Tıbbi Malpraktis Kavramı ve Hukuki Nitelendirme
Tıbbi malpraktis, sağlık çalışanlarının tedavi sırasında güncel standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği sergilemesi veya tedaviyi eksik ya da yanlış uygulaması sebebiyle zararın ortaya çıkmasıdır. Doktor hatası nedeniyle tazminat davası; somut olayın niteliğine ve taraflar arasındaki hukuki bağa göre haksız fiil, sözleşmeye aykırılık veya vekaletsiz iş görme hukuki sebeplerine dayanılarak açılabilir.
İspat Yükü, Zarar Unsurları ve Aydınlatılmış Onam
Doktor hatasına dayalı tazminat isteminde bulunan hastanın; hekimin kusurunu, meydana gelen zararın varlığını ve kusur ile zarar arasındaki illiyet bağını ispat etmesi gerekir. Zararın varlığını ve kapsamını ispat yükü kural olarak zarar görene aittir. Hükmedilecek tazminat miktarı gerçekleşen zarardan fazla olamaz; bununla birlikte zararın miktarı ile hükmedilecek tazminat miktarının eşit olması zorunlu değildir.
Tıbbi girişim sırasında meydana gelen, öngörülmesi mümkün olmayan ya da öngörülse dahi önlenemeyen, bilgi ve beceri eksikliğinden kaynaklanmayan ve usulünce aydınlatılmış onamı alınmış olan durumlar komplikasyon kabul edilir ve hekimin hukuki sorumluluğunu doğurmaz. Aydınlatılmış onam yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat yükü ise hekime aittir. Matbu ve soyut ifadelerle hazırlanan onam formları yetersiz kabul edilmekte; aydınlatılmış onamın eksik veya hatalı alındığı hallerde tıbbi müdahale kusursuz icra edilmiş bulunsa dahi hukuki sorumluluk gündeme gelebilmektedir.
Bedensel zarara uğranılması durumunda maddi tazminat talebi hasta tarafından ileri sürülür. Bu kapsamda tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar talep edilebilir. Hatalı müdahale neticesinde ölüm gerçekleşmişse cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücü kaybı zararları ile ölenin desteğinden yoksun kalan yakınları tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilir. Manevi tazminat ise hasta tarafından talep edilebileceği gibi, bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde duyulan acı, elem ve keder sebebiyle hastanın ailesi tarafından da ileri sürülebilir.
Görevli Yargı Kolu, Husumet ve Mahkemelerin Belirlenmesi
Kamu kurumlarında görev yapan hekimlerin tıbbi müdahalelerinden kaynaklanan zararlarda, Anayasa'nın 129. maddesi gereğince kamu görevlisi doktora doğrudan tazminat davası açılamaz. Kamu hastanesindeki hatalı tıbbi uygulama iddiasıyla açılacak dava doğrudan ilgili idareye yöneltilir. İdare mahkemesince uyuşmazlık, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi esasını içeren hizmet kusuru çerçevesinde incelenir. Tam yargı davasında husumet devlet hastaneleri için Sağlık Bakanlığı'na, devlet üniversitesi hastanelerinde ise üniversite rektörlüğüne yöneltilir. Kamu idaresinin tazminatı ödedikten sonra ilgili sağlık çalışanına rücu etme hakkı saklıdır. Sağlık Bakanlığı'nın ödediği tazminatı doktora rücu etmek amacıyla açacağı dava ise haksız fiil hükümlerine göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Özel hastanelerde ve serbest hekimlerin muayenehanelerinde yürütülen tedavilerden kaynaklanan tazminat uyuşmazlıkları vekalet akdine dayandığından adli yargı kolunda çözümlenir. Özel muayenehanesinde çalışan hekim ile hasta arasındaki ilişki vekalet sözleşmesi niteliğinde olup açılacak tazminat davalarında Tüketici Mahkemesi görevlidir. Özel hastanelerde gerçekleştirilen tedavilerde ise sözleşme hastane işletmecisi ile kurulmuş sayılmakta; hastane tacir, hasta tüketici konumunda bulunmaktadır. Hekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 116. maddesi uyarınca ifa yardımcısı olarak nitelendirilmekle birlikte, somut olaya göre hastaneyle beraber veya haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde hekime karşı da dava ikame edilebilmektedir. Bu uyuşmazlıkların adli yargı bünyesindeki Tüketici Mahkemesinde karara bağlanması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/396, K. 2023/194Kaynağı aç
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un Ek 12. maddesi uyarınca kamu sağlık kurumlarında ve özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile mesleklerini serbest icra edenler, tıbbi kötü uygulamadan doğabilecek zararlar ile kendilerine yapılacak rücuları karşılamak amacıyla zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdür. Bu sigorta serbest çalışan hekimlerin bizzat kendileri, özel kurumlarda çalışanlar için ise ilgili özel kurumlarca yaptırılır. Kamu çalışanlarında primin yarısı hekim, yarısı kurum bütçesi veya döner sermayeden ödenir. Özel kuruluşlarda çalışanların sigorta priminin yarısı kendileri, diğer yarısı istihdam edenlerce karşılanır; istihdam edenin ödediği prim hiçbir şekilde hekimin maaş ve mali haklarından kesilemez. Hekimin zorunlu sigortasını üstlenen sigorta şirketine karşı açılacak tazminat davalarında ise görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.
1219 sayılı TABABET VE ŞUABATI SAN´ATLARININ TARZI İCRASINA DAİR KANUN m. Ek Madde 12Kaynağı aç
Dava Öncesi Başvuru Usulleri ve Arabuluculuk Şartı
Kamu hastanelerinde gerçekleşen hatalı tıbbi müdahaleler sebebiyle idare mahkemesinde tam yargı davası açılmadan önce, ilgili kamu idaresine yazılı başvuru yapılarak tazminat talebinin iletilmesi zorunludur. İdarenin başvuruya cevap verme süresi 30 gündür. Bu süre içinde idarece cevap verilmemesi durumunda talep reddedilmiş sayılır. Başvurunun reddinin tebliğinden veya 30 günlük sürenin cevapsız dolmasından itibaren 60 gün içinde tam yargı davasının açılması gerekir. İdare mahkemesinde görülecek tam yargı davalarında dava şartı arabuluculuk usulü uygulanmaz.
Özel hastaneler veya hekim aleyhine Tüketici Mahkemesinde yahut sigortacı aleyhine Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak tazminat davalarında ise dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulması zorunludur.
Mesleki Sorumluluk Kurulu İzin ve Rücu Sistemi
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 18. maddesi uyarınca; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesindeki soruşturma usulüne tabi olanlar hariç tutularak, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık meslek mensuplarının tıbbi işlem ve uygulamaları sebebiyle yürütülen soruşturmalarda 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu çerçevede sağlık çalışanları hakkında ceza soruşturması açılması Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu'nun iznine bağlanmıştır.
3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek Madde 18Kaynağı aç
Yedi üyeden oluşan Mesleki Sorumluluk Kurulu, kamu idarelerince ödenen tazminatların ilgili sağlık çalışanına rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına bir yıllık süre zarfında karar verir. Kurul kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde itiraz yoluna başvurulabilir; bu itirazları inceleme yetkisi münhasıran Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne aittir.
Zamanaşımı Süreleri ve Sürenin Başlangıcı
Haksız fiil sorumluluğuna dayanan tazminat istemleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa uzamış ceza zamanaşımı uygulanır. Aydınlatılmış onamın bulunmadığı veya vekaletsiz iş görme niteliği taşıyan durumlarda ise aksine özel hüküm bulunmadıkça 6098 sayılı Kanun'un 146. maddesindeki 10 yıllık genel zamanaşımı süresi tatbik edilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
Özel hastane ve serbest hekim ile hasta arasındaki uyuşmazlıklarda vekalet hükümleri geçerli olduğundan, 6098 sayılı Kanun'un 147. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/396 Esas ve 2023/194 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararlarda zamanaşımı süresinin başlangıcı olay tarihi veya tazminat sorumlusunun öğrenildiği gün değil; sürekli sakatlığa ve maluliyete ilişkin kesin hekim ya da sağlık kurulu raporunun düzenlenip öğrenildiği tarihtir. Tedavinin henüz tamamlanmadığı ve zararın kapsamı ile miktarı hakkındaki belirsizliğin sürdüğü aşamada hastanın süre aşımı kaygısıyla dava açmaya zorlanması adil yargılanma hakkına ve hak arama özgürlüğüne aykırıdır. Zararın öğrenilmesi, davanın gerekçelerini göstermeye ve iddiayı objektif şekilde ispata elverişli tüm koşulların kesinleştiği anı ifade eder.
Taleple Bağlılık, Faiz Türleri ve Usuli Kazanılmış Hak
Malpraktis tazminat davalarında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi gereğince hâkim taleple bağlı olup talep sonucundan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu kural gereğince faiz başlangıç tarihi belirlenirken davacının talep ettiği tarihten önceki bir tarihe resen faiz yürütülmesi mümkün değildir. Hatalı tedaviye dayalı alacaklarda faiz niteliği yönünden, davalı hekim hakkında yasal faize hükmedilmesi gerekirken tacir niteliğindeki özel hastane yönünden talep varsa avans faizi uygulanır. Ayrıca Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararında gösterilen hukuki çerçevede inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorunda olup bu durum taraflar ve mahkeme bakımından usuli kazanılmış hak teşkil eder.
Tıbbi malpraktis ile komplikasyon arasındaki fark nedir?
Tıbbi malpraktis hekimin mesleki standartlara riayet etmemesi veya beceri eksikliği sebebiyle hastanın zarar görmesidir; komplikasyon ise standartlara uygun davranılmasına ve hasta usulünce aydınlatılmasına rağmen meydana gelen, öngörülemeyen veya önlenemeyen istenmeyen neticeler olup hukuki sorumluluk doğurmaz.
Kamu hastanesinde meydana gelen tıbbi hatada dava kime açılır?
Kamu görevlisi doktora doğrudan dava açılamaz; zararın tazmini için önce ilgili idareye yazılı başvuru yapılmalı, başvurunun reddi veya 30 gün içinde cevaplanmaması halinde devlet hastaneleri için Sağlık Bakanlığı'na, üniversite hastaneleri için rektörlüğe karşı idare mahkemesinde tam yargı davası açılmalıdır.
Özel hastanede gerçekleşen doktor hatasında hangi mahkeme görevlidir?
Özel hastanede yürütülen tedavilerden doğan tazminat taleplerinde sözleşme hastane işletmesiyle kurulduğundan ve hasta tüketici sayıldığından uyuşmazlık Tüketici Mahkemesinde görülür; ayrıca dava öncesinde zorunlu arabuluculuk sürecinin tüketilmesi şarttır.
Vücut bütünlüğünün ihlalinde zamanaşımı hangi tarihte başlar?
Maluliyet veya bedensel zarar içeren tıbbi hatalarda zamanaşımı müdahale gününde değil; sürekli sakatlığın mahiyetini ve kapsamını kesinleştiren sağlık kurulu veya hekim raporunun öğrenildiği tarihte işlemeye başlar.
Mesleki Sorumluluk Kurulu rücu kararlarına karşı nerede itiraz edilir?
Mesleki Sorumluluk Kurulu'nun rücuya ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde münhasıran yetkili Ankara Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itiraz başvurusunda bulunulması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

