(2) (Ek: 26/6/2009 – 5918/6 md.) (Mülga:2/7/2018-KHK/700/159
md.)
Re'sen görev kararı ve görevde uyuşmazlık
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – (1) İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı
gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir
kararla işi görevli mahkemeye gönderir.
(2) Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik
kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
Görevsizlik kararı verilemeyecek hâl

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 4/1 gereğince davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. Ancak bu yetki aynı fıkrada açıkça belirtildiği üzere Ceza Muhakemesi Kanunu m. 6 hükmü saklı tutularak sınırlandırılmıştır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – (1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına
kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü
saklıdır.
(2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli
mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler.
Görevsizlik kararı verilmesi gereken hâl ve sonucu
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2014/4288, K. 2014/5641Kaynağı aç
5. Ceza Dairesi         2014/4288 E.  ,  2014/5641 K.OLUMSUZ GÖREV UYUŞMAZLIĞI GÖREVSİZLİK KARARINA İTİRAZ VE SONUÇLARIGÖREVLİ MAHKEMEYİ BELİRLEME YETKİSİ CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 4CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 5CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 271
"İçtihat Metni"
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından sanıklar S.. G.. ve diğerleri haklarında yapılan yargılama sonucunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 3 ve müteakip maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Sincan Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/06/2011 tarihli ve 2011/97 Esas, 2011/83 sayılı Kararını müteakip, bu kez Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2011 tarihli ve 2011/222 Esas, 2011/236 sayılı görevsizlik kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına dair 15/12/2011 tarihli ve 2011/3167 Değişik İş sayılı kararının;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “ Re'sen görev kararı ve görevde uyuşmazlık” kenar başlıklı 4. maddesinde;”(l) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü saklıdır.(2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler.”,"Görevsizlik kararı verilmesi gereken hâl ve sonucu” kenar başlıklı 5. maddesinde; “(1) İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir. (2) Adli yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, somut olayda, ikinci görevsizlik kararını veren Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararıyla, anılan Mahkeme ile Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığının doğduğu, bu sebeple görevli mahkemeyi belirleme konusunda karar verme yetkisinin müşterek yüksek görevli Yargıtay 5. Ceza Dairesine ait olduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 24/02/2014 gün ve 94660652-105-06-7998-2013/3810/13654 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 10. Ceza Dairesinden görevsizlik kararı ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
CMK’nın 5/2. maddesinde yer alan adli yargı yeri içerisindeki mahkemelerce verilen görevsizlik kararlarına karşı itirazın mümkün olacağı hükmü ile aynı Kanunun 271/2. maddesindeki itirazın yerinde görülmesi üzerine merciin aynı zamanda itiraz konusu hakkında karar verebileceği ve maddenin 4. fıkrası uyarınca da merciin itiraz üzerine verdiği kararın kesin olacağı hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik kararına sanık müdafiin itiraz etmesi sebebiyle itiraz mercii olan Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz konusu ile ilgili bir karar vermesi ve talebi yerinde görerek Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararını kaldırmasında usulen bir isabetsizlik bulunmadığı, bilahare uyuşmazlığın çözümü için dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine verilen 05/11/2012 gün ve 2012/11703-10789 sayılı kararımız ile bu hususa vurgu yapılarak itiraz sonucu verilen kararın kesin ve bağlayıcı nitelikte olduğunun belirtildiği, ancak karardan uyuşmazlığın çözüm yerinin müşterek yüksek mahkeme olan Yargıtay’ın ilgili Dairesi olduğu, bu itibarla itiraza bakan merciin bu gerekçeyle talebin reddine karar vermesi gerekeceği sonucunun çıkarılamayacağı, CMK’nın 4/2. maddesinde yazılı olan “görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler” hükmünün uygulanabilmesi için karşılıklı olarak verilmiş ve kesinleşmiş iki görevsizlik kararının bulunması gerektiği, kesinleşmenin de yasal sürede itiraz yoluna başvurulmaması veya bu talebin reddedilmiş olması durumunda sağlanabileceği, somut olayda olduğu gibi itirazın kabulüne karar verilmesi halinde ise yanlış hukuki niteleme veya değerlendirme ile talebin kabul edildiği sebeplerinin kanun yararına bozma konusu edilebileceği, oysa mevcut talebin “görevli mahkemeyi belirleme yetkisinin Yargıtay’ın ilgili Dairesi olduğu sebebiyle itirazın reddine karar verilmeli” gerekçesine dayandırıldığı, işin esasına, nitelemeye yönelik bir talep olmadığı, yukarıda izah edilen açıklamalar karşısında ise CMK’nın 271/2. maddesindeki yetkiye dayalı olarak verilen Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/12/2011 tarih ve 2011/3167 Değişik İş sayılı kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 22/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Görevsizlik Kararına Karşı İtiraz Yolu ve Kanuni Kapsamı

Adli yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 5/2 uyarınca itiraz yoluna başvurulabilir. Fıkra metninde itiraz kanun yolu genel olarak öngörülmüş; madde gerekçesinde ise Cumhuriyet savcısının acele itiraz yoluna gidebileceği belirtilmiştir.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/4288 Esas ve 2014/5641 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, görevsizlik kararına itiraz edilmesi üzerine itiraz merciinin talebi yerinde bularak görevsizlik kararını kaldırması usul ve kanuna uygun olup merciin itiraz incelemesi sonucunda verdiği karar kesin ve bağlayıcı niteliktedir.

Mahkemeler Arasında Görev Uyuşmazlığının Çözümü

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 4/2 uyarınca görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler.

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 4/2 hükmünün uygulanabilmesi için karşılıklı olarak verilmiş ve kesinleşmiş iki görevsizlik kararının bulunması şarttır. Bu kesinleşme, yasal sürede itiraz yoluna başvurulmaması veya yapılan itiraz talebinin reddedilmiş olması durumunda sağlanır.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2014/3035 Esas ve 2014/2204 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, yargı yerini belirleme incelemesi görevi Yargıtay 5. Ceza Dairesi'ne aittir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2014/3035, K. 2014/2204Kaynağı aç
10. Ceza Dairesi         2014/3035 E.  ,  2014/2204 K.
"İçtihat Metni"
Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar …..ve… hakkındaki kovuşturma sırasında, sanık …müdafiinin itirazı üzerine … Ağır Ceza Mahkemesi'nce 15.12.2011 tarihinde 2012/3167 değişik iş sayı ile verilen itirazın kabulü ile… Ağır Ceza Mahkemesi'nin görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.03.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) Sanıklar …ve… hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek için kurulmuş örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından TCK'nın 220. maddesinin 1. fıkrası ve 188. maddesinin 3, 4 ve 5. fıkraları, diğer tüm sanıklar hakkında ise suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve suç işlemek için kurulmuş örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından TCK'nın 220. maddesinin 2. fıkrası ve 188. maddesinin 3, 4 ve 5. fıkraları uyarınca cezalandırılmaları için iddianame düzenlendiği,
b) … Ağır Ceza Mahkemesi'nce 10.06.2011 tarihinde 2011/85 esas ve 2011/78 karar sayı ile sanıkların suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma suçlarından beraatine, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ise görevsizlik kararı verilmek üzere dosyanın ayrılmasına karar verildiği, ayrılan dosyanın 2011/97 esas numarasına kaydedildiği, aynı Mahkemece 14.06.2011 tarihinde 2011/97 esas ve 2011/83 karar sayı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasında CMK'nın 3, 4 ve devamı maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliğine, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan TCK'nın 188/3, 53 ve 63. maddeleri gereğince yargılanmaları için dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği,
c) … Ağır Ceza Mahkemesi'nce 31.10.2011 tarihinde 2011/222 esas ve 2011/236 karar sayı ile görevli mahkemenin … Ağır Ceza Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, her iki mahkeme arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine karar verildiği,
d) Sanık … müdafiinin… . Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31.10.2011 tarihli görevsizlik kararına itiraz etmesi üzerine,… Ağır Ceza Mahkemesi'nce 15.12.2011 tarihinde 2011/3167 değişik iş sayı ile… . Ağır Ceza Mahkemesi'nin görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, itirazın kabulüne,… . Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31.10.2011 tarihli görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun " Re'sen görev kararı ve görevde uyuşmazlık" kenar başlıklı 4. maddesinde; "( 1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı Madde hükmü saklıdır. (2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler.", "Görevsizlik kararı verilmesi gereken hâl ve sonucu" kenar başlıklı 5. maddesinde; "(1) iddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.(2) Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, somut olayda, ikinci görevsizlik kararını veren… Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararıyla, anılan Mahkeme ile … Ağır Ceza Ceza Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığının doğduğu, bu sebeple görevli mahkemeyi belirleme konusunda karar verme yetkisinin müşterek yüksek görevli Yargıtay 5.Ceza Dairesine ait olduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek,… Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli kararının kanun yararına bozulması istenmiştir.
Kanun yararına bozma isteğinin kapsamına, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi hükmüne ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 24.01.2014 tarih ve 2014/1 sayılı kararına göre; kanun yararına bozma isteğine konu olan yargı yerini belirleme konusunu inceleme görevi Yüksek Yargıtay (5). Ceza Dairesi’ne ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE; gereği için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Duruşmada Nitelik Değişikliği Nedeniyle Alt Dereceli Mahkemeye Gönderme Yasağı

Mahkemenin re'sen görevsizlik kararı verme yetkisi mutlak değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 6/1 uyarınca duruşmada suçun hukuki niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – (Değişik: 6/12/2006 – 5560/16 md.)
(1) Duruşmada suçun hukukî niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik
kararı verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez.
Görevli olmayan hâkim veya mahkemenin işlemleri

Görev Tayininde Dikkate Alınan Cezai Hükümler

Türk Ceza Kanunu m. 188/3 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı biçimde satışı, devri, nakli, temini, depolanması veya bulundurulması fiillerini işleyenler hakkında en az on yıl hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adli para cezası yaptırımı öngörülmektedir. Söz konusu maddelerin çocuğa verilmesi veya satılması durumunda ise fail hakkında tayin edilecek hapis cezasının alt sınırı on beş yıl olarak belirlenmiştir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından
ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda
hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin
çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş
yıldan az olamaz.[79]
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11
md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin
ve türevleri olması,[80]
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler
ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen
reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü
madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005
– 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82]
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner,
sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık
hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Türk Ceza Kanunu m. 188/5 gereğince bu suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise ceza bir kat artırılır.

Türk Ceza Kanunu m. 220/1 uyarınca suç işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, amaç suçları işlemeye elverişlilik bulunması hâlinde beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; örgütün varlığı için en az üç üye gerekir. Örgüte üye olanlar hakkında Türk Ceza Kanunu m. 220/2 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması hâlinde ise Türk Ceza Kanunu m. 220/5 uyarınca örgüt yöneticilerine verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır ve yöneticiler ayrıca fail olarak cezalandırılır. Hiyerarşik yapıya dahil olmaksızın örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi ise Türk Ceza Kanunu m. 220/7 gereğince örgüt üyesi olarak cezalandırılmakta olup cezada üçte birine kadar indirim yapılabilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 220Kaynağı aç
Madde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt
kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç
ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek
ceza yarısı oranında artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu
suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(5) (Ek cümle:24/12/2025-7571/20 md.) Örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması
halinde, örgüt yöneticilerine yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarısından bir katına kadar artırılır. Örgüt yöneticileri, örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak
cezalandırılır.
(6) (Değişik:2/3/2024-7499/10 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin
5/11/2024 Tarihli ve E.:2024/81, K.:2024/189 Sayılı Kararı ile)
(7) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.)
Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek
ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt
üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine
kadar indirilebilir.
(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru
gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde
propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.[91]
Etkin pişmanlık

Türk Ceza Kanunu m. 220/6 fıkrası Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

Olağanüstü Kanun Yolu Olarak Kanun Yararına Bozma

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 309/1 uyarınca istinaf ya da temyiz denetiminden geçmeksizin kesinleşmiş mahkeme ve hâkim kararlarında hukuka aykırılık saptandığında, Adalet Bakanlığı gerekçesini belirterek kararın bozulması talebini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı biçimde iletir. Bu yol neticesinde Ceza Muhakemesi Kanunu m. 309/5 uyarınca verilecek bozma kararlarına karşı mahkemelerce direnilemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf
veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka
aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca
bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.[144]
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya
hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine
verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse,
karar veya hükmü kanun yararına bozar.
(4) Bozma nedenleri:
a) 223 üncü maddede tanımlanan ve
davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya
mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.
b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya
savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine
ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama
sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan
cezadan daha ağır olamaz.
c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise,
aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.
d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını
gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini
gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.
(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 309/4 uyarınca bozma nedeninin türüne göre sonuçlar belirlenir: davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise kararı veren hâkim veya mahkeme gerekli inceleme sonucunda yeniden karar verir; mahkûmiyete ilişkin hükmün usul işlemlerine veya savunma hakkını kısıtlayan hallerine ilişkinse yeniden yargılama sonucuna göre hüküm verilir ve önceki cezadan daha ağır ceza tayin edilemez; davanın esasını çözüp mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkinse aleyhte sonuç doğurmaz; hükümlünün cezasının kaldırılmasını veya daha hafif bir ceza verilmesini gerektiriyorsa Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.

Sık Sorulan Sorular

İddianamenin kabulünden sonra görevsizlik kararı verilmesi mümkün müdür?

Evet. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 5/1 uyarınca iddianamenin kabulünden sonra işin mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir; mahkeme kovuşturmanın her aşamasında bu hususu re'sen gözetebilir ancak duruşmada suçun niteliğinin değişmesi gerekçesiyle dosya alt mahkemeye gönderilemez.

Adli yargıda verilen görevsizlik kararına karşı hangi kanun yoluna gidilebilir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 5/2 uyarınca adli yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Ortak yüksek görevli mahkemenin görev uyuşmazlığını çözmesi için hangi şartlar gerekir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 4/2 uyarınca uyuşmazlığın çözülebilmesi için karşılıklı olarak verilmiş ve yasal sürede itiraz edilmemesi ya da itirazın reddedilmesi suretiyle kesinleşmiş iki görevsizlik kararının bulunması gerekir.

Duruşmada suç niteliğinin değiştiği gerekçesiyle dosya alt mahkemeye gönderilebilir mi?

Hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 6/1 açık hükmü uyarınca duruşmada suçun hukuki niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu