Yükseköğretim personeli hakkında görevleri dolayısıyla veya görevleri sırasında işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin olarak yetkili kurullar son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verir. Yapılan ilk inceleme sonucunda son soruşturmanın açılması yönünde tesis edilen irade lüzum-u muhakeme, davanın açılmasına gerek olmadığına yönelik hüküm ise men-i muhakeme niteliğindedir. Bu özel ceza soruşturması usulünün ana çerçevesi 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (c) fıkrasında düzenlenmiştir.
2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 53Kaynağı aç
53 –
a.
(Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.) Yükseköğretim Kurulu Başkanı üst
kuruluşlar, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin (…)[48];
rektör, üniversitenin; bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürü, bağımsız vakıf
meslek yüksekokulunun; dekan, fakültenin; enstitü ve yüksekokul müdürleri,
enstitü ve yüksekokulların; kadrosu bulunan uygulama araştırma merkezi ile
bağımsız enstitü müdürleri, uygulama araştırma merkezi ile enstitünün; bu
birimlerin genel sekreter veya sekreterleri de bağlı birim personelinin
disiplin amirleridir.
b. (Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.) Devlet
ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin
cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin
durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden
çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. (Ek
cümleler: 15/4/2020-7243/7 md.) Öğretim elemanları dışında iş
sözleşmesiyle çalışan personel 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve iş
sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesine tabidir. Memurlar hakkında ise 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesi uygulanır.48
(1)
(Değişik: 15/4/2020-7243/7 md.) Uyarma:
Öğretim elemanına, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin
yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a)
Maiyetindeki elemanların yetiştirilmesinde özen göstermemek.
b)
Destek alınarak yürütülen araştırmalar sonucu yapılan yayınlarda destek veren
kişi, kurum veya kuruluşlar ile bunların katkılarını belirtmemek.
c)
Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen
usul ve esasların yerine getirilmesinde, kayıtsızlık göstermek veya düzensiz
davranmak.
d) Usulsüz müracaat veya şikayette
bulunmak.
(2)
(Ek cümle: 15/4/2020-7243/7 md.) Kınama: Öğretim elemanına, görevinde ve
davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını
gerektiren fiiller şunlardır:[49]
a)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
b)
Resmi olarak ders vermekle yükümlü bulunulan öğrencilere özel ders vermek.
c)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
d)
Üniversite veya bağlı birimlerin sınırları içinde herhangi bir yeri kurumun
izni olmadan hizmetin amaçları dışında kullanmak veya kullandırmak.
e)
Yayınlarında hasta haklarına riayet etmemek.
f)
İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda veya diğer klinik araştırmalarda
ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak.
g)
İncelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri eser sahibinin
açık izni olmaksızın yayımlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak.
h) Bilimsel bir çalışma kapsamında yapılan anket ve tutum
araştırmalarında katılımcıların açık rızasını almadan ya da araştırma bir
kurumda yapılacaksa ayrıca kurumun iznini almadan elde edilen verileri
yayımlamak.
ı)
Araştırma ve deneylerde, çalışmalara başlamadan önce alınması gereken izinleri
yetkili birimlerden yazılı olarak almamak.
j)
Araştırma ve deneylerde mevzuatın veya Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin
ilgili araştırma ve deneylere dair hükümlerine aykırı çalışmalarda bulunmak.
k) Araştırmacılar veya yetkililerce, yapılan bilimsel
araştırma ile ilgili olarak muhtemel zararlı uygulamalar konusunda ilgilileri
bilgilendirme ve uyarma yükümlülüğüne uymamak.
l)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
m)
İçeriği itibarıyla şiddet veya nefret amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve
benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları teşhir etmek yahut kurumların
herhangi bir yerine asmak.[50]
n)
Yükseköğretim kurumları içinde siyasi parti faaliyetinde bulunmak veya siyasi
parti propagandası yapmak.
o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen
usul ve esasların yerine getirilmesinde, kusurlu davranmak.
p) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Mevzuatta öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek.
r) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Görevi sırasında amirine sözle saygısızlık etmek.
s) (Ek:15/4/2020-7243/7 md.)
Görevle ilgili resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak,
kaybetmek veya kusurlu davranışlarıyla bunlara zarar vermek.
t) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) (İptal alt bent: Anayasa Mahkemesinin 28/12/2023 Tarihli ve E:
2020/55, K: 2023/228 Sayılı Kararı ile.)
u) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Görevi gereği katılmakla yükümlü olduğu kurul ve toplantılara izinsiz veya
özürsüz olarak bir yıl içinde birden fazla katılmamak.
(3)
Aylıktan veya ücretten kesme: Brüt aylıktan; veya ücretten bir defaya mahsus
olmak üzere 1/30 ila 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan veya ücretten
kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır:[51]
a) Yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim
kurumlarının organlarında yapılan konuşma ve alınan kararları, yetkili olmadığı
halde organ veya üyelerinin aleyhinde davranışlara yol açmak maksadıyla dışarı
yaymak.
b)
Kuruma ait araç, gereç, belge ve benzeri eşyayı görevin sona ermesine ve
kurumca yazı ile istenmesine rağmen belirlenen süre içinde geri vermemek.
c)
Araştırma ve deneylerde, hayvanlara ve ekolojik dengeye zarar vermek.
d)
Bilimsel çalışmalarda, diğer kişi ve kurumlardan temin edilen veri ve bilgileri,
izin verildiği ölçüde ve şekilde kullanmamak, bu bilgilerin gizliliğine riayet
etmemek ve korunmasını sağlamamak.
e)
Bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânları, imkânları
ve cihazları amaç dışı kullanmak.
f)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
g)
Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun
olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları
akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak.
h)
Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri
dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde
değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden
çıkartmak, aktif katkısı olmadığı hâlde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar
arasına dâhil ettirmek.
ı)
Dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak suç isnadında bulunmak.
j)
Hukuka aykırı olarak kurumun bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına
kasten girmek veya orada kalmak.
k) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) Akademik atama ve yükseltmelere ilişkin başvurularda bilimsel
araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak.
l) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Kasıtlı olarak; görevi tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca
belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek.
m) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek.
n) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Görev yeri sınırları içerisinde herhangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri
amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, bu yeri kullanmak veya
kullandırmak.
o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Yasaklanmış her türlü yayını basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya teşhir etmek.
(4) Kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla
ücretten kesme: Devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapan aylıklı öğretim
elemanlarının bulundukları kademedeki ilerlemelerinin fiilin ağırlık derecesine
göre bir ila üç yıl arasında durdurulması; vakıf yükseköğretim kurumları
öğretim elemanlarının ise fiilin ağırlık derecesine göre üç ila altı ay süreyle
brüt ücretinden 1/30 ila 1/8 arasında kesintiye gidilmesidir. Kademe
ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezasını gerektiren
fiiller şunlardır:[52]
a)
Hizmet içinde resmi bir belgeyi tahrif etmek, yok etmek, gizlemek veya sahte
olarak düzenlemek, sahte belgeyi bilerek kullanmak, kullandırmak.
b)
Görevi sebebiyle veya görevi sırasında doğrudan veya dolaylı olarak her ne ad
altında olursa olsun menfaat sağlamak, iş sahiplerinden veya öğrencilerden borç
para istemek veya almak.
c) Kamu hizmetlerinin yürütülmesini engellemek, boykot ve
işgal eyleminde bulunmak.
d)
Ders, seminer, konferans, laboratuvar, grafik çalışma ve sınav gibi öğretim
çalışmalarının yapılmasına engel olmak; görevlileri, öğrencileri eğitim-öğretim
alanı dışına çıkartmak; görev yapılmasına engel olmak; öğrencileri bu tür
davranışlara teşvik etmek veya zorlamak ya da bu maksatla yapılacak hareketlere
iştirak etmek.
e)
Basın-yayın veya bilişim sistemlerini kullanarak amiri, iş arkadaşları,
personeli, hizmetten yararlananlar veya öğrencileri hakkında gerçeğe aykırı
açıklamada veya haksız isnatta bulunmak veya rızaları olmaksızın özel hayatlarıyla
ilgili açıklama yapmak.
f)
İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda ve diğer klinik araştırmalarda
ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak suretiyle kişilere zarar vermek.
g) Bilimsel araştırmalarda gerçekte var olmayan veya
tahrif edilmiş verileri kullanmak, araştırma kayıtları veya elde edilen
verileri tahrif etmek, araştırmada kullanılmayan cihaz veya materyalleri
kullanılmış gibi göstermek, destek alınan kişi ve kuruluşların çıkarları doğrultusunda
araştırma sonuçlarını tahrif etmek veya şekillendirmek.
h)
Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi
inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, görevin gereklerine aykırı davranmak
suretiyle kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak.52
ı)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
j) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) Mükerrer yayınlarını
akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak.
k) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) Göreve sarhoş gelmek,
görev yerinde alkollü içki içmek.
l)
(Ek:
15/4/2020-7243/7 md.) Gerçeğe aykırı rapor ve
belge düzenlemek.
m) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) İlgili kanunların
tanıdığı istisnalar dışında ticaret yapmak, yasaklanan diğer kazanç getirici
faaliyetlerde bulunmak.
n)
(Ek:
15/4/2020-7243/7 md.) Görevi gereği öğrendiği
ve gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri açıklamak.
o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Amirine,
maiyetindekilere, iş arkadaşları veya hizmetten yararlananlara hakarette
bulunmak veya bunları tehdit etmek.
(5) Üniversite öğretim
mesleğinden çıkarma: Akademik bir kadroya bir daha atanmamak üzere üniversite öğretim mesleğinden
çıkarmadır. (Değişik cümle: 15/4/2020-7243/7 md.) Üniversite öğretim
mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Başkalarına
ait özgün fikir, metot, veri veya eserleri bilimsel kurallara uygun biçimde
atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendisine ait gibi göstermek.
b) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) Atama ve yükselmelerde, unvan veya derece kazanılmasında;
anket uygulama, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar
dışında kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret
karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalar kullanmak.
c) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Özürsüz
veya izinsiz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek.
(6)
Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim
kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu
görevinden çıkarmadır. Kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller
şunlardır:[53]
a)
(Değişik:
15/4/2020-7243/7 md.) Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak
veya bu eylemleri desteklemek, kamu imkân ve
kaynaklarını bu örgütler için kullanmak ya da kullandırmak.
b)
Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya
öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak.
c)
Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede
yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak.
d)
Uyuşturucu veya uyuşturucu olarak kabul edilen diğer uyarıcı maddeleri
kullanmak, bulundurmak, başkalarına vermek, kullanılmasını özendirmek, satmak,
imal etmek.
e)
Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak,
depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek.
f)
Kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak.
c.
(Değişik: 14/4/1982 – 2653/3 md.) Ceza soruşturması usulü:
Yükseköğretim
üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin,
kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657
sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da
görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili
makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına
karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde aşağıdaki hükümler
uygulanır:[54]
(1)
İlk soruşturma:
Yükseköğretim
Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının
başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil
edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu
Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri
uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır.
Öğretim
elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında
soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik
unvana sahip olmaları şarttır.
(2)
Son soruşturmanın açılıp açılmamasına;
a)
Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu
Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi,
b) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumu rektörleri,
rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim
Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul,[55]
c)
Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte
dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve
yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında
rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul,
d)
Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında
üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul,
e)
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle
yetkili il idare kurulu,
Karar
verir.
f) Yükseköğretim Kurulu ile üniversite yönetim
kurullarınca oluşturulacak kurullarda görevlendirilecek asıl ve yedek üyeler
bir yıl için seçilirler. Süresi sona erenlerin tekrar seçilmeleri mümkündür.
(3)
Son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurullar üye tamsayısı ile
toplanır. Kurullara ilk soruşturmayı yapmış olan üyeler ile haklarında karar
verilecek üyeler katılamazlar. Noksanlar yedek üyelerle tamamlanır. Diğer hususlarda
bu Kanunun 61 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(4)
Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri
hakkında Danıştayın 2 nci Dairesinde verilen lüzum-u muhakeme kararına itiraz
ile men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesi Danıştayın İdari
İşler Kuruluna aittir. Diğer kurullarca verilen lüzum-u muhakeme kararına
ilgililerce yapılacak itiraz ile men-i muhakeme kararları kendiliğinden Danıştay
2 nci Dairesince incelenerek karara bağlanır. Lüzum-u muhakemesi kesinleşen Yükseköğretim
Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyelerinin yargılanması
Yargıtay ilgili ceza dairesine, temyiz incelemesi Ceza Genel Kuruluna, diğer
görevlilerin yargılanmaları suçun işlendiği yer adliye mahkemelerine aittir.
(5) Değişik statüdeki kişilerin birlikte suç işlemeleri
halinde soruşturma usulü ve yetkili yargılama mercii görev itibariyle üst
dereceliye göre tayin olunur.
(6) Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve rektörler hakkında
19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve
Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarından dolayı yapılacak
ceza soruşturmasında yukarıda belirtilen ceza kovuşturması usulü tatbik edilir.
(Mülga cümle:15/4/2020-7243/7 md.) (…)[56]
3628 sayılı Kanun kapsamına giren suçlarından dolayı
kanuni kovuşturma için gereken izin, Yükseköğretim Kurulu üyeleri ile Yükseköğretim
Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri ve bu kuruluşların memurları (Üniversitelerarası
Kurul memurları dahil) hakkında Yükseköğretim Kurulu Başkanından, üniversite
yöneticileri ve öğretim elemanları ile memurlar hakkında üniversite
rektörlerinden alınır.56
(7)
İdeolojik amaçlarla Anayasada yer alan temel hak ve hürriyetleri, devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep
ayrılığına dayanılarak nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan
kaldırmak maksadıyla işlenen suçlarla bunlara irtibatlı suçlar, öğrenme ve
öğretme hürriyetini doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün,
huzur ve çalışma düzenini bozan boykot, işgal, engelleme, bunları teşvik ve
tahrik, anarşik ve ideolojik olaylara ilişkin suçlar ile ağır cezayı gerektiren
suçüstü hallerinde, yukarıda yazılı usuller uygulanmaz; bu hallerde kovuşturmayı
Cumhuriyet Savcısı doğrudan yapar.
(8)
Bu Kanunda yer almamış hususlarda 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve
Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.[57]
Disiplin soruşturması ve savunma hakkı:
Ceza soruşturması usulünün kapsamı ve muhatapları
Bu soruşturma usulü; Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu başkan ve üyelerini, yükseköğretim kurumlarının yöneticilerini, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarını ve bu kurumlarda görev yapan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi memurları kapsar. İnceleme, ilgililerin görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yerine getirdikleri esnada gerçekleştirdikleri ileri sürülen fiiller hakkında yetkili makamlarca başlatılır.
Soruşturmacı tayininde unvan şartı
İncelemeyi yürütecek soruşturmacının öğretim elemanları arasından görevlendirilmesi durumunda kanuni bir unvan dengesi aranır. 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (c) fıkrasının birinci bendi gereğince, görevlendirilen soruşturmacının hakkında soruşturma yürütülen öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst bir unvana sahip bulunması şarttır.
Karar kurullarının teşekkülü ve toplantı yeter sayısı
Yükseköğretim Kurulu ile üniversite yönetim kurullarınca oluşturulacak yetkili kurulların asıl ve yedek üyeleri bir yıllık süre için seçilir. Kanuni düzenleme uyarınca, görev süresi biten kurul üyelerinin yeniden seçilmeleri mümkündür.
Son soruşturmanın açılmasına ya da açılmamasına hükmedecek kurulların toplanabilmesi için üye tamsayısının bulunması zorunludur. İlk soruşturmayı yürütmüş olan kurul üyeleri ile haklarında değerlendirme yapılacak üyeler karar oturumlarına katılamaz; bu şekilde oluşan üye eksiklikleri yedek üyelerin katılımıyla tamamlanır.
İtiraz ve kendiliğinden üst inceleme usulü
Yetkili kurullar tarafından verilen kararların niteliğine göre üst mercilerde yapılacak inceleme usulü farklılık gösterir. Lüzum-u muhakeme kararına karşı ilgililerin kanuni itiraz hakkı bulunurken, men-i muhakeme kararları kanun gereğince kendiliğinden üst incelemeye tabi tutulur.
Yükseköğretim Kurulu ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu başkan ve üyeleri hakkında tesis edilen lüzum-u muhakeme kararlarına yapılacak itirazlar ve men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelemesi Danıştay İdari İşler Kurulu tarafından gerçekleştirilir.
Yükseköğretim üst kuruluş başkan ve üyeleri dışındaki personele ilişkin olarak diğer yetkili kurullarca verilen kararlarda ise inceleme mercii bakımından kanun metinlerinde farklı hükümler yer alır. 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (c) fıkrasının dördüncü bendinde itiraz ve kendiliğinden incelemenin Danıştay İkinci Dairesince yapılacağı belirtilmekle birlikte, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 42. maddesinin (k) bendinde memurlar ve kamu görevlilerinin yargılanmasına ilişkin mevzuat kapsamındaki inceleme ve karar görevi Danıştay Birinci Dairesine tevdi edilmiştir.
2575 sayılı DANIŞTAY KANUNU m. 42Kaynağı aç
a) (Mülga: 2/7/2018 –
KHK-703/184 md.)
b) (Mülga: 2/7/2018 –
KHK-703/184 md.)
c) (Değişik: 18/12/1999-4492/3
md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini,
d) (Mülga: 2/7/2018 –
KHK-703/184 md.)
e) Kanunlarında
Danıştay'dan alınacağı yazılı bulunan düşüncelere ilişkin istekleri,
f) (Mülga: 2/7/2018 –
KHK-703/184 md.)
g) 6830 sayılı İstimlak
Kanununun otuzuncu maddesinin uygulanmasından çıkan uyuşmazlıkları,
h)
İdarei Umumiyei Vilayat Kanunu Muvakkatı gereğince doğrudan doğruya veya itiraz
yoluyla Danıştay'a verilen işleri,
ı) Belediye Kanunu ile
Danıştay'a verilip idari davaya konu olmayan işleri,
j)
Derneklerin, kamu yararına çalışan derneklerden sayılabilmesi için yapılacak
teklifleri,
k) (Değişik: 2/6/2004
– 5183/11 md.) Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanmalarına
ilişkin mevzuat uyarınca görülecek işleri,
İnceler ve gereğine göre
karara bağlar veya düşüncesini bildirir.
İkinci dairenin
görevleri
Kesinleşme sonrası görevli ve yetkili yargılama mercileri
Lüzum-u muhakeme kararının kesinleşmesi üzerine yapılacak yargılamanın mercii, personelin ifa ettiği idari ve akademik göreve göre belirlenir. Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu başkan ve üyelerinin yargılaması ilk derece sıfatıyla Yargıtayın ilgili ceza dairesinde yürütülür; bu davaların temyiz incelemesi ise Yargıtay Ceza Genel Kuruluna aittir. Diğer yükseköğretim görevlilerinin kesinleşen lüzum-u muhakeme sonrasındaki ceza yargılamaları ise suçun işlendiği yer adliye mahkemelerinde görülür.
Farklı statüdeki personelin birlikte suç işlemesi hali
Farklı statü ve idari konuma sahip personelin aynı suça birlikte iştirak etmeleri durumunda merci karmaşasını önlemek üzere özel bir bağlama kuralı öngörülmüştür. 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (c) fıkrasının beşinci bendine göre, değişik statüdeki kişilerin suçu birlikte işlemeleri halinde soruşturma usulü ve yargılamayı yapacak yetkili mahkeme, görev yönünden üst dereceli olan personele bakılarak tespit olunur.
Özel soruşturma usulünün uygulanmadığı suçlar
Yükseköğretim Kanunu'nda düzenlenen özel soruşturma usulü her suç isnadında uygulanmaz. İdeolojik amaçlarla Anayasada yer alan temel hak ve hürriyetleri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayrılığına dayanılarak nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak maksadıyla işlenen suçlar ile bunlara irtibatlı suçlar bu kapsamın dışındadır. Ayrıca öğrenme ve öğretme hürriyetini doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükun, huzur ve çalışma düzenini bozan boykot, işgal, engelleme, bunları teşvik ve tahrik fiilleri, anarşik ve ideolojik olaylara ilişkin suçlar ile ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinde bu usuller tatbik edilmez; kovuşturmayı Cumhuriyet savcısı doğrudan yapar.
Boşluk halinde uygulanacak mevzuat
2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinde açıkça hüküm altına alınmamış usuli süreçlerde, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kuralları tamamlayıcı nitelikte uygulama alanı bulur.
Lüzum-u muhakeme kararı verilmesi ne anlama gelir?
Lüzum-u muhakeme kararı, yetkili kurul tarafından yapılan ilk soruşturma neticesinde son soruşturmanın açılmasına karar verildiğini ifade eder. Kararın kesinleşmesi halinde; Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu başkan ve üyelerinin yargılanması Yargıtay ilgili ceza dairesine, temyiz incelemesi Ceza Genel Kuruluna aittir. Diğer görevlilerin yargılanması ise suçun işlendiği yer adliye mahkemelerinde yürütülür.
Danıştay 8. Daire, E. 2016/11580, K. 2020/6097Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/11580
Karar No : 2020/6097
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacılar): 1- …
2- …
3- …
4- …
5- … 6- … Sendikası
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı – …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü tarafından Çanakkale ilinde yerel yayın yapan … 'de yayınlanan bir programda davacı Sendika ve yöneticileri hakkında hakaret fiilini işlediği iddia edilerek disiplin ve ceza soruşturması başlatılmasına ilişkin talebin reddine dair … tarih … sayılı kararın iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporu ve eklerinin incelenmesinden, "Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü'nün şikayete konu televizyon programına katıldığı, üniversiteyi temsilen açıklamalarda bulunduğu, kullanmış olduğu ifadelerin programın bütünü içinde değerlendirildiğinde doğrudan bir kişiyi veya kuruluşu hedef almadığı, üniversitenin faaliyetleri ve çalışanlara ilişkin yaşanan sürece ilişkin kamuoyunun bilgilendirilmesinin amaçlandığı, bu durumda "hakaret" fiilinin işlendiği sonucuna varılmasının mümkün olmadığı, şikayet edilen hakkında idari ve cezai herhangi bir işlem yapılmasına mahal bulunmadığına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının, şikayet edilen hakkında disiplin soruşturması başlatılması istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının incelenmesi;
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ve manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın bu kısmının onanması gerekmektedir.
Mahkeme kararının, şikayet edilen hakkında ceza soruşturması başlatılması istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının incelenmesinde ise;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan (c) fıkrasında; "Ceza soruşturması usulü: Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
(1) İlk soruşturma: Yükseköğretim Kurulu Başkanı için kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır. Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır.
(2) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına;
a-Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanı ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi,
b-Üniversite rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul,
c-Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul,
d-Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul,
e-657 sayılı Devlet memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle yetkili il idare kurulu, karar verir.
(4) Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesinde verilen lüzum-u muhakeme kararına itiraz ile men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesi Danıştayın İdari İşler Kuruluna aittir. Diğer kurullarca verilen lüzum-u muhakeme kararına ilgililerce yapılacak itiraz ile men-i muhakeme kararları kendiliğinden Danıştay 2 nci Dairesince incelenerek karara bağlanır. Lüzum-u Muhakemesi kesinleşen Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan
ve üyelerinin yargılanması Yargıtay ilgili ceza dairesine, temyiz incelemesi Ceza Genel Kuruluna, diğer görevlilerin yargılanmaları suçun işlendiği yer adliye mahkemelerine aittir." denilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü'nün … adlı televizyon kanalında yayınlanan bir program sırasında davacılara yönelik çeşitli isnat ve ifadelerle TCK'nın 125.maddesinde belirtilen hakaret fiilin işlediği iddia edilerek kendisinden sendika ve her bir temsilcisi adına şikayetçi olunması üzerine, … Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … tarih ve … sayılı kararı ile "hakkında şikayette bulunulan kişilerin üniversite personeli olması ve soruşturmanın 2547 sayılı kanunun 53/c-1 maddesine tabi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanlığına hitaben yazdığı … tarih ve … sayılı yazısı ile " söz konusu görevsizlik kararı ve eklerinin incelenmesi ve gerekirse inceleme/soruşturma sonucunda düzenlenecek raporun gönderilmesinin istenildiği, Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanlığı tarafından konuyla ilgili yapılan inceleme neticesinde hazırlanan … tarih ve … sayılı rapor ile " ayrıntılı olarak açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde … 'in … Sendikası yöneticilerine karşı hakaret fiilini işlediğinin doğrulanmadığı, yapılan açıklamaların kişisel nitelikte yapılan açıklamaların kişisel nitelikte olmadığının yargı kararları ile de onanmış olduğu bu itibarla işlem tayini sonucuna gidilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı" belirtildiği, bakılan davanın da bu işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (c) bendi uyarınca, değişik statüdeki kişilerin suç işlemeleri halinde soruşturma usulü ve yetkili yargılama merciilerinin belirlenmesine ilişkin özel hüküm gereği; disiplin amirince doğrudan veya görevlendireceği uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılan ilk soruşturma neticesinde, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul tarafından ilgili hakkında lüzum-u muhakeme veya men-i muhakeme şeklinde karar verilmesi gerektiği; üç kişilik komisyon tarafından verilecek lüzüm-u muhakeme ya da men-i muhakeme kararının doğrudan ilgililere tebliği ve lüzum-u muhakeme kararının ilgililerin itirazı üzerine, men-i muhakeme kararının ise kendiliğinden Danıştay Birinci Dairesince incelenmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, mevzuatta düzenlenen usullere aykırı olarak yetkili kurulca ilgililer hakkında lüzum-u muhakeme veya men-i muhakeme şeklinde karar verilmeksizin tesis edilen işlemde hukuka uygunluk; aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamakta olup, kararın bu kısmının bozulması gerekmektedir.
Buna karşın; 2016 yılında gerek 2547 sayılı Yasa'nın 53/c maddesinde gerekse 4483 sayılı Yasa'da yapılan değişikliklerle belirtilen özel soruşturma usulleriyle ilgili yeni düzenlemeler yapılmakla; değişiklikten sonra tesis edilen işlemler hakkında yapılacak iş ve işlemlere dair değerlendirme yapılması da kaçınılmaz olmuştur. Buna göre; 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53'üncü maddesinin ceza soruşturması usulünün düzenlendiği (c) bendinin 2.12.2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun'la değişmeden önceki halinde, yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kurum ve kuruluşların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi memurlarının görevlerini yaptıkları sırada ya da görevleri dolayısıyla işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında aynı bent altında düzenlenen usullerin uygulanacağı hükme bağlanmış, yine aynı (c) bendinin (8) numaralı alt bendinde de bu Kanunda yer almamış hususlarda 4 Şubat 1329 tarihli Memurin Muhakematı Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
2547 sayılı Kanun'un 53/c maddesinde aynı madde kapsamındaki personelle ilgili bir suç ileri sürülmesi halinde ilgililer hakkında ilk soruşturma açılması öngörülmüşken söz konusu (c) bendinin birinci fıkrasında 2.12.2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesiyle değişiklik yapılarak doğrudan soruşturma yolu saklı tutulmakla birlikte soruşturma açmadan önce yetkili mercilere ayrıca bir inceleme yapma yetkisi de verilmiştir. Yapılacak inceleme sonucunda, yetkili merci soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar verecek; soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, yine (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen usuller uygulanacaktır.
Yukarıda söz konusu edilen değişikliğin bir benzeri daha önce 20.8.2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesiyle 4483 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde yapılmış bulunmaktadır. 4483 sayılı Kanun'un, yetkili merciler tarafından verilen kararlara itirazları düzenleyen 9 uncu maddesinin ilk şeklinde soruşturma izni verilmesi ya da verilmemesi şeklinde iki çeşit karar düzenlenmişken, 6745 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra yetkili mercilere işleme koymama kararı verme yetkisi de tanımıştır. Böylece daha önce 4483 sayılı Kanun kapsamında ileri sürülen suçlarla ilgili olarak bir ön inceleme başlatılmadan önce idarece yapılan bir araştırmaya dayalı olarak verilen işleme koymama kararlarına karşı idari yargıda iptal davası açma yoluna gidilebilirken 6745 sayılı kanunla yapılan değişiklikten sonra bu kararlara karşı sadece 4483 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen itiraz yolu kullanılabilecek olup, iptal davası açılması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.
İşleme koymama kararı, personel hakkında ileri sürülen suç iddiasının, suçun unsurları, vasfı, gerçekliği gibi hususlar bakımından ceza hukuku kapsamında bir soruşturmayı gerektirmediği açık olan durumlarda, idarenin zaman ve kaynak israfını önlemek için alınan kararlardır.
2547 sayılı Kanun'un 53/c maddesinde yapılan değişiklikle getirilen inceleme yapma yolu da benzer bir nitelik taşımakta ve inceleme sonucunda soruşturma açılmamasına dair yetkili merciler tarafından verilecek kararlar da 4483 sayılı Kanun uyarınca verilen işleme koymama kararlarıyla aynı sonucu doğurmaktadır. Ancak bu kararlara itiraz edilmesi halinde ne tür işlem yapılacağıyla ilgili olarak 2547 sayılı Kanun'da bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu konuda yine 2547 sayılı Kanunun 53/c maddesi yoluyla Memurin Muhakematı Hakkında Kanun uygulanacak fakat bu Kanun da yürürlükten kaldırıldığından 4483 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.
Bu durumda, 4483 sayılı Kanun kapsamında verilen işleme konulmama kararlarına yapılan itirazlarda olduğu gibi aynı Kanunun 9 uncu maddesinde öngörülen itiraz yolu kıyasla uygulanarak 2547 sayılı Kanunun 53/c maddesi kapsamında değişiklikten sonra (02.12.2016) verilen soruşturma açılmamasına dair kararlara yapılacak itirazların da, bu madde uyarınca verilen lüzum-u muhakeme veya men-i muhakeme kararlarına yapılan itirazları değerlendiren kurullar tarafından incelenmesi gerekmektedir. Aksi halde bu itirazların idari yargıda iptal davasına konu edilmesi, kanunda özel olarak düzenlenmiş bir ceza soruşturması usulünü anlamsız kılacaktır. Bu yol suçun ve suçlunun kısa sürede soruşturulması bakımından ceza hukukunun amaçlarına da uygun olacaktır.
Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Men-i muhakeme kararına karşı başvuru yapılması zorunlu mudur?
Men-i muhakeme kararları için ilgililerin ayrıca bir başvuru yapması şartı aranmaz; bu kararlar kanun gereğince kendiliğinden incelenir. Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu başkan ve üyeleri hakkında verilen men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesi Danıştay İdari İşler Kuruluna, diğer kurullarca verilen men-i muhakeme kararlarının incelenmesi ise Danıştay İkinci Dairesine aittir.
Öğretim elemanı hakkındaki soruşturmayı kim yürütebilir?
Soruşturmacının öğretim elemanları arasından seçilmesi durumunda, görevlendirilen kişinin hakkında inceleme yürütülen personelin akademik unvanına eşit veya bu unvandan daha üst bir akademik unvana sahip bulunması kanuni zorunluluktur.
Cumhuriyet savcısının doğrudan takibat yaptığı durumlar nelerdir?
İdeolojik amaçlarla Anayasada yer alan temel hak ve hürriyetleri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya Cumhuriyeti ortadan kaldırmak maksadıyla işlenen suçlar ile bunlara irtibatlı suçlarda özel soruşturma usulü uygulanmaz. Ayrıca öğrenme ve öğretme hürriyetini kısıtlayan boykot, işgal, engelleme ve bunları tahrik fiilleri, kurumların çalışma düzenini bozan anarşik ve ideolojik olaylara ilişkin suçlar ile ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinde de kovuşturmayı Cumhuriyet savcısı doğrudan yürütür.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

