Lisanssız Yazılım Tespiti Halinde Şirketlerin Hukuki Durumu

by Avukat Erdal Ersoy
Lisanssız Yazılım Tespiti Halinde Şirketlerin Hukuki Durumu

Şirket bünyesinde lisanssız yazılım tespiti yapılması veya hak sahiplerinin bu yönde talepte bulunması durumunda, sistemlerin veya verilerin panikle silinmesi yerine sürecin kontrollü biçimde yürütülmesi gerekir. Mevcut kullanımların belirlenmesi, delillerin muhafazası, izinsiz yazılım işlemlerinin durdurulması, yürürlükteki lisans ve sözleşme belgelerinin toplanması ile kalıcı bir yazılım uyum düzeninin oluşturulması temel adımlardır. İlgili sürecin yönetimi, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde öngörülen hukuki ve cezai sorumlulukların bilinmesine dayanır.

Yazılımların FSEK Kapsamında Korunması ve Çoğaltma Sınırları

Bilgisayar programları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde korunmaktadır. Kanunun yürürlükteki yapısı 7346 sayılı Kanunla gerçekleştirilen değişiklikleri içermektedir. Yasa koyucu bilgisayar programlarını özel olarak tanımlayarak eser sahiplerinin mali ve manevi haklarını koruma altına almıştır.

5846 sayılı Kanunun 22. maddesi doğrultusunda bir eserin aslını veya kopyalarını herhangi bir usulle tamamen, kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Bilgisayar programları açısından çoğaltma hakkı; geçici çoğaltmayı gerektirdiği ölçüde programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması işlemlerini de bünyesinde barındırır. Bu doğrultuda yetkisiz gerçekleştirilen her türlü kurulum ve çalıştırma çoğaltma hakkına tecavüz oluşturur.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/8 md.) (Değişik: 21/2/2001 – 4630/13 md.) Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir. Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar. c) Yayma hakkı:

5846 sayılı Kanunun 38. maddesi uyarınca, bilgisayar programını yasal yollardan edinen kimsenin programı yüklemesi, çalıştırması, hataları düzeltmesi ve kullanımı için zorunlu olduğu müddetçe bir adet yedekleme kopyası yapması sözleşmeyle dahi engellenemez. Sözleşmede aksine belirleyici hüküm bulunmadığında amaca uygun kullanım için zorunlu çoğaltma ve işleme fiilleri serbesttir. Buna karşılık izinsiz kurulumlar, sahte lisans anahtarı kullanımı veya lisans yetkisinin aşılması hallerinde anılan yasal serbestiden yararlanılamaz.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 38Kaynağı aç
Madde 38 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/14 md.) Bütün fikir ve sanat eserlerinin, (…)[12] kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak, bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz. (Mülga: 21/2/2001 – 4630/36 md.) Sözleşmede belirleyici hükümlerinin yokluğu durumunda, hata düzeltme de dahil, bilgisayar programının düşünüldüğü amaca uygun kullanımı için gerekli olduğu durumda, bilgisayar programının onu hukuki yollardan edinen kişi tarafından çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir. Bilgisayar programını yasal yollardan edinen kişinin programı yüklemesi, çalıştırması ve hataları düzeltmesi sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar programının kullanımı için gerekli olduğu sürece, bilgisayar programını kullanma hakkına sahip kişinin bir adet yedekleme kopyası yapması sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar programının kullanım hakkına sahip kişinin yapmaya hak kazandığı bilgisayar programının yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi veya depolanması fiillerini ifa ettiği sırada, bilgisayar programının herhangi bir ögesi altında yatan düşünce ve ilkeleri belirlemek amacı ile, programın işleyişini gözlemlemesi, tetkik etmesi ve sınaması serbesttir. Bağımsız yaratılmış bir bilgisayar programı ile diğer programların ara işlerliğini gerçekleştirmek üzere gerekli bilgileri elde etmek için, bilgisayar programının çoğaltılması ve işlenmesi anlamında kod'un çoğaltılmasının ve kod formunun çevirisinin de zorunlu olduğu durumlarda, bu fiillerin ifası aşağıdaki şartların karşılanması halinde serbesttir: 1. Bu fiillerin, ruhsat sahibi veya bir bilgisayar programının kopyasını kullanma hakkı sahibi diğer bir kişi tarafından veya onların adına bunu yapmaya yetkili kişi tarafından ifa edilmesi, 2. Araişlerliği gerçekleştirmek için gerekli bilginin, (1) numaralı bentte belirtilen kişilerin kullanımlarına sunulmaması, 3. Bu fiillerin, araişlerliği gerçekleştirmek için gereken program parçaları ile sınırlı olması. Yukarıdaki fıkra hükümleri, onun uygulanması ile elde edilen bilgilerin; 1. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının araişlerliğini gerçekleştirmenin dışında diğer amaçlar için kullanılmasına, 2. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının araişlerliği için gerekli olduğu durumlar dışında başkalarına verilmesine, 3. İfade ediliş bakımından esastan benzer bir bilgisayar programının geliştirilmesi, üretilmesi veya pazarlanması veya fikri hakları ihlal eden herhangi diğer bir fiil için kullanılmasına, İzin vermez. Altıncı ve Yedinci fıkra hükümleri, programdan normal yararlanma ile çelişir veya hak sahibinin meşru yararlarına makul olmayan müdahale eder şekilde kullanılmasına izin verecek tarzda yorumlanamaz. 2. Bestekarlara tanınan haklar:

İşletme Sahibinin Kusursuz Sorumluluğu ve Tazminat Talepleri

Şirket faaliyetleri yürütülürken bir işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından hizmetlerini ifa ettikleri sırada fikri hak ihlali gerçekleştirilmişse, 5846 sayılı Kanunun 66. maddesi uyarınca işletme sahibi hakkında tecavüzün ref'i davası açılabilir. Tecavüz edenin veya anılan kimselerin kusuru bu dava bakımından şart değildir. Mahkeme; eser sahibinin haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin uğraması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için gerekli göreceği tedbirlerin uygulanmasına karar verir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. 2. Manevi haklara tecavüz halinde:

Hakları ihlal edilen eser sahipleri, 5846 sayılı Kanunun 66. maddesine istinaden tecavüzün kaldırılmasını (ref'i) talep edebilecekleri gibi, ihlal tehlikesinin mevcudiyeti ya da süregelen tecavüzün devamı veya tekrarı ihtimalinde Kanunun 69. maddesi gereğince tecavüzün önlenmesini (men'i) isteyebilirler.

İhlal fiilinden kaynaklanan zararların giderilmesi noktasında 5846 sayılı Kanunun 70. maddesi uygulanır. Maddi hakları ihlale uğrayan taraf, ihlal edenin kusurlu olması kaydıyla haksız fiil hükümlerine göre tazminat talep edebileceği gibi bu yolla elde edilen haksız kârın kendisine devredilmesini de isteyebilir.

FSEK m. 68 Çerçevesinde Üç Kat Bedel ve Seçimlik Haklar

5846 sayılı Kanunun 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, eseri hak sahiplerinden kanuna uygun yazılı izin almadan işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya umuma ileten kişilerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

İzinsiz çoğaltılan kopyalar henüz satışa sunulmamışsa hak sahibi; kopyaların ve çoğaltmaya yarayan vasıtaların imhasını, üretim maliyet bedelini geçmeyecek bir bedel mukabilinde kendisine devrini ya da sözleşme yapılsaydı istenebilecek bedelin üç kat fazlasını talep edebilir. Söz konusu seçimlik hakların kullanılması izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kopyaların satışa çıkarılmış olması halinde de hak sahibi eldeki nüshalar hakkında imha, maliyet bedeliyle devir veya üç kat bedel haklarından birini tercih edebilir.

Eser sahibinden başka hak sahiplerinin imha, devir veya bedel haklarını kullanabilmesi, 5846 sayılı Kanunun 52. maddesine uygun yazılı bir çoğaltma izninin varlığına bağlıdır. Seçimlik taleplerin ileri sürülmesi halinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun el koyma hükümleri delil elde etme gayesi dışında tatbik edilmez. Bedel talebinde bulunan hak sahibi, tecavüz eden tarafla sözleşme akdetmiş olması durumunda haiz olabileceği bütün yetkileri ileri sürebilir.

Yargılama Usulü, İspat Karinesi ve İhtiyati Tedbirler

5846 sayılı Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkemeler, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 156. maddesinin birinci fıkrasında işaret edilen mahkemelerdir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 76Kaynağı aç
Madde 76 – (Değişik: 23/1/2008-5728/141 md.) (Değişik birinci fıkra: 22/12/2016-6769/189 md.) Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder. II – İhtiyati tedbirler ve gümrüklerde geçici olarak el koyma:[31]

Telif davalarında ispat yüküne ilişkin kanunda özel bir karine düzenlenmiştir. 5846 sayılı Kanunun 76. maddesinin ikinci fıkrasına göre davacının kuvvetli kanaat oluşturmaya yeterli delil sunması durumunda mahkeme, eserleri kullananlardan kanunda öngörülen izin ve yetki belgelerini veya yararlanılan tüm eserlerin listesini sunmasını talep edebilir. İstenen belge veya listelerin ibraz edilememesi, eserlerin haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder.

5846 sayılı Kanunun 77. maddesi uyarınca esaslı bir zararın, ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için zaruri görülen ve ileri sürülen iddiaların kuvvetle muhtemel bulunduğu durumlarda hukuk mahkemesi dava öncesinde veya sonrasında tedbir kararı verebilir. Bu doğrultuda diğer tarafa bir işin yapılması veya yapılmaması, işin yapıldığı yerin açılması ya da kapatılması emredilebileceği gibi çoğaltılmış nüshalar ile çoğaltma vasıtaları ihtiyati tedbir yoluyla muhafaza altına alınabilir. Kararda, verilen emre muhalefetin İcra ve İflas Kanununun 343. maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı açıklanır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 77Kaynağı aç
Madde 77 – (Değişik: 23/1/2008-5728/142 md.) Esaslı bir zararın veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için veya diğer her hangi bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar kuvvetle muhtemel görülürse hukuk mahkemesi, bu Kanunla tanınmış olan hakları ihlal veya tehdide maruz kalanların ya da meslek birliklerinin talebi üzerine, davanın açılmasından önce veya sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını, işin yapıldığı yerin kapatılmasını veya açılmasını emredebileceği gibi, bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu ile muhafaza altına alınmasına karar verebilir. Kararda, emre muhalefetin İcra ve İflas Kanununun 343 üncü maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı açıklanır. Haklara tecavüz oluşturulması ihtimali hâlinde yaptırım gerektiren nüshaların ithalat veya ihracatı sırasında, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57 nci maddesi hükümleri uygulanır. Bu nüshalara gümrük idareleri tarafından el konulmasına ilişkin işlemler Gümrük Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre yürütülür. III – Hükmün ilanı:

Cezai Yaptırımlar, Şikâyet Şartı ve Adli Arama Usulü

Hak sahibinin yazılı izni bulunmaksızın bir eseri işleyen, çoğaltan, dağıtan, umuma ileten, ticari amaçla satın alan, kişisel kullanım amacı haricinde elinde bulunduran veya depolayan kimseler hakkında 5846 sayılı Kanunun 71. maddesi gereğince bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmektedir. Bununla birlikte hukuka aykırı üretilmiş eseri satan veya satın alan şahıs, kovuşturma evresine geçilmeden evvel bunları kimden edindiğini bildirip yakalanmalarını sağladığı takdirde cezada indirim uygulanabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:

5846 sayılı Kanunun 71. maddesindeki suçlara dair soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Kanunun 75. maddesi uyarınca şikâyetin geçerliliği, hak sahiplerinin veya meslek birliklerinin haklarını ispatlayan delilleri Cumhuriyet başsavcılığına sunması koşuluna tabidir. Delillerin süresi içinde sunulmaması kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektirir. Savcılık, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri doğrultusunda elkoyma tedbiri uygulayabileceği gibi hukuka aykırı çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı faaliyet durdurma kararı da verebilir. Bu faaliyet durdurma kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmadığı takdirde hükümsüz kalır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 75Kaynağı aç
Madde 75 – (Değişik: 23/1/2008-5728/140 md.) 71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Bu Kanunda yer alan soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla başta Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî hak sahibi kişiler şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan haberdar edilirler. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin gerekli işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı ayrıca, gerek görmesi hâlinde, hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir. Ancak, bu karar yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır. C) Çeşitli hükümler: I – Görev ve ispat:[30]

Ceza soruşturmasında bilgisayarlarda adli inceleme yapılması 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 134. maddesinde düzenlenmiştir. Somut delillere dayanan kuvvetli şüphenin bulunması ve başka yoldan delil temin edilememesi halinde hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı kararıyla şüphelinin bilgisayarlarında, programlarında ve kütüklerinde arama yapılabilir, kayıtlar kopyalanabilir ve çözülerek metne dönüştürülebilir. Savcının verdiği karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına tabi olup hâkim en geç yirmi dört saat içinde kararını verir. Elkoyma icra edildiğinde sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten bir suret şüpheliye veya vekiline tutanak mukabilinde teslim edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]
Yazılım izin belgeleri mahkemeye sunulamazsa nasıl bir hukuki sonuç doğar?

Davacının kuvvetli kanaat oluşturacak delil sunmasının ardından mahkemece talep edilen yetki belgelerinin veya eser listesinin ibraz edilememesi, 5846 sayılı Kanunun 76. maddesi uyarınca ilgili yazılımların haksız kullanıldığına yasal karine oluşturur.

Çalışanın izinsiz yazılım yüklemesinden işletme sahibi kusursuz sorumlu tutulabilir mi?

5846 sayılı Kanunun 66. maddesi gereğince ihlal fiilinin çalışanlar veya temsilciler tarafından hizmetlerini yerine getirdikleri sırada icra edilmesi durumunda, işletme sahibinin veya çalışanların kusuru bulunmasa dahi işletme sahibine karşı tecavüzün ref'i davası açılabilir.

Lisanssız yazılım kullanımında hak sahibi rayiç bedelin ne kadar fazlasını talep edebilir?

5846 sayılı Kanunun 68. maddesi uyarınca hak sahibi, sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya kanuna göre belirlenecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep etme hakkına sahiptir.

Şirket bilgisayarlarındaki adli elkoyma sırasında yedek kopya verilmesi zorunlu mudur?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 134. maddesi gereğince bilgisayar veya kütüklerine elkoyma yapıldığı sırada sistemdeki tüm veriler yedeklenir ve bu yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya vekiline tutanakla teslim edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu