Bağımsız tedbir nafakası, boşanma davası açılmaksızın evlilik birliği sürerken ayrı yaşama hakkı kazanan veya birlikte yaşaması olanaksızlaşan eşin geçimini ve çocukların giderlerini güvenceye almak amacıyla bağlanan parasal katkıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi gereğince boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim; eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına dair geçici önlemleri kendiliğinden alır. Türk Medeni Kanunu'nun 197. maddesinde düzenlenen bağımsız tedbir nafakasında ise hâkim kendiliğinden harekete geçemez; tedbire hükmedilebilmesi için hak sahibi eşin açıkça talepte bulunması zorunludur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 169Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 197Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 197. maddesinin 1. fıkrası uyarınca eşlerden biri; ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği ya da ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahip olur. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir nedene dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin başvurusu üzerine eşlerden birinin diğerine sağlayacağı parasal katkıya, konut ile ev eşyasından yararlanma şartlarına ve eşlerin mallarının idaresine ilişkin koruma önlemlerini belirler. Kanunun 197. maddesinin 3. fıkrası doğrultusunda, eşlerden birinin haklı bir gerekçe bulunmaksızın ortak yaşamdan kaçınması veya evlilik birliğinin başka bir nedenden ötürü yürütülemez hale gelmesi halinde de aynı parasal katkı ve tedbirler talep edilebilir.
Hak Sahipliği, Kusur Değerlendirmesi ve Nafakaya Engel Haller
Bağımsız tedbir nafakası, yasal koşulların mevcudiyeti halinde kadın eş, erkek eş veya ortak çocuklar yararına hüküm altına alınabilir. Bu koruma talebinde kural olarak eşlerin kusur durumu dikkate alınmaz; aleyhine nafaka talep edilen taraf tamamen kusursuz olsa dahi şartlar oluşmuşsa aleyhine nafakaya karar verilebilir.
Kendisine yeten düzenli bir geliri bulunan veya kendi isteğiyle çalışmaktan kaçınan eş lehine bağımsız tedbir nafakası bağlanmaz. Aynı şekilde evlilik birliği devam ederken bir başkasıyla evlilik dışı ilişki yürüten eş de bu nafakadan yararlanamaz. Nafaka yükümlülüğü bakımından ise fiilen çalışmayan, herhangi bir geliri veya malvarlığı bulunmayan ya da askerlik görevini ifa eden eşin tedbir nafakası ödeme borcu doğmaz.
Nafaka ödemekle yükümlü olan eşin tutuklu ya da hükümlü bulunması, kural olarak bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Yükümlünün cezaevinde bulunmasına karşın başka bir gelirinin, nakde çevrilebilecek malının veya servetinin bulunması nafaka borcunun sürmesi için yeterli kabul edilir.
Çocuklar Yönünden Tedbir Nafakası ve Bakım Yükümlülüğünün Kapsamı
Türk Medeni Kanunu'nun 197. maddesinin 4. fıkrasına göre eşlerin ergin olmayan çocuklarının bulunması halinde hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallar çerçevesinde lüzumlu önlemleri kararlaştırır. Ancak davacı taraf, fiilen kendi gözetimi ve yanında bulunmayan müşterek çocuk adına nafaka isteminde bulunamaz.
Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ana ve babanın bakım yükümlülüğü kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Bununla birlikte aynı maddenin 2. fıkrası hükmü gereğince, erginliğe ulaşmış çocuğun eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek sınırlar dahilinde eğitimi tamamlanıncaya kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 328Kaynağı aç
Yargılama Usulü, Yetkili Mahkeme ve Nafakanın Başlangıcı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 316. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca her çeşit nafaka davasında basit yargılama usulü uygulanır; bağımsız tedbir nafakası talepleri de bu usul kurallarına göre incelenir. Mahkemece haklı görülen bağımsız tedbir nafakasına, hüküm tarihinden itibaren değil, davanın açıldığı tarihten geçerli olmak üzere hükmedilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 316Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 201. maddesinin 1. fıkrası uyarınca evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemlerde yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Eşlerin yerleşim yerlerinin birbirinden farklı olması ve her iki eşin de önlem alınması için başvuruda bulunması durumunda yetki, kanunun 201. maddesinin 2. fıkrası gereğince ilk istemde bulunan eşin yerleşim yeri mahkemesine aittir. Alınan önlemlerin değiştirilmesi, tamamlanması veya yürürlükten kaldırılması taleplerinde yetkili merci önlem kararını veren mahkemedir; her iki eşin de yerleşim yerini değiştirmesi halinde ise eşlerden herhangi birinin yeni yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 201Kaynağı aç
Bağımsız Tedbir Nafakasının Sona Ermesi ve Mirasçıların Durumu
Ayrı yaşama hakkına dayanılarak bağlanan tedbir nafakası; eşlerden birinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi veya hakkında ölüm karinesinin oluşmasıyla kendiliğinden son bulur. Nafaka alacaklısı eşin ölümü durumunda, ölüm gününe dek tahakkuk etmiş ve ödenmemiş birikmiş nafaka alacakları terekeye dahil edilerek mirasçılara geçer.
Eşler arasında açılmış olan boşanma davasında verilen boşanma kararının kesinleştiği andan itibaren bağımsız tedbir nafakası hukuken kendiliğinden sona erer. Buna karşın, bağımsız tedbir nafakası davasıyla birleşen boşanma davasının mahkemece reddine karar verilmesi halinde kural olarak birleşen davada hüküm altına alınmış tedbir nafakasının devam etmesi gerekir.
Bağımsız tedbir nafakası açmak için boşanma davası açmak gerekir mi?
Hayır, bağımsız tedbir nafakası için boşanma davası açma şartı aranmaz. Türk Medeni Kanunu m. 197 uyarınca ayrı yaşama hakkı haklı bir nedene dayanan ya da birlikte yaşamaktan kaçınılan hallerde eş, boşanma talep etmeksizin nafaka isteyebilir; boşanma davası sırasında hâkim Türk Medeni Kanunu m. 169 gereği geçici önlemleri kendiliğinden almaktadır.
Hâkim bağımsız tedbir nafakasına kendiliğinden karar verebilir mi?
Hayır, boşanma davası kapsamındaki geçici tedbirlerden farklı olarak bağımsız tedbir nafakasına hâkim kendiliğinden karar veremez; nafakanın hüküm altına alınabilmesi için taraflardan birinin açık talebi bulunmalıdır.
Yanında kalmayan çocuk adına nafaka talep edilebilir mi?
Hayır, nafaka talep eden eş yalnızca fiilen kendi yanında bulunan müşterek çocuk için tedbir nafakası talep edebilir; yanında kalmayan çocuk yönünden bu talepte bulunulamaz.
Bağımsız tedbir nafakası davasında yetkili mahkeme neresidir?
Türk Medeni Kanunu m. 201 gereğince yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Eşlerin yerleşim yerleri ayrıysa ve her ikisi de önlem talep etmişse ilk başvuran eşin yerleşim yeri mahkemesi yetki kazanır.
Nafaka alacaklısının vefat etmesi halinde birikmiş alacaklar ne olur?
Nafaka alacaklısının ölümüyle nafaka yükümlülüğü kendiliğinden ortadan kalkar; ancak vefat tarihine kadar birikmiş olan nafaka borçları terekeye intikal eder ve mirasçılar tarafından talep edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

