Şirket bünyesinde lisanssız yazılım tespiti yapılması veya hak sahiplerinin bu yönde talepte bulunması durumunda, sistemlerin veya verilerin panikle silinmesi yerine sürecin kontrollü biçimde yürütülmesi gerekir. Mevcut kullanımların belirlenmesi, delillerin muhafazası, izinsiz yazılım işlemlerinin durdurulması, yürürlükteki lisans ve sözleşme belgelerinin toplanması ile kalıcı bir yazılım uyum düzeninin oluşturulması temel adımlardır. İlgili sürecin yönetimi, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde öngörülen hukuki ve cezai sorumlulukların bilinmesine dayanır.
Yazılımların FSEK Kapsamında Korunması ve Çoğaltma Sınırları
Bilgisayar programları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde korunmaktadır. Kanunun yürürlükteki yapısı 7346 sayılı Kanunla gerçekleştirilen değişiklikleri içermektedir. Yasa koyucu bilgisayar programlarını özel olarak tanımlayarak eser sahiplerinin mali ve manevi haklarını koruma altına almıştır.
5846 sayılı Kanunun 22. maddesi doğrultusunda bir eserin aslını veya kopyalarını herhangi bir usulle tamamen, kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Bilgisayar programları açısından çoğaltma hakkı; geçici çoğaltmayı gerektirdiği ölçüde programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması işlemlerini de bünyesinde barındırır. Bu doğrultuda yetkisiz gerçekleştirilen her türlü kurulum ve çalıştırma çoğaltma hakkına tecavüz oluşturur.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
5846 sayılı Kanunun 38. maddesi uyarınca, bilgisayar programını yasal yollardan edinen kimsenin programı yüklemesi, çalıştırması, hataları düzeltmesi ve kullanımı için zorunlu olduğu müddetçe bir adet yedekleme kopyası yapması sözleşmeyle dahi engellenemez. Sözleşmede aksine belirleyici hüküm bulunmadığında amaca uygun kullanım için zorunlu çoğaltma ve işleme fiilleri serbesttir. Buna karşılık izinsiz kurulumlar, sahte lisans anahtarı kullanımı veya lisans yetkisinin aşılması hallerinde anılan yasal serbestiden yararlanılamaz.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 38Kaynağı aç
İşletme Sahibinin Kusursuz Sorumluluğu ve Tazminat Talepleri
Şirket faaliyetleri yürütülürken bir işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından hizmetlerini ifa ettikleri sırada fikri hak ihlali gerçekleştirilmişse, 5846 sayılı Kanunun 66. maddesi uyarınca işletme sahibi hakkında tecavüzün ref'i davası açılabilir. Tecavüz edenin veya anılan kimselerin kusuru bu dava bakımından şart değildir. Mahkeme; eser sahibinin haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin uğraması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için gerekli göreceği tedbirlerin uygulanmasına karar verir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Hakları ihlal edilen eser sahipleri, 5846 sayılı Kanunun 66. maddesine istinaden tecavüzün kaldırılmasını (ref'i) talep edebilecekleri gibi, ihlal tehlikesinin mevcudiyeti ya da süregelen tecavüzün devamı veya tekrarı ihtimalinde Kanunun 69. maddesi gereğince tecavüzün önlenmesini (men'i) isteyebilirler.
İhlal fiilinden kaynaklanan zararların giderilmesi noktasında 5846 sayılı Kanunun 70. maddesi uygulanır. Maddi hakları ihlale uğrayan taraf, ihlal edenin kusurlu olması kaydıyla haksız fiil hükümlerine göre tazminat talep edebileceği gibi bu yolla elde edilen haksız kârın kendisine devredilmesini de isteyebilir.
FSEK m. 68 Çerçevesinde Üç Kat Bedel ve Seçimlik Haklar
5846 sayılı Kanunun 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, eseri hak sahiplerinden kanuna uygun yazılı izin almadan işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya umuma ileten kişilerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
İzinsiz çoğaltılan kopyalar henüz satışa sunulmamışsa hak sahibi; kopyaların ve çoğaltmaya yarayan vasıtaların imhasını, üretim maliyet bedelini geçmeyecek bir bedel mukabilinde kendisine devrini ya da sözleşme yapılsaydı istenebilecek bedelin üç kat fazlasını talep edebilir. Söz konusu seçimlik hakların kullanılması izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kopyaların satışa çıkarılmış olması halinde de hak sahibi eldeki nüshalar hakkında imha, maliyet bedeliyle devir veya üç kat bedel haklarından birini tercih edebilir.
Eser sahibinden başka hak sahiplerinin imha, devir veya bedel haklarını kullanabilmesi, 5846 sayılı Kanunun 52. maddesine uygun yazılı bir çoğaltma izninin varlığına bağlıdır. Seçimlik taleplerin ileri sürülmesi halinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun el koyma hükümleri delil elde etme gayesi dışında tatbik edilmez. Bedel talebinde bulunan hak sahibi, tecavüz eden tarafla sözleşme akdetmiş olması durumunda haiz olabileceği bütün yetkileri ileri sürebilir.
Yargılama Usulü, İspat Karinesi ve İhtiyati Tedbirler
5846 sayılı Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkemeler, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 156. maddesinin birinci fıkrasında işaret edilen mahkemelerdir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 76Kaynağı aç
Telif davalarında ispat yüküne ilişkin kanunda özel bir karine düzenlenmiştir. 5846 sayılı Kanunun 76. maddesinin ikinci fıkrasına göre davacının kuvvetli kanaat oluşturmaya yeterli delil sunması durumunda mahkeme, eserleri kullananlardan kanunda öngörülen izin ve yetki belgelerini veya yararlanılan tüm eserlerin listesini sunmasını talep edebilir. İstenen belge veya listelerin ibraz edilememesi, eserlerin haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder.
5846 sayılı Kanunun 77. maddesi uyarınca esaslı bir zararın, ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için zaruri görülen ve ileri sürülen iddiaların kuvvetle muhtemel bulunduğu durumlarda hukuk mahkemesi dava öncesinde veya sonrasında tedbir kararı verebilir. Bu doğrultuda diğer tarafa bir işin yapılması veya yapılmaması, işin yapıldığı yerin açılması ya da kapatılması emredilebileceği gibi çoğaltılmış nüshalar ile çoğaltma vasıtaları ihtiyati tedbir yoluyla muhafaza altına alınabilir. Kararda, verilen emre muhalefetin İcra ve İflas Kanununun 343. maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı açıklanır.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 77Kaynağı aç
Cezai Yaptırımlar, Şikâyet Şartı ve Adli Arama Usulü
Hak sahibinin yazılı izni bulunmaksızın bir eseri işleyen, çoğaltan, dağıtan, umuma ileten, ticari amaçla satın alan, kişisel kullanım amacı haricinde elinde bulunduran veya depolayan kimseler hakkında 5846 sayılı Kanunun 71. maddesi gereğince bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmektedir. Bununla birlikte hukuka aykırı üretilmiş eseri satan veya satın alan şahıs, kovuşturma evresine geçilmeden evvel bunları kimden edindiğini bildirip yakalanmalarını sağladığı takdirde cezada indirim uygulanabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
5846 sayılı Kanunun 71. maddesindeki suçlara dair soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Kanunun 75. maddesi uyarınca şikâyetin geçerliliği, hak sahiplerinin veya meslek birliklerinin haklarını ispatlayan delilleri Cumhuriyet başsavcılığına sunması koşuluna tabidir. Delillerin süresi içinde sunulmaması kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektirir. Savcılık, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri doğrultusunda elkoyma tedbiri uygulayabileceği gibi hukuka aykırı çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı faaliyet durdurma kararı da verebilir. Bu faaliyet durdurma kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmadığı takdirde hükümsüz kalır.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 75Kaynağı aç
Ceza soruşturmasında bilgisayarlarda adli inceleme yapılması 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 134. maddesinde düzenlenmiştir. Somut delillere dayanan kuvvetli şüphenin bulunması ve başka yoldan delil temin edilememesi halinde hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı kararıyla şüphelinin bilgisayarlarında, programlarında ve kütüklerinde arama yapılabilir, kayıtlar kopyalanabilir ve çözülerek metne dönüştürülebilir. Savcının verdiği karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına tabi olup hâkim en geç yirmi dört saat içinde kararını verir. Elkoyma icra edildiğinde sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten bir suret şüpheliye veya vekiline tutanak mukabilinde teslim edilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Yazılım izin belgeleri mahkemeye sunulamazsa nasıl bir hukuki sonuç doğar?
Davacının kuvvetli kanaat oluşturacak delil sunmasının ardından mahkemece talep edilen yetki belgelerinin veya eser listesinin ibraz edilememesi, 5846 sayılı Kanunun 76. maddesi uyarınca ilgili yazılımların haksız kullanıldığına yasal karine oluşturur.
Çalışanın izinsiz yazılım yüklemesinden işletme sahibi kusursuz sorumlu tutulabilir mi?
5846 sayılı Kanunun 66. maddesi gereğince ihlal fiilinin çalışanlar veya temsilciler tarafından hizmetlerini yerine getirdikleri sırada icra edilmesi durumunda, işletme sahibinin veya çalışanların kusuru bulunmasa dahi işletme sahibine karşı tecavüzün ref'i davası açılabilir.
Lisanssız yazılım kullanımında hak sahibi rayiç bedelin ne kadar fazlasını talep edebilir?
5846 sayılı Kanunun 68. maddesi uyarınca hak sahibi, sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya kanuna göre belirlenecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep etme hakkına sahiptir.
Şirket bilgisayarlarındaki adli elkoyma sırasında yedek kopya verilmesi zorunlu mudur?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 134. maddesi gereğince bilgisayar veya kütüklerine elkoyma yapıldığı sırada sistemdeki tüm veriler yedeklenir ve bu yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya vekiline tutanakla teslim edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

