Mal Varlığına Ulaşılamamasında Zararların Karşılanması

by Avukat Erdal Ersoy
Mal Varlığına Ulaşılamamasında Zararların Karşılanması

Mal varlığına ulaşılamamasından doğan maddi zarar

5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararlar düzenlenmiştir.

5233 sayılı TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN m. 7Kaynağı aç
Madde 7- Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar. b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri.[5] c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar. Zararın tespiti

Valiliğe başvuru süresi

5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinin birinci fıkrası, zarar gören ile mirasçı veya yetkili temsilcisini belirli süreler içinde harekete geçmekle yükümlü kılar. Süre, zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gündür; bu süre her durumda olayın meydana gelmesinden itibaren bir yılı aşamaz. Başvuru, zararın gerçekleştiği veya olayın meydana geldiği ilin valiliğine yapılır. Anılan sürelerin geçmesinden sonra yapılan başvuru kabul edilmez.

5233 sayılı TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Madde 6- (Değişik: 28/12/2005 – 5442/3 md.) Zarar gören veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il valiliğine başvurmaları hâlinde gerekli işlemlere başlanır. Bu sürelerden sonra yapılacak başvurular kabul edilmez. Bu Kanun kapsamındaki yaralanma ve engelli hâle gelme durumlarında, yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen süre, başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.[3][4] İlgili valilik dışında diğer valilikler, kaymakamlıklar, Türkiye Cumhuriyeti dış temsilcilikleri, diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan başvurular ilgili valiliğe gönderilir. Komisyon, zarar görenlerce yapılacak her başvuru ile ilgili çalışmalarını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde tamamlamak zorundadır. Zorunlu hâllerde, bu süre vali tarafından üç ay daha uzatılabilir. Komisyon, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından başvuru konusu ile ilgili her türlü bilgi ve yardımı isteyebileceği gibi, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanları bilirkişi olarak da görevlendirebilir. Komisyon, gerekli gördüğü uzmanları çalıştırabilir veya bunlardan görüş alabilir. Komisyonun başkan ve üyeleri; kendilerinin, eşlerinin ve üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve kayın hısımları ile vekili, vasisi ya da kayyımı oldukları kişilerin zararları ile ilgili komisyon toplantılarına katılamazlar. Komisyonun sekreterlik hizmetleri il özel idarelerince yürütülür. Komisyon tarafından bilirkişi olarak görevlendirilen kamu görevlilerine her başvuru dosyası için (500), diğer kişilere her başvuru dosyası için (1000) gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere komisyon kararı ile ödeme yapılır. Bu ödemeler, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaz. Zararların tespiti amacıyla memuriyet mahalli dışında keşfe katılan komisyon üyeleri ile bilirkişilere 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre harcırah ödenir. Komisyonun avukat üyesine ödenecek harcırahın tespitinde, 1 inci dereceden maaş alan Devlet memuruna ödenen harcırah miktarı esas alınır. Bu ödemeler, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaz. Komisyon üyeleri bilirkişi olarak görevlendirilemez. Komisyonun giderleri Bakanlık ve/veya il özel idaresi bütçesinden karşılanır. Dava açma süresi içinde yapılan başvuru, nihaî işlem sonucunun ilgiliye tebliğine kadar genel hükümlere göre dava açma sürelerini durdurur. Karşılanacak zararlar

Yaralanma ve engellilikte süre hesabı

Aynı fıkradaki istisna, bu Kanun kapsamındaki yaralanma ve engelli hâle gelme durumlarına ilişkindir. Yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen süre, başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.

Komisyonun inceleme süresi

5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinin üçüncü fıkrası, komisyonun her başvuru üzerindeki çalışmayı başvuru tarihinden başlayarak altı ay içinde bitirmesini zorunlu tutar. Zorunlu hâllerde vali bu süreyi üç ay daha uzatma yetkisine sahiptir.

Komisyon başvurusunun dava süresine etkisi

5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinin on birinci fıkrasına göre, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, nihai işlem sonucunun ilgiliye tebliğine kadar genel hükümlere göre işleyen dava açma sürelerini durdurur.

İmar planı ve parselasyonda bildirim

Danıştay 6. Dairesinin E. 2021/10108, K. 2024/5502 sayılı kararında, 5233 sayılı Kanun kapsamındaki imar planı ve parselasyon işlemleri bakımından bildirim ile süre sonucu birlikte ele alınmıştır. İşlemde, on beş gün içinde dava açılması gerektiği ve dava açılmadan önce 11. madde kapsamında yapılacak başvurunun işlemeye başlayan dava açma süresini nasıl etkileyeceği açıkça belirtilmemişse idare mahkemelerinde altmış günlük genel dava açma süresi uygulanır. Aynı hususlar idari işlemde açıklanmışsa tebliğ tarihinden itibaren özel on beş günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekir.

Danıştay 6. Daire, E. 2021/10108, K. 2024/5502Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/10108 E.  ,  2024/5502 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/10108 Karar No : 2024/5502 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU :… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Şırnak ili, Cizre ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda yapılan 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının, 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; riskli alan olarak belirlenen dava konusu taşınmazı da kapsayan alana ilişkin uygulama ve nazım imar planları ile parselasyon işleminin on beş gün süreyle ilan edildiği, yapılan itirazların 12.03.2018 tarihli işlemle reddedilmesi üzerine kesinleştiği, bu tarihi takip eden günden itibaren 15 gün içerisinde, en geç 27.03.2018 tarihine kadar dava açılması gerektiği, ancak bununla birlikte davacının itirazının reddedildiğinin davacıya 12.04.2018 tarihinde bildirildiği, 2577 sayılı Kanunun 7.maddesi uyarınca uygulama işlemi ile birlikte düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planlarının da süresi içinde dava konusu edilebileceği ancak dava konusu parselasyon işlemine karşı açılacak davanın da itirazın reddinin bildirildiği 12.04.2018 tarihinden itibaren 15 gün içinde en geç 27.04.2018 tarihinde açılması gerekirken, bu tarih geçirildikten uzunca bir süre sonra 11.06.2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını incelemeye olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Şırnak ili, Cizre ilçesi, …, … , … , …, …, …, …, … ve … Mahalleleri sınırları içerisinde kalan yaklaşık 483,13 hektarlık alanın 6306 sayılı Kanun kapsamında 30.05.2016 tarih ve 2016/8860 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "riskli alan" ilan edildiği, 01.06.2016 tarih ve 29729 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, riskli alan olarak belirlenen alanda yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı 21.11.2016 tarihinde Şırnak Valiliği ilan panosunda ve internet sitesinde 15 gün süre ile ilan edilip 06.12.2016 tarihinde askıdan indirildiği, 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin ise 07.02.2017 tarihinde Şırnak Valiliği ilan panosunda ve internet sitesinde 15 gün süre ile ilan edilip 22.02.2018 tarihinde askıdan indirildiği, söz konusu parselasyon planına süresi içerisinde 3 itiraz yapıldığı, davacı tarafından da 19.02.2018 tarihinde itiraz edildiği, söz konusu itirazların … tarih ve … sayılı işlem ile reddedildiği, bu işlemin davacıya bildirilmemesi üzerine davacı tarafından 11.04.2018 tarihli dilekçesi ile Şırnak Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne başvurularak anılan itirazın akıbetinin sorulduğu, bu başvuruya cevaben 12.04.2018 tarihinde tebliğ edilen … tarih ve … sayılı işlem ile itirazının reddedildiğinin davacıya bildirildiği, davacı tarafından ise bakılan davanın 11.06.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasında; Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış, 125. maddesinin üçüncü fıkrasında da; 40. maddedeki düzenlemenin devamı niteliğinde, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmüne, 2. fıkrasında, "Bu süreler, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlar." hükmüne, 4. fıkrasında ise, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun, "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise, "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur." hükmü yer almaktadır. 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un Geçici 6.maddesinde "16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilan edilen riskli alanlar ile Bakanlar Kurulunun 22/10/2012 tarihli ve 2012/3900 sayılı ve 16/2/2016 tarihli ve 2016/8538 sayılı kararları ile ilan edilen riskli alanlarda ve bu alanların dönüştürülmesi için kullanılacak rezerv yapı alanlarında 6306 sayılı Kanun ile birlikte bu Kanunun 6306 sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümlerine ve aşağıdaki hükümlere göre uygulama yapılabilir. Bu alanlarda; imar planı, imar uygulaması, alt ve üst yapı projeleri, ruhsat ve yapım da dâhil olmak üzere bütün iş ve işlemler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından resen yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bu alanlarda her tür ve ölçekteki meri imar planı, plan notları ve plan açıklama raporunda ilgili idarelere verilmiş görüş bildirme de dâhil her türlü görev ve yetkiler Çevre ve Şehircilik Bakanlığına geçer. 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca taşınmazlara verilen zararların ayni olarak karşılanması esastır. Bu alanlarda yapılacak yapılardaki kat irtifakı veya kat mülkiyeti; hak sahiplerine, mülkiyet haklarına ve/veya oluşan zararlara karşılık, bağımsız bölümlerin devri yapılıncaya kadar Hazine adına kurulur. Ayrıca inşaat ruhsatı Hazine adına düzenlenir. Bu alanlarda yapılacak uygulamalarda tüm tapu ve kadastro işlemleri ile yıkım ve yapıma ilişkin her türlü izin ve ruhsat gibi iş ve işlemler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından resen yapılır veya yaptırılır. Parselasyon planlarında, gerekli görülmesi hâlinde ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını tamamlamak üzere düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. Riskli alan ve bu alanların dönüştürülmesi için kullanılacak rezerv yapı alanlarına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan imar planları ve parselasyon planları ilgili çevre ve şehircilik il müdürlüğünde on beş gün süreyle ilan edilir. Bu planlara itiraz, ilan süresi içinde ilgili çevre ve şehircilik il müdürlüğüne yapılır ve itirazlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca beş gün içerisinde değerlendirilir. İtirazların reddedilmesi hâlinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması hâlinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan uygulamaya karşı, işlemin ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren; imar ve parselasyon planlarına karşı ilan tarihinin bitiminden itibaren on beş gün içerisinde dava açılabilir. Mahkemece, idarenin savunmasının alınmasından sonra otuz gün içinde karar verilir, bu karara karşı on beş gün içinde temyiz yoluna gidilebilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasanın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği maddenin gerekçesinde belirtilmiştir. İdari işlemden hak ve menfaati etkilenen kişilere, bu işleme karşı başvurulabilecek tüm idari ve yargısal yolların ve merciilerin gösterilmesi mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı dolayısıyla hak arama hürriyetinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir. Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 7. maddesinde genel dava açma süresi düzenlenmiş, 11. maddesinde ise dava açmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesinin üst makamdan üst makam yoksa işlemi tesis eden makamdan istenilmesine izin veren idari başvuru yolu öngörülmüş, söz konusu idari başvurunun ise dava açma süresini durduracağı ve kalan sürede dava açabileceği belirtilmiştir. Ancak nitelikleri gereği bazı idari işlemlere karşı yasalarla özel dava açma süreleri getirilmiş ve söz konusu 11. madde kapsamında yapılacak başvurunun dava açma süresini etkilemeyeceği düzenlenmiştir. 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un Geçici 6.maddesinde yer alan dava açma süresi de bu kapsamda yer almaktadır. Anılan maddede imar ve parselasyon planlarına karşı dava açma süresinin genel dava açma süresinden farklı olarak 15 (on beş ) gün olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, yukarıda aktarılan Anayasa hükmü uyarınca mahkemeye erişim hakkının etkin biçimde kullanılmasının sağlanmasına yönelik olarak özel dava açma süresi ve koşullarının düzenlendiği 5233 sayılı Kanun kapsamına tabi imar planı ve parselasyon işlemlerinin ilgililere bildirilmesi sırasında, anılan işlemlere karşı 15 gün içinde dava açılması gerektiğinin ve dava açmadan önce 11. madde kapsamında yapılacak başvurunun işlemeye başlayan dava açma süresini nasıl etkileyeceğinin işlemde açıkça belirtilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. İdari işlemde açıklanması durumunda ise, idari işlemin tebliğ tarihinden itibaren, anılan özel dava açma süresi içerisinde dava açılması gerektiği kabul edilmelidir. Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15.03.2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında; “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” hükme bağlanmıştır. Bu durumda Çevre Şehircilik ve iklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 5233 sayılı Kanun kapsamında kabul edilen imar planları ve parselasyon işlemine anılan Kanun uyarınca 15 gün içerisinde dava açılabileceğinin imar planının veya parselasyon işleminin ilan-askı tutanağında ve her türlü ilan araçlarında ilgililere açıkça bildirilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık bu çerçevede ele alındığında, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planının 21.11.2016 tarihinde Şırnak Valiliği ilan panosunda ve internet sitesinde 15 gün süre ile ilan edilip 06.12.2016 tarihinde askıdan indirildiği, 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin ise 07.02.2018 tarihinde Şırnak Valiliği ilan panosunda ve internet sitesinde 15 gün süre ile ilan edilip 22.02.2018 tarihinde askıdan indirildiği, söz konusu parselasyon planına süresi içerisinde davacı tarafından 19.02.2018 tarihinde itiraz edildiği İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesine göre parselasyon işleminin son askı tarihi olan 22.02.2018 tarihinden itibaren zımni ret süresi dolmadan itirazın reddedildiğinin bildirildiği 12.04.2018 tarihinden itibaren genel dava açma süresi olan 60 gün içerisinde 11.06.2018 tarihinde uygulama işlemi olan parselasyon işlemi ve dayanağı imar planlarına karşı açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un Geçici 6. maddesinde öngörülen yargılama usulü uyarınca temyizen incelenen davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Mal varlığına ulaşılamaması hangi zararı kapsar?

5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, terörle mücadele faaliyetleri nedeniyle mal varlığına ulaşılamamasından kaynaklanan maddi zararları düzenler.

Valiliğe başvuru süresi ne kadardır?

Zarar gören, mirasçısı veya yetkili temsilcisi olayı öğrenmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olaydan itibaren bir yıl içinde ilgili il valiliğine başvurur; bu sürelerden sonraki başvurular kabul edilmez.

Hastanede geçen süre başvuru süresine eklenir mi?

Kanun kapsamındaki yaralanma ve engelli hâle gelmede, hastaneye kabulden çıkışa kadar geçen süre başvuru süresinin hesabında dikkate alınmaz.

Komisyon başvuruyu ne kadar sürede tamamlar?

Komisyon her başvuruya ilişkin çalışmasını başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde tamamlar; zorunlu hâllerde vali bu süreyi üç ay uzatabilir.

Komisyona başvuru dava açma süresini nasıl etkiler?

Dava açma süresi henüz dolmadan komisyona başvurulmuşsa, genel hükümlere göre işleyen dava açma süreleri nihai işlem sonucunun ilgiliye tebliğine kadar işlemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu