Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir ve Hangi Şekilde Yapılır?

by Avukat Erdal Ersoy
Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir ve Hangi Şekilde Yapılır?

Eşler arasında mal rejimi bakımından esas olan, edinilmiş mallara katılmanın uygulanmasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 202. maddesi bu esası koyar ve eşlere, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul etme imkânı verir. Sözleşmenin şekli aynı kanunun 205. maddesindedir: sözleşme noterde, düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 202Kaynağı aç
Madde 202- Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler. B. Mal rejimi sözleşmesi I. Sözleşmenin içeriği
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 205Kaynağı aç
Madde 205- Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler. Mal rejimi sözleşmesinin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur. C. Olağanüstü mal rejimi I. Eşlerden birinin istemi ile 1. Karar

Yasal rejim ve sözleşmeyle kabul

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 202. maddesine göre eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilir.

Noter şekli, yazılı bildirim ve imza

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 205. maddesi, mal rejimi sözleşmesinin noterde yapılmasını iki biçime bağlar. Sözleşme düzenleme şeklinde yapılabileceği gibi onaylama şeklinde de yapılabilir.

Noter biçiminin yanında, evlenme başvurusu sırasında kullanılan bir bildirim imkânı da vardır. Taraflar, başvuru sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 184Kaynağı aç
Madde 184- Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir: 1. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz. 2. Hâkim, bu olgular hakkında gerek re'sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez. 3. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz. 4. Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder. 5. Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. 6. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM EVLİLİĞİN GENEL HÜKÜMLERİ A. Haklar ve yükümlülükler I. Genel olarak

Aynı madde imzayı da zorunlu tutar. Mal rejimi sözleşmesini taraflar imzalar. Gerektiğinde yasal temsilcilerin de imzası aranır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 26Kaynağı aç
MADDE 26- Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler. II. Kesin hükümsüzlük

İçerik serbestisi ve fer'î sonuçlar

Sözleşme içeriği, kanunun çizdiği çerçevenin dışında serbestçe genişletilemez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesine göre taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilir.

Boşanma veya ayrılıkta fer'î sonuçlar için ayrıca hâkim onayı aranır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 184. maddesine göre bu sonuçlara ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.

Sonradan yapılan sözleşmenin ileriye etkisi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin E. 2016/10565, K. 2017/8506 sayılı kararında, edinilmiş mallara katılma rejimi dışındaki diğer mal rejimlerinin sonradan benimsenmesi ele alınmıştır. Bu yönde sonradan yapılan sözleşmeler ancak ileriye etkilidir ve yapıldıkları tarihten sonraki dönem için sonuç doğurur.

Kararın gerekçesi, davalılar arasında yapılan mal ayrılığı sözleşmesini de yapıldığı tarihten sonrası için geçerli saymıştır. Bu belirleme, kararda incelenen sözleşme hakkındadır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/10565, K. 2017/8506Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2016/10565 E.  ,  2017/8506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejimi Sözleşmesinin İptali Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm davalılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten sonra, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar …, …, … ve … vekili, davalılar arasında yapılan Üsküdar 6.Noterliğinde düzenlenen 21.03.2014 tarih, 21756 yevmiye sayılı mal ayrılığı sözleşmesinin muvazaalı olduğundan bahisle geçersizliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar … ile … vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, edinilmiş mal rejiminden mal ayrılığına geçiş sözleşmesinin taraflar açısından özgürce yapılabilmesi mümkün ise de bu sözleşme ile taraf dışındaki kişilerin hukukunu olumsuz etkileyen veya ortadan kaldıran sözleşmelerin hiçbir şekilde yapılamacağı gerekçesiyle davalı eşler arasında yapılan mal ayrılığı sözleşmesi davacıların hukukunu etkiler nitelikte olduğundan söz konusu mal ayrılığı sözleşmesinin geçersizliğine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalılar 24.09.1984 tarihinde evlenmiş olup, 21.03.2014 tarihinde Üsküdar 6.Noterliğinde mal ayrılığı sözleşmesi yapmışlardır. Edinilmiş mallara katılma rejimi dışındaki diğer mal rejimlerinin benimsenmesine ilişkin sonradan yapılan sözleşmeler ancak ileriye etkili olarak yapıldığı tarihten sonraki dönem için sonuç doğurur. Dolayısıyla davalılar arasında yapılan mal ayrılığı sözleşmesi yapıldığı tarihten sonrası için geçerlidir. Bundan ayrı, 4721 sayılı TMK'nun 213.maddesi “ Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklılarının, üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz. Kendisine böyle mallar geçmiş olan eş, borçlardan kişisel olarak sorumludur; ancak, söz konusu malların borcu ödemeye yetmediğini ispat ettiği takdirde, bu ölçüde kendisini sorumluluktan kurtarabilir." hükmünü amirdir. Açıklanan hususlar karşısında, davalılar arasında yapılan mal ayrılığı sözleşmesinin davacıların haklarını etkilemesi söz konusu değildir. Bu nedenle davacıların iş bu davayı açmakta hukuki yararları bulunmamaktadır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Alacaklıya karşı sorumluluk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 213. maddesi, mal rejimi işleminin alacaklı karşısındaki sınırını gösterir. Eşlerden birinin alacaklıları ile ortaklığın alacaklıları, haklarını üzerinden alabilecekleri mallar bakımından korunur. Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi bu malları sorumluluk dışında bırakamaz.

Kendisine böyle mallar geçmiş olan eş, borçlardan kişisel olarak sorumludur. Malların borcu ödemeye yetmediğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir; kurtulma, ispat edilen yetersizlik ölçüsünü geçemez.

Hukuki yarar ve bozma sonucu

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin E. 2016/10565, K. 2017/8506 sayılı kararının gerekçesinde, davalılar arasındaki mal ayrılığı sözleşmesinin davacıların haklarını etkilemediği belirtilmiştir. Bu nedenle davacıların söz konusu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı ifade edilmiştir.

Daire, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesini doğru bulmamıştır. Daire davayı kendisi reddetmemiştir. Davalılar vekilinin temyiz itirazları kabul edilmiş ve hüküm, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca bozulmuştur. Karar 07.06.2017 tarihinde oybirliğiyle verilmiştir.

Aynı ilamda, 1086 sayılı HUMK'un 440/I maddesi gereğince karar düzeltme yolu da gösterilmiştir. Yargıtay daire ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde ilama karşı karar düzeltme istenebilir. Bu süre, mal rejimi sözleşmesinin kuruluş şartı değil, bu ilamda bildirilen karar düzeltme yoluna ilişkindir.

Sık sorulan sorular

Sözleşme yapılmazsa hangi rejim esastır?

Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması esastır. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilir.

Mal rejimi sözleşmesi nerede yapılır?

Sözleşme noterde, düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Evlenme başvurusu sırasında taraflar, seçtikleri mal rejimini yazılı olarak da bildirebilir.

Yasal temsilcinin imzası gerekir mi?

Gerektiğinde gerekir. Mal rejimi sözleşmesinin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur.

Fer'î sonuç anlaşması onaysız geçerli olur mu?

Olmaz. Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.

Sonradan seçilen başka rejim hangi döneme etki eder?

Edinilmiş mallara katılma dışındaki bir rejimi sonradan benimseyen sözleşme, yapıldığı tarihten sonraki dönem için sonuç doğurur. Etki ileriye yöneliktir.

Rejim işlemi alacaklıdan malı korur mu?

Hayır. Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, eşlerden birinin ya da ortaklığın alacaklılarının haklarını alabileceği malları sorumluluk dışında bırakamaz. Bu mallar kendisine geçen eş borçtan kişisel olarak sorumludur; malların yetmediğini ispat ederse yalnız o ölçüde kurtulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu