Sanık, mağdura veya kamuya verdiği zararı derhal ve tamamen karşılayamadığı takdirde, söz konusu zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödeyerek tamamen gidermesi koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması imkânından faydalanabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/5 uyarınca iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezalarında uygulanabilen bu kurumda, müsadereye ilişkin hükümler hariç olmak üzere verilen hüküm sanık hakkında herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar
Taksitle Zarar Gideriminde Yasal Düzen ve Taksit Sayısı
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/9, sanığın zararı derhal yerine getirememesi durumunda mahkemeye taksitlendirme yetkisi tanımaktadır. Bu düzenlemede sabit bir taksit sayısı veya peşinat oranı belirlenmemiştir. Zararın denetim süresi boyunca aylık taksitler hâlinde tamamen karşılanması yeterli kabul edilmektedir.
Taksitli HAGB Kararında Mağdurun Rızası Şartı
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/9 lafzında, zararın aylık taksitlerle tamamen ödenmesi suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için mağdurun ayrıca açık rıza göstermesi gerektiğine ilişkin bir koşul bulunmamaktadır. Zararın tamamen giderilmesi ilkesi uyarınca ödeme planı denetim süresine yayılabilmektedir.
Bu düzenleme, ceza hukukundaki etkin pişmanlık kurumundan farklı bir nitelik taşır. Nitekim Türk Ceza Kanunu m. 168/4 gereğince malvarlığına karşı suçlarda etkin pişmanlık kapsamında kısmen geri verme veya tazmin hâlinde ceza indiriminden yararlanılabilmesi için mağdurun rızası şart kılınmıştır. Buna karşılık Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/9 kapsamındaki taksitli ödeme usulünde zararın denetim süresi içinde bütünüyle giderilmesi öngörüldüğünden ayrıca mağdurun muvafakati aranmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık,
hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72]
suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan
önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek
mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen
gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı
indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek
cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde
üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin
halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun
rızası aranır.
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin
pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı
zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası
açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise,
verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki
defadan fazla yararlanamaz.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Denetim Süresi, Hükmün Niteliği ve Düşme Kararı
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesiyle birlikte sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez, dava zamanaşımı durur ve mahkemece denetimli serbestlik tedbirleri belirlenebilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/7 gereğince, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve cezanın kısa süreli olması durumunda dahi seçenek yaptırımlara çevrilemez. Sanık beş yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemez ve belirlenen denetimli serbestlik tedbirlerine uygun davranırsa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.
Taksitlerin Aksatılması, Hükmün Açıklanması ve Kanun Yolları
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi ya da denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılması durumunda mahkemece hüküm açıklanır. Bununla birlikte, kendisine yüklenen edimleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendiren mahkeme; cezanın azami yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine karar verebileceği gibi yasal koşulların varlığı hâlinde hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi suretiyle yeni bir mahkûmiyet kararı tesis edebilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 272/3 saklı kalmak kaydıyla istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf ve temyiz denetiminde karar usul ve esas hukuka aykırılıkları yönünden incelenir. Bu düzenleme Anayasa'nın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar bakımından ise uygulanmaz.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde yasal amacına uygun biçimde kullanılabilir.
Mağdur onay vermese bile taksitle ödeme koşuluyla HAGB kararı verilebilir mi?
Evet, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/9 hükmünde taksitli ödeme şartıyla bu kararın verilebilmesi için mağdurun ayrıca açık rızasının aranacağına dair bir koşul yer almamaktadır.
Zararın giderilmesinde en fazla kaç ay taksit yapılabilir?
Kanunda belirli bir taksit sayısı öngörülmemiştir; zararın denetim süresi boyunca aylık taksitler hâlinde tamamen karşılanması aranır.
Aylık taksitler ödenmediğinde hapis cezası hemen uygulanır mı?
Kural olarak mahkeme hükmü açıklar; ancak yükümlülüğü yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar kısmının infaz edilmemesine, ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine de karar verebilir.
Taksitler tamamlanıp süre dolduğunda karar adli sicile yansır mı?
Denetim süresi koşullara uygun tamamlandığında dava düşer ve karar genel adli sicil kaydına işlenmez; yalnızca soruşturma ve kovuşturmalarda kullanılmak üzere özel bir sisteme kaydedilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

